T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1330
KARAR NO : 2025/1725
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/03/2023
NUMARASI : 2022/452 E. - 2023/161 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA DOSYASINDA DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından bankaya ibraz edilen 23/09/2018 ödeme tarihli, 350.000,00 TL tutarlı, ... seri numaralı çekten dolayı davacının borcu olmadığının tespit edilmesi, davaya konu çek üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olmadığının tespiti ile alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı tarafın tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket tarafından süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı tespit edilmiştir.
ASLİ MÜDAHALE DOSYASINDA DAVA DİLEKÇESİ:
Asli müdahale talep eden vekilinin dilekçesinde özetle; davaya konu ... seri numaralı 350.000 TL bedelli çekin Saray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Gıda Mad. İml. Tic. Ltd. Şti. Firma yetkilisi ...'a iade edilmiş olduğunu, akabinde müvekkilinin söz konusu firmadan alacağı söz konusu olduğundan iş bu çekin alacağın temliki hükümlerine binaen müvekkili ...'a devredildiğini, dolayısıyla müvekkilinin de alacağını tahsil etmek amacıyla Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/26 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunduğunda huzurdaki menfi tespit davasından haberdar olduğunu, dosyadaki tüm bilgi belge ve deliller ışığında bakıldığında müvekkilinin hem ... firması hem de müvekkilinin Davacı ...'ün kötü niyetli girişimleri neticesinde ciddi derecede mağdur olduğunu, Davacısının ... Davalısının ... Gıda Mad. İml. Tic. Ltd. Şti olduğu huzurdaki menfi tespit davasında davalı ... firması lehine asli müdahil talebinde bulunma ve yargılama sonunda 350.000 TL alacağın davalı olarak gösterilen ... ve ... gıda...Ltd. Şti.'nden yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ASLİ MÜDAHALE DAVASINDA CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun şekilde yapılmış bir müdahale talebi olmadığını, dava değeri üzerinden yatırılması gereken harcın yatırılmamış olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davalı ile asli müdahil talebinde bulunanın birlikte hareket ettiğini, söz konusu göstermelik devir işlemi ile tedbir kararını boşa çıkartmak istediklerini, iyi niyetle hareket etmediklerini, müdahale talep edenin hukuki yararı olmadığını, ihtiyati haciz talebi değerlendirilecek ise de talep edenin alacağını yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ispat edemediğini, çekin kambiyo vasfını yitirmiş olduğunu ve alacak iddiasının likit olmadığından yargılamayı gerektirdiğini, lehine müdahale talep edilen tarafın çekin teminat çöeki olarak verildiğine dair beyanı olduğunu, savcılık dosyasında çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığına dair 2 adet rapor olduğunu, dava konusu edilen çekin zamanaşımına uğramış olduğunu, tacir olmayan taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Mahkememizin görevli olmadığını, ana dava dosyasında davalı firma yetkilisi ...'ın savcılık dosyası şüphelisi olduğunu ve ifadelerinde çekleri elde etme gerekçelerini sürekli olarak değiştirdiğini, kendi beyanları ile çelişkiye düştüğünü, ortada bir kambiyo senedi olmadığını, müvekkilinden alacaklı olduğunu genel ispat kurallarına göre ispatlaması, temel ilişkiyi açıklaması, müvekkiline varsa verdiği borç para ya da malı delilleriyle kanıtlaması gerektiğini savunarak asli müdahale talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirketin süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/452 esas, 2023/161 karar sayılı, 22/03/2023 tarihli kararı ile; "Asıl Davanın KABULÜNE, davacı ...’ün ... Saray şubesi, 9065539 seri nolu, Saray keşide yerli 23.09.2018 keşide tarihli, 350.000 TL bedelli, keşidecisinin ... lehtarının davalı ... Gıda … Ltd. Şti. olan çek nedeniyle davalı ... Gıda … Ltd. Şti.’ye BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, şartlarının oluşmaması nedeniyle kötü niyet tazminatı isteminin reddine, dosya içerisindeki mukayeseye esas belge asıllarının ilgili kurumlara iadesine, davalı ... ve ... Gıda… Ltd.Şti. aleyhine açılan Asli müdahale davasının REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Asli müdahale dosyasında davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin, davacı ... aleyhine açtığı davayı reddederken dayandığı ... seri numaralı 350.000 TL bedelli çekin teminat çeki olduğu yönündeki ana kabulün, çekin üzerinde teminat olduğuna dair bir ibarenin bulunmaması ve Savcılık ifadesinde dahi ticari ilişkinin varlığının belirtilmesi nedenleriyle hukuka aykırı olduğunu, ayrıca başlangıçta feri müdahil olarak kabul edilip sonrasında asli müdahil olarak yer almasına rağmen mahkemenin çekin ibrazdan sonra ciro ile temlik edilmesinin alacağın temliki hükmünde olacağı yönündeki görüşünü göz ardı ederek usul ve esastan hata yapıldığını, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin aleyhindeki kararının bozulmasını ve müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Asıl ve asli müdahale dosyasında davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında çekteki imzanın davacıya ait olduğunu kabul ettiğini, imzanın davacıya ait olduğuna dair hem mahkeme aşamasında hem bilirkişi raporlarının mevcut olduğunu, Tekirdağ ATM'nin çekin teminat çeki olduğu kanaatine varmışsa da, müvekkili olan davalı şirket sahibi ve yetkilisi ...'ın savcılık soruşturması sırasında çek karşılığında müvekkiline araç devri yaptığını beyan ettiğini, mahkemenin bu hususu araştırmadığını, mahkemenin müvekkilinin savcılıktaki beyanlarına atıf yaparak, çekin teminat çeki olduğunun müvekkili tarafından kabul edildiği kanaatine gerekçeli kararda yer verdiğini, oysa müvekkilinin mahkemede davaya cevap dilekçesi vermediğini, savcılık aşamasında çek karşılığında davacıya araç devri yapıldığını, dolayısıyla çekin ticari bir ilişkiye dayalı olarak verildiğini de beyan ettiğini, buna rağmen mahkemenin müvekkili yönünden verdiği davanın kabulü kararının gerekçesinde yine müvekkilinin savcılıktaki beyanlarına atıf yaptığını, müvekkili bir ticari ilişkinin var olduğunu söylese de, kendileri tarafından anlaşılamayacak şekilde müvekkilinin bu beyanının dikkate alınmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
... vekili asli müdahilin istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iddia edilen 350.000 TL tutarlı ... çekinden borçlu olmadığının menfi tespit davasıyla ispatlandığını, yerel mahkemenin davayı kabul ederek borçsuzluk tespitine ve asli müdahale davasını reddine karar verdiğini, bu kararın usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, asli müdahale davasının reddine ilişkin vekalet ücreti hükmünün, vekaletin karar tarihinden sonra sunulması nedeniyle düzeltilmesi gerektiğini, dosyada yer alan iki uzmanlık raporuyla çekteki imzanın müvekkilinin el ürünü olmadığının kesin olarak ispatlandığını, müvekkilinin daha önce iş yerinde hırsızlık ve ardından çek koçanının kaybolduğunu bildirerek savcılık soruşturması başlattığını ve çek için ödemeden men kararı verildiğini, asli müdahale talep edenin çeki ibrazdan sonra ve savcılık soruşturması sürerken kötü niyetle devralarak mahkemenin tedbir kararını boşa çıkarmak istediğini, asli müdahale talebinin hukuki yarar yokluğundan reddinin isabetli olduğunu, lehine müdahale talep edilen davalı firma yetkilisinin savcılık ifadesinde çeki elde etme gerekçelerini sürekli (ticari ilişkiye teminat, araç devri, depo kirası gibi) değiştirerek kendi beyanlarıyla çeliştiğini ve çekin 5-6 yıl önce verildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının çekin teminat çeki olduğunu ikrar etmesiyle kambiyo vasfının ortadan kalktığını ve temel ilişkiyi ispat yükümlülüğünün kendisine geçtiğini, ayrıca çekin zamanaşımına uğradığı kanaatine varıldığını, tüm bu nedenlerle asli müdahilin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.... vekili davalı ... Gıda Mah. İmal ve Tic. Ltd. Şti'nin istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iddia edilen ...'a ait çeki nedeniyle borcu bulunmadığının menfi tespit davası ile ispat edildiğini, yerel mahkemenin davanın kabulüne ve borçlu olunmadığının tespitine karar verdiğini, bu kararın usul ve yasalara uygun olduğunu, davalının istinaf talebinde bulunduğunu, bilirkişi raporuyla çekteki imzanın müvekkilin el ürünü olmadığının kanıtlandığını, çek koçanının kaybolması ve çalınması olayları nedeniyle savcılıkta soruşturma açıldığını, davalı firma yetkilisinin savcılık ifadesinde çeki elde etme gerekçelerini sürekli değiştirdiğini, çekin 5-6 yıl önce teminat olarak verildiği beyanının hayatın olağan akışına ve ticari teamüle aykırı olduğunu, teminat çekinin ibraz edilmesinin çeki kambiyo vasfından çıkardığını, müvekkilinden alınan istikrap örneklerine dayanan iki ayrı uzmanlık raporuyla imzanın müvekkile ait olmadığının açıkça belirlendiğini, asli müdahilin ihtiyati haciz taleplerinin dahi reddedilerek kesinleştiğini, davalının iddialarının aksine borcun ve temel ilişkinin ispat külfetinin kendisinde olduğunu ancak delil sunamadığını ve yerel mahkemenin ayrıca çekin zamanaşımına uğradığına kanaat getirdiğini, tüm bu nedenlerle davalı ... Gıda...Ltd. Şti'nin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; imza inkarına ve çekin teminat olarak verildiği iddiasına dayalı olarak çek yönünden menfi tespit istemine ilişkindir. Asli müdahilin açtığı dava; çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın kabulüne, asli müdahale davasının reddine karar verildiği, asli müdahil davacı ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; dava konusu çekin ... Saray Şubesine ait, ... çek nolu, keşidecisinin davacı/ ..., lehtarın /davalı ... Gıda Mad. İml. Tic. Ltd. Şti olduğu, keşide tarihi 23.09.2018 olan 350.000- TL bedelli çekin birinci cirantasının ... Gıda Maddeleri İmalatı Tic. Ltd. Şti olduğu, çekin ... T.A.Ş Saray Şubesine ibraz edildiğinde çek arkasına "işbu çek 25/09/2018 tarihinde ... tarafından ... şirketini temsilen ibraz edilmiştir. Hesap bakiyesi 28.182,65 TL'dir. İşbu çeke, TC Saray (Tekirdağ) Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.09.2018 tarih ve 2018/1364 sayılı kararı gereğince ihtiyati tedbir / ödemeden men konulduğundan ödeme yapılamamıştır." şerhinin düşüldüğü görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından imza incelemesi yaptırılmış olup çek üzerinde davacı adına atfen atılı keşideci imzasının davacı ...'ün eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Böylece imza inkarına dayalı iddia yerinde görülmemekle birlikte davacı vekilince dava konusu çekin teminat olarak verildiğinin, davalı şirket temsilcisi tarafından kabul edildiği iddiası kapsamında yapılan incelemede; Saray Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1364 soruşturma sayılı dosyasında davalı şirket temsilcisi ... tarafından 25.09.2018 tarihinde savcılık nezdinde sorgulama tutanağı tanzim edildiği, tutanağın incelenmesinde, davalı şirket temsilcisinin "...Müşteki Atila 09.08.2018 tarihinde... 13.06.2014 seri numaralı ... seri numaralı çekin kaybolduğunu beyan etmiştir. Söz konusu çeki yaklaşık 5-6 yıl önce bana aramızdaki ticari ilişkiye binaen şirketimize teminat olarak kendi imzasıyla imzalayıp vermiştir. Biz de şirket olarak bunun karşılığında ...'ün kurmuş olduğu ticari işletmenin kullanması için şirketimize ait araçları onun adına devrettik... Bizim şirket olarak ... ile ticari ve hukuki ilişkimiz vardır... Çekin vade tarihinden 2 önce gelip bedelin ödenmesini engellemek amacıyla kendi imzasıyla ciro ederek şirketimize teminat olarak aramızdaki ticari ilişkiye binaen vermiş olduğu çekin kaybolduğunu beyan etmiştir ancak bu iddia yalandır..." şeklinde ifade verdiği görülmüştür. Böylece dava konusu teminat olarak verildiği kabul edilen çek nedeniyle alacaklı olduğunun ispat yükünün asıl dosyada davalı şirket üzerinde olduğu, davalı şirkete delillerini ibraz etmesi için ilk derece mahkemesi tarafından süre verildiği ancak davalı tarafça delil ibraz edilmediğinden asıl davada davalı tarafça teminat için verildiği kabul edilen çekten kaynaklı alacağın ispatlanamamış olması nedeniyle asıl davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı şirket yetkilisinin 05.10.2022 tarihli harçlandırılmış asli müdahale dilekçesi kapsamında dava konusu çekte meşru hamil olduğu iddiası ile keşideci ve lehtardan alacak isteminde bulunduğu, çekin keşide tarihinin 23.09.2018 olduğu, 25.09.2018 tarihinde bankaya ibraz edildiği, asli müdahil tarafından 05.10.2022 tarihinde çeke dayalı alacak isteminde bulunulduğu, çekin bankaya ibrazından sonra alacağın temliki yolu ile çekin iktisap edildiğinin asli müdahil tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Böylece yetkili hamil olmadığı anlaşılan asli müdahilin çek bedeli yönünden alacak istemine cevaz verilemeyeceğinden ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda asli müdahil ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/03/2023 tarih ve 2022/452 E., 2023/161 K. sayılı kararına karşı, asli dahil ... ile davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince asli müdahale davası kapsamında alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırılan 6.427,75 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 5.812,35 TL harcın asli müdahil ...'a talebi halinde iadesine,3- Harçlar Kanunu gereğince asıl dava kapsamında alınması gereken 23.908,50 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.427,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.480,75 TL harcın davalı ...nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-İstinafa başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025