T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1194 Esas
KARAR NO: 2025/1704
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 13/12/2022
NUMARASI : 2021/157 E. - 2022/264 K.
ASIL DAVA: Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti,Önlenmesi, Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması, Markanın Hükümsüzlüğü
KARŞI DAVA: Markanın Hükümsüzlüğü, Kullanmama Nedeniyle Markanın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İngiltere'de yerleşik olarak kurulmuş bir şirket olduğunu, sağlık, hijyen, ev bakım ve temizliğinde kullanılan ürünlerin üretiminde dünyada sayılı firmalar arasında yer aldığını, müvekkilinin özellikle sabun, el ve banyo temizliği alanlarında kullandığı tanınmış "..." ve "...+ŞEKİL" ibareli markalarını, yurt dışında olduğu gibi TPMK nezdinde de birçok marka tescilinin bulunduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu araştırmalar neticesinde müvekkili şirket adına olan markalara havi ürünlerin davalı şirketler tarafından üretildiğini ve Türkiye ve ayrıca çeşitli ülkelere satışa sunduğunu, davalı ... Kozmetik'e ait internet sitelerinde ve diğer davalı ... Kozmetik tarafından fason üretim yapılması suretiyle tecavüze konu "..." ibareli ürünlerin üretim ve satışının yapıldığının tespit edildiğini, bunun yanında ... Kozmetik tarafından fabrika ve üretim adresi olarak belirtilen adreste ... Kozmetik isimli tabelanın yer aldığı ancak ticaret sicil kayıtları kontrol edildiğnide her iki şirketin (... Kozmetik ve ... Kozmetik) de sahiplerinin aynı olduğunun tespit edildiğini, davalı ... Kozmetik'in ayrıca TPMK nezdinde 2020/112124 sayılı "...+ŞEKİL" ibareli marka tescilinin bulunduğunu, bu marka tescilinin müvekkili markaları ile iltibas yarattığını, davalıların eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalıların eylemlerinin müvekkilinin "..." ve "...+ŞEKİL" ibareli markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ini, ref'ini, davalı ... Kozmetik adına 2016/32693 sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalılar ... Kozmetik ve ... Kozmetik vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacının davasına dayanak yaptığı 2018/43760, 2020/46149, 2020/46139, 2020/47454, 2020/47455, 2020/47761, 2020/74644 ve benzeri markaların hepsi, müvekkili ... Kozmetik adına 2016/32696 sayı ile tescilli markasından sonra tescil edildiğini, öncelikle ve tescil hakkının müvekkiline ait olduğunu, müvekkili adına tescilli olan "..." ibaresinin "..." anlamına geldiğini, davacının "..." markasının ise gerek İngilizce gerekse de Türkçede herhangi bir anlamının bulunmadığını, dava konusu markaların 2016 tarihinde ... Kozmetik firması tarafından oluşturulduğunu ve 2020 tarihine kadar ilgili firma tarafından üretilip piyasaya sürüldüğünü, ... Kozmetik firmasının 2020 yılında kapanma sürecine girince müvekkilinin ... Kozmetik firmasına olan borçlarına karşılık bir kısım ürün ve markasını devrettiğini, ... Kozmetik'in 2020 tarihi sonrasında herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını, davacı markası ile müvekkili markasının benzerlik taşımadığını, müvekkili ... Kozmetik'in 2020 yılında kurulan yeni bir firma olduğunu, henüz adına marka tescili olmadığı gibi çok aktif bir firmada olmadığını, davaya konu "..." markasının da sahibi olmadığını, bu markanın üretim, pazarlama ve satışında rolünün olmadığını, işbu davaya dahil edilmesi için en ufak bir hukuki ve ticari gerekçe olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu markanın 2016 yılında müvekkili tarafından oluşturulduğunu, davacının dayanak gösterdiği markalarının tümünü kullanmadığını, markaların isim ibarelerinin birbirlerinden tamamen bağımsız olduğunu, müvekkili markası olan "..."un vücutta oluşan radikal maddelerin nötrlenmesi ve vücuttan rahatlatıcı bir etkiyle atılması için gerçekleşen işlem anlamına geldiğini, davacının markasının müvekkili markası dikkate alındığında dil benzerliği, anlam benzerliği ve bütünlüğü ele alındığında hiçbir çağrışım oluşturmadığını, dava konusu markaların bir bütün olarak bakıldığında izlenimlerinin çok farklı olduğunu, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVA DİLEKÇESİ :
Davalı/karşı davacı ... Kozmetik vekili karşı dava dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalı adına 1982/073458, 1987/098053, 1990/002701, 1992/005103, 2000/16845, 2004/19909, 2005/58095, 2009/21661, 2009/24204, 2010/78691, 2011/03004, 2011/85827, 2013/13517 sayılar ile tescilli markaların, ciddi ticari etki yaratacak şekilde kullanılmadığını, davacı/karşı davalının markalarını gübreden parfüme, yangın söndürücü maddeden diş macununa, zımpara kağıdından bebek bezine kadar birbiriyle bağdaşmayan her alanda tescil ettirdiğini ve bu alanlarda fiili kullanımının da olmadığını, davacı/karşı davalının ayrıca aleyhlerine kullanmama def'i savunması yapılmasını engellemek veya olası kullanmama nedeniyle iptal davasının sonucunu bertaraf etmek için mükerrer marka başvurular yapmak dahi engelleme amaçlı kötü niyetli olarak 1982/073458 1987/098053, 1988/103163, 1990/002701, 1992/005103, 1992/008778, 2000/16845, 2004/19909, 2005/58095, 2009/21661, 2009/24204, 2010/78691, 2011/03004, 2011/85827, 2013/13517. 2020/74644, 2020/47761, 2020/47455, 2020/47454, 2020/46148, 2020/46144, 2020/46139, 2020/02814, 2018/43760 tescil numaralı marka tescilleri aldığını, davacı/karşı davalının bu markaları kötü niyetli tescil ettirdiğini iddia ederek, 1982/073458, 1987/098053, 1990/002701, 1992/005103, 2000/16845, 2004/19909, 2005/58095, 2009/21661, 2009/24204, 2010/78691, 2011/03004, 2011/85827, 2013/13517 tescil numaralı markaları kullamama nedeniyle iptalini, kötü niyetli olarak tescil edildiğini iddia ettiği 1982/073458 1987/098053, 1988/103163, 1990/002701, 1992/005103, 1992/008778, 2000/16845, 2004/19909, 2005/58095, 2009/21661, 2009/24204, 2010/78691,2011/03004, 2011/85827, 2013/13517, 2020/74644, 2020/47761, 2020/47455, 2020/47454, 2020/46148, 2020/46144, 2020/46139, 2020/02814, 2018/43760 tescil numaralı markaların hükümsüzlüğünü ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2021/264 esas, 2022/264 karar sayılı, 13/12/2022 tarihli kararı ile; "Asıl dava yönünden; 1-Davacının davalı ...ne yönelik davasının REDDİNE, 2-Davacının davalılar ... ve ...'ne yönelik davasının KABULÜNE, bu davalıların davacı adına tescilli "..." ve "... ŞEKİL" markalarının şekil unsurları ile iltibas yaratan "..." ibaresi kullanımı nedeniyle marka haklarına tecavüz ve ayrıca davalı tarafça "..." ibaresini taşıyan ürünlerin ambalajlarında kullandıkları şekil markası görselinin davacı ambalajları ile iltibasa neden olduğundan haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu cümleden olmak üzere marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin davalı tarafça üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının önlenmesine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalı tarafa ait her türlü tanıtım malzemesi ve ürün ambalajlarına el konularak imhasına, yine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürün ambalajlarının davalı tarafça internet ortamında kullanılmasının önlenmesine, 3-Davalı ... Kozmetik A.Ş. adına olan 2016/32693 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, Karşı dava yönünden ; 1-Davalı ... kozmetik A.Ş.'nin karşı davasının KISMEN KABULÜNE, 2-Davacı karşı davalı adına tescilli markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin talebi yönünden davasının REDDİNE, 3-Davacı karşı davalı adına tescilli 2013/13517, 2011/85827, 2011/033004 ve 1990/002701 tescli nolu markaların tescilli oldukları tüm emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, 1988/103163 tescil nolu markanın tescilli olduğu 3.sınıftaki "sabunlar" , "sıvı sabunlar" 5.sınıfta "yara spreyi" dışındaki emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, dava konusu 1992/008778 tescil nolu markanın tescilli olduğu "farmasötik, müstehzarlar ve maddeler" dışındaki tüm emtialar yönünden iptaline, dava konusu 2000/16845 tescil nolu markanın tescilli olduğu 3.sınıftaki "sabunlar" ve 5.sınıfdaki "dezenfektanlar, anti septikler(mikrop öldürücüler) emtiaları dışındaki tüm emtialar yönünden iptaline, dava konusu 2004/19909 tescil nolu markanın tescilli olduğu "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlra" emtiaları dışındaki tüm emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, dava konusu 2005/58095 tescil nolu markanın tescilli olduğu 3.snıftaki "sabunlar" , "sıvı sabunlar" ve 5.sınıftaki "yara spreyi" emtiaları dışındaki emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, dava konusu 2010/78691 tescil nolu markanın tescilli olduğu 3. sınıftaki" sabunlar 5. sınıftaki "dezenfektanlar, anti septikleri(mikrop öldürücüler) sair emtialar dışındaki tüm emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, 4-... Kozmetik A.Ş.'nin dava konusu 1982/073458, 1987/098053, 92/005103, 2009/21661 ve 2009/24204 tescil nolu markalara yönelik iptal talebi yönünden bu markalar dava dışı şirket adına devredildiğinden, pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden; ilk derece mahkemesinin asıl davada ... Kozmetik'e karşı marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi taleplerinin reddine karar verdiğini ve bu kararın hukuka aykırı olduğunu, ... Kozmetik'in ticaret sicilinde üretim yeri olarak kayıtlı adresinde ... Kozmetik tabelası bulunduğunu, her iki şirketin de sahibi ve münferiden temsile yetkili yönetim kurulu üyesinin aynı kişi olduğunu, bu nedenle ... Kozmetik'e yönelik marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine dair istemlerinin de kabul edilmesi gerektiğini, asıl davadaki hükümsüzlük istemleri bakımından ise SMK m.6/4 ve 6/5 uyarınca hükümsüzlük taleplerinin eksik ve hatalı incelendiğini, SMK m.6/6 uyarınca taleplerinin hiç incelenmediğini, asıl davanın tümden kabulü gerektiğini, karşı dava yönünden; müvekkilinin asıl dava ile ilişkisi bulunmayan ve asıl davada dayanak gösterilmemiş markalarına karşı HMK m.132/1(b) uyarınca karşı dava yoluyla dava açılmasının mümkün olmadığını, bu markalara ilişkin inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, karşı davanın reddi taleplerinin yerinde görülmemesi halinde karşı kullanmama nedeniyle iptal davasına konu markalara ilişkin taleplerin yetkisiz mahkemece açılmış oluğu göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kullanmama nedeniyle iptaline karar verilen markalarının Türkiye'de yoğun bir biçimde kullanıldığına ilişkin açıklama ve delillerinin usulüne uygun bir biçimde incelenmediğini, işbu kapsamda gerekli görülmesi halinde bir bilirkişi heyeti atamak suretiyle sunulan delillerinin yeniden incelenmesine karar vermesi ve nihayetinde müvekkilinin iptal kararına konu tüm markalarını, kapsamlarında yer alan tüm emtialar bakımından ciddi ve markasal bir biçimde ülkemizde kullanıldığının tespit edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Kozmetik vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... markasının müvekkili tarafından oluşturulmuş olup 11.04.2016 tarihinde TPMK nezdinde marka başvurusu yapıldığını ve 03.sınıflarda tescil edildiğini, müvekkilinin tescil ettirdiği ... ve bir kısım markasını diğer davalı ... Kozmetik'e sattığını, dilekçelerinde belirttikleri üzere müvekkilinin 2018 yılından sonra marka kullanımı yapmadığını, markayı devrettiği tarih itibariyle kullanım yapmasının da zaten mümkün olmadığını, ... markasını 08.01.2020 tarihinde devralan ... Kozmetik'in de marka logosunu değiştirerek kullandığını, TPMK kayıtlarına bakıldığında markayı devralan ... Kozmetik firması tarafından yeni logoları içeren marka başvuruları yapıldığının da görüleceğini, davacı firmanın internet arama motorlarına ... yazıp karşısına çıkan tüm görselleri dosyaya ekleyip davalı kullanımları olarak sunduğunu, internet görsellerinde yer alan ... marka ürünlerin kimin tarafından, hangi tarihte ve hangi ülkeye yönelik olarak yapıldığı gözetilmeden oluşturulan bilirkişi raporunu esas alarak oluşturulan kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, tüm davalıların SMK kullanmama defi savunması kapsamında haklarını kullandıklarını, bilirkişi raporunda da davacı firmanın sadece sabun ve antiseptik alanında marka kullanımı olduğu tespit edildiğine göre marka ihlal ve haksız rekabet yönünden karar oluşturulmasının hukuka aykırılık oluşturmakta olup bu husus gözetilmeden oluşturulan kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, SMK kullanmama defi savunması dikkate alındığında da davacı taleplerinin reddedilmesi gerekirken iltibas, benzerlik yönünden oluşturulan kararın kaldırılmasına karar verilmesini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Kozmetik vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava açısından; kararın bilirkişi raporlarında yer alan kullanım tespitleriyle, kendi gerekçesiyle, TPMK kararlarıyla, özel ve resmi teknik raporlarla çeliştiğini, gerekçede sadece ürünlerin iltibaslı bulunduğunu, genel açıklamasına yer verildiğini fakat bu hususta dosyada en ufak bir teknik tespit olmadığını, TPMK kararı ve özel raporun bunun tam aksini gösterdiğini, kullanmama defi savunmasının dikkate alınmadığını, taraf markalarının benzer bulunmasının da ağır bir karar olduğunu, müvekkili markasında yer alan "..." ibaresi ile davacı markasında yer alan "..." ibaresi arasında en ufak bir iltibas bulunmadığını, müvekkili markasının amacına hitap eden özelliklerden esinlenilerek oluşturulduğunu, "..." markasının seçilme nedeninin ıslak mendil alanında güzel bir çağrışım oluşturması olduğunu, davacı tarafın tek başına ... veya ... ibareli marka tescili olmadığını, karıştırılan markaların kelime unsurları arasında en ufak bir benzerlik olmadığını, kelime + şekil unsurlarından oluşan markaları bir bütün olarak değerlendirmek gerektiğini fakat kelime unsurunun markada çoğu zaman baskın olarak yer aldığını, müvekkilinin "... Kozmetik" markasını eski tescilli haliyle kullanmadığını fakat bu durumun dikkate alınmadığını, bu yöndeki itirazları dikkate alınmadan, herhangi bir inceleme yapılmadan sadece birkaç internet görseli ve davacı beyanına dayalı olarak oluşturulan TTK haksız rekabet ile SMK marka ihlali hükmünün hukuka aykırı olduğunu, kök ve ek raporlarda da dosyaya sunulan internet görsellerinin kime ait olduğu, hangi tarihte yüklendiği, hangi ülkelere yönelik satışları içerdiği hususlarının tespit edilemediği açıkça yer almış olmasına rağmen 2020 yılında markayı devralan müvekkilinin tüm internet görsellerinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi heyetinde bilişim/bilgisayar/internet uzmanı olmadığını, ek raporun 9.sayfasında bu durumu ikrar ettiklerini, karşı dava açısından; bir kısım markanın husumet yönünden iptal edilmemesinin hatalı olduğunu, iptal ve hükümsüzlük talep edilen tüm markaların dava açma anında ve halihazırda "... (...) Health Limited" adına kayıtlı olduğunu, halihazırda tüm markaların bu isme tescilli olduğunu, durumun aksini iddia eden tek şeyin davacı/karşı davalı olup dosyaya ne zaman kimler arasında yapıldığı belli olmayan bir kısım sözleşmeler sunduğunu, devredildiği iddia edilen "... Mist", "Fresmatic", "Airfresh" "... Essences" markalarının itiraz dilekçesinin yazıldığı Şubat 2023 tarihi itibariyle karşı davalı adına kaylıtlı olduğunu, davacı/karşı davalının mahkemeyi yanılttığını, kullanım ispatlarının yeterli olmadığını, karşı dava konusu olan markalar hakkında yerleşik içtihatlar ve kanunların aradığı kullanım ispatı yapılamadığı için tüm markalar yönünden iptal kararı verilmesi gerekirken birkısım marka için kısmi iptal kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynen bir yapboz parçaları gibi kimisinin şekli, kimisinin kelimesi, kimisinin rengi ileri sürülerek rakip firmaların tescil almasının önüne geçildiğini, karşı tarafın kullanmama defi savunması yapmasını engellemek veya olası kullanmama nedeniyle iptal davasının sonucunu bertaraf etmek için mükerrer marka başvuruları yapmanın dahi engelleme amaçlı kötüniyetli marka başvurusu kapsamında kalmakta olup karşı tarafın 2020 yılında bu yönde birçok marka başvurusu yaptığını, halihazırda k.davalı adına TPMK nezdinde 400 marka başvurusu olup bu durumun marka stoklaması-marka engellemesi amacına yönelik marka başvuruları yapıldığının karinesi olduğunu, bizzat karşı taraf vekilinin kullanılmayan, geniş sınıf kapsamında tescil alınan markaların haksız rekabet ve kötüniyet kapsamında hükümsüz kılınması gerektiğini "ABAD" kararları kapsamında ileri sürdüğünü, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı/karşı davalı vekili ... Kozmetik'e karşı verdiği istinafa cevap dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden; "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasının kabul edilebilir olmadığını, müvekkili markasında yer alan toplam 6 harften 4'ünü aynı anda içerir "..." ibaresinin vurgulandığını, bu markanın tıpkı müvekkili markalarında olduğu gibi yeşil dairesel şekil unsurunu ve şekil unsurunun ortasından geçen kılıç şeklini ve mavi yazı rengini içermesi sebebiyle müvekkilinin markalarına yanaşmak amacıyla açıkça kötü niyetle tescil ettirilmiş bir marka olduğunu, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde önceki markanın tanınmışlığı ve ayırt ediciliği ile ilgili sektöre özel koşullar ve ortalama tüketicinin dikkat seviyesinin de önem arz ettiğini ve bu faktörlerin hep birlikte ve birbirlerine bağlı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, birbirine bağlılık prensibi uyarınca unsurlardan herhangi birinin zayıf, diğerinin daha kuvvetli olarak mevcut olması halinde de karıştırılma ihtimalinin mevcut olabileceğinin kabul edildiğini, taraf markaları arasında çok yüksek derecede bir görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğundan taraf markalarının kapsamındaki malların daha düşük bir düzeyde benzer olmasının taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini bertaraf etmeyeceğini, asıl davada ... markalaırnın marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratmadığı iddialarının kabul edilebilir olmadığını, karşı dava yönünden; davalı-karşı davacının müvekkilinin 132764, 98053, 137837, 2009 21661, 2009 24204 sayılı markalarına karşı dava yoluyla açtıkları davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğini fakat bu iddianın kabul edilemeyeceğini, iptal talebine konu markaların ciddi kullanımını ispatlayamadığı iddiasının kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin yeni tesciller alarak kullanmadığı markaları yedeklemeye çalıştığını, bu nedenlere karşı davadaki hükümsüzlük istemine konu ettiği markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği iddiasının doğru olmadığını, tüm bu nedenlerle asıl davada davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı/karşı davalı vekili ... Kozmetik'e karşı verdiği istinafa cevap dilekçesinde özetle; asıl davaya konu markanın 2020 yılında bir diğer davalı ... Kozmetik'e devrettiğini ve kendilerinin 2018 yılından bu yana ... markaslarına ilişkin bir kullanımları bulunmadığını iddia ettiğini, davalı/karşı davacı ... Kozmetik'in işbu markalara ilişkin kullanımlarının da farklı bir logo ile ya da düz kelime markası olarak gerçekleştiğini iddia ettiğini fakat bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, asıl davanın davalılarınca ileri sürülen kullanmama defi dikkate alınmaksızın inceleme yapıldığını, bu nedenle ilk derece mahkemesince aleyhlerine verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddiaların da kabul edilebilir olmadığını, dosyaya sunulan internet görsellerinin ne zaman yüklendiğinin belli olmadığı bu nedenle de asıl davada marka tecavüzüne yönelik hükmün haksız olduğunu iddia ettiğini, bu iddiaların da kabul edilebilir olmadığını, tüm bu nedenlerle davalı ... Kozmetik'in istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava; davalıların eyleminin davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, kaldırılması, davalı ... Kozmetik adına kayıtlı 2016/32693 sayılı tescilli markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Karşı dava; davacı/karşı davalı adına kayıtlı olduğu iddia edilen 1982/073458, 1987/098053, 1990/002701, 1992/005103, 2000/16845, 2004/19909, 2005/58095, 2009/21661, 2009/24204, 2010/78691, 2011/03004, 2011/85827, 2013/13517 sayı ile tescilli markaların kullamama nedeniyle iptali, 1982/073458 1987/098053, 1988/103163, 1990/002701, 1992/005103, 1992/008778, 2000/16845, 2004/19909, 2005/58095, 2009/21661, 2009/24204, 2010/78691, 2011/03004, 2011/85827, 2013/13517. 2020/74644, 2020/47761, 2020/47455, 2020/47454, 2020/46148, 2020/46144, 2020/46139, 2020/02814, 2018/43760 sayı ile tescilli markaların hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından asıl dava kapsamında; davacının davalı ...ne yönelik davasının reddine, davalılar ... ve ...ne yönelik davasının kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verildiği, davacı/ karşı davalı vekili ile davalı ... Kozmetik şirketi ve davalı/ karşı davacı ... Kozmetik şirketi vekilinin yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurdukları görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; öncelikle davacı/karşı davalının usuli itirazları tetkik edilmiş olup karşı davanın HMK'nın 132. maddesine uygun ikame edilmediğinden tefrikinin gerektiği ileri sürülmüş ise de yargılanmanın geldiği aşama itibari ile karşı davanın tefrikinin talep edilmesinde hukuki menfaatinin kalmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca her ne kadar karşı davadaki talepler yönünden mahkemenin yetkisiz olduğu, yetki ilk itirazının mevcut olduğu ileri sürülmüş ise de HMK'nın 19. maddesinin 2. fıkrası gereğince yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesinin gerektiği, aksi takdirde yetki itirazının dikkate alınmayacağı açıkça düzenlenmiş olup karşı davaya cevap dilekçesinde anılı madde hükümüne uygun şekilde usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığı anlaşılmakla, aksi yöndeki usuli itirazların yerinde olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi kararında asıl dava yönünden davalı ... Kozmetik A.Ş. adına tescilli olan 2016/32693 tescil nolu markanın SMK'nın 6/1 ve 6/9. maddelerine dayalı olarak hükümsüzlüğüne karar verildiği, 6/4 ve 6/5. maddelerine dayalı değerlendirme yapıldığı ve koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı görülmüş ise de davacının dava dilekçesinde dayandığı ve istinaf sebebi yaptığı SMK'nın 6/6 maddesine dayalı hükümsüzlük istemi yönünden delillerin toplanmadığı ve gerekçeli kararda bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. Bu kapsamda asıl davada davacının şekil markasının eser vasfının bulunup bulunmadığı meselesinin aydınlatılmasında hukuk bilgisinin dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile davacı markasının FSEK kapsamında güzel sanat eseri olup olmadığı yönünde FSEK/telif hakları alanında uzman bilirkişinin görevlendirilmesi ve neticesine göre değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur. Ayrıca davacı/ karşı davalının, davalı ...ne yönelik sorumluluk iddiasına delil olarak dayandığı ticaret sicil kayıtlarının celp ve tetkik edilmeden değerlendirme yapılması eksik incelemeye sebebiyet vermiş olup ... Kozmetik A.Ş. ile ... Kozmetik Sanayi A.Ş'nin ticaret sicil kayıtları celp ve tetkik edilerek değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Nitekim davalı/ karşı davacı şirket vekili ile davalı şirket vekilinin ileri sürdükleri istinaf sebepleri kapsamında bakıldığında, dosyada yer alan tecavüze dayanak gösterilen ürünlere dayalı internet görsellerinin hangi tarihlerde, kimin tarafından yüklendiğine ilişkin dosya kapsamında inceleme yapılmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından oluşturulan bilirkişi heyetinde taraf savunma ve itirazlarını değerlendirebilecek bir bilişim uzmanının yer almadığı saptanmıştır. Tüm bu eksikliklerin giderilmesi için içerisinde FSEK/telif hakları alanında uzman bilirkişi ile geriye dönük arşiv araştırmasını icra etmek üzere bilişim uzmanının da bulunduğu marka vekili ve sektör bilirkişisinden oluşacak heyetten rapor alınarak taraf iddia ve savunma ile itirazları tetkik edildikten sonra neticesine göre değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla; sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Taraf vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/12/2022 tarih, 2021/157 E. 2022/264 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025