T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1239
KARAR NO : 2025/1706
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2022
NUMARASI : 2022/185 E. - 2022/968 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi ... Gıda Nakliye Enerji Ltd. Şti olan Balıkesir ... Sındırgı Şubesi 4119270 çek matbu seri numaralı 15180408 hesap numaralı, 20.000-TL bedelli, 29/10/2021 vade tarihli çek (diğer 11 adet çekle birlikte) müvekkili şirketin, ... ... End. San. Ve Tic. A.Ş tarafından ... Demir ... San. Ve Tic. Aş'ye gönderilmek üzere ... Kargo Parkop Şubesinde 30/07/2021 tarihinde teslimat aracından çalındığı ... ... End. San. Ve Tic A.Ş'ne bildirilmiş, yaşanan hırsızlığa ilişkin şikayetçi ifade tutanağı gönderilerek, firmaları tarafından hukuki işlemlerin başlatıldığının belirtilmiş olduğunu, müvekkili şirketin rızası hilafına elinden çıkan çeklerin iptali için ihtiyati tedbir talebiyle Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/635 Esas Numaralı dosya ile çekler hakkında dava açılmış olduğunu, anılan mahkemece 05/08/2021 tarihinde Bursa ... Bankası Bursa Şubesi ... çek matbu seri numaralı, 1749972243 hesap numaralı, 40.000-TL bedelli, 31/10/2021 vade tarihli, keşidecisi ... End.Mad. Yağlar Teknik Hırdavat olan çeke ilişkin ödemeden yasaklama kararı verilmiş olduğunu, 1. ilanı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde 06/08/2021 tarihinde yapılmış olduğunu, konuya ilişkin yine müvekkili tarafından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2021/70539 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/3576 karar no ile yetkisizlik kararı verilerek Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturma dosyası 2021/50798 soruşturma numarasına kayden işlem gördüğünü, ayrıca çalıntı çekleri elinde bulunduran davalı şirketlerin soruşturma dosyasına eklenmesine ilişkin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına da beyanda bulunulduğunu, davalı tarafın, müvekkili şirketi zarara uğratma maksadı ile haksız ve kötü niyetli olarak, İstanbul 6. İcra Dairesi ... E. Numaralı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlatılmış olduğunu, ihtiyati haciz kararı ile müvekkili şirketin tüm malvarlığına haciz konulduğunu, davalı şirket ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan müvekkili şirketin, ihtiyati haciz tehdidi altında, icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, işbu davaya konu çekin, konulan ödeme yasağının 06/08/2021 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına rağmen ... Faktoring A.Ş. tarafından meşru hamilin kim olduğu, çeke ödeme yasağının ne zaman ve neden konulduğu gibi önemli husular araştırılmaksızın devralındığını, bu nedenle ... Faktoring A.Ş.'nin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 18/2 hükmünde belirtilen basiretli bir iş adamı gibi davranma ve özen borcuna aykırı davrandığı açıkça anlaşıldığını, 15/10/2021 tarihinde ... Faktoring A.Ş. kredi izleme ve takip yöneticisi ...'ın, müvekkili şirket ile iletişime geçerek şirketten işbu davaya konu çek ile ilgili Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/635 esas numaralı dosyası ile ilgili ödeme yasağı kararını talep etmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödeme yasağı kararı ve ilan kararı gönderilerek davalı şirketin bilgilendirildiğini, buna göre çeke ilişkin ödeme yasağı karar bulunduğu ve ilan bilgilerinin bizzat müvekkili şirket tarafından davalı şirkete bildirilmiş olmasına rağmen söz konusu çekin bankaya ibrazı ve ardından icra takibine konu edilmesinin davalı tarafın kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu, buna göre çeklerin müvekkili şirketin rızası hilafına elinden çıkmış olduğu savcılık dosyasından da görüleceği üzere ve çeke ilişkin ödeme yasağı kararı bulunduğunu ve ilan bilgileri de bizzat tarafın davalı şirkete bildirilmiş olmasına rağmen, söz konusu çekin bilgilendirmeleri ardından bankaya ibrazı ve sonrasında da icra takibine konu edilmesi davalı tarafın kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu, bildirim sonrası işleme tabi tutulan çeklerin yönünden çalıntı bildirimine rağmen çekleri teslim alınması nedeniyle işleme tabi tutulan çekler yönünden çalıntı bildirimine rağmen çekleri teslim alması nedeniyle borçlu zararına hareket etmiş sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile bildirim sonrası işleme tabi tutulan çekler yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, çekler kanunen emre yazılı senet niteliğinde olup emre yazılı senetlerin tedavülü ciro+ zilyetliğin devri ile gerçekleştiğini, işbu şikayete konu takibe ilişkin çek yetkili hamili bulunan müvekkili şirketin elinden rızası dışında çıkmış olup, hukuken uygun bir zilyetlik devri gerçekleşmediğinden geçerli bir ciro zinciri kurulmuş olduğundan da bahsedilemediğini, hal böyleyken, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/635 E. Numaralı dosyası ile yapılan ilan ve ödeme yasağı kararlarına rağmen söz konusu çeki kötü niyetle ve ağır kusur ile iktisap ettiği sabit olan davalı tarafın yetkili hamil sıfatı ile icra takip hakkı da söz konusu olmayıp, davalı tarafa haciz tehdidi altında ve haksız olarak ödenmiş olan 26.049,63-TL'nın istirdadına karar verilmesi gerekmekte olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı ... Faktoring A.Ş'nin çeki; kayıp bir çek olduğunu ve ihtiyati tedbir kararı bilmesine/bilebilecek durumda olmasına rağmen ciro yoluyla devraldığı ve bu iktisapta kötüniyetli olduğu ve ağır ihmalinin bulunduğunun açıkça anlaşıldığını, kaldı ki çeke ilişkin ödeme yasağı kararı bulunduğu ve ilan bilgileri davalı tarafın talebi üzerine bizzat taraflarınca kendilerine bildirmiş olmasına rağmen, davalı taraf söz konusu çekin kayıp bir çek olduğu ve ödeme yasağı kararını bilmediği ve çeki iyi niyetle iktisap ettiği iddiasıyla da bulunamadığını, bu nedenlerden dolayı müvekkili şirketin, davalıya borçlu olmadığı bir parayı ödemesi sebebiyle işbu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu, son olarak ticari uyuşmazlıklarla dava şartı olarak arabuluculuk kapsamında arabuluculuğa başvurulmuş ancak görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile müvekkili şirketin icra dosyasına borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 26.049,63-TL'nin ödeme tarihi olan 30/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte istirdatını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkil şirketin 6361 sayılı mevzuat çerçevesinde kurulduğunu ve ticari hayatta yasalara ve usulüne uygun olarak Faktoring sözleşmeleri akdettiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde dava dışı müşteri ... ile müvekkili şirket arasında 16/07/2021 tarihli 1041697 müşteri numaralı Faktoring Sözleşmesi akdedildiğini, dava dışı borçlu ... Gıda Nakliye Enerji Turizm Sanayi ve Limited Şirketi tarafından 29/10/2021 keşide tarihli, E1-4119270 seri numaralı, 20.000-TL bedelli çekin keşide edilmiş olduğunu, diğer borçlu ...'a teslim edildiğini, borçlu ...'ın ise ...Makine Kalıp...Tekstil İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne, Kıta Plastik ise ... Otomotiv Kalıp San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne, ... Oto. İse davacı ... ... Endüstri San. Ve Tic. A.Ş.'ye ciro ettiğini, ... ..., ... Turizm Tic. Paz. Ltd. Şti.'ne ciro ettiğini, ... Turizm ile dava dışı ... arasındaki ticari ilişkide ... nolu 13/07/2021 tarihli e-faturaya konu malların satın alınması sonucu bahsi geçen çek ...'e ciro edilmiş ve akabinde anılan çekin 03/08/2021 tarihli çek teslim bordrosu ile ciro yoluyla müvekkili şirkete teslim edilmiş olduğunu,... Faktoring'in yetkili hamil sıfatına haiz olduğunu, sözleşmeye konu çekin, müvekkil yanca bankaya ibraz edilmiş olduğunu, ancak çek hakkında Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/08/2021 tarihli ödeme yasağı kararı olduğu gerekçesi ile tahsil edilememiş olup, bu durum çekin arka yüzüne dercedildiğini, çekin bila tahsil kalmasından bahisle İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe girildiğini, ardından işbu takip borçlularından ... ... ve ... Gıda tarafından ödeme yapılmış olduğunu ve dosyanın tahsil ile kapatıldığını, akabinde davacı tarafından huzurdaki davanın ikame edildiğini, icra dosyasına yapılan ödeme haciz baskısı altında değil, borca itiraz süresi içinde yapıldığını, istirdat davası koşulları sağlanmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, ciranta çekte yazılı bulunan borçtan sorumlu olduğunu, çekin zayi olması yetkili ve iyi niyetli hamil müvekkilinin durumunu değiştirmeyeceğini, ödemenin men kararı iyi niyetli hamil müvekkilinin takip hakkına zeval vermediğini, önemli olan hususun, çekin iyi niyetli olarak iktisap edilmesini, müvekkil de tahsil edemediği çeki yasal yollara başvurarak icra takibine konu ettiğini, çekin iktisap tarihinden sonra taraflarına bildirildiği iddia edilen ödemeden men yasağı kararı yahut çalıntı iddiaları ve müvekkilinin iyi niyetini ortadan kaldırmayacak olduğunu, zira çek iktisap edilirken çekle ilgili men kararı yahut davacı tarafça herhangi bir bildirim söz konusu olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle dava koşulları sağlanmadığından davanın usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte ise işin esasına girilerek müvekkilinin yetkili hamil olduğunun tespiti ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun huzurdaki davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/85 esas, 2022/968 karar sayılı, 29/11/2022 tarihli kararı ile; "Tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, davacı yanca, davaya konu çekin yasal hamili olduğu, çekin elinden rızası dışında çıktığı, davalının kötüniyetli, ağır kusurlu olarak çeki iktisap ettiği iddiası ile davalıdan haciz baskısı altından ödenen tutarın istirdatı talep edilmiş ise de, dava konusu çekte lehtardan hamile ciro silsilesinin tam olduğu, herhangi bir kopukluk bulunmadığı, davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan 16/07/2021 tarihli faktoring sözleşmesine istinaden, davaya konu çekin, yönetmelik kapsamına uygun şekilde davalı faktoring şirketine devredilmiş olduğu, davacının faktoring işleminin tarafı olmayıp çekte ciranta sıfatı taşıdığı, davalının yetkili hamil olduğu, davalının, savcılık dosyasının tarafı da olmadığı, 6102. sayılı TTK'nın 792. maddesi ve 6361 sayılı Yasanın 9/3.maddesi gereğince davalı Faktoring şirketinin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda davacı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığı kanaati oluştuğundan Davacının davasının reddine" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; keşidecisi ... Gıda Nakliye Enerji Ltd. Şti. olan çekin ve diğer 11 çekin ... Kargo şubesinden çalınması üzerine, müvekkilin rızası hilafına elinden çıkan çeklerin iptali için Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını ve çek hakkında ödemeden yasaklama kararı verilip bunun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğini, buna rağmen, davalı ... Faktoring şirketinin yasaklama kararını ve ilan bilgisini bizzat müvekkilden öğrenmesine rağmen çeki devralarak icra takibine başladığını ve icra tehdidi altında müvekkil şirketin ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu durumun, davalının 6102 sayılı TTK m. 18/2 hükmündeki basiretli iş adamı gibi davranma özen borcuna aykırı davrandığını, çeki kötü niyetle veya ağır ihmalle iktisap ettiğini açıkça gösterdiğini, savcılık soruşturmasının (Büyükçekmece C. Başsavcılığı 2021/50798) tamamlanmasının beklenilmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının Faktoring İşlemlerine Uygulanacak Yönetmeliklerin (m. 8/1 ve m. 9/1) gerektirdiği istihbarat ve ticari ilişki tevsiki yükümlülüklerine aykırı davrandığını, ticari defter ve fatura incelemeleri, özellikle sunulan faturanın sahte olup olmadığı ve gerçek bir mal/hizmet teslimine dayanıp dayanmadığı hususunda eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda dahi mal/hizmet tesliminin ispatlanamadığı tespiti yapılmasına rağmen ilk derece mahkemesinin hatalı karar verdiğini, davalı şirketin müvekkil aleyhine farklı hırsızlık iddialarına konu diğer çeklerle de icra takipleri başlattığını ve bu durumun Yargıtay kararları ışığında ağır kusurlu olduğunu kanıtladığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve haksız olarak ödenen bedelin istirdadına karar verilmesi için hükmün istinaf incelemesiyle kaldırılması gerektiğini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istirdat davasının şartlarının oluşmadığını, zira davacının icra dosyasına yaptığı ödemenin icra tehdidi altında değil, borca itiraz süresi içinde yapıldığını, bu hususun İİK ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, ihtiyati haczin tek başına icra tehdidi sayılmayacağını, esasa ilişkin olarak; davacı ... ...'in ciranta sıfatıyla çekten doğan borçtan sorumlu olduğunu, kıymetli evrakların asıl ilişkiden mücerret olduğunu, çekin zayi olması veya iptal kararının bulunmasının iyiniyetli ve yetkili hamil sıfatındaki müvekkilin takip hakkına zeval vermeyeceğini, bu kararların tespit niteliğinde olup iyiniyetli üçüncü kişileri bağlamayacağını, müvekkilin çeki iktisap tarihinde herhangi bir ödemeden men veya iptal kararının bulunmaması nedeniyle iyiniyetli olduğunu, basiretli bir tacirden beklenecek tüm yükümlülükleri (MFKS, GİB kontrolü gibi) usulüne uygun olarak yerine getirdiğini, çekin düzgün bir ciro silsilesiyle devredildiğini, TTK ve 6361 sayılı Kanun hükümleri uyarınca nisbi def'ilerin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddine dair yerel mahkeme kararının isabetli olduğunu ve onanmasını, davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında çalınma iddiasına dayalı olarak çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; dava konusu olan ... Sındırgı Şubesine ait, 4119270 çek seri numaralı, 29.10.2021 keşide tarihli, 20.000-TL bedelli çek nedeniyle İstanbul 6. İcra Dairesinin ... E. numaralı dosyasına ödenen 26.049,63TL'nin istirdadının hak düşürücü süre içerisinde talep edildiği, çek hamilinin davalı faktoring şirketi olduğu, davacının ciranta olup çek üzerindeki imzasına yönelik itirazının bulunmadığı, taraflar arasında temel ilişkinin bulunmadığı, davalının faktoring sözleşmesi ile dayanak faturayı ibraz ettiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık kapsamında davacı ciranta tarafından, her ne kadar çekin imza edildikten sonra çalındığı, bu nedenle davalı faktoring şirketine karşı çek nedeni ile borçlu olmadığı ileri sürülmüş ise de dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 790. maddesi; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır." şeklinde düzenleme altına alınmıştır. İşbu kanuni düzenleme gereğince çeklerde şeklen yetkili hamil, cirolar arasında muntazam bir teselsülün mevcut olup olmamasına göre belirlenmekte olup bu ilkelere göre kopma yapmayan muntazam bir ciro zincirine göre hamil olduğu anlaşılan kişi o çekin şeklen yetkili hamili sayılmaktadır. Somut olaya bakıldığında ise çek üzerindeki ciro silsilesinin muntazam bir ciro zincirine göre devam ettiği görülmüş olup davalının şeklen yetkili hamil olduğu saptanmıştır. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; faktoring şirketi, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez. Anılı Kanun'un 9/3 maddesinde; "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmüne yer verilmiş olup Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 maddesinde; "Kuruluş tarafından ... gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi..." gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda davalı faktoring şirketi olup ibraz edilen sözleşme, fatura ve çekte görünüş itibariyle şüphe uyandıracak bir eksiklik bulunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda faturanın Merkezi Kayıt Sisteminde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, faturadaki alacaklı ve borçlu ile çekteki ciro silsilesinin birbirini doğruladığı, davalı Faktoring Şirketi ile faktoring sözleşmesi yapan ...'ün vergi kimlik sorgulamasında ticareti terk ettiği, 2021 Temmuz ayı ile, 2021 Eylül ayında iki ay faaliyet gösterdiği ileri sürülmüşse de, faturanın bu tarihler arasında düzenlendiği, davalı Faktoring şirketinin fatura konusu emtianın teslim edilip edilmediğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı tarafın ek bir araştırma yapma yükümlülüğünden söz edilemeyeceği, nitekim Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde faktoring şirketine "gerekmesi halinde" fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine başvurularak araştırma yükümlülüğünün getirilmiş olduğu, somut olayda 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/3. maddesine göre; davalının çeki yasal mevzuata uygun olarak iktisap ettiği, meşru hamil olduğu, kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini gösterir ispata elverişli delil bulunmadığı, soruşturma dosyasında taraf olmadığı gibi kambiyo senetlerinin ticari defterlere kayıt zorunluluğunun bulunmadığından ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasının sonuca etkili olmayacağı anlaşılmıştır. Bu tespitler ışığında, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine yönelik karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/11/2022 tarih ve 2022/185 E., 2022/968 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.008,00 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 392,60 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025