T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1143
KARAR NO : 2025/1658
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 27/04/2023
NUMARASI : 2022/139 E. - 2023/91 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... sektöründe uzun yıllardır ticari faaliyet göstermekte olup, "..." markasını ... eşyaları emtiasında TPMK nezdinde 2005/59201 sayı ile kendi adına tescil ettirdiğini, hal böyle iken, müvekkili şirket ile aynı (...) sektörde faaliyet gösteren 2019 Mart ayında ticaret siciline tescil edilen davalı şirketin, "..." markasını, sosyal medya platformlarında (instagram, ..., twitter ve diğer), internet sitesinde (....com ve diğer), işyeri tabelalarında, işyeri çalışanlarının giysilerinde ve ... eşyalarının satışa arz edildiği ambalaj ve poşetlerde iltibas oluşturur şekilde, hukuka aykırı, izinsiz şekilde kullandığını ve bu marka üzerinden ticari faaliyet yürüterek haksız kazanç elde ettiğini, bu hususların mahkememizin 2022/52 d.iş dosyasında yapılan delil tespiti sonucu ile de tespit edildiğini, bu hususlar neticesinde müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüzün tespitini, men'ini, ref'ini, www...com adlı web sitesine "... ..." isimli ... hesabına (www...com/...) ve www.instagram.com/... instagram hesaplarına erişimin engellenmesine ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı taraf her ne kadar davanın esasına ilişkin bir cevap dilekçesi vermemiş ise de, 16/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile, müvekkili şirketin ... sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin TPMK nezdinde "... ..." , "... ..." ve "... ..." markalarını hukuka uygun şekilde tescil ettirdiğini, müvekkilinin TPMK nezdinde "... ..." ibareli markanın sahip olup, hakkın kullanımı nedeniyle gerçekleştirdiği faaliyetlerin davacının markadan doğan haklarına tecavüz oluşturmadığını, müvekkili adına tescilli marka ile davacı markasının görselleri birbirlerinden farklı olduğunu, herhangi bir iltibas veya iktibas içermediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı deliller, mahkememizin 2022/52 Değişik iş sayılı dosyası, TPMK kayıtları, bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; 2005/59201 tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın 29/12/2015 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu, Mahkememizin 2022/52 D.İş sayılı dosyada davalı adresinde-atölyesinde yapılan incelemede rastlanan "..." ibareli 14. sınıf emtialarla ilgili markasal kullanım ile davalı kullanımında olan “...” isimli ... ve ınstagram hesaplarında ve yine https://....com/tr/ internet sayfasında tespit edilen ... eşyaları (14. sınıf) ile ilgili "..." ibareli marka kullanımlarının, davacının 14. sınıfta tescilli ... nolu "..." asli ibareli markası ile SMK m.7/f.2-b anlamında iltibasa sebep olacak nitelikte olup, davacı markasının esas unsuru olan "..." ibaresini aynen ihtiva eden bu kullanımların SMK 29 maddesi anlamında davacının tescilli marka hakkını ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin savunma olarak ileri sürdüğü dava dışı ... adına tescilli 2021/029530 ve 2021/029536 , 2021/029482 tescil nolu markaların esas unsuru "..." ibaresi olup, SMK 155 maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğinden davalı tarafın bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Bu itibarla davanın kabulüne,1-Davacının davasının kabulüne, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün tespitinin önlenmesine ve ref'ine, "..." markasının davalının iş yerindeki tabelalarından kaldırılmasına, ... ürün ve eşyalarına ilişkin ambalajlarda ve basılı evraklarda kullanılmasının önlenmesine, -www...com adlı web sitesine, ... ... isimli ... hesabına (www...com/...), www.instagram.com/... instagram hesaplarına erişimin engellenmesine, 2-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özeti tirajı en yüksek üç gazetenin birinde ilanına," karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirketin "..." ibaresini kullanmakla hiçbir iltibas ve iktibas amacı bulunmadığını, müvekkili şirketin "... ..." ünvanıyla Mart 2019 tarihinde yöneticisi ... olmak üzere hukuka uygun şekilde kurulmuş olduğunu, "..." ibaresinin markadan öte müvekkili şirketin resmi ticaret unvanı olduğunu, "..." ibaresi marka ve patent nezdinde bir incelemeye tabi olmadan önce müvekkili şirketin ticaret unvanı olması sebebiyle müvekkili şirket yönünden kullanımının asli bir hak olduğunu, ... üzerine faaliyet gösteren şirketin, faaliyetleri kapsamında yine usulüne uygun şekilde Türk Patent ve Marka kurumuna başvurarak "... ...", "... ..." ve "... ..." markalarını hukuka uygun şekilde tescil ettirdiğini, ... ...'in 22.07.2022 tarihinde, 2021/029482 başvuru numarası ile 14,21 numaralı mal/hizmet sınıflarında marka tescil belgesi verildiğini, ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin ... sektöründe faaliyet gösterdiğini, Müvekkili şirket yöneticisi ...'in, şirketin faaliyeti kapsamında "... ..." markasını tescil ettirerek marka tescil belgesini aldığını, markayı kullanmış olmasının hakkın kullanılmasını oluşturmakta olup bir suç veya tecavüz durumu oluşturmadığını, -Müvekkili şirketin hukuka uygun şekilde edindiği ticaret unvanını ve markalarını mağazasının tabela ve vitrininde, ambalajlarında, çalışanlarının kıyafetlerinde ve sosyal platformlarda kullanma hakkına sahip olduğunu, davacı markası ile herhangi bir iltibas tehlikesi barındırmadığını, müvekkili markasının “ ... ...” ibaresinden meydana geldiğini, Davacının markasına bakıldığında ise markaların “..." ibaresinden meydana geldiğini, şekil unsurlarınn birbirinden çok farklı olduğunu, Müvekkiline ait markada yer alan “...” ibaresinin almanca kuyumcu anlamını taşıdığını, müvekkilinin "... ..." ve "... ..." markalarının da tescili için müracaatta bulunup tescil edildiğini, Davacı ... Ltd. Şti.'nin Müvekkili tarafından marka tescil başvurusu yapılan her 3 markaya da Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, bir an için davacının iddiaları doğru olsa bile dava konusu @... isimli instagram ve ... hesapları ile www...com web sitesinin yayından kaldırılmış olması, "..." ibaresini kullanımına son verildiğinden işbu davanın konusuz kaldığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin “...” markasının yegane hak sahibi olduğunu, Davalı yanın müvekkili ve müvekkili markalarından haberdar olmaması hususunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı yan şirket ortağının kendi adına bir takım tescil başvurularında bulunmuş olması da kendisine SMK madde 155 uyarınca herhangi bir hak bahşetmeyeceğini, Davalı yanın iş ve işlemlerinde izinsiz ve haksız bir şekilde “...” ibareli tabelaları kullanılmaya, ürün ambalajlarında haksız şekilde bu ibareye yer vermeye, iş yerlerinde bulunan stantlarda, web sitesinde, araçlarında, ekipmanlarında hala “...” ibaresini kullanılmaya devam edildiğini, davalı tarafça gerçekleştirilen bu kullanımların tamamen bilerek ve isteyerek, müvekkili şirketin sektördeki tanınmışlığından ve “...” markasının tüketiciler nezdinde yarattığı izlenimden haksız bir şekilde yararlanma amacıyla, müvekkili şirket ile davalı arasında bir bağ olduğu izlenimi yaratarak tüketicileri yanıltacak bir biçimde kullanıldığını, daavlı istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı eylemlerinin davacının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i ve hüküm özetinin ilanı taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, 2005/59201 tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın 29/12/2015 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin 2022/52 değişik iş dosyasında yapılan delil tespiti sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda sonuç olarak, "09.03.2022 günü aleyhinde tespit talep edilene ait adreste yapılan incelemede rastlanan ve görsellerine işbu raporda yer verilmiş olan markasal kullanımın, tespit talep edenin ... tescil nolu "..." esas-asli ibareli markası ile bağlantı kurulma ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline sebep olacak nitelikte benzerlik arz ettiği tespit edildiği, ....com alan adlı internet sitesinin yayından kaldırılmış olduğu tespit edilmiş; ulaşılabilen 12 Ocak 2022 tarihli ekran görüntüsünde, inceleme adresi olan aleyhinde tespit istenene ait atölyede rastlanan aynı marka kullanımına yer verildiği görüldüğü, aleyhinde tespit istenen www...com alan adı nicproxy.com üzerinden Whois servis sağlayıcısı üzerinden sorgulatılmış, yapılan incelemede alan adının 03.04.2019 tarihinde tescil ettirildiği, “...” adına kayıtlı olduğu, dosyaya sunulu İstanbul Ticaret Odası Firma Detayları belgesinden, ... ad-soyadının aleyhinde tespit talep edilen şirketin eski ortağı olarak geçtiği, aleyhinde tespit talep edilen @... isimli instagram hesabının yayından kaldırılmış olması, instagram hesabı üzerinde yayından kaldırılan bir içeriğin geçmişe yönelik olarak halka açık olan verilerden yararlanılarak tespit edilmesinin mümkün olmaması sebebiyle, bu instagram hesabı yönünden içerik ve dolayısıyla markasal kullanım incelemesi yapılamadığı" belirtilmiştir. Mahkemeyi sunulan 28/11/2022 havale tarihli heyet raporunda sonuç olarak, Mahkemenin 2022/52 D.İş sayılı dosyada davalı adresinde-atölyesinde yapılan incelemede rastlanan "..." ibareli 14. sınıf emtialarla ilgili markasal kullanım ile “...” isimli ... ve ınstagram hesaplarında ve yine https://....com/tr/ internet sayfasında tespit edilen ... eşyaları (14. sınıf) ile ilgili "..." ibareli marka kullanımlarının, davacının 14. sınıfta tescilli 2005/59201 nolu "..." asli ibareli markası ile SMK m.7/f.2-b anlamında iltibasa sebep olacak nitelikte olup, davacı markasının esas unsuru olan "..." ibaresini aynen ihtiva eden bu kullanımların davacının tescilli marka hakkını ihlal ettiği (SMK m.29) belirtilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine, TPMK'dan taraf markalarına ait işlem dosyaları da cep edilerek, davalı itirazlarını ve markalarını da değerlendirir ek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, heyet tarafından hazırlanan 08/03/2023 havale tarihli ek raporda sonuç olarak, davalı tarafın tespit edilen markasal kullanımı kanaatlerince davacının önceki tarihli tescilli markasının asli unsuru olan "..." ibaresini ihtiva etmekle ve davacı markasının tescili kapsamında bir kullanım olmakla, davacı markası ile bağlantı kurulma ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline (SMK m.7/f.2-b) sebep olacak nitelikte olduğu, davalı şirket yöneticisi adına tescilli 2021 tarihli markaya bir savunma sebebi olarak dayanılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Dava; 6769 sayılı SMK hükümleri ile 6102 sayılı TTK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması istemlerine ilişkindir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir. Yine 6769 sayılı SMK'nın "Önceki tarihli hakların etkisi" başlıklı 155. Maddesine göre "Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." hükümlerine amirdir.Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının 2005/59201 tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın 29/12/2015 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına ... sektöründe tescilli olduğu, "..." ibaresinin ... sektöründeki emtialar üzerinde kullanıldığı, davalının ... ...'in 22.07.2022 tarihinde, 2021/029482 başvuru numarası ile 14,21 numaralı mal/hizmet sınıflarında marka tescil belgesi bulunduğu ancak SMK 155.maddesi gereği ihlal davasında sonraki tarihli markalarının savunma gerekçesi yapılamayacağı, davalının kullanımını davacı markasına yaklaştıracak şekilde birebir aynı veya tüketiciler tarafından fark edilmesine imkan olmayacak boyut ve renk farklılıkları şeklinde olduğu ve 29.maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gibi, davalı, davacıya ait markayı ticaret unvanında kullanması nedeniyle, marka olarak kullanma hakkının bulunduğunu ileri sürmüş ise de, ticaret unvanının ve markanın fonksiyonlarının farklı olduğu, davalının ticaret unvanının tescilli olmasının, ticaret unvanını markasal olarak kullanım hakkı vermeyeceği, davalının kullanımının davacı markasının tescil sınıfında markasal kullanım olduğu ve markaya tecavüz fiili teşkil ettiği, marka olarak davacının markasına yanaşarak kullanım bulunduğu bu nedenle istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin 2022/52 değişik iş dosyasında, “...” isimli ... ve ınstagram hesaplarında ve yine https://....com/tr/ internet sayfasında tespit edilen ... eşyalarına ilişkin verilen tedbir kararının uygulanması nedeniyle konusuz kalan istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarih ve 2022/139 E. 2023/91 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025