T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1208 Esas
KARAR NO : 2025/1670
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/01/2023
NUMARASI: 2020/586 E. - 2023/64 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalılar (borçlu) dan olan alacağının tahsili için 19/11/2019 tarihinde İstanbul 32. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, işbu takip alacağın temliki sözleşmesine dayandığını, müvekkilin sözleşmenin temlik alan tarafı olduğunu, takibe konu sözleşmede alacağı devreden kişi ile davalılar arasındaki ticari faaliyetten kaynaklı borçlarından dolayı aleyhlerine icra takibi başlatıldığını, alacağı devreden kişi kefil sıfatıyla tüm borcu ödeyip rücu hakkını saklı tutmuş ve alacağını da müvekkiline devrettiğini, işbu alacağın temlikine ilişkin İstanbul 32. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte ödeme emri borçlu şirket ...İnşaat Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti'ne ve diğer borçlu şirket yetkililerine (davalılara) tebliğ edildiğini, ödeme emrinin davalılara ait şirkete TK m.35'e göre tebliğ edilmiş olup takip şirket yönünden kesinleştiğinden işbu davada davalı olarak gösterilmediğini, ödeme emri davalı ...'a 14/12/2019 tarihinde davalı ...'a ise 19/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalılar süresinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduklarını, açıklanan sebeplerle talebin kabulü ile, davalıların (borçluların) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalıların (borçluların) %20 den az olmamak üzere müştereken ve müteselsilen inkar tazminatına mahkum edilmelerine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin müştereken ve müteselsilen karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağı temlik aldığı ..., taşınmaz malını dava dışı ...İnş. Paz.ve Dış Tic.Ltd.Şti.'nin ... Bankasından kullandığı kredi borçlarını teminen ipotek ettiğini, borç ödenmeyince ... bankası tarafından İstanbul 10. İcra ... E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, ... bu icra takibinde "rehin maliki" sıfatı ile borçlu bulunduğunu, borcu da suretiyle "rehin maliki" sıfatı ile ödediğini, ... borcu müteselsil kefil sıfatıyla değil, "rehin maliki" sıfatı ile ödediğinden müvekkilime rücu hakkı olmadığını, bu savunmanın saklı kalmak kaydı ile, davacının alacağı temlik aldığı ... bu ödemeyi müteselsil kefil olarak yapmış olsaydı dahi müvekkiline rücu hakkı bulunmadığını, dava dışı ...İnş. Paz.ve Dış Tic.Ltd.Şti. İle dava dışı ... İnşaat Ltd.Şti., Zonguldak ilinde yapılacak bir inşaat projesine ... ve Kardeşi ... %40 ortak olmak istediklerini, ancak kendisi (büyük bir şirkette üst düzey yönetici olduğundan dolayı olabilir) isimlerinin kayıtlarda görünmemesini istediğini, ancak kendi fikirlerine göre ortaklığını garanti altına almak için ...'in oğlu ...'in ...firmasına ortak olmasını istediğini, bu nedenle ... ...firmasına %40 oranında ortak olduğunu, ortaklıktaki paylarının ödenmesi için de ... Bankasından kredi alınmasını istediğini, bu nedenle taşınmazını bankaya ipotek verdiğini, temliknamede alacağın ne kadarının temlik edildiğini, temlikin ivazlı mı, yoksa ivazsız mı olduğu, ivazlı ise ivaz bedelinin ne olduğu belirlenmemiş olduğu gibi, damga vergisinin ödendiğine dair bir kayıt veya belge de ibraz edilmediğini, gerek davacı taraf, gerekse temlik eden tarafından müvekkilime usulüne uygun bir ihtar çekilmediğinden temerrüt söz konusu olmadığını, ayrıca bu tür alacaklarda ancak yasal faiz oranı üzerinden faiz talep edilebileceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli olarak takip yaptığından takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağı temlik aldığı ..., taşınmaz malını dava dışı ...İnş.Paz.ve Dış Tic.Ltd.Şti'nin ... Bankası'ndan kullandığı kredi borçlarını teminen ipotek ettiğini, İstanbul 10.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, ...'in bu icra takibinde rehin maliki sıfatı ile borçlu bulunduğunu, borcu da rehin maliki sıfatı ile ödediğini, ...'in ödemeyi kefil olarak yapmış olsaydı dahi tarafına rücu hakkı bulunmadığını, dava dışı ...İnş.Paz.ve Dış Tic.Ltd.Şti. Zonğuldak ilinde yapılacak bir inşaat projesine ... ve Kardeşi ... %40 ortak olmayı istediklerini, daha sonra Zonğuldak'ta yapılan inşaat projesinin zarar ettiğini ve bu işten kaynaklanan vergi ve SGK borçlarının ...İnşaat üzerine kaldığını, ...'in vergi ve SGK borçlarından hissesine düşeni ödemesi gerektiğini, davacının tüm iddialarının yersiz ve dayanaksız olduğunu, kötü niyetli olarak takip yaptığından takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller , davacı beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İtiraza konu alacağın konusunu oluşturan temliki sözleşmesinin temlik eden ... ile temlik alan Davacı arasında 18.09.2019 tarihinde imzalandığı, yine celb edilen ... Bankası yazı ve eklerinden davalılar ... ile ...'ın da 23/11/2012 tarihinde ...İnş.'a 500.000,00-TL'ye kadar müteselsil kefil olduğuna dair sözleşmenin olduğu, aynı kefil durumunun dava dışı temlik veren ... tarafından da verildiği, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 14/07/2015 tarih ve ... Esas sayılı dosyasıyla Türkiye ... Bankası tarafından dava dışı ...İnş.'a yapılan icra takibi sonrasında icra dosya kapak hesabının 363.466,80-TL olduğu, ... tarafından alacaklı Türkiye ... Bankasına 29/03/2016 tarihinde 309.000,00-TL'nin "... sayılı dosya borcu için rücu haklarım saklı kalmak kaydıyla" açıklaması ile ödendiği, bu haliyle dava dışı ...'in diğer müteselsil kefillere ödediği miktar kadar rücu hakkının bulunduğu, yine davaya konu temlik sözleşmesinin içeriğini oluşturan borca neden olan dava dışı ...İnşaat Paz. Ve Dış. Tic.Ltd.Şti'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde şirket ortaklarının davalılar Ahmed Siret DERMEN ile ... olduğu, yine şirket yetkilisinin davalı ... olduğu anlaşıldığından müteselsil kefil ...'in dava dışı şirketin kredi borcu için müteselsil kefil olarak yaptığı ödeme bedeli kadar davalılara rücu hakkı olduğu anlaşıldığından temlik alanın da temlik aldığı alacak miktarı kadar talep etme hakkının olduğu anlaşıldığından davacı tarafın başlattığı İstanbu 32. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasına yönelik borçlu davalılar tarafından yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptaline ancak davacı yanın faiz talebinin ise davalıların temerrüdüne neden olabilecek herhangi bir ihtar olmadığı dosya kapsamında buna ilişkin bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından fazlaya ilişkin olan faiz talebinin reddine, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Rehin maliki sıfatıyla yapılan ödemenin, kefillere rücu edilmesinin mümkün olmadığını, Dava konusu olayda, dava dışı ...İnş. Paz.ve Dış Tic.Ltd.Şti. tarafından ... Bankasından kredi kullandırıldığını, Davacı ...'ın selefi ...'in, taşınmazını kredi borcunun teminatı olarak ipotek ettiğini, ...'in aynı zamanda kredi borcuna kefil olduğunu Müvekkilleri ... ve ...'ın da ... ile birlikte kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, ... bankası tarafından,İstanbul 10. İcra ... E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, İstanbul 10. İcra ... E. Sayılı dosyasında müvekkilleri ... ve ...'ın takip borçlusu olmadığını, Bilirkişi raporunda "İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 14.7.2015 tarih ve ... E. Sayılı dosyasıyla ... Bankası tarafından dava dışı ...İnş.’a yapılan icra takibi sonrasında icra dosya kapak hesabının 363.466,80 TL olduğu, ... tarafından alacaklı ... Bankası’na 29.03.2016 tarihinde 309.000,00 TL’nin “ ... sayılı dosya borcu için rücu haklarım saklı kalmak kaydıyla” açıklaması ile ödendiğinin hesap ekstresinden görüldüğü dosya münderacatından anlaşılmıştır." denildiğini, ...'in söz konusu ödemeyi, rehin maliki sıfatıyla yaptığını, TBK'nun 596/4. Maddesi "Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin para ya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir." hükmüne göre, ...'in rehin maliki sıfatıyla yaptığı ödemeyi, kefil sıfatı olan müvekkillerine rücu hakkı olmadığını, -Kefil sıfatıyla ödeme yapılmış olsa dahi, diğer kefillere ancak payı oranında rücu edilebileceğini, davacının selefi olan ...'in, icra dosyasına yaptığı ödemeyi "rehin maliki" sıfatıyla yaptığını, Mahkemenin bu ödemenin "kefil sıfatıyla" yapıldığı yönündeki gerekçesinin doğru olmadığını, ... tarafından, söz konusu ödeme kefil sıfatıyla yapılmış olsaydı dahi, bu ödemenin tamamının diğer kefillere rücu edilmesinin söz konusu olmadığını, TBK'nun 587. Maddesinin "Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir." hükmüne istinaden müteselsil kefil diğer kefillere ancak hisseleri oranında rücu edebileceğinden, müvekkillerinden har birine 1/3 oranında rücu edebileceğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Taraflarınca, davalılara karşı, alacağın temliğinden kaynaklı İstanbul 32. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, Dava dışı temlik eden ...'in davalıların kefil sıfatıyla borçlu olduğu icra dosyasına kefil sıfatıyla ödeme yaptığını, Borçlar Kanununun 587.maddesinde "Bir kefil, bu hakkı, diğer kefillerin kendi paylarını ödemiş veya ayni güvence sağlamış olmaları durumunda da kullanabilir. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir." denilerek kefilin rücu hakkının mümkün olduğunun belirtildiğini, kefillere ancak payları oranında rücu edilebileceğini öne sürse de bu iddia kabul edilemeyeceğini, temlik eden ...'in , borcun tamamını ödediğini, kefilin borcun tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Temlik eden kefil borcun tamamını ödediği için diğer kefillere payları oranında rücu etmesinin mümkün olmadığını, Müteselsil kefil, tıpkı bir borçlu gibi borcun ödenmesi sorumluluğunu alan kişi olduğunu, müteselsil kefalette borçlulardan birisi, kendi payına düşen meblağdan fazla ödeme yaparsa alacaklıya halef olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava itirazın iptali talebine ilişkindir. İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; 29/03/2016 tarihli, 309.000,00-TL tutarlı Temlik Sözleşmesi gereğince cari hesap alacağı olmak üzere 309.000,00-TL asıl alacak ve 118.533,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 427.533,25-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçlulara çıkartılan ödeme emrinin 14/12/2019 ve 19/12/2019 tarihlerinde tebliğ edildiği, borçluların süresi içinde itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Hesap Bilirkişi tarafından 22/09/2022 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; " İtiraza konu alacağın temliki sözleşmesi temlik eden ... ile temlik alan Davacı arasında 18.09.2019 tarihinde imzalandığı, işbu sözleşmede borcu ödeyen kefil ...'in diğer borçlulardan rücu hakkı olduğu, borcun kapanması için 309.000,00 TL'nin ... Bankası'na ödendiği, yasal faizlerle birlikte devir edildiği, celb edilen ... Bankası yazı ve eklerinden davalıların 23/11/2012 tarihinde ...İnş.'a 500.000,00-TL'ye kadar müteselsil kefil olduğuna dair sözleşmenin olduğu, aynı kefil durumunun ... tarafından da verildiği, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 14/07/2015 tarih ve ... Esas sayılı dosyasıyla Türkiye ... Bankası tarafından dava dışı ...İnş.'a yapılan icra takibi sonrasında icra dosya kapak hesabının 363.466,80-TL olduğu, ... tarafından alacaklı Türkiye ... Bankasına 29/03/2016 tarihinde 309.000,00-TL'nin "... sayılı dosya borcu için rücu haklarım saklı kalmak kaydıyla" açıklaması ile ödendiğinin hesap ekstresinden görüldüğü, buna göre davacı tarafından davalılar ve dava dışı ...İnş.’a yapılan İstanbul 32. İcra Müdürlüğü’nün 19.11.2019 tarih ve ...E. Sayılı takip talebinde 309.000,00 TL Asıl Alacak, 118.533,25 TL İşlemiş Faiz (Reeskont İskonto Faizi, Merkez Bankası) talebinde bulunulduğu, Alacağın Temliki Sözleşmesi ile Temlik eden ...’in Davacıya 309.000,00 TL alacağı temlik ettiği, ...’in rücu hakkı olup olmadığı noktasında rücu hakkı olduğu ihtimaline binaen yapılan hesaplamada TCMB reeskont faiz oranlarının dikkate alındığı, davacı tarafça direkt %8,75 hesaplanarak icra takibi yapıldığından taleple bağlı kalınarak toplam Faizin 36.246,12 TL olarak hesaplandığı ." şeklinde rapor düzenlenmiştir.6098 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir. Bu kanun hükmüne göre rehin veren malik konumunda olan davacının aldığı borca kefil olan davalılara rücu edebilmesi için davalılarla rücuya ilişkin bir anlaşma yapmış olması veya rehnin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmiş olması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda rehin sonradan üçüncü bir kişi tarafından verilmediği gibi davacı taraf kefile rücu konusunda kefillerle bir anlaşma yapıldığını iddia ve ispat etmemiştir. Mahkemece davacının davalılara rücu hakkının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın reddine, kötüniyet tazminatının reddine karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/01/2023 tarih, 2020/586 E., 2023/64 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin yatırılan 5.163,53 TL'den mahsubu ile fazladan yatan 4.548,13 TL harcın talebi ve isteği halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4/c-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320-TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye irat kaydına,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 68.405,32 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için daavalılar tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 121,60 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 613,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025