T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/521
KARAR NO : 2025/1365
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/12/2022
NUMARASI : 2022/22 E. - 2022/305 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ23/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin hem yurt içinde hem yurt dışında dijital iletişim alanında faaliyet gösteren bir GSM operatörü olduğunu, müvekkil şirkete ait isim ve logonun TÜRKPATENT nezdinde tescilli marka koruması altında bulunduğunu, davalı tarafından işletilen “Kemal Paşa Mah. Namık Kemal Cad. No:... Bağcılar/İstanbul” adresindeki işyerinde müvekkil şirkete ait markaların veya bunlara ayırt edilemeyecek derecede benzer ibarelerin izinsiz şekilde kullanıldığının tespit edildiğini, gönderilen ihtara rağmen kullanımın devam ettiğini, bu nedenle Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/280 D.İş sayılı dosyasında tespit işlemi yapıldığını, davalının bu kullanımı için herhangi bir izin veya yetkisinin bulunmadığını, bu fiillerin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına, tecavüz teşkil eden malların imhasına, şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 75.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, ayrıca Bakırköy 2. FSHHM 2021/280 D.İş dosyası ve Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü 2021/17802 E. dosyası kapsamında yapılan masraflar ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesine eklenen fotoğrafların eski tarihlere ait olup, müvekkilinin ... bayisi olduğu döneme ilişkin bulunduğunu, bu haliyle iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin 2010-2014 yılları arasında ... bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, ancak 2014 yılı ortasında bayiliğinin sona erdiğini ve o tarihten bu yana ...’e ait hiçbir mal veya hizmet sunmadığını, bayiliğin iptal edilmesinden sonra müvekkilinin iş yerinde telefon tamir işiyle iştigal etmeye devam ettiğini , bayiliğin sona ermesiyle birlikte, davacı şirket tarafından daha önce bayilere verilen ... tabelaları ve reklam panolarının davacı tarafından sökülüp kaldırılması gerektiğini, ancak davacı tarafın bu konuda ihmalkar davrandığını, müvekkilinin defalarca uyarmasına rağmen tabelaların kaldırılmadığını, delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunda da ana tabeladaki ... ibaresinin silinmeye çalışıldığının açıkça belirtildiğini, bu durumun markanın kullanılma amacıyla bulundurulmadığını gösterdiğini , müvekkilinin bayiliği sona erdikten sonra kaşesinin taklit edilerek, sanki müvekkil bayisinde düzenlenmiş gibi sahte abonelik sözleşmeleri yapıldığını, bu durumun müvekkili aleyhine haksız ceza davalarına yol açtığını, dolayısıyla haksız çıkar sağlama saikiyle hareket eden tarafın davacı olduğunu beyanla , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Somut olayda, davalının herhangi bir lisans sözleşmesi veya hukuka uygunluk nedeni olmaksızın davacıya ait "Türkcell" esas unsurlu markasını işyerinde markasal olarak kullandığı, bu itibarla davacıya ait markalardan doğan haklara tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu, bilirkişi raporu ile tespit olunan 4.000,00 TL'nin dosya içeriği ile uyumlu olduğu ve kabulü gerektiği, ihlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı , yönündeki gerekçelerle "Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; Davalının, davacıya ait "..." esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzün tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz teşkil eden ve 2021/280 değişik iş sayılı dosya kapsamında el konulan davalı yana ait ürün ve materyalin hüküm kesinleştiğinde imhasına, 4.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme'nin SMK'nın 6/1, 7/1 ve 25/1. maddeleri uyarınca markada karıştırılma ihtimali ve tecavüz koşullarının oluştuğuna dair tespitinin doğru olduğunu, ancak hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat miktarının müvekkili şirketin marka değeri, itibarı ve iş hacmi gibi hususlar dikkate alındığında son derece düşük kaldığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi manevi tazminatın caydırıcı ve markaya tecavüz edilen hak sahibini tatmin edici bir miktarda olması gerektiğini, bu nedenle kararın manevi tazminat miktarının azlığı yönünden kaldırılmasını ve zararla orantılı, daha yüksek bir miktara hükmedilmesini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davacıya ait marka haklarına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının işlettiği işyerinde müvekkilin tescilli markalarının veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin izinsiz kullanıldığını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/280 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını , bu nedenle, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması, el konulan ürünlerin imhası, 1.000 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, maddi tazminat istemini 4.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Mahkemece yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, manevi tazminat talebi 10.000,00 TL olarak hüküm altına alınmış, davacı vekili manevi tazminatın düşük taktir edildiğine yönelik olarak istinaf talep etmiştir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/280 değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti yapılmış ve düzenlenen 08 Aralık 2021 tarihli raporda yer alan tespitlere göre, davalıya ait iş yerinde davacının tescilli markalarının , yan tabelada, flamada, üst cam kısmında sticker şeklinde, kapı camında sticker şeklinde kullanıldığının tespit edildiği, bu kullanımın geçerli bir hukuki ilişkiye dayalı olmadığı anlaşılmakla mahkemece; davalının davacıya ait "..." esas unsurlu markasını işyerinde markasal olarak kullandığı, bu itibarla davacıya ait markalardan doğan haklara tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması , önlenmesi kararı verildiği, davacı tarafından Kartal 21. Noterliği’nin 01.07.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği , bu ihtarnamede iş yerinde markasal kullanıma ilişkin görüntünün yer aldığı ancak davalı tarafça ilgili görüntünün bayilik ilişkisinin mevcut olduğu döneme ilkin olduğu beyanı ile kabul edilmediği görülmekle tecavüz teşkil eden kullanımların süresinin 08.12.2021 tespit tarihi ile 28/01/2022 dava tarihi arasındaki süre olarak dikkate alınması gerektiği , ihlalin süresi, boyutu somut olayın özelliği, hak ve nesafet ilkesi gereği mahkemece taktir olunan 4.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000-TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/12/2022 tarih ve 2022/22 E., 2022/305 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025