T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/689 Esas
KARAR NO : 2025/1368
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 29/04/2021
NUMARASI : 2019/37 E. - 2021/210 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Aralık 2010’da televizyon izleme araştırmalarını organize etmek ve denetlemek amacıyla, 1992 yılından itibaren gönüllülük esasına dayalı olarak faaliyet gösteren ...’ın yeniden yapılanması sonucu kurulduğunu, sektörün tüm katılımcılarını bir araya getiren, ölçüm sonuçlarını sağlayan ve denetleyen, bağımsız ve tarafsız bir kurumsal organizasyon olduğunu, dünya standartlarına uygun biçimde günlük televizyon izleme ölçüm sonuçlarını belirli bir sistem dahilinde abonelerine servis ettiğini ve bu ölçüm verilerinin 5846 sayılı FSEK kapsamında fikri mülkiyet haklarının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, davalı şirkete ait www...com adlı internet sitesinde “Reyting Tablosu” başlığı altında, özellikle https://www...com/reyting-sonuclari/21-ocak-2019 linki ve benzeri bağlantılar üzerinden, müvekkiline ait televizyon izleme ölçüm verilerinin izinsiz biçimde yayınlandığının tespit edildiğini, Beyoğlu 7. Noterliği aracılığıyla gönderilen ihtarnameye rağmen davalının ihlale devam ettiğini, bu yayınların müvekkilinin FSEK’ten doğan fikri haklarını ihlal ettiğini ve ayrıca haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, söz konusu internet sitesinde yer alan “Reyting Tablosu” başlıklı sayfalar ile günlük reyting sonuçlarına ilişkin bağlantılara erişimin yargılama sonuna kadar tedbiren engellenmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüz fiilinin tespitine, men’ine ve ref’ine, ayrıca söz konusu yayınların haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve men’ine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusunun eser olmayıp FSEK kapsamında korunacak/değerlendirilecek bir hususun da olmadığını, bu davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde TTK'na göre açılması ve bu doğrultuda sözde haksız rekabetin tespiti ve meni istenmesi gerektiğini, davacı tarafça kendileri tarafından ölçülen reyting sonuçlarının yasal olmayan şekilde kullanıldığı iddia edilmiş ise de bu sonuçların müvekkili tarafından davacıdan alınmadığını, internette ....com, tv8.com, ....com, cnnturk.com gibi bir çok sitede yayınlanmakta olduğunu hatta vatandaşlar ve diğer kullanıcılar tarafından ....com adlı sosyal paylaşım sitesinde dahi yayınlandığını, bu bilgilerin artık anonimleşen bilgiler olduğunu, bu şekilde internet ortamında bir çok sitede ve vatandaşlar tarafından dahi yayınlanarak anonimleşen sonuçların haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, FSEK kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının reyting sonuçlarının yayınlanmasını engellemesi ise vatandaşların anayasal hakları olan haber alma özgürlüklerinin engellenmesi anlamına geldiğini, Mahkemenin öncelikle görevsizlik kararı vererek davanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davacı tarafa ait günlük televizyon izleme ölçüm sonuçları servisine ilişkin yayın haklarının davalı şirket tarafından ihlal edilmiş olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne, davalının eyleminin, davacı şirkete ait günlük televizyon izleme ölçüm sonuçları servisine ilişkin yayın haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i ve ref'ine, http://www...com isimli internet sitesinde davacı şirkete ait günlük televizyon izleme ölçüm sonuçları servisine ilişkin yayın haklarına tecavüz teşkil eden içeriklerin çıkarılmasına, çıkarılmadığı takdirde erişimin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, Mahkememizce 16/07/2020 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; FSEK'teki eser tanımından yola çıkarak dava konusu ölçümlerin eser olmadığı ve bu sebeple görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olmasının mümkün bulunmadığını, erişim engeli kararı konusunda görevli mahkemenin Sulh Ceza Mahkemesi olduğunu, dolayısıyla İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nce verilen erişim engeli kararının hukuka aykırı olduğunu ve davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü; esasa ilişkin itirazlarında ise, dava konusu ölçümlerin Müvekkil tarafından davacıya ait sayfadan doğrudan alınıp alınmadığının bilirkişi raporunda tespit edilemediğini ve raporun somut verilere dayanmadığı için hakkaniyete aykırı olarak davaya esas alınmaması gerektiğini savunduğunu, davacı tarafın iddiasını ispat edemediğini, reyting sonuçlarının ...com, medyafaresi.com,...com gibi birçok sitede ve hatta ....com gibi sosyal paylaşım sitelerinde dahi yayınlanarak anonimleştiğini ve halka haber sunma amacı bulunduğundan kamu yararı gözetilmeden hüküm kurulduğunu belirttiğini, anonimleşen bu sonuçların haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve FSEK kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı için huzurdaki davasının usulden ve esastan reddi gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin görevsizlik itirazlarının yerinde olmadığını, FSEK'te düzenlenen veri tabanı yapımcısının haklarına ilişkin korumanın ihtisas mahkemeleri olan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olacağının izahtan vareste olduğunu, istinaf dilekçesinde erişim engeli kararının Yerel Mahkeme tarafından verilmeyeceği, bu kararın Sulh Ceza Mahkemelerinin alanına girdiği itirazının ihtiyati tedbir kurumu içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, davalı şirketin görevsizlik iddiası içerisinde görevli mahkemenin hangi kanun hükmüne dayalı olarak Sulh Ceza Hakimliği olduğunun düşünüldüğünün detaylıca izah edilmediğini, bu iddianın mesnetsiz olduğunu, fikri mülkiyet hakları münhasıran müvekkili şirkete ait olan televizyon izleme ölçüm sonuçlarının davalı şirket tarafından yönetilen internet sitesi üzerinden yayınlanmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının bu beyanı ile verilerin paylaşıldığını ikrar da etmiş olduğunu, davalı şirket eylemlerinin müvekkili şirketin ana faaliyet alanına ilişkin olduğunu ve müvekkili şirketin itibarını zedelediğini, bu eylemlerin açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının haksız ve mesnetsiz gerekçelerle istinaf talebinde bulunduğunu, usul ve esas yönünden yerel mahkeme kararının usule uygun olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava FSEK'e dayalı “reyting verilerinin izinsiz yayımlanması” sebebiyle vaki tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkil şirketin, televizyon izleme araştırmalarını organize eden, denetleyen ve abonelerine günlük olarak raporlayan bağımsız ve tarafsız bir ortak birim olarak kurulduğunu, TV izleme ölçüm/sonuç verilerinin yalnızca abonelerin kullanımına sunulduğunu ve FSEK uyarınca fikrî mülkiyet haklarının münhasıran müvekkile ait bulunduğunu, davalıya ait ....com sitesinde “Reyting Tablosu/Reyting Sonuçları” başlıkları altında, söz konusu verilerin izinsiz yayımlandığını Beyoğlu 7. Noterliği ihtarnamesine rağmen yayına devam edildiğini ileri sürerek, tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’ine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı; ölçümünü yaptığı reyting verilerinin izinsiz yayımlanmasının FSEK kapsamındaki veri tabanı/veri tabanı yapımcısı hakkına tecavüz ettiği iddiasıyla eldeki davayı açmış olup, FSEK 6/ 11 md. "Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları " düzenlemesi gereği davada FSEK kapsamında düzenlenmiş olan fikrî hakka tecavüz ve TTK nın haksız rekabet hükümlerine dayandığından mahkemenin görevli olduğu anlaşılmıştır. 0/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: 19/02/2019 saat 23:50'de incelenen web sitesi ekran görüntüleri ve içeriklerinin rapora eklendiğini, davacı şirkete ait olan günlük TV izleme ölçüm sonuçlarının, davalıya ait internet sitesinde yayınlandığının tespit edildiği bildirilmiştir. 25/09/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Televizyon izleme ölçüm verilerinin ..., AB ve ABC izleyici gruplarına ait veri tabloları ...nden alınan hali ile davalı tarafa ait www...com internet sitesinde 01.03.2010 tarihinde internet sitesinin tasarımının değiştiğinin görüldüğü, bu yeni tasarım kapsamında 01.03.2010 tarihinden sonra yayınlanmaya başlandığı ve yaklaşık olarak 30.03.2019 tarihinden sonra siteden kaldırıldığının tespit edildiği, 30.03.2019 tarihinden sonraki arşivlerde davacı tarafa ait internet sitesinden alınan ve yayınlanan Televizyon izleme ölçüm verisi olmadığının tespit edildiği, internet arşivi kaydı tutan web.....org sitesinden yapılan sorgulamalarda 21.08.2006 - 04.09.2020 tarihleri arasında farklı zamanlarda sistematik olarak kaydedilmiş olan 1574 adet www...com sitesine ait arşiv kaydı olduğunun tespit edildiği ve kesin yayından kaldırılma tarihinin tespitin mümkün olmadığı, hali hazırda www...com internet sitesinde ..., AB ve ABC izleyici gruplarına ait ilk on programa ait televizyon izleme verilerinin yayınlandığı bildirilmiştir.Dosya kapsamına göre, mahkemece alınan 20.02.2019 ve 25.09.2020 tarihli bilirkişi raporlarında, davacıya ait günlük televizyon izleme ölçüm sonuçlarının davalıya ait internet sitesinde yayımlandığı tespit edilmiştir. FSEK 6/11 maddesine göre , belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları derleme olarak koruma kapsamına alınmıştır. Ayrıca FSEK ek m.8 uyarınca," Bir veri tabanının içeriğinin oluşturulmasına, doğrulanmasına veya sunumuna nitelik ve nicelik açısından esaslı bir nispet dahilinde yatırım yapan veri tabanı yapımcısı, ayrıca, veri tabanının içeriğinin önemli bir kısmının veya tamamının; a) Herhangi bir araç ile herhangi bir şekilde sürekli veya geçici olarak başka bir ortama aktarılması, b) Herhangi bir yolla dağıtılması, satılması, kiralanması veya topluma iletilmesi, hususlarında bu Kanunda sayılan istisnalar ile kamu güvenliği, idarî ve yargı işlemlerinin gerektirdiği istisnalar dışında izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir.Somut olayda, davacı tarafından ölçümlenen reyting verilerinin abonelik sistemi içinde,organizasyon/emek ve yatırım ile oluşturulup her gün abonelere servis edildiği, söz konusu verilerin ..., AB ve ABC izleyici gruplarına ait verilerin zaman dilimi, program türleri, v.b kriterlere göre ölçülüp belli bir sistematik ile oluşturulduğu gözetildiğinde yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereği derleme ve veri tabanı yapımcısı hakkı yönünden FSEK koruması kapsamında olduğu açıktır. Koruma kapsamındaki verilerin izinsiz kullanımı ise ihlal oluşturur. Davalının verileri yetkisiz kişilerden alıp yayınlamış olması hak sahibinin izni olmadan yapılan umuma iletimin ihlal niteliğini kaldırmaz. Ayrıca abonelik yoluyla erişilebilen verinin izinsiz yayımlanması fiilinin haber alma özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Davalının fiilinin aynı zamanda davacıya ait iş ürününden izinsiz yararlanması, TTK m.55/1-c anlamında ticari dürüstlük kurallarına aykırı haksız rekabet oluşturur. Toplanan deliller ve raporlar birlikte değerlendirildiğinde; davalının ... verilerini izinsiz yayımladığı sabit olduğundan mahkemece davalı fiilinin , FSEK’te korunan veri tabanı/veri tabanı yapımcısı hakkını ve ayrıca TTK’daki haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiği gerekçesi ile ihlalin tespiti ve meni yönündeki kararının hukuka uygun olduğu, ancak bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere ihlal teşkil eden kullanımlara, dava açıldıktan sonra yargılamanın devamı sırasında 30.03.2019 tarihi itibariyle son verilmiş olduğu anlaşıldığından ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını amaçlayan ref talebinin ve bu kapsamda içeriklerin çıkarılması ve erişim engeli tedbir talebinin konusuz kaldığı anlaşıldığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, istinaf talebinin bu yönlerden kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına , esastan hakkında yeniden; kısmen kabulüne, Davalının eyleminin, davacı şirkete ait günlük televizyon izleme ölçüm sonuçları servisine ilişkin yayın haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve men'ine,İhlal oluşturan içeriklerin yargılama sırasında kaldırıldığı anlaşılmakla konusuz kalan Ref talebi ve ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına (davalı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden tüm yargılama giderlerinden sorumlu olmak kaydıyla) karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 29/04/2021 tarih, 2019/37 E., 2021/210 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davalının eyleminin, davacı şirkete ait günlük TV İzleme ölçüm sonuçları servisine ilişkin yayın haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, menine, İhlal oluşturan içeriklerin yargılama sırasında kaldırıldığı anlaşılmakla konusuz kalan Ref talebi ve ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 571,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafın yaptığı 44,40 TL başvuru harcı 44,40 peşin harç, 93,20 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.182,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025