T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/788
KARAR NO : 2025/1378
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/12/2022
NUMARASI : 2021/767 E. - 2022/1194 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının adresinde 25/12/2020 akşamında hırsızlık eylemi gerçekleştiğini, yaşanan bu hırsızlık sonucunda davacının kasasında bulunan imzalı imzasız yaklaşık 50 adet müşteri çeki, bir miktar para ve ziynet eşyalarının çalındığını, hırsızlık olayı ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/111766 Soruşturma dosyası açıldığını, hırsızlık eylemi ile ilgili bazı şüphelilerin gözaltına alınmış ancak çeklerin ortaya çıkmadığı; Savcılık soruşturmasının devam ettiğini, ayrıca davacının elinde iken kaybolan, hamililehdarı bulunduğu çeklerle ilgili olarak Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/988 Esas Sayılı dosyasıyla ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/7 Esas sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını; dava dosyasına çek bedellerinin 9615'i oranında teminat yatırılarak çeklere ilişkin ödemeden men yasağı kararı verildiği ve bu kararın ilgili bankalara müzekkere ile bildirildiğini, dava konusu çekin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/7 Esas Sayılı dosyasından iptal davasına konu edildiğini, keşidecisi ... YAPI İNŞ. MÜH. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Olan ve ...'a ... ... ... tarafından teslim edilen ... Bankası T.A.O. Üsküdar Şubesine ait 0045001 numaralı 25/03/2021 tarihli 20.000,00 TL bedelli çekine de ödemeden men kararı işlendiğini, davacı ...'ın hamili/lehdarı olduğu çeklerin, ticari ilişkisi olduğu diğer firmalara verilmek üzere kasasında muhafaza edilmekteyken kimliği belirsiz kişilerce çalındığını dava konusu çekin gerçek bir ticaret karşılığında ... ... ... firmasından teslim alındığını, dava konusu çekin davalı ... ... TEKSTİL SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Tarafından ibraz edildiğini, davacılar ile çeki alan davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını; Bu hususta davacıların ticari defter ve kayıtlarının da incelenebileceği; çeki davacıdan teslim aldığı gözüken ... ve diğer davalılarla davacıların bir ticareti olmadığını, çekin çalıntı bir çek olduğu ve üzerinde el koyma şerhi bulunduğunu, bu nedenle davacı ...'dan sonra çek üzerinde ciro silsilesi bozulmuş olup davalı şirketin de çek bakımından yetkili hamil sıfatına haiz olmadığını, çekin yetkili hamilinin davacı ... olduğunu, davalı ... ... şirketinin hırsızlık sonucu kaybolan tüm çeklerde yetkili hamil olarak ortaya çıktığını, davalı firmanın İKİTELLİ OSB'de gerçekleştirilen başka bir hırsızlık sonucu çalınan çekin yetkili hamili olarak da ortaya çıktığını, davacının çalınan tüm çekleri de davalı ... ... elinde çıktığı ve sürekli diğer davalılar yoluyla eline geçmekte olduğu; davalının kötü niyetli ağır kusurlu hamil olduğunu, davacının yaklaşık 50 adet çeki çalındığını, bu çeklerden dava konusu çek dahil 13 tanesinin davalı firma elinde çıktığı ve çıkmaya da devam etmekte olduğunu, bu çeklerle ilgili Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/157 Esas, 2021/200 Esas ve 2021/230 Esas, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/397 Esas, 2021/387 Esas, 2021/533 Esas, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/482 Esas, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/487 Esas, 2021/554 Esas, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/492 Esas, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/520 Esas, 2021/746 Esas, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/515 Esas sayılı dosyalarından da davalı aleyhine çalıntı çekleri tahsil etmeye çalışması sebebiyle huzurdaki davanın aynısının açıldığını, bu çeklerle ilgili de İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas, İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün... Esas, İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas, İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün... Esas, Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... Esas, ... Esas, İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas, İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas, İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas, İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas, İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün... Esas, İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyalarından icra takibi başlattığını, huzurdaki dava konusu çekle ilgili de İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, Zeytinburnu Demirciler Sitesinde ve İkitelli OSB'de yaşanan farklı tarihli iki ayrı hırsızlık eylemine konu çeklerin tamamının yetkili hamilinin hep ... ... firması olduğu; Bu durumun açıkça ... ... firmasının basiretli bir tacir olmadığını, hırsızlık çetesinin bir üyesi olduğunu, çekleri yetkili hamil olarak icra takibine konu ederek paraya çevirdiğini, tabiri caizse kara para akladığını gösterdiğini; davalı ... ... firmasına Bakırköy 14. Noterliğinin 07/05/2021 tarihli ... numaralı ihtarnamesi gönderilerek, dava konusu çek dahil 41 adet çekin davacının elinden rızası dışında çıktığı, çeklerin elinde olması halinde niyetli kabul edilmeyip, kötü niyetli kabul edileceğinin ihtar edildiğini, ayrıca çalınan çekler, hep davalı ... ... firmasında çıktığından taraflarınca arabulucuya başvurularak, çalınan çeklerden elinde bulunan var ise taraflarına teslimi hususunda Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun 2021/53966 sayılı dosyasından 07/05/2021 tarihinde yapılan başvurularında 21/05/2021 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini; görüldüğü üzere çekin elinde olup olmadığını bilmeden davalıya yapılan arabuluculuk konusu çekin yine davalıda çıktığını, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının da bu hususlardan şüphelendiği için ekli yazı ile bankalara dava konusu çekin ibrazı halinde "... çeki ibraz eden şahıslarla beraber en yakın kolluk birimine teslimi ile Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulması ile söz konusu çek ile İlgili hırsızlık soruşturmasının yürütüldüğü Başsavcılığımızın 2020/111766 sayılı dosyasına bildirimde bulunulması rica olunur." şeklinde yazı gönderdiğini, davacı, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/7 E. Sayılı dosyasında davaya konu çek bakımından teminat yatırmış olup iş bu dava bakımından da teminat yatırılması ihtimalinde aynı çeke ilişkin mükerrer bir teminatın söz konusu olacağını, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen yargılama kapsamında ticaret sicil gazetesinde “davaya konu çekleri elinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde mahkemeye ibraz etmeleri aksi halde çekin iptaline karar verileceği hususu”nun ihtar olunduğunu, dolayısıyla halihazırda davalının bahse konu çek iptali davasına müdahil olması ve çek bakımından yetkili hamil olduğunu ispat etmesi gerektiğini, yani davalının çekin çalıntı olduğunu, çekle İlgili ödemeden men kararı olduğu bile bile çeki kötü niyetli olarak icra takibine konu etme tehlikesinin bulunduğunu, çek İcra takibine konu edildiğinden, yetkili hamilin kim olduğu ihtilaf konusu olduğundan çek bedelinin-tahsilatın ödemenin kim tarafından yapıldığına bakılmaksızın davalıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu çek İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edilmiş olduğundan, takibin durdurulması ve haciz işlemi uygulanmaması için icra dosya borcuna depo edileceği; ancak İcraya yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi gerektiğini, bu sebeple İİK 72 vd maddeleri Uyarınca icraya yatacak paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından bankaya ibraz edilen çeke savcılık tarafından el konulduğunu, çek aslının savcılık elinde olduğunu, TTK'nin “Elden çıkan çek” başlıklı 792. Maddesinin; “Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlendiğini, hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde, Hırsızlık yoluyla alınan çeklerin davalı taraf uhdesinde bulunması davalı tarafın kötü niyetli olduğuna dair çok açık bir ibare olduğunu; bu nedenle TTK m.792 gereğince müvekkilin yetkili hamili olduğu çekin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesi gerektiğini, davacıların ... Ve ... Triko Tekstil İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Firmasıyla da bir ticareti olmadığı; bu firmaların çeke cirosu alınan göstermelik firmalar olduğunu, çek incelendiğinde davacının çeki ...'a, onun da ... TRİKO firmasına verdiği görüldüğü; Ciro silsilesinin bu şekilde düzenlendiğini, davacının çalınan çeklerinden bu çek hariç 3 tanesinin daha yine aynı davalılar eliyle piyasaya sürülüp tahsil edilmeye çalışıldığını, davacıların ... ile ve ... TRİKO TEKSTİL İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Firmasıyla hiçbir ticari ilişkisi olmadığının, ticari defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceğini, bu kişi ve firmanın fiktif, paravan unsurlar olduğunu, çekin de diğer davalı ... ... firmasının iyi niyetli yetkili hamil olarak gösterilmesinin sağlanması amacıyla ciro zincirine eklendiğini beyanla çncelikle "Keşidecisi ... YAPI SAN VE TİC. LTD. ŞTİ. Olan ve davacı ...'a ... ... ... Tarafından teslim edilen ... Bankası T.A.O. Üsküdar Şubesine ait 0045001 numaralı 25/03/2021 tarihli 20.000,00-TL çekin" yetkili hamil olan davacı rızası hilafına hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebiyle İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...esas dosyasından icra takibine konu edilen çekle ilgili kim tarafından yatırıldığına bakılmaksızın icra dosyasına ödenecek paraların İİK 72 ve ilgili maddeler uyarınca çekin yetkili hamilinin kim olduğu yönünden ihtilaf olduğundan davalılara ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, çekin yetkili hamilinin davacı olduğunun!/talep hakkının davacıda olduğunun tespitine, çekin kambiyo vasfına sahip olmadığı da gözetilerek davalı kötü niyetli/ağır kusurlu olduğundan davacının yetkili son hamili olduğu takibe konu çekin davacı ... lehine davalıdan istirdadına, ödenmişse parasının istirdadına, dava konusu hırsızlık sonucu çalınan çeki ve başkaca çekleri davalıların ele geçirdikleri sabit olduğundan, ceza soruşturması ve çek iptali davası derdest olduğundan davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı lehine alacak miktarının 9920'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. H.D. 2021/962 E.-2021/1418 K. Sayılı 08.07.2021 tarihli kararında belirtildiği üzere Menfi Tespit Davalarında her durumda, teminat karşılığında tedbir kararı verilemeyeceğinin öngörüldüğü; ayrıca İhtiyati tedbirin şartları, tedbir talebi , ihtiyati tedbir kararında bulunması zorunlu olan hususlar ve diğer hususların Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlendiği; HMK.nun 390/3 maddesine *Tedbir talep eden taraf,' dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası "yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. " kanunun aradığı ihtiyati tedbir sebebinin ise, Ya “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hâle gelmesi 'Veya 'gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâli... ' dir, İhtiyati tedbir karan verilebilmesi için bu iki koşuldan birinin varlığı zorunlu olmasına karşın yeterli olmadığını; bu koşullardan birinin varlığını ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yeterli hale getiren ise davacının, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi zorunluluğu olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun “İhtiyati tedbir kararı” başlıklı 391/2-b maddesine göre, kararda “Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı" nın gösterilmesinin zorunlu bulunduğunu, teminatın amacının aleyhine tedbir kararı verilenlerin, bu tedbir kararının uygulanması nedeniyle uğrayabilecekleri zararın telafisini güvenceye almak olduğunu, huzurdaki bu davada davacının (borçlu), davalı müvekkilinin ise alacaklı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmaması veya değiştirilmemesi ve davanın da lehine sonuçlanması durumunda, hükmün kesinleşmesine kadar alacağını tahsil edemeyecek olması nedeniyle mağdur (zararlı) olacak olanın davalı müvekkili olduğunu, Kanunun her iki taraf için de hazırlandığı ve sadece davacı (borçluyu) korumaya yönelik olmadığının da açık olduğunu, HMK.nun 395/1.maddesine göre, aleyhine ihtiyati tedbir karan verilen kişinin mahkemece kaldırılmasına karar vermesinin mümkün bulunduğunu, davalının iddialarının aksine dava konusu çekin çalındığı hususunun ispat edilemediği; davacı her ne kadar söz konusu çeklerin kasadan çalındığını iddia etse de buna ilişkin savcılık şikayeti tutanağından başka herhangi bir belge ibraz etmediği ve ilgili çekleri kargo firmasına teslimine ilişkin dosyaya ispata yarar bir belge sunmadığını, davacının, basiretsiz ve ağır kusurlu davranışıyla oluşan zarardan tek başına sorumlu olduğunu, davacı yanın, dava konusu çekin çalınması suretiyle zayi edildiği iddiasının hayatın olağan akışına oldukça aykırı olup çek zayi davalarının büyük çoğunluğunun iş bu sebeple açıldığını, çeklerin kargo şirketleri tarafından dahi kabul edilmediği bilinmesine rağmen görülmekte olan çoğu davada çeklerin kargoda çalındığının iddia olunduğunu, bu hususun kötüniyetli davacıların sıklıkla başvurduğu ve çalındığını kesin delillerle ispat edemedikleri bir yol olduğu; bu iddiaların hukuken korunmasının mümkün olmadığı; davacı şirket açısından ağır kusur teşkil eden bir fiilin söz konusu olduğunu, bu sebeple davacı taraf kusurlu eylemiyle zarar oluşumuna tek başına sebebiyet verdiğini, bu sebeple davacının, oluşan zararın tamamından tek başına sorumlu olduğunu, TTK ilgili hükümleri uyarınca İyi niyetli meşru hamil olan müvekkiline karşı iş bu davanın dinlenemeyeceğini davacı tarafın ağır kusuru ile oluşan zarardan sorumlu olacağının yer verilen yüksek mahkeme kararlarıyla da sabit olduğunu, çekin iktisabında müvekkiline atfedilebilecek kötü niyet ve ağır kusur bulunmadığını, TTK m. 790; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır ..." seklinde hükmü uyarınca yetkili hamil olduğunu, yine TTK.m. 792.'nin “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür ” şeklindeki hükmü uyarınca da meşru hamil olduğunu, dava konusu çekin iktisabında müvekkilinin kötü niyeti veya ağır kusuru bulunmadığını, davacı tarafın çekin zayi ediliş şekline ilişkin beyanları bir an için kabul edilse dahi, davacının bu sonucun oluşmasına kendi fili ile sebebiyet verdiği, ancak asıl zarar görenin bugün itibarıyla alacağına kavuşamayan müvekkili olduğunu, davacının, müvekkili şirketin kötüniyetli ve ağır kusuru olduğunu kesin delillerle ispat etmek zorunda olduğu; alacağına kavuşamayan müvekkilinin yukarıda metni yer alan kanun maddesi uyarınca iyi niyetli meşru hamil olduğunu, müvekkilinin, çeki elinde bulunduran hamil sıfatıyla çeki edinme sebebini kanıtlamakla dahi yükümlü olmadığını, davacının çek iptali davası açıldığına yönelik itirazının da yersiz olduğu; sözü edilen davanın muhatabının müvekkili olmadığı; işbu davanın tek taraflı olarak açılmış çek iptali davası olduğu; müvekkili şirketin yetkili hamil olup kendisinin taraf olmadığı ve hasımsız olarak açılan dava sonucunda çekin iptaline dahi karar verilmiş olsa bu durumun alacaklı olan müvekkilinin takip hakkını etkilemeyeceği gibi ihtiyati haciz kararı alınmasına da engel olmadığını beyanla; tedbir kararının kaldırılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafın İİK.m. 72 uyarınca % 20'den az olmamak üzere tazminat ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çekin davacının rızası hilafına elden çıktığı dosyamız arasına celp edilen savcılık dosyasından anlaşılmaktadır. Davacının çekin yetkili hamili olup olmadığının tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bu kapsamda davalılar Hüseyin ve ...'in ticari defter ve belgelerini ibraz etmemeleri üzerinde sadece davacı ve davalılardan ... ...'in ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafından ticari defter ve kayıtlarına göre dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ispat edilmiştir. Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre TTK'nın 792. maddesine göre çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Davacı vekili tarafından huzurda görülen davanın davalıları aleyhine menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açılmış olduğunun belirtilmesi üzerinde bilgileri verilen bir kısım dosyalar dosyamız arasına celp edilmiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar hakkında menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açıldığı tespit edilmiştir. Yapılan sorgulamaların incelenmesinde davacı tarafından davalılar aleyhine; Bakırköy 6. ATM'nin 2021/515 E, Bakırköy 7. ATM'nin 2021/387 E, Bakırköy 2. ATM'nin 2021/487 E, Bakırköy 1. ATM'nin 2021/492 E, Bakırköy 3. ATM'nin 2021/520, 2021/746, 2021/482 Esas, Bakırköy 2. ATM'nin 2021/554 E dosyaları ile menfi tespit ve istirdat istemli olarak davaların açıldığı, davalara konu çeklerin aynı ya da benzer nitelikte ciro silsileleri ile davalılardan ... ...'e geçtiği tespit edilmiştir. Yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar aleyhine farklı davacılar tarafından farklı hırsızlık olaylarına dayanılarak menfi tespit ve istirdat davası açıldığı görülmüştür. Her ne kadar davalı ... ... tarafından dava konusu çekin meşru hamili olduğu iddia edilmiş ise de; huzurda görülen davanın davalılarının, farklı hırsızlık olayları yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralarak son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği; bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu; ayrıca davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve hırsızlık sonucu rızası hilafına çekin elinden çıktığı mahkememizce kabul edilerek tüm davalılar bakımından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından tüm davalılar bakımından çekin istirdatı talep edilmiş ise de istirdat davasının çeki elinde bulunduran kişiye karşı açılmasının gerekmesi karşısında davalılar Hüseyin ve ... Triko bakımından davacının istirdat talebinin reddine, diğer davalı ... ... bakımından ise istirdat talebinin kabulüne karar verilerek "DAVANIN KABULÜNE, İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına takibe konu edilen; Keşidecisi ... YAPI SAN VE TİC. LTD. ŞTİ. Olan, ... T.A.O. Üsküdar Şubesi'ne ait 0045001 numaralı 25/03/2021 tarihli 20.000,00-TL çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, Dava konusu çekin davalı ... ...'ten istirdadı ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olması nedeniyle istinafa başvurulduğunu, davacının, iyi niyetli meşru hamil olan müvekkiline karşı TTK m. 687 uyarınca, hırsızlık dahil hiçbir ihtilafı def'i olarak ileri süremeyeceğini ve bu durumun kıymetli evrak hukukunun temel prensibi olan mücerretlik ilkesi gereği olduğunu, işbu davada ispat yükünün müvekkilinde olmadığını, aksine davacının, müvekkilinin çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini ispatlaması gerektiğini, ancak bu hususu ispat edemediğini ve Yargıtay kararlarının da ispat yükünün davacıda olduğu yönünde olduğunu, Yerel Mahkemece davalı müvekkilinin ağır kusurlu olduğuna dair yapılan tespitin, ülkemizdeki ileri tarihli çek uygulaması ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin çeki ticari ilişki sonucunda aldığını ve çalıntı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacının çeki çaldırdığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davacının kendisinin ağır kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiğini, bu sebeplerle iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı davanın dinlenemeyeceğini ve Yerel Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının ticari defterlerinin lehine delil kabul edilemeyeceğini, davalının lehine delil teşkil etmeyen ticari defterlerinin gerçek olmayan kayıtlar içerdiğinin sabit olduğunu, bilirkişi raporlarının da bu hususları tespit ettiğini, davalının dava konusu çekin ticari ilişki kapsamında ellerinde olduğunu savunduğundan ticari ilişkiye konu mal teslimini de ispatlaması gerektiğini, davalı firmanın kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, iyi niyetli yetkili hamil olmadığını, dava konusu ile ilgili aynı mahiyetteki Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki ve Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davalarında kabul kararı verildiğini, davalının ağır kusurlu olduğuna hükmedilidğini, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili, 25/12/2020 tarihinde müvekkilinin adresinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, yaklaşık 50 adet müşteri çekinin çalındığını, bu çeklerden biri olan 25/03/2021 vadeli, 20.000 TL bedelli, keşidecisi ... Yapı Ltd. Şti. olan çekin rıza dışında elinden çıktığını, üzerinde ödemeden men kararı bulunduğunu ve davalı ... ... tarafından kötü niyetle icra takibine konu edildiğini davalı şirketin daha önce çalınan başka çekleri de elinde bulundurmasının tesadüf olmadığını, kötü niyetli ve ağır kusurlu hamil olduğunu, aralarında ticari ilişki bulunmadığını, ciro silsilesinin göstermelik kişiler üzerinden düzenlendiğini, bu nedenle çekin yetkili hamilinin davacı olduğunu ileri sürerek borçlu olunmadığının tespitine çekin istirdadına ve ödenmişse bedelinin iadesine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ise, davacının hırsızlık iddiasını somut delillerle ispatlayamadığını, müvekkilinin ciro zincirine dayanarak TTK m.790 uyarınca yetkili ve meşru hamil olduğunu, kötü niyet veya ağır kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini, ayrıca davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında, davalı ... ... şirketi tarafından davacılar aleyhine, ... Bankası Üsküdar Şubesi'ne ait, 0045001 nolu, 25/03/2021 tarihli, 20.000,00 TL bedelli keşidecisi ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. Olan çek nedeniyle kambiyo takibi yapıldığı görülmektedir. Takip konusu çekin incelenmesinde; ... Bankası Üsküdar Şubesi'ne ait, 0045001 nolu, 25/03/2021 tarihli, 20.000,00 TL bedelli keşidecisi ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. Olduğu, Yusuf ...–... Metal lehine düzenlendiği, sırasıyla lehtar , ..., ..., ... Triko, ... ... tarafından ciro edildiği, ibrazında ödeme yasağı sebebi ile işlem yapılmadığı anlaşılmıştır. Mali bilirkişi raporunda; dava konusu 25.03.2021 tarihli, 045001 numaralı, 20.000 TL bedelli çekin, Yusuf ...–... Metal tarafından ...’a verildiğinin , davacının ticari defter ve BA–BS formlarından anlaşıldığını , davacı ... ile kendisinden sonraki ciro sahibi ... arasında herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığını, çekin ...’a verilmesine dayanak bir alım-satım bulunmadığını, ... ve ... Triko şirketi herhangi bir defter veya belge ibraz etmediğinden, bu kişiler yönünden ticari ilişki olup olmadığı tespit edilemediğini, ... ... firmasının defter ve BA–BS formlarında ise çekin, ... Triko’dan ... ...’e ticari ilişki çerçevesinde verildiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. TTK'nın 792. maddesinde , " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemesi mevcuttur. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Davacının dava konusu çekten kaynaklanan sorumluluğundan kurtulabilmesi için çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. İspat yükü üzerinde olan davacı kötüniyet ve ağır kusuru her türlü delil ile ispatlayabilir. Somut olayda, benzer uyuşmazlık nedeniyle istinaf daireleri önüne gelen çok sayıda dosyada çalınan ve sahte imza ile piyasaya sürülen çeklerin davalı ... ... şirketi tarafından ibraz edildiği ve icra takibine konulduğu görülmektedir. Davacı ... tarafından aynı davalılara karşı çalınan çekler içinde bulunan bir başka çek için açılan dava sonunda davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi İstanbul BAM 12.H.D'nin 2022/920 - 2025/517 sayılı kararı ile yapılmış olup, 28.03.2025 tarihli kesin olarak verilen kararda " çekin davacının uhdesindeyken hırsızlık sonucu elinden çıktığı, davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle aynı davalıya geçtiği ve davalı ... ... ... Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’ta yapılan tespitler itibariyle, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Ayrıca davaya konu olayın şekliyle çok benzer şekilde hırsızlık veya kaybolma olayları kapsamında davalı ... ... ... Ltd. Şti.'nin eline geçmesi nedeniyle anılan davalıya karşı açılmış çok sayıda menfi tespit ve/veya çekten kaynaklanan davalarda kararlar verildiği ticari hayatın gerekleriyle uyuşmayan bu durum UYAP'tan yapılan incelemede belirlenmiştir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalı ... ... ... Ltd. Şti.nin, hem davaya konu olaya ilişkin hırsızlık kapsamında çalınmış çekleri aynı ciro silsilesiyle hem de lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun hırsızlık olayı ve sonrasında yapılan ciroların bir organizasyon içinde yapıldığının kabulü gerekir. Söz konusu çekin davalı ... ... ... Ltd. Şti.'nin kayıtlarında yer alması ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği hususların araştırılması da sonuca etkili değildir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece menfi tespit isteminin tüm davalılar, çekin istirdatı isteminin ise sadece davalı ... ... ... Ltd. Şti. açısından kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... ... ... Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." denilmiştir. Yine Dairemizin 09.10.2025 tarihli, 2023/606 Esas- 2025/1275 saylı ilamında; Davacı ... tarafından aynı davalılara karşı çalınan çekler içinde bulunan bir başka çek için açılan dava sonunda verilen kabul kararının istinaf incelemesi yapılmış ve " asıl ve birleşen davaya konu çeklerin davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, ciro silsilesinde davacıdan sonraki ciranta/ davalı ...'a ilişkin herhangi bir cari hesaba ve çek çıkışına rastlanılmadığı, davalılar ile ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun olmadığı, çeklerin davacının uhdesindeyken hırsızlık sonucu elinden çıktığı, davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle aynı davalıya geçtiği ve davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği, bunun üzerine UYAP’ta yapılan tespitler itibariyle, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği, benzer şekilde hırsızlık veya kaybolma olayları kapsamında davalı ... ... Ltd. Şti.'nin eline geçmesi nedeniyle anılı davalıya karşı açılmış çok sayıda menfi tespit ve/veya çekten kaynaklanan davalarda kararlar verildiğine ilişkin ticari hayatın gerekleriyle uyuşmayan bu durum UYAP'tan yapılan inceleme kapsamında belirlenmiştir. Tüzel kişi tacir olmakla TTK'nın 18/2 maddesi gereğince basiretli davranması gereken davalı ... ... Ltd. Şti'nin hem davaya konu olaya ilişkin hırsızlık kapsamında çalınmış çekleri aynı ciro silsilesiyle hem de lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmekte olup çeklerin davalı ... ... Ltd. Şti.'nin kayıtlarında yer aldığına ilişkin hususların araştırılmasının da sonuca etkili olmadığı kanaatine varılmıştır.... davalı ... ... Ltd. Şti.vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine" şeklinde karar verilmiştir. Dairemizin 2022/816 Esas- 2025/9 saylı ilamında da benzer hususlara işaret edilmiştir. YARGITAY 11. Hukuk Dairesi, 2020/5570 - 2021/4450 sayılı, tarihli 26.05.2021 kararı aynı yönde olup özetle ; " ilk derece mahkemesince, davalı şirket temsilcisi ve davalı şirket adına UYAP'ta yapılan incelemede benzer mahiyette birçok dosyasının bulunduğu, kargodan çalınan diğer çek ve bonoların da bir şekilde davalı şirkette toplandığı, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, nitekim dava konusu bonoyla birlikte çalınan diğer çeklerin de davalının eline geçtiği ve bu bonolardan dolayıda davalı şirketin Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... nolu dosyalar üzerinden takip başlattığı dolayısıyla bu işin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların davalı şirketin eline geçmesinin tesadüfi kabul edilmediği ve davalı şirketin kötü niyetli olduğu sonucuna varıldığı,.. davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı ... Kargo.. Ltd. Şti. hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği, bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı ... Kargo Nakliyat ve Lojistik Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. ..ONANMASINA"Dosya kapsamına göre, davacının şikayeti üzerine Bakırköy CBS'nin 2020/111766 soruşturma sayılı dosyasında çalınan çeklerle ilgili soruşturma yürütüldüğü, UYAP ortamından yapılan sorgulama ile görüldüğü üzere , çalınan/ kaybolan çeklerin aynı veya benzer ciro zinciriyle davalıya geçmesi,davalı ... ... aleyhine benzer yönde birçok dava açılmış olması dikkate alındığında çekin davalı tarafından iyiniyetle iktisabından bahsedilemeyeceği, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin de kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulü kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu , davalı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2022 tarih ve 2021/767 E., 2022/1194 K. sayılı kararına karşı davalı ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 341,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,74 TL harcın davalı davalı ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025