T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/758
KARAR NO : 2025/1391
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 31/01/2023
NUMARASI : 2019/76 E. - 2023/20 K.
DAVACI/BİRLEŞEN 2019/84 ESAS SAYILI DOSYADA DAVALI
DAVALI/ BİRLEŞEN DOSYADA DAVACI
ASIL DAVANIN KONUSU: Faydalı Modele Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması
BİRLEŞEN DAVA KONUSU : Faydalı Modelin Hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından verilen dava dilekçesinde davacıya ait 2011/10231 tescil numaralı faydalı modelin davalı tarafça ihlal edildiği, Davacının faydalı modeline konu buluşun hem tasarımı hem de fonksiyonel açıdan birebir aynısı olan ve davalı tarafından kullanılan ürünlerin tüketici tarafından ayırt edilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafa ait ürünün davacının tescilli faydalı modeline konu ürünün muadili olduğunu, iki tarafa ait ürünün de aynı sektörde kullanıldığını, davacının tescilli faydalı modeline konu ürününün kopyalanmak suretiyle ticari faaliyetine konu edinen karşı tarafın tecavüz eylemlerinin işbu davanın ikame edilmesi zarureti doğurduğunu, Davalı firmanın, davacı firmanın hak sahibi olduğu faydalı modele konu ürünün birebir aynısını taklit ederek ürettiğini, satışa sunduğunu ve ticari faaliyete konu ettiğini tespit etmesi üzerine davacının hemen yasal yollara başvurarak delil tespiti yoluna gittiğini, İstanbul Anadolu 1 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2019/20. D. İş numarasına kayıtlı dosyada, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda da sabit olduğu üzere davalı tarafça davacının tescilli faydalı modeline tecavüzün gerçekleştiği yönünde bir rapor tanzim edildiğini, davacı tarafından ilk defa piyasaya sürülmüş ve tescil edilmiş bulunan faydalı modele konu buluşun davacı tarafından piyasaya sürülmekte olduğunu ve davalı tarafın ise davacıya ait faydalı modele konu ürünü taklit etmek suretiyle tecavüze konu edecek şekilde kullanmakta olduğunu, söz konusu durumun inşaat mühendisi ve patent vekili bilirkişilerden oluşan bir heyet ile de tespit edildiğini, davalının TTK 54 vd yer alan maddeler kapsamında haksız rekabet teşkil eden eylemleri doğrultusunda, aynı zamanda haksız rekabet eden bu fiiller sebebiyle davacının TTK uyarınca da tazminat talep etme hakkı bulunduğunu keza karşı tarafın ticari defterlerinin incelenerek de tazminat miktarının belirlenmesi gerekeceğini beyan ederek; davalının, davacının faydalı model tescil ve başvurulan kapsamında yer alan ürün veya hizmetler üzerinde tek başına yahut sair tali unsurlarla birlikte kullanmasının, davacı aleyhinde faydalı model tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, faydalı model tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının, davacının faydalı modelinin tescil ve başvuruları kapsamında yer alan ürün veya hizmetler üzerinde tek başına yahut çeşitli tali unsurlar ile birlikte ürünlerinde, hizmetlerinde, reklam ve tanıtımlarında, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta, faturalar ve benzeri ticari dokümanlarda kullanmasının önlenmesine, davalının faydalı modele tecavüz teşkil eden ürünleri tek başına yahut çeşitli tali unsurlar eşliğinde kullanarak ticaret yapmaktan işbu ürünleri tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürün ya da hizmetleri satmaktan, sağlamaktan, satışa arz etmekte, ithal ya da ihraç etmekten, elde bulundurmaktan, satışa arz etmek üzere depolamaktan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmaktan men edilmesine, Davalının faydalı modele tecavüz teşkil eden ürünlerinin, davacının faydalı model tescil ve başvurulan kapsamında yer alan ürün veya hizmetler üzerinde tek başına yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullandığı ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve benzeri her ticari evrakın toplanması, dava sonuna kadar emin bir yerde muhafaza altına alınması ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhası hususunda esasen da karar verilmesine, davacının, davalının sebep olduğu faydalı model tecavüzü ve haksız rekabeti sebebiyle uğradığı fiili zarar ve yoksun kaldığı kazanç nihai yargılama faaliyeti ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği için şimdilik 5000 TL olmak kaydıyla (belirsiz alacak davası) maddi tazminata hükmedilmesine, davacının, davalının hukuka aykırı fiilleri sebebiyle yoksun kaldığı kazancın, faydalı model hakkına tecavüz edenin, faydalı model kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre hesaplanmasına, yer alan talebe göre bir hesap yapılmasında sıkıntıya düşülmesi halinde terditli olarak marka hakkına tecavüz edenin, faydalı modelin bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre ayrı hesaplanmasına karar verilmesine, Davacının, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabeti sebebiyle uğradığı Manevi zarar karşılığında, davalı tarafından 5000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesine, İstanbul Anadolu 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20191 20 D. İş Sayılı dosyası gereğince verilen tedbir kararının devamına karar verilmesine, Dava sonunda verilecek gerekçeli kararın hükmün kesinleşmesini müteakip Masrafları davalıdan alınarak Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dosyadaki tazminat talepleri yönünden dosya tefrik edilerek mahkemenin 2019/80 esas numarasını almakla, HMK'nın 114/2 yollaması ile HMK 115/2 gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından linkleri koyulmuş olan firmaların uzun yıllar öncesinden davacının birebir kopyalayarak ürettiği ve Türkiye'de Tekel oluşturmak maksatlı Olarak Faydalı Model Belgesi aldığı ürünleri ürettiğini ve pazarlamasını yaptığını, Faydalı modelin, başvuru tarihinden önce Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise yeni olmadığını, Davacının 2011 veya 2012 yılında üründe tekel olmak için haksız olarak almış olduğu faydalı Model belgesinin Türkiye'de uzun yıllardır Sabiha Gökçen Havalimanı dahil olmak üzere birçok Devlet kurumunun yapımında kullanıldığını, çok eski tarihli ...bao hu bu... firmasının Patent Belgesinde görüleceği üzere kopya olduğunu, bu belgenin Türkçe çevirisinin mahkemeye sunulduğunu beyan ederek; davacı adına - tescilli 2011/10231 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, adreste bulunan malları üzerine İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ihtiyati tedbirin ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı/birleşen dosyada davacı vekili 2019/84 esas sayılı birleşen dosya kapsamındaki dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14/02/2014 tarihinden itibaren kurduğu ...Kalıp İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limitet isimli şirketi ile Büyük İnşaat Firmalarına Dünyada yaygın olan plastik ve başka çeşit ham maddelerden üretilen Kaset Kalıp tedariki yaptığı. Şimdiye kadar davalı şirketin ürettiği kaset kalıplar dahil olmak üzere Türkiye’de piyasada üretilen kaset kalıplarla ticaretini sürdürmekte iken, aracılığını yaptığı ürünlerin yarattığı sıkıntıları gördüğü, bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesinde çeşitli testler ile bulduğu buluş için 02/10/2018 tarihinde Türk Patent Enstitüsü’ne faydalı model belgesi için başvuru yaptığını, Davalı şirketin 04/04/2002 yılında kurulduğu, dünyada yıllardır kullanılan Kaset Kalıbı aynen olduğu gibi kopyalayarak 14/10/2011 tarihinde başvuru yapıldığı, Türk Patent Enstitüsü’nden 23/07/2012 tarihinde faydalı model belgesi alındığı, davalının üretimini yaptığı ve faydalı model belgesi ile koruma altına aldığı plastik kaset kalıplar dünyada ve Türkiye’mizde yıllardır kullanılmakta üretilmekte ve satışa sunulmakta olan plastik kaset kalıplar birebir kopyası olup her hangi bir yeniliği, ayırt edici bir unsuru bulunmadığı. Davalı adına tescilli 2011/10231 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2019/76 esas, 2023/20 karar sayılı, 31/01/2023 tarihli kararı ile; "KARŞI DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
ASIL DAVANIN REDDİNE, " karar vermiştir.
İSTİNAF:
Asıl dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 2011/10231 tescil numaralı faydalı modelinin sahibi olduğunu, davalı tarafça, davacı müvekkili adına tescilli bulunan bu faydalı model haksız bir şekilde kullanılarak, davacı müvekkilin sınai haklarına tecavüz edilmekte ve haksız rekabette bulunulduğunu, davalı tarafın, davacı müvekkilin faydalı modeline tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulması, önlenmesi ve giderilmesi ile haksız rekabetlerinin önlenmesi talep edildiğini, bilirkişi raporu ile davalı tarafın, daha önce davacının ürünlerini tedarik ettiği, ardından da davacı müvekkilin ürünleri ile iltibas oluşturacak şekilde üretim yaparak bu ürünleri aynı alandaki müşterilere sattığı hususlarının tespit edildiği belirtildiğini, söz konusu bilirkişi raporlarında, davalı tarafın tespit edilen bu fiilleri ile davacı müvekkile karşı haksız rekabette bulunduğu tespit edildiğini, davacı müvekkili markasının hükümden düştüğü bu sebeple taraflarının haksız rekabet talebi hususunda asıl davanın red edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin işbu davaya konu Faydalı Modeli Türkiye'de ilk kullanan firma olduğu, davaya konu faydalı modelin Türkiye' de üretimi ile ilgili çok büyük emek ve sermaye harcadığını beyan ederek, Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31.01.2023 tarihli 2019/76 E 2023/20 K sayılı, tarafça açılan asıl davanın reddine dair verilen kararın kaldırılarak, tarafça açılan asıl davanın kabulü şeklinde yeniden hüküm kurulmasına davalının, müvekkilin faydalı model tescil ve başvuruları kapsamında yer alan ürün veya hizmetler üzerinde tek başına yahut sair tali unsurlarla birlikte kullanmasının, müvekkili aleyhinde faydalı model tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, faydalı model tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının, müvekkilin faydalı modelinin tescil ve başvuruları kapsamında yer alan ürün veya hizmetler üzerinde tek başına yahut çeşitli tali unsurlar ile birlikte, ürünlerinde, hizmetlerinde, reklam ve tanıtımlarında, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta, faturalar ve benzeri ticari dokümanlarda kullanmasının önlenmesi, davalının “faydalı modele tecavüz teşkil eden ürünleri tek başına yahut çeşitli tali unsurlar eşliğinde kullanarak ticaret yapmaktan, işbu ürünleri tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürün ya da hizmetleri satmaktan, sağlamaktan, satışa arz etmekte, ithal ya da ihraç etmekten, elde bulundurmaktan, satışa arz etmek üzere depolamaktan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmaktan men edilmesi, davalının faydalı modele tecavüz teşkil eden ürünleri, müvekkilin faydalı model tescil ve başvuruları kapsamında yer alan ürün veya hizmetler üzerinde tek başına yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullandığı ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın toplanması, dava sonuna kadar emin bir yerde muhafaza altına alınması ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhası, hususunda esastan karar verilmesini, dava sonunda verilecek gerekçeli kararın hükmün kesinleşmesini müteakip masrafları davalıdan alınarak Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava; davacının 2011/10231 tescil numaralı faydalı model belgesine konu plastik döşeme betonarme kalıplarına yönelik olarak tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, kaldırılması, birleşen dava ise davacı adına tescilli 2011/10231 numaralı faydalı modelin yenilik özelliği bulunmadığından bahisle hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle asıl dava dosyası yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 10/01/2017 tarihinde yürürlüğü girmiş olup asıl dava yönünden SMK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği görülmüştür. Bununla birlikte SMK'nın "551, 554, 555 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin hükümlerinin uygulanması" başlığını taşıyan geçici 1.maddesinin (2) fıkrasının ilk ve üçüncü cümleleri, "Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır, patent ve faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır" şeklinde düzenlenmiş olup dava konusu faydalı modelin hükümsüzlüğü istemiyle açılan birleşen davada, başvuru tarihinde geçerli olan mülga 551 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, anılı KHK'nın 156. maddesi gereğince yenilik özelliğinin olup olmadığının incelenmesinin gerektiği anlaşılmıştır. Dosyanın tetkikinde; davacı adına tescilli dava konusu 2011/10231 tescil numaralı faydalı modelin 10 yıllık koruma süresinin yargılama sırasında tahkikat aşamasında 14/10/2021 tarihinde sona erdiği, ilk derece mahkemesi tarafından birleşen dava konusu faydalı modelin hükümsüzlüğü istemi yönünden davanın konusuz kaldığı tespitine varıldığı görülmüştür. 551 sayılı KHK'nın 165. maddesi gereğince faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, koruma süresinin devamınca talep edilebilmektedir. Dolayısıyla birleşen dava konusu faydalı modelin koruma süresi yargılama sırasında sona ermekle hükümsüzlük istemi yönünden birleşen davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Faydalı modele tecavüz istemlerinin karara bağlanması bu belgelerin hükümsüzlüğü konusunda açılmış olan davanın neticesine bağlı olduğundan öncelikle hükümsüzlük koşullarının birleşen dava tarihi itibari ile mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Teknik inceleme kapsamında ise dava konusu faydalı modelde 1 bağımsız 6 bağımlı olmak üzere 7 istem bulunduğu görülmüş olup bu kalıp sistemlerinin davacının “Faydalı Model Belgesi “tarihinden çok önceden aynı veya çok benzer malzemelerin Dünya ve Türkiye'de kullanıldığının sektörün uzmanları tarafından bilindiğine işaret edildiği gibi delil olarak dayanılan Çin Halk Cumhuriyetinde tescilli CN ... U faydalı model olduğu, başvuru tarihinin 11.04.1985 olduğu, başvuru sahibinin Türkiye’de Çevre Bakanlığı’na karşılık gelen Devlet Kurumu olup istemlerin çevirisinden buluşun davacıya ait 2011/10231 tescil numaralı faydalı model ile aynı sorunu çözdüğü, bu faydalı modelin davacıya ait faydalı model ile aynı kapsamda olduğu, aynı işlevde olduğu ve ana istem bakımından örtüştüğü, 2011/10231 tescil numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğünün istenebileceği kanaatine varılmıştır. Bu tespitin aksini gösterir bir delilin bulunmadığı saptanmıştır. Bu kapsamda davaya konu faydalı modelin bilirkişi raporuna göre tescilden önce piyasada benzerlerinin mevcut olup kullanılıyor olması sebebiyle hükümsüz kılınması gerektiği anlaşıldığından ve hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olduğundan, davacının SMK'nın faydalı model hükümlerine dayanarak hak talep edemeyeceği bu sebeple faydalı modele tecavüzden bahsedilemeyeceği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulü isabetli bulunmuştur. Son olarak SMK kapsamında koruma talep edemeyen davacının, TTK kapsamında haksız rekabet hükümleri kapsamında hak iddiasına cevaz verilip verilemeyeceği meselesi tetkik edilmiştir. TTK kapsamında görüldüğü üzere haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez. Böyle bir üstün hakkın varlığının kabulü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez. İstikrar kazanan Yargıtay içtihatlarında yukarıdaki şekilde açıklanan ilkelere göre somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacının yenilik vasfı taşımayan ürününe ayırt edicilik kattığının, büyük emek ve para harcayarak Türkiye'de tanıttığının ve davalı tarafça da bu ayırt edicilikten istifade edildiğinin dosya kapsamındaki delillerle kanıtlanamadığı kanaatine varılmış, bu nedenle somut olayda haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 31/01/2023 tarih ve 2019/76 E. 2023/20 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025