T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/749 Esas
KARAR NO : 2025/1337
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/02/2023
NUMARASI : 2021/122 E. - 2023/30 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin kurulduğundan beri "..." markalarıyla dondurma piyasasında faaliyet gösterdiğini, davacıya ait "..." seri markalarının en eskisi 1984 yılından beri olmak üzere Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğunu aynı zamanda tanınmış marka olarak da tescilli olduğunu, davacı markalarının bir kısmının T/00085 başvuru nosu ile 99'uncu sınıfta "...", 2011/62032 no ile 29.07.2016 tarihinde "..." markası ile 30'uncu sınıfta, 2016/91933 no ile 16.11.2016 tarihinde "...Dondurması" markasıyla 29, 30, 32'nci sınıflarda, 2016/42194 no ile 10.03.2016 tarihinde "..." markasının 29, 32'nci sınıflarda tescil edildiğini, davacının 1998 yılında tahsis edilen www...com.tr internet sitesi ile faaliyet gösterdiğini, site görselleri ve reklam çalışmalarına ilişkin görsellerin dava dilekçesi ekinde sunduğunu, davacıya ait "..." markasının T/00085 no ile Türk Patent ve Marka nezdinde tanınmış marka listesinde yer aldığını, davacının "..." seri markalarının aynı zamanda ... nezdinde tescilli olduğunu, "... ..." markasının 29, 30, 32'nci sınıflarda ... no ile ve "..." markasının 29, 30, 32'nci sınıflarda 009983 no ile tescilli bulunduğunu, davalının "..." ibareli ürünlerinin 25.03.2021 tarihinde fiş karşılığı satın alındığını, davalı ürünlerinin zincir marketlerde ve internet vasıtasıyla da satışa sunulduğunu, bu durumun tanınmış "..." marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, ihtiyati tedbir talebi ile birlikte davacının önceki tarihli tanınmış "..." marka haklarını ihlâl eden ve rekabet oluşturan fiilinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi durumun ortadan kaldırılması, verilecek kararın tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilânına karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak yetki, hak düşürücü süre/zamanaşımı bakımlarından itirazlarda bulunmuşlar, esas bakımından davalının tescilli "..." ibareli markalarını nizasız ve fasılasız olarak 2011 yılından beri kullanarak ayırt edici nitelik kazandırıldığını, davalı markaları ile davacı markalarının benzer olmadığını, markaların yazılış ve söyleniş olarak birbirlerinden farklı ve ayırt edici olduğunu, davacı markalarının tanınmış olmasının huzurdaki dava kapsamında etkisi ve anlamı bulunmadığını, davalının "..." markalı ürünlerinin bilinçli tüketici kitlesine sahip olan ...'da uzun yıllardır satışa sunulduğunu, tüketici nezdinde tanınmış ve bilinmiş hale geldiğini, ayrıca https://www.tazedirekt.com/ sitesinde uzun yıllardır online satışı yapıldığını, davacının kötü niyetli olup davalı aleyhine sürekli olarak davalar ikame ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; davacının "... + şekil" markası ile davalının "..." markası bir bütün olarak incelendiğinde farklı oldukları, Davacının "..." markasının şekille birlikte tescil edilmiş olması, davalının "..." markasının ise farklı harflerle (OS) sonlanması görsel, işitsel yönlerden farklılık oluşturmaktadır. Dosyaya sunulu numuneler ve ticari takdim şekli incelendiğinde ise; her iki ürünün yer aldığı ürün kabının biçimlerinin farklı olduğu , Davacıya ait tasarım daha kısa, geniş silindir biçiminde ve şeffaf bir kapaktan oluşurken, davalıya ait tasarım alt kısımda daire kesitli yükselip üst tarafta daralan bir yapıda cam malzemeli ve koyu renkli silindir standart bir kapaktan oluştuğu, Ambalajlar üzerindeki marka ve grafik kullanımlar incelendiğinde ise : Davacı tarafa ait tasarımın tamamının görsel bir arka plandan oluştuğu, bu arka planın kahve rengi ve beyaz renklerden oluştuğu, beyaz bölümde uçuşan çikolata parçacıkları bulunmakta, etiketin orta üst bölümünde kırmızı renkle "..." ve yazının üstünde ise ... hayvanının siyah beyaz görselinin bulunduğu, orta bölümde "MAXİ" , alt kısımda "CUP" yazısı bulunduğu görülmektedir. Davalıya ait ürün etiketi incelendiğinde, cam ürün kavanozunda ayrıca şeffaf bir bölüm olduğu, bu bölümün ürünün tamamını kaplamamakta, açık ve koyu kahve renkli şeritli arka planda , koyu kahve renkli orta bölümde "..." yazısı ve alt kısımda sütlü kahve tonunda "... ÇİKOLATALI DONDURMA" metninin yer aldığı anlaşılmıştır. Her iki markada ve üründe Kullanılan yazı karakterleri, büyüklükleri, ürün tasarımları, markaların ürün üzerinde yerleştikleri konum görselle dikkate alındığında; olarak çok farklı olarak algılanmaktadır.
HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli iki heyet raporu gözetildiğinde davacı tarafa ait marka ve ambalaj kullanımı ile davalı tarafa ait ambalaj ve marka kullanımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları , somut olayda davalının kötüniyetle hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, davalının eyleminin davacının tanınmış markasına yakınlaşmak suretiyle hareket ettiği ve tanınmış markanın itibarına zarar verdiği yönünde de bir delil bulunmadığı, davalı markasının ve kullanımının 2011 yılında oluşturduğu ... ibareli markanın devamı niteliğinde bir kullanım olması nedeniyle somut olayda SMK 155 maddesinin uygulama koşulların da bulunmadığı, somut olayda haksız rekabet ve marka hakkını ihlal teşkil eden keza tedbir kararı verilmesini gerektiren bir husus bulunmadığından, " Davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka olarak tescilli ... markalarının uzun yıllardır hak sahibi olduğunu, davalı tarafından TÜRKPATENT nezdinde dondurma ürünlerini de kapsayacak şekilde dosyalanan ... başvuru numaralı başvuruya karşı ... markasından haberdar olmuş ve başvuruya itiraz ettiklerini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkili şirket tarafından bilirkişilik listesine kayıtlı marka vekili bilirkişi tarafından hazırlanan uzman görüşü dava dosyasına sunulduğunu, bu uzman görüşü mahkemece irdelenmeden davalarının usulsüz şekilde reddine karar verildiğini,Müvekkilinin davalı kullanımlarından marka başvuru tarihi itibariyle haberdar olduğunu, bu itibarla müvekkilinin davayı açmada sessiz kaldığı ve dava hakkını yitirdiği yönündeki mahkeme kararının hatalı olduğunu, 09.04.2021 tarihinde ihlale dayalı kullanımların durdurulması için söz konusu dava ikame edildiğini, bu davaya konu davalıya ait kullanımlar 2019/104660 başvuru numaralı markasına ilişkin olduğunu, gerekçeli kararda bahsi geçen 2011/66535 numaralı markasına ilişkin olmadığını, mahkemenin bu marka dahilinde yaptığı değerlendirmeye itiraz ettiklerini, davalı müvekkilinin sessiz kaldığını ileri sürmekten öteye gidemediğinden davalı bu iddiasını somut bir şekilde ispatlayamadığını, davalı yanın müvekkiline ait çok tanınmış ... markalarından habersiz olmadığını ve buna rağmen ayırt edilemeyecek derecede benzer ... markasını dondurma ürünleri üzerinde kullanmasının kötü niyetli olduğunu, mahkemece davalının kötü niyetli kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, Davalının ... ibareli kullanımlarının müvekkiline ait ... ibareli kullanımlarla karıştırılacağı ve bu nedenle müvekkiline ait marka hakkını ihlal teşkil edip haksız rekabet yaratacağını, ... markasının özellikle çocuklar tarafından tercih edildiği ve çocukların dikkat seviyelerinin yetişkinlere nazaran daha düşük olduğundan markaların karıştırılma ihtimalinin daha yüksek olacağını, müvekkiline ait marka tanınmış marka statüsünde olup SMK 6/5 kapsamında geniş korumadan yararlandığını ve bu hususun mahkemece irdelenmediğini, davalıya ait ... ibareli ürünler müvekkiline ait tanınmış ... markalı ürünler ile aynı emtia (dondurma ürünleri) üzerinde kullanıldığını, Mahkemece verilen karar doğrultusunda, müvekkilinin markaları ile iltibas halinde olan itiraza konu markanın kullanılması durumunda müvekkilinin markasının itibarının zedeleneceğini, zarar göreceğini, davalı müvekkilinin markalarından haksız kazanç elde edeceğinden mahkemece davanın reddini dair verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız,mesnetsiz ve hukuka aykırı istinaf taleplerinin ve başvurusunun reddini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek verilen kararın onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava konusu davacı adına kayıtlı markalara davacının tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler ..., Meryem Hürmüz 26/06/2021 tarihli bilirkişi raporlarında özetle ; ... firmasına ait https://www.tazedirekt.com web sitesinde ... Marka ürünlerinin tanıtım ve satışının yapıldığı, ... / ... Online firmasına ait https://www...com.trweb sitesinde de aynı şekilde ... Marka ürünlerinin tanıtım ve satışının yapıldığı, ... markasının kendisine ait "....icecream" instagram hesabınında ... markalı ürünler ile ilgili tanıtıcı fotoğraflar ve linkler incelenerek rapora eklendiğini, davacının ... numaralı başvurunun tanınmış marka olarak, 2016/62032, 2016/91933 ve 2016/42194 numaralı markaların ise “...SANAYİ VE TİCARET A.Ş.” adına tescilli markalar olduğu, davalı ... adına 2011/66535 numaralı “...”, 2019/104660 numaralı “...” ,2021/079784 numaralı “...” ,2021/082711 numaralı “...” ve 2021/083434 numaralı “şekil + ...” ibareli markaların incelendiğini, Dosya kapsamında fotoğraflanan, davalının satışa arz ettiği ürünler üzerinde yer alan - logo görselleri ile davacı firmaya ait markaların tescillendiği hali ile genel marka görünümü ve bütünsel açısından değerlendirildiğinde, markalar arasında, iltibas tehlikesinin bulunmadığı, Davalının ticari faaliyetlerinde kullandığı marka – logo görselleri ile, davacı firmanın tescilli markaları ile bir benzerlik bulunmadığı, dava dosyasına ekinde sunulmuş fotoğraflanan ürün görsellerinin davacı firmaya ait markalara tecavüz teşkil eder nitelikte olmadığı" belirtilmiştir. Davacı vekili 17.8.2021 tarihli marka vekili ...tarafından düzenlenen uzman görüşü sunmuş olup, uzman görüşünde özetle; davacı markasının tanınmış marka olduğunu, SMK 7/2-f kapsamında ve SMK 7/3-d kapsamında marka hakkını ihlal ve haksız rekabetin meydana geldiğini, SMK 155 madde dikkate alındığında davalının tescilli markasının bulunmasının sonuca etkili olmadığını, davalının bu markayı tesadüfen yarattığının söylenemeyeceğini bildirmiştir.Mahkemece, heyet raporu ve uzman görüşü arasında farklılık bulunması sebebi ile farklı bir heyetten rapordan aldırılmıştır.İkinci Bilirkişi heyeti Prof. Dr. ...,... 23/09/2022 tarihli bilirkişi raporlarında özetle ; her iki markanın marka ve ambalaj kullanımlarının farklı olduğunu, bilgilendirilmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel etkide farklı olarak algılandıklarını , davalının "..." markasının davacının "... + şekil" markasına tecavüz ve haksız rekabet fiili teşkil etmediğini" bildirmişlerdir.Davacının ... numaralı başvurunun tanınmış marka olarak ... ve şekil görseli ile (83824 şekil görseli) kayıt edildiği, keza 2016/62032, nolu markanın ... ve şekil görseli ile 30. Sınıf için 29.16.2016 tarihinde tescil edildiği, 2016/91933 nolu ...DONDURMASI markasının 29,30,32, sınıflar için 16.11.2016 tarihinde tescil edildiği, 2016/42194 numaralı ... ŞEKİL markasının 29,32. Sınıf için 10.5.2016 tarihinde tescil edildiği ve davacı “...SANAYİ VE TİCARET A.Ş.” adına kayıtlı olduğu, bir başkasına devir ve lisans verilmediği anlaşılmıştır. Davalı ... adına ise 2011/66535 numaralı “...”şekil markasının 29,30,40,ve 43. Sınıf için 05.08.2011 tarihinden itibaren tescilli olduğu, 2019/104660 numaralı “...”şekil markası yönünden 25.10.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, yayın kararına itiraz edildiği, itirazların red edildiği, yayın sürecinin devam ettiği ayrıca yine 2021/079784 numaralı “...” , 2021/082711 numaralı “...” ve 2021/083434 numaralı “şekil + ...” ibareli markaların başvuru sürecinde olduğu ve dava tarihinden sonra 14/08/2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davalının sunduğu 4.8.2021 tarihli beyan dilekçesi ekindeki faturalarda ... markasının uzun yıllardır ...’de satışının yapıldığına dair fatura, internet kullanım görselleri,sevk irsaliyeleri incelendiğinde davalı ürününün uzun yıllardır piyasada olduğu dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının uzun süre sessiz kaldığı dolayısıyla dava açma hakkını yitirdiğini belirtmiştir. Davacı istinafında dava konusunun davalının 2019/104660 numaralı markanın kullanımına ilişkin olduğunu 2011 tarihli markaya ilişkin olmadığını ve sessiz kalma yolu ile hak kaybı bulunmadığını ileri sürmüştür.Davacı istinafında tecavüzün 2019/104660 numaralı markaya ilişkin olduğunu belirtmekle sessiz kalma yolu ile hak kaybı gerçekleşmemiştir. Mahkemenin bu değerlendirmesi yerinde değildir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından ... esas unsurlu birden fazla markası ve tanınmış markası bulunduğunu, davalının ... ibareli ürün kullanımının markasına tecavüz ettiğini ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüş ise de mahkemece aldırılan her iki heyet raporunun birbirini teyit ettiği ve davacı tarafından sunulan uzman görüşü ile ilk rapor arasındaki çelişkinin heyet raporu aldırılarak giderildiği anlaşılmıştır.Davalı adına 2011/66535 numaralı ...+şekil markasının 29/30/40/43 sınıflarda dondurma emtiasını da kapsayacak şekilde 05/08/2011 tarihinden itibaren tescilli olduğu, davalının 2019/104660 sayılı ... şekil markasına, davacı tarafından itiraz edildiği, TPMK tarafından itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.Davalının 2011 yılından itibaren dondurma emtiasında tescilli markasını kullandığı, zaman içerisinde kullanımda değişiklik ve davacı tanınmış ... markasına yanaştırarak kullanım bulunmadığı, markaya tecavüz koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece ilk olarak tecavüz koşullarının bulunmadığının gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir iken, yazılı gerekçe ile sessiz kalma nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Düzeltilmiş gerekçe ile yeniden hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/02/2023 tarih, 2021/122 E., 2023/30 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile 556,10 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 187,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 679,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025