T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/604
KARAR NO : 2025/1224
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/09/2022
NUMARASI : 2022/306 E. - 2022/797 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava dışı ...'a saat ticareti yapması nedeniyle teminat senedi olarak verildiğini, davacının dava dışı ...'dan aldığı saatleri iade ettiği ancak ...'ın emanet olarak aldığı bu senetleri geri vermek yerine müvekkilinin yanında daha önce çalışan ...'a teslim ettiğini, davalının senedi haksız olarak ele geçirerek senedin arkasının kazındığını ve teminat senedi ibaresinin yok edildiğini, yapılacak bir bilirkişi incelemesi ile bu hususun ortaya çıkacağını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davaya konu senet yönünden borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu senet üzerinde hiçbir şekilde oynama yapmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının iddialarını yazılı olarak ispatlamakla mükellef olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu, davanın tanıkla ispat niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Bu kapsamda somut olayımıza baktığımızda; davacı keşideci tarafından davalı olan lehtara karşı bedelsizlik def'inde bulunulması mümkün olup, davaya konu bononun teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı ileri sürüldüğünden ispat yükü davacıya düşmektedir. Her ne kadar davacı tarafça dava konusu bononun malen kayıtlı olması sebebiyle kendisine mal teslim edildiği hususunun davalı tarafça ispatlanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; davalı tarafın senetteki malen kaydını talil etmediği dolayısı ile üzerinde malen kaydı bulunan bononun karşılığında mal teslim edilmediği iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerektiği açıktır. Dava konusu bononun teminat amaçlı verildiği ve malın dava dışı kişiye iade edilmiş olması sebebiyle senedin bedelsiz kaldığı iddiasının ispatı bakımından HMK 200. maddesi uyarınca dosya kapsamında delil bulunmadığı ve davacı tarafından açıkça yemin deliline dayanılmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalı tarafın yanında 2011 ve 2012 yıllarında işçi olarak çalıştığını, bu durumun Sgk dökümanlarında mevcut olduğunu ve davalı yanın buna bir itirazı olmadığını, çoğu işveren tarafından güvence olarak işe giren işçilerden bu tarz senetler alındığını, dava konusu senedin boş şekilde verilmiş, üstü davalı tarafça doldurulmuş olan ve gerçeği yansıtmayan bir senet olduğunu, davalı yana üzerinde "malen" yazılı senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, maaşı 1500 TL olan adama 50.000 TL'lik mal verilemeyeceğini, mal verildi ise ispatı gerektiğini, sunulu Yargıtay kararları, işçi-işveren ilişkisi, dosya kapsamı değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava İİK 72.maddeye dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkilinin, davalı alacaklıya borçlu olmadığını, takip konusu senetlerin davacının davalıya çalıştığı dönemde teminat senedi olarak alındığını, zorunlu unsurlarının sonradan doldurulduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu beyanla borçlu olmadığının tespitine ve %20' oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen 2016/185 Esas, 2019/538 Karar sayılı, 16/09/2022 tarihli gerekçeli karar ile Mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemesine gönderildiği, tevzisi yapılan İstanbul 1. İş Mahkemesinin; 2019/479 Esas, 2021/180 Karar, 20/04/2021 tarihli karşı görevsizlik kararı ile dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 37. Hukuk Dairesine gönderildiği ve adı geçen Daire tarafından verilen 2021/1767 Esas, 2022/743 Karar, 23/03/2022 tarihli karar ile Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği anlaşılmıştır.İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklının dosya davalısı, borçlunun dosya davacısı olduğu, takip dayanağının keşidecisi davalı, lehtarı davalı olan 25/09/2010 düzenleme 25/10/2010 vade tarihli ve 8.500,00 Euro bedelli bono olduğu bonoda "malen" kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Takibe konu senedin davacı ... ile davalı şirket arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunduğu sırada düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu senette tahrifat bulunduğu iddiası yönünden; Mahkemece görevsizlik kararı verilmesinden evvel yapılan yargılama kapsamında davacının senette tahrifat yapıldığı iddiası yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de davacı vekilince sunulan dilekçe ile senetteki tahrifat iddialarından vazgeçildiğinin bildirildiği bu kapsamda mahkemece tahrifat iddiası yönünden bilirkişi incelemesi yapılmadığı anlaşılmıştır.Dosya, kapsamına göre, icra takibine konu senetlerin bono vasfında olduğu ve imzanın davacıya ait olduğu, davacı tarafından davalının işyerinde çalışmaya başladığı dönemde kendisinden teminat olarak alındığını ileri sürdüğü, uygulamada iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken, işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı bilinen bir gerçek ise de, davacının senet üzerinde sonradan doldurulduğu iddiasına ilişkin bilirkişi incelemesinden vazgeçtiği, taraflar arasında iş mahkemesinde görülen bir uyuşmazlık bulunmadığı, savcılık ve ceza mahkemesi dosyası bulunmadığı ayrıca ilk dava dilekçesinde davacının dava dışı ...'a saat ticareti yapması nedeniyle teminat senedi olarak verildiğini, davacının dava dışı ...'dan aldığı saatleri iade ettiği ancak ...'ın emanet olarak aldığı bu senetleri geri vermek yerine davacının yanında daha önce çalışan ...'a teslim ettiği, davalının senedi haksız olarak ele geçirerek senedin arkasının kazındığını ve teminat senedi ibaresinin yok edildiğini ileri sürdüğü yargılama aşamasında ise senedin işçi ve işveren ilişkisi nedeniyle işe girerken alındığının ileri sürüldüğü, iddianın bu hali ile genişletildiği, davalının iddianın genişletilmesine ilişkin açık muvafakatinin bulunmadığı, usulüne uygun şekilde ıslah yapılmadığı, dava dilekçesi ile senetteki malen kaydının gerekçesinin de uyuştuğu, buna göre ispat külfeti üzerinde olan davacının davasının davasını ispatlayamadığı, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, senet üzerinde açıkça teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2022 tarih ve 2022/306 E. 2022/797 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025