T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/577 Esas
KARAR NO : 2025/1149
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/10/2022
NUMARASI : 2017/274 E. - 2022/172 K.: 25/02/2016
BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FSHHM 2017/37 ESAS - 2017/52 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: Patent hakkına tecavüzden kaynaklanan maddi tazminat
DAVA TARİHİ: 27/02/2017
KARAR TARİHİ: 02/03/2017
BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FSHHM 2017/786 ESAS - 2019/329 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Patentin Hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kuruluşunun 1907 yılına dayanan ... ... ... Gmbh gurubuna dahil olduğu, öncü araştırma geliştirme faaliyetleri neticesinde sahip olduğu pek çok patentten birinin müvekkili firma adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde TR ... T4 sayı ile tescil edilen, EP ... B1 tescil sayılı Avrupa patentinin Türkiye’de geçerli uzantısı olduğunu, 5 Nisan 2004 tarihi itibarıyla koruma altında bulunduğunu, TR ... T4 sayılı patentin bir soğutma usulü ile ve özellikle de bir fırında ısıtılan klinker gibi bir tür sıcak yığma malzemenin soğutulması usulü ile ilgili olduğunu, buluşa konu soğutma usulünün yığma malzemenin üzerinde ilerlediği bir ızgara; bu ızgaranın alt tarafında bulunan soğutucu fan bölümünü içeren kapalı formda bir soğutma tertibatında gerçekleştirildiğini, TR ... T4 sayılı patentin 1 bağımsız (1 sayılı istem) 4 bağımlı (2-5 sayılı istemler) olmak üzere toplamda 5 patent istemine sahip olduğunu, müvekkilin izni olmaksızın, Bir fırın ve bununla birleşik bir soğutma tertibatı bulunması, bir ızgara ve bunun üzerinde taşınan fırında ateşe tutulmuş bir yığma malzeme bulunması, Alttan yığma malzeme tabakası ve ızgaranın içinden geçirilen gaz akımı bulunması, Izgaranın içerdiği, taşıma yönünde yerleşik ileri ve geri tahrik edilen destek kısmı bulunması, Destek kısımlarından en azından iki bitişik olanının aynı anda ileri hareket ettirilmesi ve aynı anda olmayan şekilde geri hareket ettirilmesi, Izgaranın üstünde hiç taşıma aracının bulunmaması, Yığma malzeme tabakası içinde düşey karıştırma hareketi olmaması, Yatak yüksekliğinin ortalama olarak destek kısmı genişliğinin 0.7 mislinden az olmamasının Türkiye’de kullananların TR ... T4 sayılı patentin en azından 1. İstemini doğrudan; bu fiile iştirak edenler de dolaylı yoldan ihlal etmiş olacağını, davalı ... ... Grubuna bağlı ... Sanayii ve Ticaret A.Ş., TR ... T4 sayılı patenti doğrudan ihlal ettiğini, davalılardan ... ... International firmasının TR ... T4 sayılı patenti dolaylı yoldan ihlal ettiğini, davalılara ait http://www.....com.tr ve http://www....com web siteleri içeriklerinin İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2015/51 D.İş sayılı dosyasından yapılan delil tespiti ile tespit edildiğini, TR ... T4 sayılı patentin 1. İstemi, ...’nun klinker soğutma usulüyle karşılaştırılarak dilekçelerinde tablo haline getirildiğini, 2015/61 D.iş ve 2015/62 Karar sayılı tespit davasında davalı .... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin klinker yatağında “karıştırma yapıldığını” iddia ettiğini, ... ... International firması'nın ... Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin TR ... T4 sayılı patenti ihlal eden fiillerine iştirak, yardım, bunları teşvik ve bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak suretiyle müvekkili patentini dolaylı yoldan ihlal ettiğini, 551 Sayılı KHK’nın 136/1(e) maddesi uyarınca patentten doğan hakka tecavüz teşkil eden fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil veya şartla olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak patente tecavüz sayılan fiiller arasında olduğunu, davalı firmaların eylemlerinin müvekkil firmanın 551 sayılı KHK’dan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini ve patente tecavüzün önlenmesi (men’in,) ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını (ref’ini), davalıların müvekkili şirketin patentine vaki tecavüzleri nedeni ile (maddi tazminata dair hakları saklı kalmak üzere) 500.000-TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, verilecek kararın 551 Sayılı KHK’nın 137. maddesi ve TTK’nın 62. maddesi hükümlerine istinaden kesinleşmesinden sonra masrafı davalılardan alınmak koşulu ile “Başlangıç” ve “Gerekçe” bölümlerinin yurt çapında yayınlanan tirajı en yüksek gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen 2017/37 esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı firma adına Türk Patent enstitüsü nezdinde TR ... T4 sayı ile tescil edilen, EP ... B1 tescil sayılı Avrupa Patentinin Türkiye"de geçerli uzantısı olup, 5 Nisan 2004 tarihi itibarıyla koruma altında olduğunu, ..."un revize ettiği klinker soğutucuyu kullanan ..., TR ... T4 sayılı patentin 5. istemiyle korunan unsuru içerdiğini, TR ... T4 sayılı patentin ihlal etmekte olduğunu, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada toplanarak deliller ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek asgari 1.369.000,00 TL maddi tazminat tutarının, zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere hüküm altına alınmasını, haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2017/786 esas sayılı dosyasında davacı .... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... fabrikalarına, endüstriyel tesislere, klinker soğutma tertibatları ve çeşitli teçhizatlarının imalat, montajı ve satışını yaptığını, merkezi ve imalat fabrikalarının Türkiye'de bulunduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği sektörde kullanılan bir soğutma usulü, yığma malzeme tabakasının soğutulması usulü ile ilgili davalının bir patent almış olduğunu, bu patentin "yığma yanma malzemesinin soğutulması için işlem" buluş başlıklı olduğunu, EP ... B1 tescil sayılı Avrupa Patentinin Türkiye'de geçerli uzantısı olan Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde TR ... T4 sayı ile tescil edildiğini, bu patentin davalı tarafından haksız ve kötü niyetli alındığını, piyasada haksız rekabete sebebiyet verdiğini, sektöründe lider pozisyonunda olan müvekkilin menfaatlerinin zedelendiğini, davaya konu patente konu buluşun yenilik unsuru taşımadığını, teknik alanda uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak açıklıkta olmadığını iddia ederek, davalı adına kayıtlı olan EP ... B1 tescil sayılı Avrupa patentinin Türkiye'ye geçerli uzantısı olan ve TPMK nezdinde tescilli TR ... T4 sayı ile tescilli patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇELERİ:
Davalı ... (...) ... FABRİKALARI ANONİM ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... üretimi ve üretilen çimentonun satışı işi ile uğraşan ... San. T.A.Ş, 2014 yılında ... Fabrikasında mevcut 2.Üretim hattı klinker soğutama ünitesinin de montajının yapılması, bu ünite yerine; yeni nesil yüksek soğutma ünitesinin projelendirilerek, her türlü imalat, montaj, tüm elektrik, otomasyon, devreye alma işlerinin anahtar teslimi surette yapılması için ihale açtığını, ihaleye davacı ve davalının içinde bulunduğu yükleniciler çağrıldığını ve bu firmaların teklifte bulunduğunu ve yapılan değerlendirmeler sonucu davalı ... Ltd. Şti ile sözleşme imzalandığını, yüklenici tarafından, sözleşme konusu işler yapılarak müvekkili şirkete teslim edildiğini, özellikle davacı şirketin, ihaleyi yapılan işin mahiyetini ve ihale sonucunda kimin yüklenici olduğunu sözleşme tarihi olan 2014 yılı itibarı ile bildiğini ve bilebilecek durumda olduğunu, ayrıca dava konusu işlere ilişkin olarak, diğer davalı ... ‘un başka şirketlerin fabrikalarına yine aynı usul ve teknikte işler yaptığını da bu işlerin müvekkili şirkete karşı yapılan yüklenimden çok daha önce olduğunu, davacının bunlara karşı benzer iddialar ile dava ve talep hakkında bulunmadığını, davacı müvekkilinin yaptırmış olduğu bu işi 2014 tarihinden bu yana biliyor olması karşısında, sonradan öğrendiği iddiasının samimi olmadığını, davacının açmış olduğu haksız rekabetin kaldırılması ve manevi tazminat davasının TTK da ve Borçlar kanununda öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığı için bu davaya zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini ve davanın reddini talep ettiklerini, davacı şirketin yabancı bir şirket olduğu, MÖHUK ve HMK nın açık hükmüne göre davanın görülebilmesi için davacının, davanın sonunda, davayı kazanmaları halinde doğacak haklarını teminen, teminat yatırması gerektiğini, bu konunun da sayın mahkemece dikkate alınması gerektiğini, davacının evvel emirde dayandığı hukuki mesnedi açık bir şekilde hasretmesi gerektiğini, bu noktadan sonra bu yönde bir değişiklik talebine de muvafakleri olmadığını, davacının sahibi bulunduğu davaya esas patentin Türk Patent Enstitüsü nezdinde TR ... T4 sayı ile tescil edilen EP1 509 737 B1 tescil sayılı Avrupa patentinin Türkiye’de geçerli uzantısı olduğu ve 5 Nisan 2004 tarihi itibarı ile koruma altında olduğunu iddia ederek, gerek sahibi olduğu patenti ve gerekse iddia ettiği ihlalleri, çarptırarak ve uzak ilişki kurmaya çalışarak anlattığını, bu anlatılanların tümünün gerçek ve hukuki olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu ve hukukun kendine şekilsel olarak tanıdığı bir hakkı kötüye kullandığını, müvekkili şirkete yapılan uygulamada 1999 yılından bu yana kullanılan ve halka mal olan DK ... L sayılı patent başvurusunda yer alan usulün kullanıldığını, EP ... B1 sayılı Avrupa Patentinin TPE nezdinde tescilli uzantısı olan Yığma yanma malzemesinin soğutulması için işlem buluş başlıklı TR ... T 4 sayılı patenti hiçbir şekilde ihlal etmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Endüstriyel tesislerde, ... fabrikalarında ve benzeri endüstriler için Klinker Soğutma ve soğutucu imalatı, montajı ve satışı işi ile iştigal etmekte, kurucu ve çalışanlarının yirmi beş yılı aşkın deneyimi, inovasyonları ve kanıtlanmış teknolojisi ile, dünya ... endüstrisine hizmet verdiğini, Müvekkilinin dünya çapında temsilcilikleri mevcut olduğu, müvekkilinin dünyaya satış yapan ve Türk sanayisini destekleyen bir firma olduğunu, Türk ve Danimarka ortaklığı ve sermayesi ile kurularak, yönetim merkezi ve imalat fabrikaları Türkiye'de olan müvekkil firmanın, çalışanların ve emeğin Türk emeği olduğu, kazancın Türk kazancı olduğu bir firma olduğunu, ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını, huzurda açılan dava ile, haksız ve etik olmayan bir pazarlama davranışı da sergileyen davacının Alman menşeili firma, dünya pazarında, sektöründe başarılı bir Türk firması olan müvekkilinin sektördeki duruş ve imajına da zarar verdiğini, Müvekkilinin 1999 yılından bu yana, ... fabrikalarında ve benzeri endüstriler için... Soğutma ve soğutucu imalatı, montajı ve satışı işini ifa ettiğini, müvekkilinin imalat ve montajını gerçekleştirdiği bu soğutucularda ise, Danimarka'da 1 Ekim 1999 tarihinde, ... Particulate Materlal (Partikül Şeklindeki Malzemenin hava İle Soğutulması) başlıklı ve DK ... L sayılı patent başvurusunda yer alan usulü kullandığını, DK ... sayılı patent başvurusunda yer alan usüle ilişkin buluşun aynı zamanda müvekkili şirket kurucularından olan ......'a ait olduğu, kendisinin patent başvurusundan doğan haklarını devrettiğini, devralan firma tarafından patent başvurusunun patente dönüşmesi için gerekli prosedürlerin takip edilmemesi sebebi ile başvuru hükümden düşmüş ve genel kullanıma açık hale geldiğini, davaya konu edilen patentin 1 bağımsız istem (1. İstem) ve buna bağlı 4 bağımlı istem (2-3-4-5. İstemler) der oluştuğunu, patentin ana isteminde (İstem 1) yer alan unsurların tekniğin bilinen durumuna dahil ve kullanımı her hangi bir ihlal teşkil etmediğini, kaldı ki bu hususların daha önce müvekkiline ait patent başvurusunda da yer aldığını, ayrıca davacı yan patentinin uzantısı olduğu EP ... sayıli Avrupa patenti sürecinde de tekniğin bilinen durumuna dahil olduğunu, belirtmiş oldukları üzere müvekkilinin kullanmış olduğu tertibatta, DK ... sayılı patent başvurusunda yer alan sistemi kullandığını ve bu sistemde düşey karıştırmanın mevcut olduğunu, müvekkilinin uygulamasının dayanağı olan ve müvekkilin kurucu ortağının buluşu DK ... L sayılı patent başvurusunun 8,7,8 ve 9. İstemlerinde plakalar ( blokaj olarak adlandırıldığını) yer aldığını, düşey karıştırma hareketi olarak tanımlanan karıştırma işlemini, bu dikey plakaların yaptığını, dikey plakaların amacı başvurunun son 6 paragrafında izah edildiğini, burada amacın, soğutma zemini üzerinde taşınmak ve soğumakta olan klinker malzemesinde düşey bir hareket oluşturmak olduğu, klinker tabakası aracılığı ile "soğuk kanallar” oluşumunu önlemek olduğunın belirtildiğini, müvekkilince kullanılan tertibatta da amaçlarının bu ve bu usulün kullanıldığı, ayrıca, ekte yer alan ve daha evvel davacı yanın İstanbul 1. Fikri Sınai haklar Hukuk Mahkemesi 2015/61 D.İş ve 2015/62 Karar sayılı dosyasına sunmuş oldukları, 05/10/2015 tarihli dilekçelerinde de detaylı olarak izah edildiğini, müvekkilinin diğer davalı ... tesisinde de, diğer uygulamalarında olduğu gibi, DK ... sayılı patent başvurusunda yer alan tertibatı kullandığını, ... Çimentada yer alan sistem içerisinde de dikey plakaların mevcut olduğu ve bu plakaların dikey karıştırma hareketi ile yığma malzemenin karıştığını, ısı geri kazanımının da en verimli haline ulaşabildiğini, dolayısıyla davacının kullanılan tertibat ile patent başvurusunda yer alan tertibatın aynı olmadığı yönündeki iddialarının dinlenemeyeceğini, müvekkilinin farklı bir usulü hiçbir zaman kullanmadığını, ... Çimenta tesisinde yapılan uygulamaya ilişkin resimlerin dilekçeleri ekinde yer aldığını ve bu resimlerde dikey plakaların açıkça görüldüğünü, davacının diğer bir iddiasında müvekkilinin tertibatında, destek kısımlarını ayıran uzunlamasına çeperlerin yüksekliğinin bu uzunlamasına çeperler arasındaki enine doğrultudaki aşınma plakası yataklarına monte edilen aşınma plakalarının yüksekliği ile hemen hemen aynı olduğu, uzunlamasına çeperler bizatihi aşınma plakalarının “karıştırma” etkisini nötralize ettiğini ve aşırıma plakalarının karıştırma etkisinden ziyade TR ... T4 patentinde yer alan soğutulmuş malzemenin içinde toplandığı içi boş kısmı oluşturan yapının bir parçası haline geldiğini iddia ettiğini, oysa ki aşınma plakası olarak belirtilen blokajların boylarının destek kısımlarını ayıran uzunlamasına çeperlerin yüksekliğinden daima uzun olduğunu ve bu aşınma plakaları (blokajlar), düşey karıştırma hareketini gerçekleştirdiğini, dolayışıyla davacı iddiasında olduğu gibi ne uzunlamasına çeperler aşınma plakalarının “karıştırma” etkisini “nötralize” ettiğini ne de davacı patentlerinde geçen “soğutulmuş malzemenin içinde toplandığı boş alan” meydana geldiğini, müvekkili uygulaması ile aynı olan DK 1999 1403 sayılı patent başvurusunun 6,7,8 ve 9 istemlerinde bu blokaj yapılarının bölüm yüzeylerine olan yüksekliklerine ilişkin detay bilgileri verdiğini, bu bağlamda iddia edildiği gibi aşınma plakaları, yataklarıyla beraber TR ... T4 patentin 4. Ve 6. Şeklinde yer alan 13 numarası ile gösterilen çeperlere karşılık gelmediğini, Müvekkilinin ...'ya tedarik etmiş olduğu klinker soğutmanın ilgili bölümün kesit resimlerinin dilekçelerinde detaylı olarak gösterildiğini, 22 nolu ve 20 nolu parçaların montaj ve detay kesit resminde gösterildiğini ve detay kesitinde 22 nolu “aşınma plakasının”, 20 nolu destek kısımlarını ayıran çeper'den 20.5 mm daha yüksek olduğunun çok net olarak gösterildiğini, davacı yanın ayrıca, patentlerinin uzantısı olduğu ve EP ... B1 sayılı patente yapılan itiraz safahatına ilişkin 30 Eylül 2010 tarihli karar sunduğunu, ... Çimentoda yer alan klinker soğutucuda yer alan destek elemanları ile üzerindeki enine çeperler arasında açık bir farklılığı olmadığını, DK ... sayılı başvurudaki gibi bir karıştırma olmadığı iddiasını yinelediğini, itiraz kurulunun DK ... sayılı patent başvurusunda yer alan blokajların, enine çeperlerle arasında açık fark olduğunu ortaya koyduğunu, gerek kararda gerekse davacı tarafından karardan yapılan alıntıda, söz konusu patent başvurusunda düşey karıştırma olduğunun açıkça ifade edildiğini ve müvekkil uygulamalarında da böyle olduğunu, müvekkilinin Avrupa patent avukatı ...'in raporunda detaylı olarak belirtildiği üzere, davacının 2007 yılındaki patent alımı sürecinde Avrupa patent ofisi vekilleri ile yapılan görüşmede, müvekkilinin patent başvurusunda yer alan 22 numaralı aşınma plakalarının “blokajların” düşey karıştırma yaptığını kabul ettiğini, sonuç olarak davacı tarafın müvekkilinin blokaj parçalarının düşey karıştırma yaptığını bildiğini, bunu kabul ettiğini ve patent alma sürecinde kullanılmış olduğunu, bu doğrultuda orijinal patent başvuruşuna uygun şekilde üretim yapan müvekkilinin düşey karıştırma yapmadığını söylemenin kötü niyetten öteye gitmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP:
Davacı birleşen dosya davalı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçelerinde özetle; müvekkilinin patente tecavüzün varlığından ancak diğer davalı ... şirketinin International Cement Review dergisinin Mart 2015 sayısında yayınlanan makalesi sayesinde haberdar olduklarını, zira ancak bu makale sonrasında müvekkilinin dava konusu üründe klinkerden ısı geri kazanımının klinkerde karıştırma yapılmaksızın icra edildiğinden haberdar olduğunu, ki bu hususun da patente tecavüzün varlığını gösteren iki ana unsurdan birisi olduğunu, bu sebeple müvekkilinin patente tecavüzü öğrendikten sonra süresi içinde huzurdaki davayı açmış olduğunu, davalının zamanaşımı itirazının reddini talep ettiklerini, müvekkilinden 14.03.1972 tarih ve 1574 sayılı kanun ile onaylanarak yürürlüğe girmiş olan ve her iki devletin de taraf olduğu “Hukuk Usulune Dair Lahey Sözleşmesi’nin” 17. maddesi uyarınca ve yine her iki devletin de taraf olduğu Sınai Mülkiyet’in Korunması ile İlgili 1883 tarihli Paris Sözleşmesi’nin 3. ve 4. maddeleri uyarınca MÖHUK 48 kapsamında yabancılık teminatı ödemesinin istenmesinin mümkün olmadığını, zira Paris Sözleşmesi’nin 3. ve 4. maddelerinde üye ülkelere, kendi vatandaşlarına veya herhangi bir diğer üye ülkenin vatandaşına en üst seviyede sağladığı hakların tamamını tüm üye devlet vatandaşlarına da sağlamak mükellefiyeti yüklendiğini, 556 Sayılı KHK’nın 4. maddesinde de Paris Sözleşmesi’nin sağladığı bu olanağın öncelikle uygulanması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, davalı ... firmasının ve diğer davalı ... firması patente tecavüz ile ilgili teknik cevaplarında birebir aynı argümanları birebir aynı ifadelerle kullandıklarını, bu sebeple taraflarınca da her iki cevap dilekçesine karşı bu yönden aynı cevap ve beyanlar sunulduğunu, her iki davalı da cevap lahiyalarında, TR ... T4 sayılı patentin 1. İstemine atfen tekniğin bilinen durumuna ait unsurların (3. Kişilerce) kullanımının patenti ihlal fiili oluşturmadığı yönünde vurgulu beyanlarda bulunduklarını, öncelikle bir patent isteminin ihlal edildiğinden bahsedebilmek için o istemdeki tüm unsurların doğrudan ya da bu unsurların eşdeğerinin tümünün mütecaviz ürün veya yöntemde mevcut olmasının patent hukukunun gereği olduğunu, dava dilekçelerinin hiçbir yerinde, davalıların fiillerinin 1 numaralı patent isteminin sadece tekniğin bilinen durumunu izah eden unsurları izinsiz kullanmaları (kullanıma iştirak etmeleri) nedeniyle patent ihlali olduğuna dair bir iddia olmadığını, gerek davaya konu iddialar gerek davalıların savunmalarından anlaşıldığı gibi patent ihlalinin 1. İstem bakımından vuku bulup bulmadığının tartışmalı olduğunu, her iki davalı da cevap lahiyalarında, yatak yüksekliğinin ortalama olarak destek kısmı genişliğinin 0.7 mislinden az olmaması unsuru bakımından, icra ettikleri fiillerin hangi somut nedenle söz konusu istem unsurunu kullanmadıklarına dair karşı bir beyanda bulunmadıklarını, bu halde müvekkili iddialarına somut bir savunma beyan etmeyen davalıların fiilleri yatak yüksekliğinin ortalama olarak destek kısmı genişliğinin 0.7 mislinden az olmaması unsurunu izinsiz kullandıklarının ikrarı olduğunu, “Yığma malzeme tabakası içinde düşey karıştırma hareketi olmaması” unsuru bakımından her iki davalı da cevap lahiyalarında, ... tesisinde kullanılan klinker soğutucunun, DK ... sayılı Danimarka patent başvurusunda izah edilen düzenlemedeki özellikleri içerdiğini iddia ettiğini, öncelikle, DK ... sayılı Danimarka başvurusunda ve davalı ... Teknolojinin cevap yazısında ele alındığı gibi bir “soğuk kanal problemi” söz konusu olmadığını, bu kanalların oluşumuna ilişkin gerek bahsedilen başvuruda gerekse cevap lahiyasında sunulmuş olan açıklama teknik yönden anlaşılır olmadığını, bu kanallar mevcut olsa bile, bunların düşey olarak ilerleyebileceğini, buradan da klinker yatağı içerisinde düşey bir karıştırma hareketinin değil, sadece yatay bir karıştırma hareketinin sözü edilen kanalları parçalayabileceğinin sonucu çıkabileceğini, aslında gerek DK ... sayılı patent başvurusunun sahibi gerekse de Danimarka asıllı patent başvurusunu devralan firmanın hiçbir zaman bahsedilen başvuruda açıklandığı gibi bir soğutucu üretmediğini veya satmadığını, hatta devralan firma bu başvuru içerisinde açıklanan teknolojiyi uygulanabilir bulmadığı için sözü edilen başvuruyu terk ettiğini, her iki davalı da sanki sıradan bir işletme kararıymış gibi DK ... sayılı patent başvurusunun tescil için gereken prosedürlerin takip edilmemesi nedeniyle bu başvurunun hükümden düştüğünü beyan ettiklerini, bir patent ya da patent başvurusunun sahibinin teknolojik ve ticari yönden yararlı olan bir buluşu açıklayan inhisari hakkını kamunun kullanımına bırakıvermesinin hiçbir mantıklı izahı olamayacağını, meğerki patent başvurusuna konu buluş uygulanabilir (ticari potansiyeli olan) bir sonuç üreteceğini, davalı ... Teknolojinin sadece kendisinin bu tür soğutucular ürettiğini iddia ettiğini, ... Teknoloji'nin 2010 yılında kurulduğunu, yani müvekkiline ait TR ... T4 sayılı Patent ile patentlenmiş olan teknolojinin, iddia edilen “soğuk kanal problemine” karşı herhangi bir karşı önlem olmaksızın gerek teknik açıdan gerekse ekonomik açıdan başarısı kanıtlandıktan yıllar sonra kurulduğunu, dolayısıyla ... Teknolojinin, müvekkiline ait TR ... T4 sayılı patentinden ve müvekkilin ETA markalı soğutucularının başarısından “soğuk kanal probleminin” var olmadığını öğrendiğini, bu durumun ayrıca ... Teknolojinin Şubat 2014 ve Mart 2015 tarihli makalelerinin hiçbirinde böyle bir problemden ya da düşey yer değiştirme hareketine ve dahi karıştırma hareketine ihtiyaç duyulduğundan bahsedilmemiş olması ile kanıtlandığını, açıkça soğuk kanal problemi diye bir problem söz konusu olmadığını, böyle bir “soğuk kanal problemi” var olmadığından, aşınma plakaları vasıtasıyla düşey karıştırma hareketine yol açmak için herhangi bir neden olmadığı gibi, dava dilekçelerinde detaylarıyla izah ettikleri üzere, davalılara ait soğutucudaki aşınma plakaların böyle bir karıştırma hareketi sağlamayacağını, daha dilekçesinde de bahsedildiği gibi “düşey karıştırma”, klinker parçalarının düşey pozisyonlarını değiştirdikleri ve böylelikle yüksek sıcaklıktaki parçaların düşük sıcaklıktaki parçaların altına düşebileceği anlamına geleceğini, bu durumda sıcak hava halihazırda soğumuş olan parçalarla karşılaşabilecek ve böylece ısı havadan klinker parçalarına aktarılabileceğini, ki bu durumun da iyi ısı geri kazanımı elde etmek için TR ... T4 sayılı patentinin önüne geçmeyi amaçladığı husus olduğunu, TR ... T4 sayılı patente ait 1 numaralı istemde düşey karıştırma hareketi olmamasına yönelik bir özellik bulunmasının nedeninin zaten de bu olduğunu, ... Teknolojinin cevap lahiyasında bahsetmiş olduğu 30 Eylül 2010 tarihli kararında EPO, sözü edilen DK ... sayılı patent başvurusunda düşey karıştırma hareketi olmaması hususunun açıklanıp açıklanmadığını, yani bu belgede açıklanan soğutucunun çalışma şeklinde düşey karıştırma hareketinin dışarıda bırakılıp bırakılmayacağını incelediğini, EPO düşey karıştırma hareketinin dışlanmadığı ancak bunun “akordeon etkisinden” kaynaklanabileceği kararına vardığını, yani, “akordeon etkisiyle” kastedilen hususun DK ... sayılı patent başvurusunda 22 numara ile gösterilen “blokajlar” ile tek bir destek kısmı geri doğru çekildiğinde, bu “blokajların” bir tarafında bulunan klinker parçaları sıkışırken “blokajların” diğer tarafında, klinker parçalarının yukarıdan içerisine düşebileceği bir boşluk oluşması ve böylece yatak yükseliği boyunca duran klinker tanelerinin bir dalga hareketi meydana getirmesi olduğunu, ancak bu boşluk oluşumunun geri çekilen destek kısmı üzerinde bulunan klinkerin, destek kısmının geri çekilme hareketini izlemesine mani olunmasını gerektiğini, bu DK ... sayılı patent başvurusundaki soğutucuda hareketsiz olan komşu destek kısımlarında bulunan klinker parçalarına ilişkin tutma etkisi ile elde edilebileceğini, bitişik klinker parçaları ile bu tutma etkisi olmadan geri çekilen destek kısmı üzerindeki klinker destek kısmının hareketini izleyecek ve böylece hiçbir boşluk oluşumu meydana gelmeyeceğini, sonuç olarak da düşey karıştırma hareketi sağlanamayacağını, bu yüzden destek kısımları arasında uzunlamasına çeperlerin mevcut olmadığında (bu uzunlamasına çeperler, dava dilekçesinde şekil 5’te gösterilmiştir) DK ... sayılı patent başvurusundaki “blokajlar” vasıtasıyla karıştırma hareketi meydana geleceğini, destek kısımları arasındaki uzunlamasına çeperler monte edilince, hareketsiz olan destek kısımları üzerindeki bitişik klinker parçaları artık geri çekilen destek kısımları üzerindeki klinkeri tutamaz ve böylece boşluk oluşumunun önüne geçilmiş olacağını, böylece “blokajlara” (yani aşınma plakalarına) tamamen farklı bir fonksiyon kazandırılacağını, bu plakalar artık “blokaj” olarak hareket etmediğini, içi boş kısımların parçası olarak, yani ölü klinker için üzerinde (karışmamış) klinker yatağının hareket ettiği cepler olarak hareket ettiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi, ...firmasını kendi İnternet sitesinde, fiili olarak piyasada bulunan klinker soğutucusunda yukarıda sözü edilen durumun geçerli olduğu, yani aşınma plakalarının klinker cebi oluşturduğunun gösterildiğini, ... teknolojinin kendi beyanından görüldüğü gibi ne düşey yer değiştirme ne de karıştırma hareketinin mevcut olmadığının, bunun yerine, sabit klinker cebi, aşınma plakaları ile üstte bulunan hareketli klinker yatağının ayrıldığını, alt bölüm sabit olduğundan karıştırılamaması gerektiğini, üst bölümün karışmasını sağlayabilecek herhangi bir eleman da bulunmadığını, hareketli bölüm ile sabit bölüm arasındaki bu ayrımdan DK ... sayılı patent başvurusunda bahsedilmemiş olmakla birlikte dilekçelerinde gösterildiği gibi müvekkilinin patentinde açıklanan tam olarak bu olduğunu, bu uzunlamasına çeperler (destek kısımlarını ayıran çeperler) DK ... sayılı patent başvurusunda gösterilmemiş olduğu gibi bunların bahsi de geçmediğini, buradan da davalıların sadece önceki tarihli patent başvurusunda açıklanan buluştan faydalandıkları iddiasının açıkça doğru olmadığı sonucunun ortaya çıktığını, yapmış oldukları tüm savunmada kendilerine ait soğutucu ile DK ... sayılı patent başvurusunda gösterilen soğutucu arasındaki temel farkı, yani düşey yer değiştirme veya karıştırma hareketinin yerine sabit klinker ceplerine yol açan uzunlamasına çeperlerin varlığını görmezden gelmeye ve yargıyı yanlış yönlendirmeye çalıştıklarını, ...firması, Mart 2015 tarihli makalesinde, en ufak bir anlam karmaşıklığına yer bırakmayacak şekilde ister yatay ister düşey olsun klinkerin soğutucusu içerisinde“… karıştırma olmadan …” taşındığını belirttiğini, söz konusu makalede farklı bir etki olan “küçük (mikro) yer değiştirme hareketi - microshearing” ifadesinden bahsedildiğini, ... Teknoloji’nin açıkça “microshearing” ifadesini kullanmak zorunda olduğunun anlaşıldığını, aksi taktirde makalenin bir anlamının kalmayacağını zira bizzat kendisi “… karıştırma olmadan …” ifadesini kullandığını, dava dilekçesinde açıklandığı gibi, TR ... T4 sayılı patenti ile korunan usul yapısı gereği yatay küçük yer değiştirme hareketini kapsadığını, ancak karıştırma hareketinin aksine küçük yer değiştirme hareketi parçalar arasında pozisyon değişimini (yani “karıştırma” işlemini) içermeyeceğini, davalıların mahkemeyi yanıltmaya çalışarak müvekkilini suçlamak yerine, eğer soğutucunun gerçekten klinkeri “karıştırarak” taşıması gerekiyorsa bahsedilen Mart 2015 tarihli makalede neden açıkça “karıştırma olmadan” ifadesinden bahsedildiğini açıklamalarının gerekli olduğunu, oysa davalıların böyle bir savunma oluşturamadıklarını, zira davalıya klinker soğutucu gerçekten de klinker parçalarını “karıştırma olmadan” taşıdığını, davalıların kendilerine ait soğutucuda aşınma plakaları, destek kısımlarını ayıran çeperlerden daha uzun olduğuna dair iddiaları doğru olsa dahi, bu durum bile düşey karıştırma hareketine yol açamayacağını, DK ... sayılı patent başvurusunda gösterilen soğutucunun aksine, aşınma plakalarının destek kısımlarını ayıran çeperlerden daha uzun olduğu iddia edilen bölümleri arasındaki klinker parçaları, kolayca kayabilecekleri ve dolayısı ile EPO tarafından bahsedildiği gibi bir akordeon etkisi oluşturmak üzere sıkışabilecekleri pürüzsüz ve düz bir destek kısmı yüzeyi üzerinde bulunmadığını, bu parçalar daha altta bulunan sabit klinker cebinde, yani yatay bir sıkıştırma hareketine karşı hareket eden pürüzlü ve düz olmayan bir yüzey üzerinde durduğundan, klinker parçalarının yukarıdan düşebileceği boşluğun oluşturulmasının mümkün olmadığını, üstelik iddia edilen yükseklik (...firmasına göre 20.5 mm.) böyle bir etki yaratamayacağını, ayrıca bitişik destek kısımları üzerinde bulunan iddiaya göre daha uzun olan aşınma plakası bölümlerinin birbirinden çok uzak olduğunu, dilekçelerinde görüldüğü gibi aşınma plakaları gittikçe inceldiğini ve böylece sadece son derece dar olan bölümler uzunlamasına çeperlerin boyunu aşabildiğini, bu durum da klinker parçalarının tutma etkisini zayıflattığını, geri çekilen destek kısmı üzerinde bulunan ve iddiaya göre daha uzun olan bölümler arasındaki klinker destek kısmı ile birlikte hareket edebilirken, bitişik destek kısmı üzerinde bulunan ve iddiaya göre daha uzun olan bölümler arasındaki klinker ilgili destek kısmı ile birlikte hareketsiz kalabildiğini, ancak bu geri çekilmiş ve hareketsiz klinker bölümleri arasında, klinker hareketinin tam geri çekme durumdan tam hareketsiz duruma (= microshearing) yalnızca kademeli olarak değişiklik göstereceği geniş bir alan bulunduğunu, hareketteki bu kademeli değişiklik herhangi bir boşluk oluşumunu önlediğini çünkü boşluk oluşumu geri çekilmiş klinker parçalarından bitişik hareketsiz klinker parçalarına oldukça keskin bir geçiş gerektirdiğini, düşey hareket veya yer değiştirme yeterli bir savunma olmadığını, ifade edildiği gibi, düşey karıştırma hareketi ayriyeten klinker parçalarının düşey pozisyonlarında değişiklik olmasını gerektirdiğini, parçaların yüksekliklerinin geçici olarak klinker yatağı içerisinde değişebilmesinin yeterli olmadığını, daha ziyade düşey karıştırma hareketi parçaların yüksekliklerinin değişmesini gerektirdiğini, çok az daha uzun olduğu iddia edilen aşınma plakaların bu değişimi sağlayamayacağını, davalıların aşınma plakalarının iddiaya göre daha uzun olan bölümleri klinker yatağını çok az yükseltebileceğini ancak yüksekliği fazla olan klinker parçalarının bu yükseklik seviyesini değiştirerek daha düşük bir seviyedeki bir parçanın yerini almasını sağlayamayacağını, davanın kabulüne karar verimesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP:
Davalı ... (...) ... FABRİKALARI ANONİM ŞİRKETİ vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının cevaba cevap dilekçesinde iddia ettikleri öğrenme tarihlerinin Mart 2015 tarihindeki bir ihale olduğuna ilişkin savunma ve savlarının doğru ve samimi olmadığını, müvekkili şirketin açtığı İhaleye katıldığını,şartnameyi incelediğini cevap dilekçesinde de ikrar eden davacının,bu ihaleye hazırlık yaparken ihale konusu teknik hizmeti iyi analiz ettiği,talebe kendisinden başka rakip firmaların be oranda ve ne şekilde cevap verebileceğine ilişkin teknik çalışma yapması gerektiği bu gerekliliğin ise ihaleye katılacak firmaların donanımı yeteneği kapasitesi ve yapabilirliği konusunda ayrıntılı değerlendirmeler yapıp yargılar oluşturduğu izahtan vareste olduğunu, davacının kendisine yöneltilen zamanaşımı itirazına karşı ileri sürdüğü ihale safhasında yada sonrasında öğrenmelerinin mümkün olmadığına ilişkin savunma ve savlarını doğru, gerçekçi ve samimi bulmadıklarını, zamanaşımı itirazlarının yerinde, doğru olduğunu ve davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, cevap dilekçemizde iyi niyet kurallarına atıfta bulunup, davacının iş bu davası ile hakkını kötüye kullandığını belirtip, Sayın Mahkemenin dikkatini bu yöne çekmeye çalıştıklarını, davacı cevap dilekçesinde Anayasal dava hakkından bahsederek sırf patentini korumak için dava açtıklarını savunduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK) ’nun “Dürüst Davranma” alt başlıklı 2. maddesinde “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” ilkesine yer verilmiş, devamında da “Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” kuralı getirildiğini, hakkın kötüye kullanıldığı savunma olarak ileriye sürülmüş olmasa dahi bu husus def’i değil itiraz olarak kabul edildiğinden hakim, dava dosyasından anlaşılan böyle bir durumu resen göz önüne almak zorunda olduğunu, cevap dilekçesinde;‘’ patent ihlalinin 1. İstem bakımından vuku bulup bulmadığı istemler yönünden tartışmalı olduğunu, davacının burada; aşınma plakalarının destek kısımlarını ayıran çeperlerden daha yüksek olması sebebi ile klinker yatağı içerisinde alttaki soğuk klinker ile üstteki daha sıcak klinker arasında dikey bir küçük yer değiştirme olduğunu savunduğunu, bu savunmanın ( dikey karıştırma- yer değiştirme)Teknik olarak çizimlerle ve/veya bilgisayar simülasyonu ile, fiili olarak soğutma çalışma sisteminin video görüntüleri ile desteklenerek anlatılması gerektiğini, davacının Mart 2015 tarihli makalesinde belirttiği; “Yatay ve düşey karıştırma olmadan…” ifadesini kullanması üzerine sistemi ile ters bir beyanda bulunduğunu, kendisinin ve var olan durum ile çeliştiğini, ayrıca dava ve cevaba cevap dilekçesinde, destek kısmının genişliğinden ve ne olması gerektiğinden değil klinker yatak yüksekliğinden bahsedildiğini ve bu yatak yüksekliğinin destek kısmı genişliğinin 0,7 mislinden az olmamasının patentin konusu olduğunu, klinker yatak yüksekliği işletme şartlarına bağlı olarak değişebildiğini, ... işletmeciliğinde; belirtilen rakamlar baz alındığında ( 0,7 misli); örneğin 30 cm genişliğinde bir destek kısmı düşünülürse, bunun 0,7misli ile bulunacak klinker yatak yüksekliği (30x0,7 misli = 21 cm bulunur ki bu da teorik ve de pratikte fiilen çalışılabilecek bir klinker yatak yüksekliği olmadığını, zira böyle çok ince bir yatak yüksekliğinde çalıştırılacak soğutmada, klinker tanecikleri henüz soğumaya fırsat bulamadan, metal plakaların ( sıcaklığa dayanıklı malzemeler olmasına rağmen) yanmasına sebep olarak ünitenin sık sık durmasına sebep olacağını, bu şekilde soğutulmadan çıkartılmaya çalışılan klinkerin; olması gereken minerolojik, kimyasal yapısına kavuşmadan çıkmış olacağı için, bu tür klinkerin kullanılması sonrasında üretilecek çimentolarda standart dışı ürün üretilmesine sebep olacağını, bir klinker soğutma ünitesindeki klinker yatak yüksekliği klinkerin istenilen dereceye soğuması için optimum olarak verilen hava miktarı ve soğutma tahrik hızları ile beraber ayarlandığını, bu tür değişkenlerin ise ( klinker yatak yüksekliği, soğutmaya verilen hava miktarı, soğutma tahrik hızı, soğutmadan fırın tarafına ve tersiyer hava kanallarına çekilecek hava miktarları vb.) işletmenin tersiyer ve sekonder hava sıcaklığı, tersiyer ve sekonder hava miktarı ve oksijen miktarı ihtiyacına göre ayarladığını, tüm bu ihtiyaçların sağlandığı ve soğutma ünitesinin görevi olan klinkerin soğutulduğu optimum şartlarda çalıştırıldığını, bu ihtiyaçların standart olmayıp; fabrika konumu (rakımı),ortam sıcaklığı, kullanılan hammadde, yardımcı madde, yakıtlar, sevk sistemleri vb. değişkenlerden dolayı, işletmeden işletmeye değişiklik gösterebildiğini, yani bahsedilen bu proses ihtiyaçları için, soğutmadaki klinker yatak yüksekliğine bir sınırlama getirilemeyeceğini, dolayısı ile ... Fabrikasında proses ihtiyaçlarının karşılandığı ve klinkerin soğutulduğu optimum yatak yüksekliği; proses şartlarındaki dengelemeler sonrasında bulunarak çalışıldığını, bu yatak yüksekliği fabrikalardaki proses şartlarına göre değişiklik gösterebileceğini, bu olayı başka bir konuda tanımlama ve örneklersek; ‘’ bir aracın hareket edebilmesi için motor devrinin en az 100 d/dk olması gereklidir ‘’şeklinde alınan bir patente benzediğini, oysa ki bir aracın hareket edebilmesi için zaten motor devrinin çok daha yüksek olmasının gerektiğini, bu durumda diğer tüm araç firmaları patent ihlali yapmış olacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı/ birleşen dosya davacı ... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle; ilk cevap dilekçelerinde ifade ettikleri tüm beyanlarını aynen tekrar ettiklerini, zamanaşımı ve diğer itirazlarını aynen tekrar ettiklerini, taraflarınca da asıl davadaki cevaba cevaplarını aynen tekrar ettiklerini, davacı yanın daha sonra, dilekçelerinde ifade etmiş oldukları gibi kullanımlarının DK ... sayılı patent başvurusu kapsamında kalmadığını, zaten ihtilafın da bu olmadığını ve dava konusu klinker soğutucu ve usulün kendi patentleri kapsamında olup olmadığı olduğunu beyan ettiklerini, ancak sunmuş oldukları cevap dilekçesinde de izah etmiş oldukları üzere, elbette ki ihtilaf konusunun davacı yan patentinin ihlal edilip edilmediği olduğunu, müvekkilinin davacı yanın patentinin çok öncesine dayanan ve buluşu kurucu ortağına ait olan patent başvurusunda yer alan usulü kullanmış olduğu ve dolayısıyla davacı yan patentinin ihlal edilmediğini, sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde, davacı patentinin ana isteminde yer alan “yığma malzeme tabakası içinde düşey karıştırma hareketinin olmaması” unsurunun ihlal edilmediğinin detaylı olarak izah edildiğini, davaya konu patentin ana isteminin bu unsurunun ihlal edilmemesi yanında da diğer unsurunun incelenmesine gerek görmediklerini cevap dilekçelerinde ifade ettiklerini, böylece her hangi bir patent ihlalinden de söz edilemeyeceğini, davacının ikrar iddialarının da kabulünün mümkün olmadığını, konu ile ilgili daha evvelki beyanlarını tekrar ettiklerini, davacı patentinde “yığma malzeme üzerinde düşey karıştırma hareketinin olmaması” unsurunun ihlal edilmediğini, müvekkilinin kullanmış olduğu tertibatta, DK ... sayılı patent başvurusunda yer alan sistemi kullandığını ve bu sistemde düşey karıştırmanın mevcut olduğunu, patent başvurusu tarifnamesinde düşey karıştırma hareketinin neden ve nasıl yapıldığının izah edildiğini, Müvekkili uygulamasının dayanağı olan ve müvekkilinin kurucu ortağının buluşu DK ... L sayılı patent başvurusunun 6,7,8 ve 9. İstemlerinde plakalar ( blokaj olarak adlandırılmakta) yer aldığını, düşey karıştırma hareketi olarak tanımlanan karıştırma işlemini, bu dikey plakalar yaptığını, burada amacın, soğutma zemini üzerinde taşınmakta ve soğumakta olan klinker malzemesinde düşey bir hareket oluşturmak olduğu, klinker tabakası aracılığı ile “soğuk kanallar” oluşumunu önlemek olduğunun belirtildiğini, düşey yer değiştirme hareketinin soğuk kanalın ilk oluşum aşamasında soğuk kanalı parçalayacak ve böylelikle yüksek ısı transferi verimliliğinin devamı sağlanacağını, davacının kendi patent tarifnamesinde tekniğin bilinen durumuna ilişkin yapmış oldukları izahatta dahi müvekkilinin tertibatının soğuk kanal problemi ve bunun aşılması için düşey karıştırma yapıldığı beyan ve kabul edildiğini, buna rağmen davacının soğuk kanal probleminin olmadığını iddia etmesinin anlaşılır olmadığını, müvekkilinin soğutma tertibatında kullanmış olduğu blokajlar ile düşey yer değiştirme yapmış ve dolayısıyla soğuk kanal problemini çözdüğünü, ayrıca kullanılan soğutma sisteminde ‘’microshearing’’ hareketinin varlığını, düşey yer değiştirmenin olduğunu davacının iddia ettiği makalede izah ettiğini, müvekkilinin uygulamasının dayanağı olan DK ... nolu patent başvurusunda düşey karıştırma yapıldığı 30 Eylül 2010 tarihli EPO kararı ile de ortaya konulduğunu, EPO kararında DK ... sayılı patent başvurusunda düşey karıştırma hareketinin kapsam dışında tutulmadığını açıkça ifade ettiğini, davacının iddia ettiği gibi, kendi patentinde yer alan bir sabit klinker cebinin müvekkilinin tertibatında bulunmadığını, Müvekkilinin tertibatında yer alan blokajlar ile bu cep oluşumu engellendiğini, davacının ayrıca dilekçesinin 2.3.2 nolu bendinde, müvekkil internet sitesinden alınan bir skeç ile, sabit klinker cebi oluşturulduğu aşınma plakaları ile üstte bulunan hareketli klinkerin ayrıldığını, alt bölümün karışmadığını ve üst bölümün de karıştırma elemanı bulunmadığından karışmadığını iddia ettiğini, Oysa ki bu skeçin sistemin işletme şekline ilişkin bir skeç olmadığını, klinkerin destek kısmını (soğutma plakalarını) korumasının izahı için yapıldığını, biçimsel bir çizim olduğunu, internet sitesinde de zaten bu bölüm altında (Dead pocket of clinker) yer aldığını, ayrıca davacı tarafından bu uzunlamasına çeperlerin DK ... sayılı patent başvurusunda gösterilmemiş olduğunu ve buradan da müvekkilinin bu patent başvurusunda yer alan tertibatı kullanmadığı sonucunun çıkacağını düşünmüş ise de; davacı tarafından uzunlamasına çeper olarak ifade edilen unsur müvekkil kullanımına dayanak DK ... sayılı patent başvurunda 20 ve 21 sayıları ile gösterilen sızdırmazlık parçasıdır. 2 parçadan oluşan ve üst parçanın (19 ve 20) alt parçaya geçmesi ile (18 ve 19) oluşturulan sızdırmazlık ile alta klinker düşmesinin önüne geçildiğini, sızdırmazlık parçalarının yan yana gelmesi ile destek kısımlarını ayıran uzunlamasına çeper görünümü ortaya çıktığını, kısaca sızdırmazlık haricinde ayrıca bir uygulama bulunmadığını, dolayısıyla davacının bu iddia ve düşüncelerinde de yanıldığını, davacı yanın bu iddialarındaki amacının ise, yanlış yönlendirme ve anlatım ile sadece kafa karıştırmak olduğunu, davacı yanın ayrıca, düşey hareket ya da yer değiştirme olmasının yeterli bir savunma olmadığı iddiasında ise de, davacı yanın patenti “yığma malzeme içerisinde düşey karıştırma hareketinin olmaması” hususunu koruduğunu, yani davacı yanın patent istemi her türlü düşey hareketi dışladığını, hal böyle iken ve müvekkilinin kullanımında düşey karıştırma hareketi ortada iken bunun inkarının gerçeğin inkarı anlamına geldiğini, davacı dilekçenin sonunda şekil 4 olarak sunmuş oldukları şeklin müvekkili uygulamasının karşılığı olmadığı, buradaki çeperlerin eğimli olduğunu iddia etmişler ise de, burada gösterilen sızdırmazlıkların alt kısmının düz ya da eğimli gösterilmiş olmasının hiçbir pratik bir önemi olmadığını, asıl önemli olan hususun enine çeperlerin sızdırmazlıkların oluşturduğu boyuna çeperlerden yüksek olması ve düşey karıştırmayı oluşturması olduğunu, sunmuş oldukları görselde de bu hususun gösterildiğini, davacı tarafından alıntı yapılan dilekçelerinde yer alan görselde ise blokajların montajı yapılmadığını, davacının montajı tamamlanmış, eski bir görsel sunarak bunun üzerinden yorum yapmaya çalışmakta ise de bu, mahkemeyi yanıltmaya yönelik bir çabadan öteye gidemeyeceğini, dilekçelerinde şekil ile müvekkili tertibatının tamamlanmış halinin ve davacının dilekçesinde gösterilmiş hali sunulduğunu, davacı yanın sunmuş olduğu 13/06/2017 tarihli cevaba cevap dilekçesini kabul etmediklerini beyan ederek davacı yanın tüm taleplerinin ve davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2017/274 esas, 2022/172 karar, 11/10/2022 tarihli kararı ile; "Tüm dosya kapsamı alınan heyet raporları izahı yapılan mevzuat bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı birleşen dosya davacı / davalı vekilince açmış oldukları davalara ilişkin ıslah dilekçesi sunulmuş ise de yargılama safahatinde alınan rapor içerikleri (rapor içerikleri hacimli olmaları ve teknik değerlendirme içermesi sebebiyle karara aktarılmamıştır.) dikkate alındığında HMK 182 kapsamında ıslahın kötü niyetli olarak yapıldığı, zira istem değişikliğine yönelik taleplerin alınan rapordaki tespitleri çekişme ile uyumlu hale getirmeye yönelik olduğu ve davayı uzatmaya yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan ıslah dikkate alınmamış, davacı birleşen davacı / davalının patente tecavüze yönelik iddialarının sunulan rapor içerikleri dikkate alındığında sübut bulmadığı anlaşılmakla, patente tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi talepli açılan asıl dava ve birleşen mahkememizin 2017/37 esas sayılı dosyalarının reddine karar vermek gerekmiştir. Yine birleşen 2017/786 esas sayılı hükümsüzlük davası yönünden yerinde incelemeye dayalı heyet raporundaki hükümsüzlüğü talep edilmiş olan TR ... T4 numaralı patentin, yetersiz ifşaat içerdiği, yeni olmadığı ve buluş basamağı içermediği yönündeki iddiaların haklı olmadığı yönündeki denetime elverişli tespitler dikkate alınarak asıl davanın ve birleşen davaların REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Asıl davada davacı/ birleşen dosya davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin EP ... sayılı Avrupa patentinden bölünmüş olan ve başvuru işlemleri EPO’da devam etmekte bulunan 07025135.0 sayılı başvurudan kaynaklanan haklarına doğrudan ve dolaylı tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmesi nedeni ile de kabulünü talep ettiklerini, Islahın tek taraflı bir irade beyanı olduğu ve karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmadığını, müvekkilin bilirkişi raporu dahi mevcut değilken davanın gidişatına özel patent başvurusu hazırlaması imkan ve mantık dışında olduğunu, müvekkilin, TR ... T4 sayılı Türk patentinin kök patenti olan EP ... sayılı Avrupa patentinden bölünmüş 07025135.0 sayılı başvurusunun istemlerinin Türkçe tercümesi 17 Ocak 2013 ve yine başvuru işlemleri EPO’da devam ederken değişen istemlerinin Türkçeye tercümesi 25 Kasım 2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu’na takdim edilmek suretiyle 6769 sayılı Sınai mülkiyet Kanunu 89/4 maddesi ve Avrupa Patentlerinin verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesi'nin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik’in 8. maddesi çerçevesinde 07025135.0 sayılı Avrupa patent başvurusundan doğan hakları Türkiye’de geçerli hale geldiğini, müvekkilin mevcut haklarını yasaya ve usule uygun olarak kullanmak istemesinin kötüniyetli olarak kabul edilmesi Türkiye’de geçerli hale gelmiş patentin Türk Mahkemeleri tarafından dikkate alınmaması, Avrupa Patent Sözleşmesi hükümlerine ve tüm uluslararası mevzuata da aykırı olduğunu, 2015 yılında açılmış olan davanın bugüne kadar uzamış olmasında ve bundan sonra gereksiz yere uzamasında davayı kendisi açtığını ve müvekkilinin ne gibi bir menfaati olacağının anlaşılmayacağını, yerel mahkeme'nin bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate almaksızın patente tecavüz ve bağlı taleplerinin reddi yönünde verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istem unsurlarının inceleme yapılan tesiste mevcut olduğu, buna karşı karşın 1.E ve 1.F unsurlarının davalı ... ... Fabrikaları A.Ş. tesisinde mevcut olmadığı ve bu nedenle patentin ihlal edilmediği yönünde görüş bildirildiğini, istemde yer alan 1.A, 1.B, 1.C, 1.D ve 1.F unsurlarının davalı yan, ... ... Fabrikaları A.Ş tesisinde mevcut olduğu yönündeki bilirkişi kanaati yerinde olmakla birlikte, diğer unsurlar açısından rapora haklı itirazları İlk Derece Mahkemesi kararında dikkate alınmadığını, davalı yan ... ... Fabrikaları A.Ş. tesisinde yapılan incelemede tespit edilen “1. Tip taşıma aracı” ve “2. Tip taşıma aracı”, ızgaradan bağımsız olmadığını, dolayısıyla, bu araçların bir bağıl/rölatif hareket yapması mümkün olmadığından, bir “taşıma” yapması da mümkün olmadığını, Bilirkişilerin, “ızgara üzerinde onlarca taşıma aracının olduğu” yönündeki kanaatinin hatalı olduğunu, anılan cepler içerisinde kalan klinker tanelerinin düşey yönlü bir hareket yapması mümkün olmadığını, dava dosyasında mübrez davalı yan beyanlarından açıkça anlaşıldığı gibi bu enine parçalar, “aşınma plakaları” olduğu ve soğutma ünitesi çalıştırıldıkça bu plakaların aşınarak malzemeyi erittiği ve yüksekliğinin kısalacağını diğer taraftan, davalı yan beyanlarında, anılan enine yerleştirilmiş parçaların (aşınma plakalarının) klinker yatağı içerisine giren miktarının 2,05 cm olduğu ifade edildiğini, bilirkişilerin, klinker taneciklerinin boyutlarını dikkate almayarak görüş bildirmeleri de bilimsellikten uzak bir sonuca yol açtığını, hatta, bilirkişilerin, “Netice itibarıyla incelenen tesiste ızgaranın üzerinde 1. tür ve 2. tür taşıma araçlarının mevcudiyeti, düşey yönde bir hareketlenme ve tabiatıyla karışmanın olmasını gerektirdiğini, düşey hareketlenme ya da düşey yer değiştirmenin, düşey karıştırma olgusundan farklı olduğu dava dosyasında mübrez beyanlarıyla sabit olduğunu, davalı yanın klinkerin karıştırma olmadan taşındığına dair kamuya açık beyanlarını dikkate almadığını, delillerin arasında yer alan International Cement Review, Mart 2015 tarihli makalede davalı, .... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti. açıkça karıştırma olmadan klinkerin taşındığını beyan ettiğini, davalının huzurdaki davada bunun aksini iddia etmesi ve bu yönde karar oluşturulması HMK’nun 29. Maddesinde ve MK’nun 2. Maddesinde yerini bulan iyiniyet kaidesine aykırı olduğunu beyan ederek, izah olunan nedenlerle ve re’sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda, ıslah beyanları dikkate alınmayarak patente tecavüzün tespiti ve bağlı taleplerini içerir asıl davanın reddi doğrultusunda ilk derece mahkemesi tarafından verilen red kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF:
Davalı ... ... Fabrikaları A. Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dosyada maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, söz konusu davaların nisbi harca tabi olduğu ve nispi vekalet ücretine tabi olması gerektiğini, dosyanın maddi manevi tazminat talep olması nedeniyle bozulması gerektiğini, mahkemece hükmün tahsisi ve ek karar alınması için yapılan taleplerin cevapsız kaldığını beyan ederek, istinaf konusu kararın müvekkili lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi şeklinde düzeltilerek onanmasını, mahkeme aksi kanaatteyse kararın kaldırarak müvekkili lehine nisbi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı/ birleşen dosyada davacı .... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; EP ... B1 sayılı Avrupa Patentinin Türkiye uzantısı olan Türk Patent nezdinde TR... T4 sayı ile tescilli patente tecavüz, haksız rekabet ve diğer talepleri iddiası ile açılan davanın reddi kararı yerinde olduğunu, kararın vekalet ücretine ilişkin bölümü ise, manevi tazminat talebinin reddini içerdiğinden ve vekalet ücretinin maktu değil nispi oranda hesaplanması ve ona göre hüküm kurulması gerektiği halde maktu hesaplanmış ve ona göre hüküm kurulmuş olması nedeniyle yerinde olmadığını fakat bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeyecek hususlardan olduğunu ve kararın sadece bu yönden düzeltilmesi gerektiğini, İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/786 Esas sayılı dosyası ile açılan ve asıl dava İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/274 esas sayılı dosyası ile birleşen, davacı yana ait EP ... B1 sayılı Avrupa Patentinin Türkiye uzantısı olan Türk Patent nezdinde TR... T4 sayı ile tescilli patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talepli açılan davanın reddine karar verilmesinin eksik inceleme neticesine dayandığını ve hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, mahkemece verilen kararda, hükümsüzlük yönünden, 17/09/2021 tarihli rapor yeterli görülerek burada yer alan tespitler dayanak yapılarak hüküm tesis edildiğini, 17/09/2021 tarihli raporda bilirkişi heyeti yerinde inceleme yaparak raporunu, esas dava (tecavüz) ve birleşen dava (hükümsüzlük) olarak iki bölümde inceleyerek görüş oluşturduğu, tarafça birleşen dava-hükümsüzlük bölümüne ilişkin itirazları ve itiraz gerekçeleri dosyaya sunulduğunu, ayrıca 11/11/2021 tarihli celsede de raporun hükümsüzlük bölümüne ilişkin itirazları tekrarla itirazlarının giderilmesi talep edilmiş ise de mahkemece taleplerini red ettiğini, karar dayanak bilirkişi raporunda her ne kadar, davaya konu patentin yeterli ifşaat içermediği hususunda, patent hakkında gerekçelendirme yapılmadığını, patentin hangi öğretiyi gizlediği hususuna yer verilmemiş ve konu hakkında tecrübeli kişinin, patentin tarifnamesini okuduktan sonra buluşu hangi nedenle gerçekleştiremeyeceği konusunun tartışılmamış olduğunu, tarifname ve çizimlerin buluşu ayrıntılı olarak açıklamakta olduğu beyan edilmiş ise de, sunulan itirazlarda, daha evvel dilekçelerinde detaylı olarak izah olduğu ve davaya konu patent isteminde yer alan ve "yığma malzeme yatağı içinde düşey karıştırma hareketi olmaması" unsuru ile çelişen ve yeterince açık olmayan ifadelerin patent tarifnamesinde yer aldığı, bu ifadelerin varlığı karşısında patent tarifnamesi'nin uzmanın uygulamaya koyabileceği açıklıktan yoksun olduğunu, davaya konu patentin, uzmanın onu uygulamaya koyabilmesinin mümkün kılacak şekilde tam olmadığı da ifade edildiğini, tarifnamesinde yatak yüksekliğinin rastgele seçilmediğini, ya da bir bilgiye dayandığını gösteren veri bulunmadığını, bu oranın altında sistemin çalışıp çalışmadığı dahi anlaşılamadığını, ayrıca tarifnamede kullanılan malzemenin nevi, boyutları, sürtünme katsayısı vs. ilişkin bir parametre de olmadığını, sistemin kriterini belirlemeyen ters bir verinin sunulmadığını, karara dayanak bilirkişi raporunda patentin yenilik içermediğine ilişkin olarak iddianın gerçeği yansıtmadığı belirtilmiş ve tarafça da bilirkişinin bu görüşüne itiraz edildiğini beyan ederek, İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/274 Esas ve 2022/172 Karar sayılı dosyasından verilen 11/10/2022 tarihli kararın, asıl dava yönünden ve dosyada birleşen davalardan 2017/37 Esas sayılı maddi tazminat talepli dava yönünden verilen kararın onanması, işbu dosyalara ilişkin verilen maktu hükmedilen vekalet ücretlerinin nispi hesaplanmak suretiyle düzeltilmesine, birleşen davalardan tarafça açılan ve davacı yana ait EP1509737 B1 sayılı Avrupa Patentinin Türkiye uzantısı olan Türk Patent nezdinde TR2008 02273 T4 sayı ile tescilli patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talepli İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/786 Esas-2019/329K. sayılı dosyası yönünden verilen red kararının yukarıda sayılan sebepler ve mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle istinaf incelemesinden geçirilerek kaldırılmasına, dosyaya ilişkin eksikliklerin giderilerek, yapılacak yeniden yargılama sonucunda davanın ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı birleşen dosyada davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı ... ... Fabrikalar A.Ş.’nin istinaf taleplerinin reddi ile 01.02.2023 tarihli istinaf taleplerinin kabulünü, bu suretle talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, davalı karşı davacı .... Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ni istinaf taleplerinin reddi ile 01.02.2023 tarihli istinaf taleplerinin kabulünü, bu suretle talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı/ birleşen dosyada davacı .... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı-birleşen dosyada davalı tarafından, ıslah beyanlarının dikkate alınarak patente tecavüzün tespiti ve bağlı taleplerini içerir asıl davalarının kabulü doğrultusundaki İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen red kararının kaldırılması taleplerinin reddi ile İstanbul 2. Fikri Sınai haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/274 Esas ve 2022/172 karar sayılı dosyadan asıl dava yönünden verilen red kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı ... ... Fabrikaları A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin kullandığı makineler ve teknoloji davacının ıslahla dava konusu yapmak istediği patent başvurusuna da tecavüz teşkil etmeyeceğini, davacının iddia ve talepleri haksız olup gerek SMK gerek KHK'da yer alan patent tecavüzüne ilişkin şartların müvekkilin kullanımı için söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu patent hakkına ilişkin tecavüz oluşturan herhangi bir kullanımı söz konusu olmadığını, 5 yıldan uzun süren dava sürecinde alınan 8 bilirkişi raporu ve ek raporunda müvekkili kullanımının davacıya ait sınai hakka herhangi bir tecavüz teşkil etmediği tespit edildiğini beyan ederek, davacının haksız ve hukuka aykırı istinaf taleplerinin reddine, tarafça yapılan istinaf talebinin kabulü ile kararın müvekkili lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava; davacı patent hakkı sahibi tarafından açılan 551 sayılı KHK kapsamında TR ... T4 sayılı patent hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması, manevi tazminat istemine ilişkindir.Birleşen İstanbul 2. FSHHM 2017/37 esas sayılı davası; patent sahibi tarafından açılan TR ... T4 sayılı patent hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Birleşen İstanbul 2. FSHHM 2017/786 esas sayılı davası; patent maliki aleyhine açılan TR ... T4 sayılı patentin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından yukarıda yazılı gerekçelerle davanın ve birleşen dosyaların reddine karar verilmiş, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Asıl ve birleşen davalara konu olan davacının tescil maliki olduğu dava dilekçesinde betimlenen TR ... T4 sayılı patentin, bir soğutma usulü ile ve özellikle bir fırında ısıtılan klinker gibi bir tür sıcak yığma malzemenin soğutulması usulü ile ilgili olduğu, buluşa konu soğutma usulü, yığma malzemenin üzerinde ilerlediği bir ızgara; bu ızgaranın alt tarafında bulunan soğutucu fan bölümünü içeren kapalı formda bir soğutma tertibatında gerçekleştirildiği, 1 bağımsız (1 sayılı istem) 4 bağımlı (2-5 sayılı istemler) olmak üzere toplamda 5 patent istemine sahip olduğu, 5 istem yönünden de davalı ... Sanayii ve Ticaret A.Ş.'nin doğrudan ihlal ettiği, davalılardan ... ... International şirketinin dolaylı yoldan patent haklarını ihlal ettiği iddiası ileri sürülmüştür. Davalının davacı aleyhine ikame ettiği birleşen dava kapsamında ise TR ... T4 sayılı patentin yeterli açıklama içermediği, buluş basamağı ve yenilik unsuru bulunmadığından bahisle hükümsüzlüğü talep edilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 10/01/2017 tarihinde yürürlüğü girmiş olup 6769 sayılı SMK'nın "551, 554, 555 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin hükümlerinin uygulanması" başlığını taşıyan geçici 1.maddesinin (2) fıkrasının ilk ve üçüncü cümleleri, "Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır, patent ve faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır" şeklinde düzenlenmiş olup dava konusu patentin hükümsüzlüğü istemiyle açılan birleşen davada, patentin başvuru tarihinde geçerli olan mülga 551 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, asıl davanın açılış tarihi itibari ile tecavüz talepleri yönünden dava tarihi itibarı ile yürürlükte olan KHK hükümlerine tâbi olduğu, birleşen İstanbul 2. FSHHM 2017/37 esas sayılı dosyada ise dava tarihi itibari ile yürürlükte olan SMK hükümlerinin uygulanması gerektiği saptanmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Yapılan incelemede; asıl dosyada ve maddi tazminat istemli birleşen davada davacı/ patent maliki vekilinin 25 Kasım 2021 tarihli dilekçesi ile; davacının TR ... T4 sayılı patentinin kök patenti olan EP ... sayılı Avrupa patentinden bölünmüş olan ve başvuru işlemleri EPO’da devam etmekte bulunan 07025135.0 sayılı başvurunun sahibi olduğu, 07025135.0 sayılı Avrupa patent başvurusundan doğan haklarına ilişkin istemlerinin Türkçe tercümesinin 17 Ocak 2013 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulması ve Kurum tarafından bu başvuruya 2013/00635 numarası verilmesi suretiyle Türkiye’de geçerli hale getirildiği, EPO nezdinde işlemleri devam etmekte olan başvurunun istemlerinin tekrar değiştirildiği ve bu değişen istemlerin Türkçe tercümesinin de Türk Patent ve Marka Kurumuna takdim edildiği ve bu son istem değişikliği talebine ilişkin 25/11/2021 tarihinde Kurum tarafından 2021/018530 numarasının verildiği belirtilerek davasını bu yönden ıslah ettiğini beyan ettiği sürülmüştür. Bununla birlikte asıl dosyada ve maddi tazminat istemli birleşen davada davacı vekilinin 25/01/2022 tarihli olmak üzere ikinci kez ıslah yoluna başvurduğunu içerir dilekçe sunduğu görülmüştür. Ancak HMK'nın 176. maddesi gereğince aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Dolayısıyla 25/01/2022 tarihli ıslah dilekçesinin nazara alınması mümkün değildir. Bu yönü ile ilk derece mahkemesinin HMK'nın 182. maddesi kapsamında 25/01/2022 tarihli ıslah başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığına yönelik gerekçesi isabetsiz olmuştur. Ayrıca ıslah ile taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilmekle birlikte ıslaha ilişkin yasal düzenlemeler göstermektedir ki ıslahla kastedilen dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesidir. Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu hâline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (Emsal ilam: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/14-2815 esas, 2021/888 karar sayılı ilamı.) Bu nedenlerle patent maliki vekilinin 2021/018530 numaralı dava konusu olmayan patentin davaya dahil edilmesine yönelik istemine ıslah yolu ile cevaz verilemeyeceği anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen davalar kapsamında yerinde incelemeye dayalı, ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bulunan raporlar doğrultusunda uygulanması gereken yasal düzenlemelere uygun şekilde inceleme yapılarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Asıl ve birleşen tazminat istemli davada davalı ... ... şirketi vekili tarafından nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiası ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de maddi ve manevi tazminat istemli asıl ve birleşen davaların tamamen reddine karar verildiğinden AAÜT'nin 10/3 ve 13/4. maddeleri gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre (maktu vekalet ücreti) vekalet ücretinin belirlendiği görülmekle usule uygun olduğu saptanmış olup aksi yöndeki istinaf gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle; davalılar ...şirketi ile ... ... şirketinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı patent sahibi ... ... ... GMBH vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve düzeltilmiş gerekçeyle "asıl ve birleşen davaların reddine" karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ...şirketi ile ... ... Şirketinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı/birleşen davada davalı ... ... ... GMBH vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
3-İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/10/2022 tarih, 2017/274 E. 2022/172 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile; "asıl ve birleşen davaların reddi yönünden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,-Asıl davanın ve birleşen davaların REDDİNE,Asıl dava yönünden;4/a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin alınan 8.538,75 TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, fazladan yatırıldığı anlaşılan 8.458,05 TL'nin karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan patente tecavüz talepleri yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve ... (...) ... FABRİKALARI ANONİM ŞİRKETİ'ne verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan manevi tazminat talepleri yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve ... (...) ... FABRİKALARI ANONİM ŞİRKETİ'ne verilmesine, 4/e-Davalı ... Makina Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.200 TL bilirkişi ücreti 208,50 TL olmak üzere toplam 1.408,50 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı şirkete verilmesine,5-Birleşen İstanbul 2 FSHHM'nin 2017/37 Esas sayılı dosyası yönünden;5/a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin alınan 22.696,00 TL den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, fazladan yatırılan 22.080,60 TL nin karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5/b-Birleşen davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan maddi tazminat yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... (...) ... FABRİKALARI ANONİM ŞİRKETİ'ne verilmesine, 5/d-Davalı ... (...) ... Fabrikaları Anonim Şirketi tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 91,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalı şirkete verilmesine,6-Birleşen İstanbul 2. FSHHM'nin 2017/786 Esas sayılı dosyası yönünden;6/a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile 584,00-TL harcın davacı/birleşen davada davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/b-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,6/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan hükümsüzlük talebi yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... ... ... GMBH'ne verilmesine, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-Asıl dava yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın Davalı ...şirketinden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/b-Asıl Dosya yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın ... ... Şirketinden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/c-Birleşen 2017/37 E. 2017/52 K. sayılı davası yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının ... ... Şirketinden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/d-Davalılar ...şirketi ile ... ... Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7/e-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,7/f-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 984,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 63,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.047,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,7/g-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025