T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/558 Esas
KARAR NO : 2025/1096
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 31/01/2023
NUMARASI : 2019/289 E. - 2023/23 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili dava dilekçesi ile ; Davacı kendisine özgü tasarımları olan dekoratif metal dekorasyon ürünlerinin tasarımcısı, üreticisi, satıcısı, TPE başvurularının ve ... tescillerinin sahibi olduğunu, kendi tasarımı olan metal aksesuar ürünlerini yine kendisine ait olan ... markasıyla www...com ve www...com internet siteleri, şirkete ait yurtiçi ve yurtdışı satış noktaları ve yurtdışı bayileri aracılığıyla tüm dünyada satışa sunduğunu, müvekkili tarafından tasarlanıp üretimi yapılan metal dekorasyon ürünlerinin davalı tarafından taklit olarak üretilerek herhangi bir izin alınmaksızın www...com.tr internet sitesi üzerinde satışa sunulduğunu, davalı tarafından satışa sunulan davacıya ait ürünlerin kodlarının; .... ... isimli tasarımını 14.04.2017 tarihinde tasarlayarak piyasaya sunduğunu; Dosyanın bilirkişiye tevdi ile davalı tarafından piyasaya sürülen metal tabloların, müvekkiline ait tasarımların kopyalanarak üretildiklerinin tespitini, incelenecek taraf defterleri ile davalı tarafın haksız rekabeti neticesinde müvekkilini uğrattığı zararın tespitini, Dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte; 6769 Sayılı SMK 151/2/a ve 151/4 maddelerince, hesaplanacak tazminattan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması koşuluyla şimdilik 25.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, Öncelikle ve ivedilikle dava konusu dekorasyon ürünlerinin üretim ve satışı devam ettiği telafisi imkansız zararların önüne geçilmesi maksadıyla söz konusu ürünlerin üretim ve satışının durdurularak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taklit ürünlerin üretim ve satışının durdurularak söz konusu tecavüzün men'i ve ref'ine karar verilmesini, söz konusu dekorasyon ürünlerinin bulunduğu davalıya ait stokta bulunan taklit ürünlerin imha edilmesine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve davanın zaman aşımına uğradığını, Dosyadan alınan bilirkişi raporunda davacının satışa sunduğunu iddia ettiği www...com ve www...co internet sitelerinde söz konusu tasarımların satışa sunulduğu tarihler itibariyle her durumda 3 yıllık koruma süresinin sona erdiğinin tespit edildiğini, davacı her ne kadar bu tasarımlar üzerinde hak sahibi olmasa da zaten iddia ettiği kamuya sunulma tarihi itibariyle koruma süresinin sona erdiğini, Dava konusu tasarımların ilk kez kamuya sunulduğu iddia edilen internet sitelerinden www...com uzantılı ... davacı adına tescilli olmadığını, yani bu sitede satışa sunulan ürünlerin dava dışı "...-Northsihre" adına kayıtlı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Dava konusu olan tasarımların davalının yer sağlayıcı olduğu www...com.tr internet sitesinde üçüncü bir kişi tarafından satışa sunulduğunu, Dava dilekçesinde iddia edildiği üzere davalının bu ürünleri üreten ve doğrudan satışa sunan taraf olmadığını, Davaya konu olan ürünlerin davalının stoğunda yer almadığını, sipariş verilmesi halinde direk olarak üçüncü kişi tarafından müşteriye yollandığını, bu sebeple dava konusu ürünleri satışa arz eden “... ... Mağazacılık Sanayi ve Dış Ticaret A. Ş.”nin ihbar edilmesini talep ettiklerini, Davacının bu tasarımları ilk kez kendisinin kamuya sunduğu iddiası ise gerçek dışı olduğunu, söz konusu tasarımların iddia oluna tarihlerden çok önce İnternet ortamında satışa sunulduğunu, sundukları ekran görüntülerinde dava konusu tasarımların tamamının davacının iddia ettiğinden çok daha uzun zaman evvel 2009- 2011 yıllarında internet ortamında satışa sunulduğunu, nitekim davacının TPE nezdinde yapmış olduğu tasarım tescil başvurularının da bu tasarımların davacı Söz konusu tasarımların yeni ve ayırt edici nitelikte olmadıklarını, Davacının tasarımlarının ... nezdinde koruma kapsamında olduğunu fakat rüçhan hakkının kullanılması gerektiğini, davacının rüçhan hakkını kullandığına dair bir delil sunmadığını, Bilirkişi raporunda yer alan teknik verilere itiraz ettiklerini ve davacının tazminat talebini fahiş olduğunu ve ihtiyati tedbir talebi ile satıştan men ve imha taleplerinin haksız olduğunu, Davanın ihbarı, her durumda haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"....İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davacı şirketin ... markası ile bu isimli internet sitesi üzerinden kendisine ait dekoratif metal tasarımlarını satışa sunduğunu, davalı şirketçe davacı şirkete ait 12 farklı tasarımın kopyalanarak satışa sunulduğunu, tasarımların tescilsiz olmasa dahil 3 yıllık koruma süresinin olduğunu, ayrıca bu durumun haksız rekabette teşkil ettiğini belirterek tecavüzün meni ve refi ile şimdilik 25. 000 TL tazminatın SMK 151/2.a maddesi uyarınca davalıdan alınmasını talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesi ile davaya konu tasarımların tescilli olmadığını, yeni olmadığını, korumadan faydalanamayacağını belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkememizce tedbir talebine ilişkin olarak aldırılan 11/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından piyasaya sürülen ürünlerin davacı ürünlerine benzer olarak algılandıkları yönünde görüş bildirdikleri, mahkememizce esasa ilişkin aldırılan davalı tarafından kullanılan ürünlerin davacı tasarımlarına benzediği fakat maddi tazminat hesabının yapılamadığı yönünde 29/12/2020 tarihli bilirkişi raporu sunulduğu aldırılan 21/09/2021 tarihli ek raporda ise yine maddi tazminat yönünden hesaplama yapılamadığı, talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunda ise davacı ticari defterlerinin stok ve satış bilgilerinin yeterli olmaması sebebiyle hesaplama yapılamadığı yönünde görüş bildirildiği, maddi tazminat talebi yönünden tam hesaplama yapılamadığından davacının 25.000 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinden davacının dava dışı ... markası ile dekoratif ürünler tasarlayarak piyasaya sunduğu, davaya konu edilen tasarımların tescilli olup olmadığı yönünden yaptırılan incelemede davaya konu edilen tasarımların tamamının tescilsiz olduğu, davacı tarafından da tescilsiz tasarımlar sebebiyle 6769 sayılı yasanın 69/2 maddesi uyarınca 3 yıllık koruma süresinden faydalanacağı iddiasında bulunmuş mahkememizce davaya konu edilen davacı tarafından "... ..., Lion ..., ..., ..., ..., ... ve ..." isimli tasarımların 2014 ve 2015 yıllarında piyasaya sunulduğunun bizzat dava dilekçesi ile davacı tarafından belirtildiği, dava tarihlerinin dava kapsamında davalının davacıya benzer tasarımları kullandığı tarihin ilk tespit tarihinin 2019 yılı olduğu, bu sebeple tespit tarihi itibariyle davacının koruma süresi dolan bu tasarımlardan 6769 sayılı SMK nun 69/2. Maddesi hükmünden faydalanamayacağı, dava tarihi itibariyle davaya konu edilen diğer tasarımlar olan ..., ..., ... ve ... ... isimli tasarımların ise 2006 ve 2017 yıllarında ilk olarak davacı tarafından piyasaya sunulduğu, dava tarihi itibariyle 3 yıllık koruma süresinin dolmadığı, bilirkişi raporuna göre davalı ürünlerinin davacının iş bu tescilsiz tasarımlarına ayniyet derecesinde benzediği, bu durumun 6769 sayılı yasanın 81/1.a maddesi uyarınca tecavüz teşkil ettiği, aynı zamanda TTK nun 55.1/a.4 üncü maddesi uyarınca haksız rekabette teşkil ettiği, zira davalının davacıya ait tescilsiz tasarımlarının ayniyet derecesinde benzerini üretmek ve ticari faaliyete konu etmek suretiyle haksız menfaat elde edildiği anlaşıldığından koruma süreleri dolmayan tasarımlar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, maddi tazminat hesabı yapılamadığından mahkememizce 50. Maddesi uyarınca resen hesaplama yapıldığından davacının maddi tazminat talebinin 25.000 TL olduğu, bu talebin davaya konu edilen bütün tescilsiz tasarımlar yönünden olduğu, tescilsiz tasarımdan faydalanan 4 adet tasarım yönünden davanın kabulüne karar verildiğinden oranlama yapılarak takdiren 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınmasına karar vermek gerektiği "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davalı tarafından davacının ... ve ... ... isimli tasarımlarına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunduğu'nun tespitine bu şekilde üretilen ürünlerin ve satışların durdurulmasına, el konulmasına hüküm kesinleşmesi halinde imha edilmesine, maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, 10.000 Tl maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-İlk derece mahkemesi tarafından tasarımları olan ... ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden verilen red kararının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu tasarımlarından SMK hükümlerince 3 yıllık koruma süresi kapsamında olanlar (..., ... ...) yönünden kabul kararı verilmesine bir itirazları olmadığını, diğer tasarımlar yönünden (... ..., ..., ..., ..., ..., ...) 3 yıllık koruma süresinin dolduğundan bahisle verilen red kararına itiraz ettiklerini, bahsi geçen tasarımlarının her ne kadar SMK hükümlerine göre 3 yıllık koruma süresi geçmiş olsa da tasarımlarının TTK haksız rekabet hükümlerine göre kümülatif korumadan yararlanması gerektiğini, kararda davalının eylemlerinin aynı zamanda TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği tespitine rağmen, 3 yıl koruma süresi dolan tasarımların haksız rekabet hükümlerine göre korunması gerektiğini ve haksız rekabetin varlığına ilişkin hüküm kurulmadığını, müvekkili tasarımlara ilişkin daha önce aynı konu ile birçok davalarının görüldüğünü, mahkeme kararlarında ortak kanaatin, birebir kopyalanan müvekkili tasarımların SMK hükümlerine göre 3 yıllık koruma süresi dolsa dahi davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği şeklinde olduğunu, -Davalının satışa sunduğu ürünlerin işbu dosya kapsamında alınan 29.12.2020 tarihli tasarımlar üzerinde yapılan incelemelerde, uyuşmazlığa konu tasarımların tamamının "benzer olarak algılandıkları" sonucuna varılması sebebiyle Türk Ticaret Kanununda yer alan "haksız rekabet" korumasından yararlanacağını, tescilsiz tasarımların TTK hükümlerince korunmayacağın kabulünün, haksız rekabet korumasını tamamen yok saymak anlamına geleceğini, davadaki SMK hükümlerince 3 yıl koruma süresi dolan tasarımlarının TTK hükümlerince haksız rekabet gereği korunması gerektiği açık olup, davalarının dava konusu tüm tasarımlar yönünden talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olmadığından koruma kapsamında olmadığını, davacının Türk Patent nezdinde tescil başvurusunda bulunduğunu ancak 2017/... kod numaralı tasarım başvurusunun, söz konusu ürünlerin yenilik vasfı taşımadığı gerekçesiyle reddedildiğini, davaya konu objelerin, kişisel gayret ile diğerlerinden ayırt edilebilecek özgün bir tasarım şeklinde üretilmediğini, Davacı tarafın söz konusu tasarımlara kendinden bir şey katmadığını, var olan objeleri kullandığını, aslan, balık, ananas, fil, flamingo, geyik, kedi, kurt, kuru kafa gibi hayvan ve obje şekilleri ile bilinen tanınan kişilerin farklı yaratılması ve kişiye özgülemesinin mümkün olmadığını, tek bir kişinin bunlara ilişkin olarak hak iddia edemeyeceğini, metalden yapılan objeler içerisinde yer alan aslan, balık, ananas, fil, flamingo, geyik, kedi, kurt, kuru kafa gibi hayvan ve obje şekilleri ile bilinen tanınan kişilerin (... ..., ... ...) resimleri üzerinde hak sahipliği iddiasında bulunulmasının söz konusu dahi olamayacağını, ... ...’a ya da ... ...’e ait görsellerin zaten hali hazırda her yerde kullanılan, görülen görseller olduğunu, söz konusu ürünlerin yenilik arz etmediği dünya üzerinde kamuya sunulduğu ve anonim bir hal aldığı, bu derece anonimleşen ve kamuya mal olmuş tasarımlar üzerinde hak iddia edilemeyeceği ve işbu tasarımların koruma kapsamında olmadığını, bu nedenle verilen kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu,-davaya konu söz konusu tasarımların 2009-2011 yıllarında kamuya sunulduğunu, Davacı tarafın, söz konusu tasarımları ilk kez yayımlamış olan kişi olmadığını, daha öncesinde kamuya arz edilen tasarımların sanki kendi tasarımlarıymış gibi davranarak hak talep etmelerinin açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu, davaya konu objelerin herkes tarafından bilinen ve satılan şeyler olup, anonimleştiğini, koruma kapsamında olmadığını, görsellerini sundukları delilleri incelendiğinde, davaya konu tasarımların davacıdan önce kamuya arz edildiğinin görüleceğini, kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini, gerekçenin aksine söz konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından piyasaya sunulmadığını,-gerek davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olmadığından gerek de davacıdan önce kamuya arz edilmiş olduğundan davaya konu tasarımların işbu kanun kapsamı uyarınca koruma kapsamında olmadığını, bu nedenle de tasarımlara yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunulması gibi bir durum da olmayacağını, haksız rekabetin varlığı için de; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye’de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarının uygulandığı ürünün, Türkiye’de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması gerektiğini, davacının tasarımlarının kendisine ait olduğunu iddia ettiği ürünlerin gerek yurt dışında gerekse de Türkiye’de kamuya sunulmuş olduğunu, Davacı tarafın, var olan bir ürünü piyasaya sürerek kazanç elde etmeye çalıştığını, somut olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığı gibi davacının da zararı bulunmadığını, tasarımlara yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğunun tespiti ile maddi tazminata ilişkin hükmün yerinde olmadığını, bir an için ihlalin olduğu varsayılsa bile dava konusu ürünlerden toplam sadece 7 adet ürün satışı gerçekleşmiş olup bu ürünlerin o günkü ortalama satış fiyatı 110 TL+ KDV olduğunu, 700 TL dolayında bir tutarı asla aşmayacağını,-Dava konusu ürünlerin satışının yapıldığı www...com.tr internet sitesinin ihbar olunan gibi 3. Kişilerin ürün yükleyebildiği ve satış yaptığı bir platform olduğunu, ürünlerin doğrudan satıcılar tarafından yüklenmekte ve satın alan müşterilere yine doğrudan ihbar olunan gibi satıcılar tarafından gönderildiğini, yer sağlayıcı hukuki statüsünde olan müvekkiline bu talebin yönlendirilmesi ve hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme sonucu tesis edilen işbu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2017/... numaralı 09.02.2017 tasarım tescil taleplerinin reddine ilişkin karar incelendiğinde 09.11.2017 tarihli 2017/T-879 sayılı YİDK kararında "2017/.../1,2,3,7 ve 8 sıra numaralı tasarımların işbu tescil sahibine ait sitede başvuru tarihinden geriye dönük olarak 12 aylık süre dışında yaynlandığı..." ve dolayısıyla 3 yıllık koruma süresinin dışında kalan müvekkiline ait tasarımların TPE'nin YİDK tarafından müvekkilince tasarlandığı kesin bir şekilde değerlendildiğini, tasarımların müvekkili tarafından 12 aylık süre dışında yayınlanması sebebiyle "yeni olmadıkları" gerekçesiyle tescili mümkün olmadığını, tasarımlarının sahip olduğu ... tescilinin ise Türkiye dışında müvekkilinden önce tasarımların kullanılmadığını gösterdiğini, Davalı taraf yer sağlayıcı olduğunu iddia etse de dava dilekçesi ekinde, davalıya ait www...com internet adresi üzerinde yapılan satışlara ait ekran görüntülerinde davalının tecavüze konu ürünlerin yer sağlayıcısı olduğu anlaşılmadığını, tüketiciyi malın bizatihi sahibi olduğu yönünde bilgilendirdiğini, ürünün hangi firma tarafından gönderileceği, tedarikçi firmanın ismi yazmadığını, Davalı taraf tazminat tutarına itiraz etmiş olsa da davalı ... firmasının, Türkiye'nin en köklü ve alanında Türkiye'nin en büyük şirketlerinden biri olduğunu, davalının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili tescilsiz tasarımlara yönelik olarak, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve ref'ini ve maddi tazminat talep ettiği, davanın açılış tarihi dikkate alındığında, uyuşmazlığın çözümünde 6769 Sayılı SMK 59/2 maddesinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.İhtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi için aldırılan ve sunulan 11/11/2019 uyap tarihli bilirkişi raporlarında sonuç olarak; www...co adlı web sitesi incelendiğinde, firma iletişim bilgilerinde +... ve +... no.lu cep telefonu numaralarının adresinde yer aldığı, whois.domanintools.com sitesinden yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve tescil bilgileri incelendiğinde PDR ltd. firması tarafından "... Yapı Tasarım Uyguluma San. Tic. Ltd. Şti" adına tescil edildiği, ... 06/09/2016 tarihinde oluşturulduğu ve 05/09/2023 tarihinde süresinin dolacağı bilgisinin yer aldığı, www...com adlı web sitesi incelendiğinde, firma iletişim bilgilerinde 4445819 no.lu cep telefonu numarasının ve "İncilipınar Mah.1280 Sok. No:... ... Pamukkale/Denizli adresinin yer aldığı, tescil bilgileri incelendiğinde, ... ... ... A.Ş. taraından "... - ..." adına tescil edildiği, ... 11/07/2021 tarihinde süresinin dolacağının yer aldığı, www...com.tr adlı web sitesi incelendiğinde, Whois....com sitesinden yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve tescil bilgileri incelendiğinde ... İhs.Kur.Tk.Hiz.A.Ş firması tarafından ... Yapı Marketleri Tic. A.Ş. adına tescil edildiği, ... 09/02/1996 tarihinde oluşturulduğu ve 08/02/2020 tariinde sürenin dolacağı bilgisinin yer aldığı, yapılan değerlendirme sonucunda, davacı tarafa ait ürün görseli ile davalı tarafa ait ürün görseli (...) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları görüş ve kanatini bildirir raporlarını sunmuşlardır. Mahkeme dosyasından aldırılan 29/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: SMK 151/2-a kapsamında yoksul kalınan kazancın hesaplanması için davacı ve davalı tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması gerektiği, Dosya kapsamında hesaplamaya elverişli delillerin olmadığı, Tarafların ticari defter ve belgelerini sunması yönünde Sayın Mahkemenizce alınacak ara karar doğrultusunda tarafların defter ve belgeleri üzerinde dava konusu tasarımlara yönelik inceleme yapılabileceği, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 50 hükmüne göre zarar miktarının tam olarak ispat edilememesi durumunda hakkaniyete uygun bir miktar tayininin mahkememiz takdirinde olduğuna dair raporunu sunmuşlardır. Mahkeme dosyasından aldırılan 22/09/2021 tarihli ek raporda sonuç olarak: SMK 151/2-a kapsamında yoksul kalınan kazancın hesaplanması için davacı ve davalı tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması gerekliliği karşısında ; Davacı şirketin dosyaya sunduğu flash bellek içerisindeki bilgi ve belgelerin VUK ilgili hükümleri , TTK 64/3 md. Ve HMK 222 md. Kapsamında raporun C.1. başlığı altında yapılan açıklamalar doğrultusunda incelemenin yapılamayacağı, Davacı şirketin yargı çevresi dışı Denizli ilinde faaliyet gösterdiğinin anlaşılması ile nihai takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere talimat yoluyla davacı ticari defter ve belgelerinin incelenebileceği, Davalı ticari defterlerinin incelenmesi üzerine dava konusu olan ürünlerin bazılarının satışını yaptığı ve - tespiti yapılan bu ürünler raporun C.3. başlığı altında belirtildiği, Davacının dava konusu ürünleri yer sağlayıcısı konumunda tedarik ettiği, bu ürünleri ihbar olunan ... Hizm. Mağ. San.ve Dış Tic. Şti.'nden aldığı, İhbar olunan ... Hizm. Mağ. San.ve Dış Tic. Şti. * nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğün'de 130374-5 ticaret sicil numarasıyla kayıtlı bulunduğu , 20/03/2018 tarihinde kurulduğu, Dava konusu ürünlerinde davalı şirket tarafından satışının 20/03/2018 tarihinden sonra başlanıldığı, Sayın Mahkemenizin takdiri ile talimatla davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi halinde satışı yapılan 7 adet ürünün birim karlılığının tespiti sonucu maddi tazminat hesaplamasının , raporun C.4. bölümündeki formül kullanılarak gerek davacının defterlerini inceleyecek bilirkişi marifetiyle gerekse şahsımın hesaplayabileceğine dair ek raporunu sunmuştur. Mahkeme dosyasından aldırılan 22/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: İlgili 2019/289 Esas nolu dosya kapsamındaki davacı ve davalı tutanakları ile deliller ve bilirkişi raporları Sayın Hakimin talimatı doğrultusunda incelenmiştir. Davacının, kendisinden haksız ve izinsiz bir şekilde kopyalanarak tasarlanıp satışa sunularak elde edildiğini iddia ettiği metal tasarım ürünlerin gelirine ait yıllar olan 2014-2015-2016-2017 ve de buradan elde edilen gelirin devam etmiş olabileceği 2018-2019 yıllarına ait ticari defterlerinden Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter açılış tasdikleri ile Yevmiye Defteri kapanış tasdikleri Davacı tarafın S.M.M.M. 'si ...'dan temin edilmiştir. Şirket defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa uygun bir şekilde tutulduğu tespit edilmişti, Özellikle Davacı tarafın iddiasına göre ; ' ... isimli tasarımını 10.07.2015, Lion ... isimli tasarı 1 09.07.2015, ... isimli tasarın 14.08.2014, ... li tasarımını 09.09.2014, ... isimli tasarımını 09.07.2015, ... isimli tasarımını 09.07.2015, ... isimli tasarımını 06.10.2015, Flamingo isimli tasarımı 5.10.2016, ... isimli tasarımını 08.06.2017, ... isimli tasarımını 14.04.2017, ... ... isimli tasarımını ise 14.04.2017'de tasarlayarak piyasaya sunduğunu, dosyanın bilirkişiye tevdi ile davalı tarafından piyasaya sürülen metal tabloların müvekkiline ait tasarımların kopyalanarak üretildiklerinin tespitini, incelenecek taraf defterleri ile davalının haksız rekabeti sonucunda müvekkilini uğrattığı zararın tespitini, dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte, 6769 sayılı SMK 151/2/a ve 151/4 maddelerince hesaplanacak tazminattan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 25.000 TLnin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, bu belirtilen 2014-2015-2016-2017 yıllarındaki Stok Hareketlerinin görüntülenebilmesi büyük önem taşıdığını, Davacı S.M.M.M.'si Sayın ...'dan 2014-2019 aralığına ait bu ürünlerin stoktaki durumunu gösterir muavin görüntüleri ile satış muavin görüntülerinin temin edilememiş, bunlar yerine; Exceli ve Word formatında -dolayısıyla üzerinde değişikliğe imkan tanıyan- 2019 -2020 yıllarına ait (Ayrıntısız) Mizan ve Gelir Tablosu ile Bilançoları alınabildiğini, dava konusu olan ürünlerle ilgili 2014-2015 yıllarındaki kayıtlarının yeterli olmadığını, hem S.M.M.M. ...'dan hem de kendi yokluğunda yönlendirdiği yine kendisi gibi ... Yapı Tasarım Uygulama San. Ve Tic, Ltd. Şti.'nin S.M.M.M.si olan ...'ten 2014-2019 arasındaki Stok Hareketlerini gösterir muavin kayıtları temin edilemediğini, ... ile yapılan telefon görüşmesinde, özellikle dava konusu olan ürünlerin Stok ve Satış hareketlerine ilişkin dökümlerini fiziki olarak tespit etmek istidiğini, kendilerinden temin edemediği Stok Hareketlerini başka bir yol ile temin edebilme imkanım bulunmadığından dolayı 2014-2019 yılları arasında dava konusu tasarım ürünlerin stok ve satış durumu ile ilgili sağlıklı bir görüş bildiremeyeceğine dair raporunu sunmuştur. Dosya kapsamına göre, davacı, davalının, dava konusu olan tasarımlarını davalının yer sağlayıcı olduğu www...com.tr internet sitesinde satışa sunulduğunu, internet sitesinde değişik sanal mağazalar üzerinde gerçekleştirilen satışlara dayalı olarak ihlal iddiasında bulunmuştur. Söz konusu ... davalıya ait olduğu, 09/02/1996 tarihinde oluşturulduğu, sitesinin dava tarihinde mevcut olduğu, davalının anılan e - ticaret sitesinin sahibi olarak internet yer ve hizmet sağlayıcısı konumunda olduğu, dava konusu marka hakkını ihlal oluşturan kullanımların bu sitedeki içerik sağlayıcı sanal mağaza sahiplerine ait olduğu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5/1-2 maddesindeki "Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür." şeklindeki yasal düzenleme uyarınca içerikleri kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı ancak önceden haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı veya yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafından makul sürede web sitesinden çıkartılması yükümlülüğü bulunduğu, bunun için de önceden uyarılarak içeriğin kaldırılmasını talep eden hak sahipleri tarafından, kendilerinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık ispata yeterli delillerini de anılan kuruluşlara sunmuş olmaları gerekir. Somut olayda ise davalıya ihlalleri kaldırması istemi ile belirtilen şekilde bir uyarı yapılmadığı, bu bakımdan en erken dava açılması ile ihlallerden haberdar olan davalının ihlal teşkil eden içeriklerin kaldırıldığı bu nedenle makul sürede söz konusu yükümlülüğün yerine getirildiği, davalının ihlal teşkil eden kullanımları daha önce bildiğine ilişkin delil bulunmadığı ve aynı yöndeki 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9.maddesi ile yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle ihlalleri bilecek durumda da olmadığı , marka hakkına tecavüz eylemi esasen bir haksız fiil olduğundan, davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için kusur şartının gerçekleşmesi ve dolayısıyla da davalının içerik sağlayıcısının fiiline iştirak halinde sorumluluğuna gidilebilmesi için önceden haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı veya yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafından web sitesinden çıkartılmaması gerekli olup davalının bu yönde kusurunun varlığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/11-1138 - 2014/16,11. Hukuk Dairesi 2021/1372 - 2022/3514). Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince davanın reddi yerine yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan davanın kabulü yönündeki kararın isabetli olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, davacının istinaf başvurusunun REDDİNE, 2- İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 31/01/2023 tarih, 2019/289 E., 2023/23 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 471,33 TL'nin mahsubu ile 144,07 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tecavüz tespiti yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesine göre maddi tazminat talebi yönünden 25.000,00 TL TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcının, 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,5/ç-6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025