T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/418
KARAR NO : 2025/1168
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/12/2022
NUMARASI : 2021/414 E. - 2022/904 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın çelik konstrüksiyon işiyle uğraştığını, diğer müvekkili ...'in mühendis olup aynı zamanda .... Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, davalılardan ...'in 2009-2011 yılları arasında müvekkili firmada SGK'lı olarak çalıştığını, bu süre zarfında firmanın resmi ve gayri resmi işlerini takip ettiğini, davalı ... tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı olarak müvekkili şirkete ait ... Bankası’ndan alınan 25/11/2019 keşide tarihli, ... nolu, 2.600.000,00 TL bedelli bir çek gösterildiğini, söz konusu çekin güya müvekkili ... tarafından diğer müvekkili şirket namına keşide edilip ... emrine düzenlendiği, ... tarafından da ciro edilerek ...’na verildiğinin görüldüğünü, ancak çekin müvekkili ... tarafından keşide edilmediği gibi davalıların müvekkiline herhangi bir borç bulunmadığını, icra takibini öğrenmeleri üzerine İstanbul Başsavcılığı Dolandırıcılık Bürosu’na şikâyette bulunduklarını ve 2020/24646 Soruşturma nolu dosya ile soruşturmanın devam ettiğini, soruşturmada ...’in ifadesinde çeki ...’in kendi el yazısı ve imzasıyla doldurup kendisine verdiğini, yanında bulunan kişilerin de ...’ten alacaklı olduklarını, kendisinin bu borçlara kefil olduğunu ve borçların tamamını ödediğini, ardından çeki cirolayarak ...’na verdiğini beyan ettiğini, ...’nın da ...’e verdiği borçlar karşılığı çeki aldığını ifade ettiğini, ancak her iki davalının da gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını, davalı ...’ın çeki boş olarak ele geçirip kendi el yazısı ve imzasıyla doldurduğunu, ardından ...’na ciro ettiğini, savcılık dosyasındaki grafoloji raporunda da çek üzerindeki yazı ve rakamların ...’in eli ürünü olduğunun tespit edildiğini bildirerek müvekkilinin söz konusu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; çekin karşılıksız çıkması üzerine müvekkili tarafından çek üzerinde imzası bulunan ... ile .... Ltd. Şti.'nin yetkilisi ve aynı zamanda ...'in oğlu olan ... hakkında İstanbul 12. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2019/685 Esas sayılı dosyası ile çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına neden olmak suçundan dava açıldığını, yargılama sırasında ... çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de bilirkişi incelemesi ile imzanın ...’in eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, davacı görünen .... Ltd. Şti.’nin yetkilisinin ... olduğunu ve ...’e şirket işlerinin yürütülmesi için vekaletname verildiğini, ...’in de söz konusu vekaletnameye dayanarak şirket adına çek keşide ettiğini, söz konusu vekaletnamenin Kartal 9. Noterliğine ait 03/08/2009 tarih ... yevmiye nolu olduğunu ve şirket adına çek keşide etmeye yetkisini de taşıyan vekaletnamenin ...’e verildiğini belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı ... tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; soruşturma dosyasından alınan bilirkişi raporunda evrak asılları üzerinde inceleme yapılmadan rapor verildiği, İstanbul 12. İcra Ceza Mahkemesine ait 2019/685 Esas sayılı dosyadan alınan imza incelemesine ait raporda ve alınan grafolog bilirkişi raporunda , çek aslı ile çek keşide tarihinden önceye ait 10 kalem resmi kurumlardan temin edilen imzalı evrak asılları, davacı şirkete ait karar defterindeki imzalar, mahkeme huzurunda alınan imzaların tetkiki neticesinde çek üzerindeki imzanın ...'in eli ürünü olduğu, ...'e şirket adına çek keşide etme yetkisinin yukarıda da belirtildiği üzere Kartal 9. Noterliğinin 03/09/2009 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletname ile verildiği anlaşılmakla davacının ... hakkında açmış olduğu menfi tespit davasının reddine, ...'in ise vefat etmesi nedeniyle bu davalı yönünden açılan davanın ...'in taraf ehliyetinin kalmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiiği gerekçesi ile "Davacıların davalı ... hakkında açtığı davanın, ...'in taraf ehliyetinin kalmaması nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacıların diğer davalı hakkında açmış olduğu davanın reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu çeke ilişkin farklı mercilerce alınan raporlar arasında çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, savcılık raporunun senedin çek vasfını ortadan kaldıracak şekilde davalı tarafından sonradan doldurulduğunu ortaya koyduğunu, grafoloji uzmanından da alınan uzman görüşünde imzanın ...'in eli ürünü olmadığı, lehtar, miktar, vade ve cirodaki yazının el ürünü olduğu görüş ve kanaati bildirildiğini, senedin çek vasfına haiz olmaması nedeniyle 3. kişi konumundaki davalı ...'na çeke dayalı olarak borçlu olduklarının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, davalı ...'nın elindeki belgeye dayanarak senedi kendisine cirolayan davalı ...'e başvurma hakkı bulunsa da müvekkiline karşı böyle bir hakkı bulunmadığını, tek bir imza benzerliğine dayanılarak zayıf bir kanaati barındıran icra ceza mahkemesinden alınan bilirkişi raporunu hükme esas kabul etmenin haksızlık olduğunu, mahkemenin ciddi vaki itirazları doğrultusunda ek rapor almadığını, sahtecilik şüphesiyle başlatılan soruşturma dosyasının akıbetinin beklenmediğini, davaya katılmayan ...'in savcılık ifadeleri nazara alınarak dava konusu olayın bir bütün olarak değerlendirilmediğini, hayatın olağan akışına uygun olmayan borç iddiasının göz ardı edildiğini, davalı ...'ın müvekkili ... ile dava dışı ... A.Ş. isimli şirkette ortak olduğu iddiasının gerçek olmadığının Ticaret Sicil ve SGK kayıtlarının celbi ile sabit olduğunu, müvekkili ...'in dava dışı ... ve...'a olan borcunun davalı ... tarafından ödendiği iddiasının doğru olmadığını, davalı ...'nın savcılığa verdiği ifadesinin hayatın olağan akışına uymadığını, davalı ...'nın diğer davalı ...'a tek kuruş borç verdiğini dahi ispatlayamadığını, her ay verilen borç geri ödenmediği halde borç vermeye devam etmenin hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, verdiğini iddia ettiği borç ile eldeki çek tutarlarının birbirine yakın olduğunu, çeki alan sözde alacaklının bankada 10 yıldır işlem hareketi olmayan, son 5 çeki yazılmış firmanın çekini muteber kabul ettiğini ama bu çek gelene dek 2.000.000 TL de borç verdiğini ancak hiç icra takibi başlatmadığını, çekin ...'na ciro edilerek verilmesinin sebepten mücerret olan çek üzerinden hukuk düzenimizce 3. kişinin iyi niyetinin korunmasından faydalanmaya matuf muvazaalı bir işlem olduğunu, her iki davalının da haksız menfaat elde etme amacıyla kötü niyetli olarak birlikte hareket ettiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığını davanın sübuta erdiğini, davacıların boş çekin diğer davalı ... tarafından ele geçirildiği iddiasına rağmen bugüne kadar herhangi bir kayıp ilanı vermedikleri, çek yaprağına ilişkin borçlu olmadıklarına dair dava da açmadıkları, davacıların, ...’ın çeki kendi el yazısı ve imzasıyla doldurduğunu iddia etmelerinin gerçeğe aykırı olduğu, çek üzerindeki imza ve yazıların davacı ...’e ait olmadığının ileri sürülmesine rağmen bilirkişi incelemesi sonucunda imzanın ...’e ait olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin çek yaprağına ve davacı şirketin ekonomik gücüne dayanarak dava konusu çeki aldığını, bu nedenle ciddi zarara uğradığını, alacaklarının tahsili için hem diğer davalı ... hem de davacı şirket ... hakkında icra takibi başlattığını, ...’ın malvarlığına ve şirketin malvarlığına hacizler konulduğunu, buna rağmen borçluların müvekkilinin alacaklarını ödemediğini, müvekkilinin muvazaalı işlemlerde bulunduğu iddiasının ve çekteki ciro işleminin muvazaalı olduğu iddiasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, tüm bu nedenlerle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili, müvekkili şirketin çelik konstrüksiyon işiyle uğraştığını, diğer müvekkil ...’in ise mühendis olup aynı zamanda şirket ortağı olduğunu, davalı ...’in 2009–2011 yılları arasında müvekkili firmada SGK’lı olarak çalıştığını ve şirket adına işlemler yürüttüğünü , İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında müvekkili şirket aleyhine 2.600.000 TL bedelli bir çekle icra takibi başlatıldığını, çekin müvekkili ... adına keşide edilmiş gibi gösterilip ... lehine düzenlendiğini, bu kişinin çeki ciro ederek ...’na verdiğini, ancak çeki ...’in düzenlemediğini ve müvekkillerinin davalılara herhangi bir borcu olmadığını beyanla müvekkillerinin söz konusu çekten doğan bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili, İstanbul 12. İcra Ceza Mahkemesi'nde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu çekteki imzanın ...’e ait olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin yetkilisinin ... olduğunu, ...’in Kartal 9. Noterliğinin 03/08/2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesiyle ...’e şirket işlerini yürütme ve çek keşide etme yetkisi verdiğini, bu vekalete dayanarak çekin düzenlendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalı ...'in yargılamanın devamı sırasında 21.06.2022 tarihinde vefat ettiği, mahkemece mirasçılarının davaya dahili için davacı taraf yetki ve süre verildiği ancak ara karar gereklerinin yerine getirilmediği, ölü kişinin taraf ehliyeti sona erdiği gerekçesi ile bu davalı hakkında davanın usulden reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf sebebi ileri sürülmediği görülmüştür. İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, ... tarafından ... Ltd. Şti. Ve ... hakkında, kambiyo senetlerine mahsus takibe geçildiği, takibin dayanağının ; ... Bankası'na ait ... nolu, 25/11/2019 tarihli, 2.600.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... Ltd.Şti , lehtarı ... olan çek olduğu, çekin keşideci şirketi temsilen ... adına imza edildiği, arka yüzünde lehtar ... tarafından ...'ya ciro edildiği görülmüştür. Ticaret sicil kayıtlarına göre, dava konusu çekin keşidecisi olan davacı ... Ltd.Şti.nin yetkilisinin ... olduğu, şirket yetkilisinin Kartal 9. Noterliğine ait 02/08/2009 tarih ... yevmiye nolu vekaletname ile ...'e; şirket adına işlem yapma ve "Özel ve Tüzel kuruluşlar namına dilediği bedel ve zamanlarda çek ve senet doldurmaya, kesmeye, senet ve çeklere imza atmaya..." denilerek, şirket adına çek keşide etme yetkisinin verildiği anlaşılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/46651 soruşturma numaralı dosyasında, müştekisinin ... Ltd Şti, şüphelilerinin ise ... ve ... olduğu, resmi belgede sahtecilik suçundan yürütülen soruşturmanın müştekisinin ... Bankası, şüphelilerinin ise ... Ltd Şti yetkileliri ... ve ... olan 2020/24646 Sor. numaralı dosya ile birleştirildiği, 14.02.2024 tarihli 2024/24512 karar sayılı takipsizlik kararı ile ile kapatıldığı görülmüştür.Soruşturma dosyası kapsamında yazı ve imza incelemesi yapıldığı, ancak incelemenin bilirkişi tarafından savcılık huzurunda alınan yazı ve imza örnekleri mukayeseye esas alınarak yapıldığı , samimi imzaları içeren belge asılları toplanmadan düzenlenen bilirkişi raporunun HMK 211 maddesine uygun olmadığı , raporu düzenleyen bilirkişinin öğretim görevlisi olduğu belirtilmiş ise de bu konuda uzman bilirkişi sıfatına haiz olup olmadığının denetlenemediği, bu raporun hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır. İstanbul 12. İcra Ceza Mahkemesine ait 2019/685 Esas, 2021/176 Karar nolu dosyasında, imza incelemesi yaptırılarak alınan 01/04/2021 tarihli raporda , İnceleme konusu, ... Gebze Şubesine ait, keşidecisi “... Endüstriyel Çelik Kapı Mak. Met. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd.Şti.” olan, “...” numara ve “2.600.000/İkimilyonaltıyüzbin TL” meblağlı, çek altındaki keşideci imzası ile sanıklar ... ve ...’in referans imzaları aralarında fizik laboratuvarında VSC 5000, Regula 1011 ve diğer optik aletler yardımıyla karşılıklı, detaylı grafolojik ve grafometrik analizleri yapıldığında; İtiraza konu keşideci imzası ile sanık ...’in referans imzaları aralarında genel yapı, imza yolu ve karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler açısından aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmamış, İtiraza konu keşideci imzası ile sanık ...’in referans imzaları aralarında genel biçimlendirme ve imza yolu yönünden gözlemlenen benzerliğin yanı sıra imzaların kalem kaldırılarak iki kısım halinde oluşturmaları, birinci kısmın başlangıcında karakteristik figürlerin (1), devamında saat istikametinde hatların (2) yapılandırılma tarzı, sonlandırılması (2a); ikinci kısımların başlangıç noktaları (3) ve yine saat istikametinde hatların çekiliş (4) ve sonlandırma tarzı (4a), birinci kısımdaki figür ve devamındaki hatların birbirlerine ve ikinci kısımlara göre konumlandırılmaları, oranı, eğim ve genel istikamet durumu; işlekli derecesi, kalem yürütme alışkanlıkları itibarıyla da aralarında uygunluk ve benzerlik saptandığı, Sanık ...’in referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme, imza yolu yönünden gözlemlenen benzerlikler, karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla da ileri düzeyde desteklendiğinden inceleme konusu, “...” numara ve “2.600.000/İkimilyonaltıyüzbin TL” meblağlı çek aslındaki keşideci imzasının, sanık ...’in eli ürünü olduğu, kanaati belirtilmiştir. Mahkemece grafolog bilirkişiden alınan 14.10.2022 tarihli raporda, İnceleme konusu çek üzerindeki keşideci imzası incelendiğinde; iki bölümden oluşan imzada ilk bölümün aşağıdan yukarı çizgisel hareketle başladığı, ince bir bukle oluşturarak aşağı uzandığı, devamında sağdan sola ve soldan sağa zikzaklar oluşturulup, saat yönünde hareketle önceden oluşturulan yapıyı çevreleyecek biçimde açıklığı aşağı bakan yay oluşumu ile ilk bölümün tamamlandığı, ikinci bölümün ucunda kısa bir çentik bulunan ve aşağıdan yukarıya önce kısa ondülan yapı yukarı uzanan sonrasında açıklığı aşağı bakan kavis oluşturularak tamamlandığı, kavisin aşağı uzanan sağdaki parçası üzerinde şeffaf bant ile bantlanmış İcra Müdürlüğüne ait beyaz kağıt bulunduğu , ...’e ait dosyada mevcut mukayese belgelerindeki imzalar incelendiğinde de; iki bölümden oluşan imzada ilk parçanın yukarıdan aşağıya çizgisel hareketle başladığı, sağdan sola ve soldan sağa çizgisel hareketlerle devam ettiği, sonrasında çevresini saran açıklığı aşağı bakan yay ile ilk parçanın tamamlandığı, ikinci parçanın bazı imzalarda gramalarla başlayarak, bazı imzalarda grama oluşturulmadan açıklığı aşağı bakan kavis yapılarak tamamlandığı , imzaların başlangıcı ve bitirilişi, çizgisel hareketlerin biçimlenmesi, devimin noktaları, işleklik derecesi, meyil, istikamet, seyir, sürat, istif, tersim, kalem alışkanlıkları ve baskı derecesi bakımından inceleme konusu imza ile kişiye ait dosyada mevcut mukayese imzaları arasında önemli derecede benzerlik saptandığı, inceleme konusu çekteki imzanın ...'in eli ürünü olduğunu kanaati belirtilmiştir. İmza incelemesine esas 14.10.2022 tarihli raporun , uzman bilirkişi tarafından çeklerin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerin mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı , kaligrafik ve karakteristik özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiği ve değerlendirildiği, imzanın davacı temsilcisine ait olduğunun dayanaklarının gösterildiği , raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu ,yine usulüne uygun düzenlendiği görülen icra mahkemesince alınan rapor ile de örtüştüğü savcılık dosyasında alınan ancak usule uygun olmayan rapor ile çelişkili olduğundan söz edilemeyeceği bu nedenle raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmıştır.Bu açıklamalara göre, eldeki dava dava konusu çekin sahte olarak düzenlendiği iddiası ile açılmış olup, çekteki keşideci imzasının davacı şirketi temsilen davacı ...'e ait olduğu denetime elverişli rapor ile ispatlanmıştır. Diğer yandan davacıların çek nedeniyle bir borçlarının bulunmadığı ileri sürülmüş , bu iddialar temelde çekin sahte olduğu iddiasına dayalı olarak dile getirilmiş ise de, bir hukuki ilişkinin varlığı kabul edilip bundan kaynaklı borcun sona erdiği, geçersiz olduğu şeklinde bedelsizlik iddiasının bulunmadığı, eldeki menfi tespit talebi kambiyo hukukundan kaynaklanan kambiyo ilişkisinin sahtelik nedeniyle hükümsüzlüğü iddiasına dayalı olarak incelenmiş ve geçerli olduğu tespit edilen imzanın keşideciyi bağlayacağı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan , davacı çekteki lehtarın SGK'lı çakışanı olduğunu gerekçe göstererek böyle bir borç ilişkisinin olamayacağı iddia edilmiş ise de , TTK 687.maddesi gereği , hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğine dair dosyada somut delil bulunmadığından , imzası geçerli olan keşidecinin lehtarla kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceği, bu nedenlerle mahkemece davacıların menfi tespit talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2022 tarih ve 2021/414 E., 2022/904 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025