T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/403
KARAR NO : 2025/1123
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/11/2022
NUMARASI : 2021/537 E. - 2022/244 K.
DAVANIN KONUSU: Marka Hükümsüzlüğü
Bakırköy 1. FSHHM'nin
2021/201 Dava Konusu : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti ve Durdurulması,
Bakırköy 1. FSHHM'nin
2021/268 Dava Konusu : Mülkiyet Hakkı Tanınması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ANA DOSYADA DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile, İflas idaresi tarafından yönetilen "... Elektrik Kablo ve Motorları Mak. İnş. Tur. San. Ve Tic.Ltd.Şti"nin geçmişi 1974 yılına dayandığını, elektrik, bobinaj ve dalgıç pompa konularındaki birikimlerini 1998 yılında ... adı altında toplandığını, müvekkilinin iflas idaresi tarafından yönetilen ... Elektrik Kablo ve Motorları Makine İnşaat Tur. San. Ve Tic. Ltd.Şti adına tescilli bulunan marka ... başvuru numaralı 09. Sınıfta tescilli "..." markası olduğunu, davalı adına tescilli bulunan markanın ise ... başvuru numaralı, 09 ve 35.sınıfta tescilli bulunan "SK ..." markası olduğunu, müvekkili şirketi markası ile davalı adına tescil edilen markanın ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğunu, davaya konu her iki markanın da aynı sınıflarda tescilli olduğunu, davalının kullanımlarının Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/164 ve 2021/165 D. İş numaralı dosyaları yapılan tespitlerde kötü niyetli olduğunun görüldüğünü, açıklanan nedenlerle, davalı adına tescilli bulunan ... başvuru numaralı 09/35.sınıfta tescilli bulunan "SK ..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ...nin, "SK ..." markasını 2020 yılında 9. ve 35. Sınıfta tescil ettirdiğini, müvekkilinin hukuka uygun bir markasal kullanımı olduğunu, ilgili markanın haksız kullanımının söz konusu olmadığını, davacı şirketin uzun yıllardır iflas idaresi tarafından yönetildiğini, iflas masasında bulunan bir şirketin markasını kullanmakta hiçbir menfaatinin bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkilinin iki milyon değerindeki malına el koymasının TMK 2'inci maddesine göre korunmaması gerektiğini, davacının marka hakkına tecavüz edildiği iddiasının kabul edilmediğini, tedbiren el konulan malların imhasının amacı aşan bir ağırlık taşıdığı, el konulan ürünlerin marka, sembol ve yazılarının silinmesi/değiştirilmesi/sökülmesi mümkün olduğundan tedbir konulan malların, masrafların davalıya ait olmak üzere, üzerindeki yazı ve sembollerin silinip/değiştirilip/sökülüp ham maddelerinin davalıya verilmesini; markasız iadesinin talep edildiğini, aksi halde davalının uğrayacağı zararın çok ciddi boyutlara ulaşarak tedbir olma amacını aşacağı ve cezalandırma amacına ulaşacağını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 2021/201 ESAS SAYILI DOSYADA DAVA : Davacı vekili Birleşen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/201 esas sayılı dosyasına tevzi olunan dava dilekçesi ile, iflas idaresi tarafından yönetilen "... Elektrik Kablo ve Motorları Mak.İnş.Tur.San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin, Elektrik, bobinaj ve dalgıç pompa konularındaki birikimlerini 1998 yılında ... adı altında topladığını, kablo sektöründe öncü haline geldiğini, yurt içi ve yurt dışına ihracatlarını yaptığını, müvekkilinin "..." markasının ... sayı ile 9.sınıfta tescilli olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak ... başvuru numaralı 9 ve 35.sınıfta "SK ..." markasını tescil ettirdiğini, davalının davalının kullanımının müvekkilinin tescili ile aynı sınıfta olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz eden fiillerinin mahkememiz nezdinde değişik iş dosyalarında yapılan tespitler sonucu sabit olduğunu, davalının bu fiillerin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına zarar verdiğini iddia ederek, davalının davaya konu markayı kullandığı tabelanın indirilmesini, markanın üzerinde bulunduğu fiş, magnet, broşür, poşet gibi her türlü yazılı emtiaya el konulmasını, davalının müvekkilinin tescilli markalarına olan tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.BİRLEŞEN 2021/201 ESAS SAYILI DOSYADA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin kendi halinde basiretli bir tacir olduğunu, kötüniyetinin bulunmadığını, müvekkilinin kendi tescilli markasını hukuka uygun olarak kullandığını, müvekkilinin ilgili markayı 2020 yılından bu yana kullandığını, davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü şekilde sektörün önde gelen markası olma durumu da göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafın müvekkilinin bu kullanımı bilmemesine imkan olmadığını, davacı yanın iddia ettiği gibi hukuka aykırı bir durum var ise bu hukuka aykırılığın son bulması için talepte bulunulması gerekirken bu konuda sessiz kalınmasının TMK 2.maddesi gereği dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, davacının davasının bu yönüyle de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN 2021/268 ESAS SAYILI DOSYADA DAVA : Davacı vekili Birleşen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/268 esas sayılı dosyasına tevzi olunan dava dilekçesi ile, iflas idaresi tarafından yönetilen "... Elektrik Kablo ve Motorları Mak.İnş.Tur.San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin, Elektrik, bobinaj ve dalgıç pompa konularındaki birikimlerini 1998 yılında ... adı altında topladığını, kablo sektöründe öncü haline geldiğini, yurt içi ve yurt dışına ihracatlarını yaptığını, müvekkilinin "..." markasının ... sayı ile 9.sınıfta tescilli olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak ... başvuru numaralı 9 ve 35.sınıfta "SK ..." markasını tescil ettirdiğini, davalının davalının kullanımının müvekkilinin tescili ile aynı sınıfta olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz eden fiillerinin mahkememiz nezdinde değişik iş dosyalarında yapılan tespitler sonucu sabit olduğunu, davalının bu fiillerin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına zarar verdiğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/09/2021 Tarih, 2021/537 Esas sayılı dosyasında verilen tedbir karar doğrultusunda 21/09/2021 tarihli 1. Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. Dosyası kapsamında gerçekleşen hacizde el konulan mallar üzerinde Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149/1- (d) ve (e) bentleri uyarınca müvekkili adına tebdir konulan ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını ve dosyanın Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/537 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN 2021/268 ESAS SAYILI DOSYADA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, tedbiren el konulan malların mülkiyet hakkının davacı tarafa verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, tedbir kararında açıkça sayılmadığı halde hukuki dayanaktan yoksun olarak tedbiren el konulan kabloların mülkiyetinin davacı yana verilmesinin usul hukuku bakımından mümkün olmadığını, 16/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda da tedbir konusu malların üzerindeki markaya ilişkin yazı ve ibarelerin silinebileceği hususunun belirtildiğini, üzerindeki yazı ve ibarelerin silinerek iadesi mümkün olan malların mülkiyetinin yekun olarak davacı yana bırakılması halinde bu durumun davalı müvekkili şirketin çok ciddi miktarda maddi zararına sebep olarak müvekkilinin iflasın eşiğine taşıyacağını, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, kabloların mülkiyetinin davalı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; " davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markasının 9.sınıfta tescilli olduğu ve "..." ibaresinden oluştuğu; davalıya ait ... tescil numaralı markanın 9.sınıfta tescilli olduğu ve "SK ..." ibaresinden oluştuğu tespit olunmuştur. Davalının fiili markasal kullanımları ise "..." şeklindedir ve davacı markasının tescilli olduğu emtia sınıfında bulunmaktadır. Gerek "kablo" kelimesinin ürün ya da hizmeti tasvir edici niteliği, gerekse taraf markalarının başkaca bir şekil unsuru ihtiva etmemesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalı markalarının asli ve ayırdedici unsurunun "..." kelimesi olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalının tescilli markasında "SK" unsuru bulunsa da, kelime unsurunu daha hafızada kalıcı niteliği, davalı markasında, davacı markasının asli unsurunun ayniyet içerir bir şekilde yer alması, renk kombinasyonlarının ("..." kelimesinin kırmızı, kablo kelimesinin gri renkte olması) gibi sebeplerle tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurulmasına ya da seri marka izlenimine kapılmasına sebep olabileceği, hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu,Davalının fiili markasal kullanımlarının, tescilli halinden uzaklaşarak davacı markasına yaklaştığı, bu kapsamda "SK" ibaresi olmaksızın davacı markasına ayniyet derecesinde benzerlik oluşturduğu, bu itibarla birleşen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/201 esas sayılı dosya bakımından tecavüz fiilinin hukuki koşullarının somut olayda gerçekleştiğin,Birleşen 2021/268 esas sayılı dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise; Davacının davasını münhasıran tedbiren el konulmuş olan davalı yana ait tecavüz oluşturan ürünlerin üzerinde davacı lehine mülkiyet hakkı tanınması talebiyle açtığı; maddi tazminat talebi olmaksızın mülkiyet hakkı tanınmasına karar verilemeyeceği, bu itibarla açılan davanın reddi ," Davacının davasının KABULÜ İLE; ... tescil numaralı davalı yana ait markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar kesinleştiğinde SİCİLDEN TERKİNİNE,Birleşen 2021/201 esas sayılı dosyada ;1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -Davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına, tecavüz teşkil eden "..." ibaresine havi davalı yana ait tabelanın indirilmesine, fiş magnet, broşür, poşet ve her türlü yazılı emtiaya el konulmasına, -Hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ulusal çapda yayın yapan traji en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,Birleşen 2021/268 esas sayılı dosyada;1-Davacının davasının REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/268 E. sayılı dosyasına ilişkin Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/164 d.iş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespit varlıkları tespit edilen mahkemece verilen tedbir kararı Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. Sayılı dosyası kapsamında 21/09/2021 tarihinde icra edildiğini ve davalı mallarına el konularak yediemine teslim edildiğini, davalı şirketin sermaye yapısı ve kuruluş tarihi ile el konulan ürünlerin piyasa değeri göz önünde bulundurulduğunda müvekkili şirketin daha sonra davalıdan para tahsil edebilmesi mümkün görünmediğini, müvekkilin menfaatlerinin korunabilmesi ve daha fazla zarara uğramaması amacıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149/1-(d) ve (e) bentleri uyarınca Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. Sayılı dosyası kapsamında 21/09/2021 tarihinde haczedilen mallar üzerinde müvekkili adına mülkiyet hakkının tanınmasını talep ettiklerini, mahkeme tarafından tedbiren el konulan malların kıymet takdirleri yapılarak ve dava değerinin tamamlanması için tarafımıza süre verilerek harcın tamamlattırılması gerekirken davanın harcının yatırılmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, mahkeme tarafından dava değerinin belirlenip harcı yatırılması için taraflarına süre verilmesi gerektiği halde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı iflas idaresi tarafından yönetilen ... Elektrik Kablo ve Motorları Makine İnşaat Tur. San. Ve Tic. Ltd.Şti adına tescilli bulunan marka ... başvuru numaralı 09. Sınıfta tescilli "..." markası olduğunu, müvekkili adına tescilli bulunan markası ise ... başvuru numaralı, 09 ve 35.sınıfta tescilli bulunan "SK ..." markası olduğunu, davacı markanın esas unsurunun "..." sözcüğü olduğunu, davaya konu markada yer alan "SK" ve "Kablo" sözcüklerinin markaya ayırt edilebilirlik kazandırmadığını bu sebeple "SK ..." ile davacı adına tescil edilen "..." markalarının ayırt edilmeyecek kadar aynı olduğunu iddia ettiğini, davacı tedbir talep edilen mallar üzerindeki benzerlikten söz etmediğini, Bakırköy 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin işbu dosya bağlamında verdiği hükümsüzlük kararında "fiili markasal kullanımlar" yönünden benzerlik olduğu ve "SK" ibaresi olmaksızın davacı markasına ayniyet derecesinde benzerlik oluşturduğunu belirttiğini, davacının talepleri ve iddialarının müvekkili adına tescilli "SK ..." markası ile davacı adına tescilli "..." markaları arasındaki benzerliğe dayanırken, mahkemenin "fiili markasal kullanım" üzerindeki benzerliğe dayanarak karıştırılma ihtimali olduğundan bahisle markanın hükümsüzlüğüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK 26' ıncı maddede de yer aldığı üzere, Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini, bu durum gerek taleple bağlılık gerekse taraflarca getirilme/ sunulma ilkeleri ile bağdaşmadığını ve adil yargılanma hakkının ihlalini gösterdiğini,
Mahkemenin birleşen dava dosyası yönünden kabul gerekçesinde Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/41-D.İş Sayılı dosyası kapsamında alınan ve marka hakkına hiçbir suretle tecavüz olmadığı belirtilen bilirkişi raporu gözetilmediğini, bu bağlamda da bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili kullandığı markasını, 9. ve 35. Sınıfta tescil ettirdiğini, müvekkili kendi tescilli markasını kullandığını, davacının müvekkilinin kötü niyetli olduğu yönündeki iddiasının asılsız olduğunu, davacı iflas halinde bir şirket olduğunu, aktif bir ticari hayat içerisinde yer almadığını, 35. sınıf yönünden bir tescili olmadığı gibi müvekkilinin markasının hükümsüzlüğüne karar verilerek marka tecavüzünde bulunulduğunun kabul edilmesi halinde davacının iflas etmiş vaziyetteki ve yalnızca 9. Sınıfta tescilli markasını gözetmek pahasına usule uygun kurulduğunu, daha fazla hizmet sınıfına tescili bulunan (9. ve 35.) davalı müvekkilinin oldukça büyük zarara uğratılacağını ve mevcut sektörde çok ciddi oranda itibar kaybı yaşayacağını, dosya kapsamında alınan tedbir kararını neticesinde müvekkilinin 212.692,00-TL tutarında masraf yaptığını, bu masraflar ve müvekkili şirketin risk boyutları göz önüne alındığında müvekkilinin zararının ortada olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen 2021/537-E. ve Birleşen 2021/201-E. Sayılı dosyalardaki kabul kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın konusu markanın hükümsüzlüğü, birleşen 2021/201 esas sayılı davanın konusu, markaya tecavüzün önlenmesi ve meni, birleşen 2021/ 268 esas sayılı davanın konusu ise, hacizde el konulan mallar üzerinde Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149/1- (d) ve (e) bentleri uyarınca müvekkil adına Mülkiyet Hakkı Tanınmasına, karar verilmesi davasıdır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/164 Değişik iş sayılı dosyasında alınan 13/07/2021 tarihli bilirkişi marka vekili tarafından düzenlenen raporda özetle; "Aleyhine tespit talep edilen yanın tespit edilen kullanımlarının, kendisine ait tescilli markanın ayırt edici unsurlarının değiştirilmesinin yanı sıra Tespit Talep Eden Yana ait tescilli markaya yaklaştığı, Aleyhine Tespit Talep Edilen yanın sonradan tescil edilmiş olan markasını SMK 155 kapsamında Tespit Talep Eden Yana karşı ileri süremeyeceği, Aleyhine tespit talep edilen yan tarafından belirtilen mahalde gerçekleştirildiği tespit edilen kullanımların Tespit Talep Eden yanın marka haklarına tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu"belirtilmiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/165 Değişik iş sayılı dosyasında bilişim uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:" Talep eden tarafından dosyaya sunulan ve bahsi geçen ....com.tr internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adinin whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 11.05.2021 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin "... Kablo Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi" isimli firma adına kayıtlı olduğu, İlgili internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde adres olarak "... Mh. ... Cd. B Blok No:... Silivri / İstanbul" şeklinde, iletişim olarak "..." şeklinde belirtildiği, ilgili alan adında ve web sitesi içerisinde tespite konu "..." ve "...” ibarelerinin ve görsellerin kullanıldığı, Bahsi geçen "Instagram" ve "Facebook" sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriklerinde tespite konu "..." ve "..." ibarelerinin ve görsellerinin kullanıldığı, Tespite konu Facebook ve Instagram sosyal medya hesaplarına ait genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde "....com.tr" sayfasıyla ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğu kanaati oluştuğu "belirtilmiştir.11/11/2021 tarhli tek bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;"Davalı yan tarafından yapıldığı tespit edilen kullanımlar bakımından markaların kullanıldığı ambalajların ürünlerden sökülmesi ya da var olduğu tespit edilen ambalajların imhası ile tecavüzün giderilebileceği, bizatihi ürünlerin ihtilaf konusu markanın ürünlere kazınmak sureti ile işlenmediği, ambalajların / etiketlerin sökülmesi – imhası ile tecavüzün giderilebileceği, ürünlerin tamamen imhasında Davacı yanın hukuki ya da maddi herhangi bir yararının olmadığı, ürünün maddi değeri de dikkate alınmak suretiyle tamamen imhasının yerinde olmayacağı, bu nedenle giderlerin mütecaviz tarafından üstlenilmesi halinde, tecavüzün, ürünlerden etiketlerin sökülmek suretiyle giderilebileceği " denilmektedir.18/07/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davalı yan adına tescilli olan ... numaralı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, Davalı yanın tespit edilen markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, Huzurda bulunan davada tazminat talebi bulunmayan Davacı yanın el konulan ürünler üzerinde mülkiyet talep edemeyeceği" belirtilmiştir.23/03/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" ihtilaf konusu kullanımlar “kabartma harf ve rakamları ihtiva etmediğinden” ilgili kullanımlar üzerinde bulunan yazıların silinebilmesi mümkün ancak yapılacak silme işleminin akabinde ortaya çıkacak olan ürün kullanım konusu edilir ise; silme işlemi sırasında ürünün uğrayacağı muhtemel tahrifat nedeni ile ürünün kullanımı halinde insan hayatı ve maddi zararlara sebebiyet verilebilme ihtimali bulunacağından; arz edilen muhtemel riskler nedeni ile kabloların üzerindeki baskıların sökücü kullanarak silinmesinin detaylarıyla açıklanan tehlike ve riskler nedeniyle uygulanmasının uygun olmayacağı" belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; ASIL Davada; davacının davaya dayanak "..." ... tescil numaralı markasının 9.sınıfta tescilli olduğu, davalıya ait ... tescil numaralı markanın 9 ve 35 sınıfta tescilli olduğu ve "SK ..." ibaresinden oluştuğu,35 sınıf, 09 sınıfta kayıtlı emtiaların satışı ile ilgili olduğu sınıflar arasında bağlantı bulunduğu, davalının fiili markasal kullanımlarının "..." şeklinde ve davacı markasının tescilli olduğu emtia sınıfında bulunduğu, gerek "kablo" kelimesinin ürün ya da hizmeti tasvir edici niteliği, gerekse taraf markalarının başkaca bir şekil unsuru ihtiva etmemesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalı markalarının asli ve ayırdedici unsurunun "..." kelimesi olduğu, her ne kadar davalının tescilli markasında "SK" unsuru bulunsa da, bu ibarenin ... markasının baş harflerinden oluştuğu ve ayırt edicilik katmadığı, davacı markasının davalı markasında, davacı markasının asli unsurunun ayniyet içerir bir şekilde yer alması, renk kombinasyonlarının ("..." kelimesinin kırmızı, kablo kelimesinin gri renkte olması) gibi sebeplerle tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurulmasına ya da seri marka izlenimine kapılmasına sebep olabileceği anlaşılmakla markanın hükümsüzlüğü davasının sabit olduğu mahkemece bu yönde verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmıştır.
BİRLEŞEN 2021/201 ESAS sayılı dosyanın incelenmesinde; Davalının fiili markasal kullanımlarının, tescilli halinden uzaklaşarak davacı markasına yaklaştığı, bu kapsamda "SK" ibaresi olmaksızın davacı markasına ayniyet derecesinde benzerlik oluşturduğu, bu hususun D.İş dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, markaya tecavüzün gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla mahkemece markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesine dair verilen karar hukuken yerindedir.
BİRLEŞEN 2021/268 ESAS sayılı dosyanın incelenmesinde; 6769 sayılı SMK'nun 149/1-e maddesine göre marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, aynı maddenin d bendine göre el konulmuş bulunan ürünler üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Bu talepte bulunabilmesi için ürünlerin halihazırda el konulmuş olması şart değildir. Tecavüz oluşturan ürünlere el konulmamış olsa bile, el koyma talebi yanında, mülkiyet hakkı tanınması talebinde bulunulması mümkündür. Kanun koyucu, marka hakkı sahibine mülkiyet hakkı tanınması halinde, söz konusu ürünlerin, cihaz ve makinelerin değerinin, tazminat miktarından düşülmesini amirdir. Yasaya göre, bu değer, kabul edilen tazminatı aştığı zaman, marka sahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir. Madde metninde kullanılan ifade biçimine göre, bu talep ancak tazminat talebiyle birlikte yapılabilecektir. Zira maddede yer alan hükme göre, mülkiyet hakkına konu olacak ürünlerin değeri, tazminat miktarından düşülecek ve eğer bunların değeri tazminat miktarını aşıyorsa, aşan kısım iade edilecektir. Öyle ise tazminat talep edilmediği takdirde el konulmuş ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması da mümkün olmayacağından davacının tazminat talebi bulunmadığından mahkemece mülkiyetin tespitinin reddi talebi isabetlidir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının birleşen davaya, davalının asıl ve birleşen davaya yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2022 tarih ve 2021/537 E., 2022/244 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davacının birleşen Bakırköy 1. FSHHM'nin 2021/268 E.sayılı dosyaya yönelik 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalının asıl davaya yönelik 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4-Davalının birleşen Bakırköy 1. FSHHM'nin 2021/201 E.sayılı davaya yönelik 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,5- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025