T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/394
KARAR NO : 2025/1118
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/12/2021
NUMARASI : 2019/108 E. - 2021/232 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanıldığı tespit edilen davacıya ait "..." markası 43-01, 43-02, 43-03, 43-04 nolu Sınıflarında 23.01.2018 tarihinde davacı adına tescil edilmiş ve tek yetkilisi ve sahibi olduğu ... Temizleme Tİc. Ltd. Şti. tarafından kullanılmakta olup davacı markasının ... no ile bu alanda koruma altında olduğunu, davacı markasının davalılar tarafından tüm görsel ve yazılı mecralarda ve sosyal medyada, internet sitelerinde (http://www...com.tr) haksız ve kötü niyetli olarak kullanılması sebebi ile davalılara ihtarname keşide edildiğini, davacı, davalılara noter aracılığıyla ihtarname yolladığını, marka hakkına tecavüz flitinin sonlandırılmasım talep ettiğini, davalı ... İşletmeleri A.Ş.'nin çok sayıda şubesi ve franchise şubelerinin olduğunu, maraka kullanımına devam ederek ihtarnameye cevap vermediğini, davalı ... İşletmeleri A.Ş.'nin internet sitesinde yer alan görseller sayın mahkemeye sunulacak olmakla birlikte haricen yapmış oldukları araştırmalarda şubenin davalı ... ve ortakları adına kayıtlı olduğunu öğrendiklerini, franchise sayfasında belirtilen maliyet dikkate alınarak davalı ... İşletmeleri A.Ş.'nin haksız olarak elde etmiş olduğu tutarın hesaplanmasını talep ettiklerini, dalıların, davacıya ait markayı haksız ve kötü niyeti olarak kullanımının, davacı işletmesinin sahip olduğu olumlu imajının sarsılmasına ve tacir kimliğinin zedelenmesine sebep olduğunu belirtmiş, öncelikle 6100 sayılı HMK 'nın 403. Maddesine binaen ivedilik söz konusu olduğundan karşı tarafa tebligattan şimdilik sarfınazar edilerek davalılara ait ... Mah, ... Sk, No:... Kadıköy/İstanbul Adresinde bulunan işyerinde ivedi olarak keşif ve tespit yapılmasına; ürün, tabela, basılı evrak, kartvizit, broşür, reklam panosu ve diğer tüm evrakların incelenerek davacıya ait marka ile benzerlik içeren, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ve bu fiillerin durdurulması ve men'i ile, davacı Şirketin marka haklarına tecavüzün önlenmesi amacıyla "ihtiyati tedbir" kararına hükmedilmesini, davacının, tecavüz dolayısı ile uğradığı zarar sebebiyle fazlaya dair haklarımız saklı kalmakla birlikte şimdilik 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı ... İşletmeleri A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kullandığı marka müvekkili ... İşletmeleri A.Ş. Adına tescilli olduğunu, Markanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanılması söz konusu olmadığını, Müvekkili şirketin dava konusu markanın dışında "meşhur bir döner ..." markasının da sahibi olduğunu, Bu markanın tescil tarihi, davacı markasının tescil tarihinden çok önce 11.04.2017 tarihli olduğunu, müvekkili şirket adına (... İşletmeleri A.Ş.) uygun olarak, ilk önce "meşhur bir döner ..." markası için başvurmuş ve tescil belgesi aldığını, daha sonra da dava konusu marka için başvurmuş ve tescil belgesi aldığını, Müvekkili şirketin davacıların "..." markasını tescil ettirmelerinden çok önce, "1 döner" markasını tescil ettirip kullandığını, Müvekkili şirketin "1986 meşhur ... ..." markası için başvuru yaptığı tarihte, davacılara ait marka tescil ve ilan edilmediğini, Müvekkil şirketin kötü niyetinin söz konusu olmadığınI, müvekkili şirketin görsellerinde; marka tescil belgesine uygun olarak "1986 meşhur ... ..." markasını kullandığını, müvekkilinin kullandığı tüm görsellerde tescil belgesine uygun olarak, sadece "..." değil, tescil belgesinde kullanılan tüm kelimelerden oluşan bir görsel kullandığını, müvekkilinin tescil belgesi aldığı markanın "1986 meşhur ... ..." markası olduğunu, davacı tarafın tescil belgesi aldığı marka "..." markası olduğunu, tescil belgesi alınan markalarda ortak olan, bir markada "..." kullanımı, diğer markada ise "burger 1" kullanımı dışında tarafların markaları birbirinden çok farklı olduğunu, taraflara ait markaların tamamen farklı ilçelerde kullanıldığını, davacının Ataşehir ilçesinde faaliyet gösterdiğini, ancak müvekkili şirketin hiçbir mağazası, restaurantı Ataşahir ilçesinde olmadığını, müvekkili şirketin sadece şirket merkezi olarak kullandığı bürosunun Ataşehirde olduğunu. Türkiye'de "..." ibaresinin ilk kez davcılar tarafından tescil edilmediğini. "..." marka olarak ilk kez Antalya'da bir firma tarafından tescil edildiğini, davacıların müvekkili şirketin kendi markasını kullanmasından sonra 2 defa tabelalarını değiştirdiğini, davacıların kötü niyetli olduğunu, www...com.tr alan adı müvekkili şirkete ait olduğunu, davacı şirketin www...com.tr alan adını almak için hiçbir girişimde bulunmadığını, davacıların, müvekkili şirketin bayilerine gönderdiği ihtarlar nedeni ile, Merdivenköy ve Ortaköy'de bulunan 2 bayinin tabelalarını indirdiğini ve Franchaise sözleşmelerini feshettiklerini, bu davaya konu olan; Müvekkil şirketin Francheise Sözleşmesi ile bayisi durumunda bulunan diğer davalı, davacı tarafın noterden gönderdiği ihtar ve açtığı iş bu dava nedeni ile müvekkili ile arasında bulunan Franchise sözleşmesini fesih etmiş ve tabelasını indirdiğini, bilirkişi incelemesi sırasında bu durum tespit edilmiş ve rapora "... Tespit mahallinde davacı markasına benzer markanın kullanımının kaldırılma aşamasında olduğu görülmüştür..." şeklinde geçtiğini, davanın konusuz kaldığını, bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ve ortakları vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkillerinin Bir Yiyecek İşletmeleri A.Ş. Şirketi ile yaptığı Franchasing sözleşmesi (İmza aşamasında ortaya çıkan olaylardan dolayı imzalanmamıştır ) ile 240.000 TL ( Y/İKİYÜZ KIRKBİN ve 00/00 Türk Lirası ) karşılığı anahtar teslim akdettiğini. Bu bedellerin ödendiğini. Müvekkillerinin sözleşme imzalamadan söze ve güvene dayanarak diğer davalının kendisine gösterdiği sözleşmeyi işler tamamlansın sonrasında imzalarız diyerek öncelikle imzalamadıklarını ve fakat kendi üzerlerine düşen ödemeleri zamanında yaptıklarını. Müvekkillerinin ödemelerin bir kısmını diğer davalı ... İşletmeleri A.Ş'nin sahibi ...''in istemi üzerine anneleri ... hesabından toplam 130.000TL firma sahibi ... adına banka üzerinden, bir kısmını da 22.000 TL bedelli 5 adet toplam 110.000 TL karşılığı Abdurrahman Şirin tarafından düzenlenen ve imzalanan, alacaklısı ... İşletmeleri A.Ş olan senetler karşılığı ödemelerini yaptıklarını. Banka havalesi ile ... tarafından yine firma sahibi ... yönlendirmesi ile bir burger kapora ve dükkan bedeli ödeme belgesi adı altında 80.000 TL ... GIDA HİZMETLERİ 'nin ... ... Iban hesabına yattıktan sonra firma parayı ... talimatı ile iade ettiğini ve tekrar bu bedel 50.000 TL ve 30.000 TL olarak ... adına ... ... hesabına tekrar gönderildiğini. Bu bedeller karşılığı diğer davalı ... İşletmeleri A.Ş müvekkiline ait işyerini anahtar teslim bitirerek teslim edeceği gibi aynı zamanda kendisine ait tüm görsellerin de Franchasing sözleşmesi gereği kullanabileceğini söylediğini ve davaya konu olan tüm görselleri kendi internet sitesinden çıktılarını alarak fiziki olarak işyerine getirdiğini ve tabelayı da kendisi yaptığını. Müvekkillerinin diğer davalı ... İşletmeleri A.Ş adına kayıtlı http://www...com.tr isimli internet sitesinde kendisinin haricinde aynı zamanda aleyhlerine aynı davacı tarafından aynı konu ile dava açılan bayilerin de olduğuna güvendiğini ve büyümeye yönelik olduğuna inandığı firmaya güvenerek bu işin içine dahil olduğunu, müvekkillerinin tamamen iyiniyet ve güvene dayalı olarak ve marka sahibinin elindeki tescil belgelerini ve görsellerini göstermesi neticesinde markanın ... İşletmeleri A.Ş olduğuna inanarak ticari işletmesini açtığını, davacının Kadıköy 30. Noterliğinin 04.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini tebliğ alan müvekkillerinin derhal diğer davalı ... İşletmeleri A.Ş sahibi ... ile irtibata geçtiklerini, kendisine 240.000 TL karşılığında Franchasing yaptıkları işletmeye bu ihtarnamenin geldiğini aynı ihtarnamede kendisinde olduğunu bu durumun açıklamasını yapmasını istediklerini, ... merak etmemelerini kendisinin tescilli markası olduğunu tüm görsel ve tabelalarında ki görsellerinde kendisine ait olduğunu size bir şey olmaz benim avukatım konu ile ilgileniyor, gerekenleri ben yapıyorum siz markayı ve görselleri rahatlıkla kullanabilirsiniz diye beyanda bulunduğunu ve hatta tüm görselleri kendi internet sitesinde durduğunu göstererek müvekkillerini ikna ettiğini, davacı bu ihtarnameden sonra Cumhuriyet savcılığına 15.03.2019 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu ve müvekkilerinin hakkında İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, davanın ilk duruşması Ocak 2021 tarihine atılı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkillerinin hiçbir şekilde haksız ve hukuksuz bile isteye kasten başkasına ait bir markayı kullanma durumu söz konusu olmadığını, maddi tazminat talebini de reddetmekle birlikte aynı zamanda bile isteye kasten yapılmamış bir kullanıma karar verilirse bile manevi tazminat talebininde manevi tazminat unsurlarının oluşmaması sebebi ile reddi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; " davacılardan ...'nın ... numaralı ... markasının tescilli sahibi olduğu markanın diğer davacı şirket tarafından kullanıldığı, davacılar tarafından ... markasının haksız olarak kullanıldığı iddiası ile iş bu marka hakkına tecavüz ve haksız fiilde bulunduğunun tespiti, önlenmesi ve meni davası açıldığı, davalı ... İşletmeleri A.Ş tarafından sunulan cevap dilekçesi ile davalının ..., ... markasının tescilli sahibi olduğu, ... markasının ilk olarak başka bir firma tarafından tescil edildiğini. Markaya yönelik tecavüzün söz konusu olmadığı. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesi ile, davaya konu markayı gönderilen ihtarnameler sebebi ile kullanmadıklarını firanchise sözleşmesini fesh ettiklerini belirterek davanın reddini talep ettikleri, öncelikle taraf teşkili bakımından davalı olarak gösterilen ... ve ortaklarının Adi Ortaklık olduğunun mahkememizce Ticari Sicil kayıtlarının celp edilmesi neticesi anlaşıldığından adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ancak ortaklara yönelik dava açılabileceğinden diğer ortak ... in de davalı olarak davaya dahil edildiği, usulü eksiklikler giderilip tarafların ticari kayıtları, marka tescil belgeleri, savcılık dosyası, savcılık dosyasından alınan bilirkişi raporu ve diğer bildirilen deliller celp edilmiş. Davalılara ait davalılardan ... ve ... e ait iş yerinde yapılan tespit ve inceleme ve yine davalıların internet sitesinin üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi sunulan 13/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalılarının marka kullanımlarının değiştirme aşamasında olduğu ve ... markasını kullanmaya başladıkları fakat yine de bazı materyallerin üzerinde ... ibaresinin bulunduğunun tespit edildiği, mahkememizce dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda da davalı kullanımlarının davacı kullanımlarına benzer olduğu, yine kullanımların ortak olarak 43.sınıfta yer alan hizmetlerde yer alması sebebi ile ortalama tüketici nezdinde iltibas meydana gelebileceği yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...'nın ... numaralı ... markasının 43. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalılardan ... A.Ş nin ... numaralı 1986 ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, taraf markaları karşılıklı olarak incelendiğinde ortak unsurun ve esas unsurun ... ibaresi olduğu, davacı marka tescilinin davalı marka tescilinden daha önce olduğu, yine davalılar tarafından markanın tescil edildiği hali ile değil ... şeklinde kullanılarak davacı markasına yakınlaştırılmak sureti ile kullanıldığı, ayırca SMK.nun 155/1 madde hükmü gereğince marka hakkına tecavüz davalarında tescilli marka kullanımı savunmasının önceki marka sahibine karşı ileri sürülemeyeceği hükmü de gözetildiğinde, davalı ... İşletme Aş tarafından kullanılan ... ibaresi kullanımının haksız bir kullanım olduğu sonucuna ulaşılmış, diğer davalılar tarafından davalı ... İşletmeleri AŞ tarafından franchise sözleşmesi ile ... markasının kullanıldığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiş ise de; kullanımlar davalıların ortak hareketi neticesi gerçekleştiğinden ve bu kullanımların haksız fiil oluşturması sebebi ile taraflar arasındaki sözleşmelerin tarafları üçüncü kişilere karşı sorumluluktan kurtaramayacağı, yine davalılar ... ve ... tarafından marka kullanımına son verilme aşamasında olduğu tespit edilmiş ise de, dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirildiğinden dava açıldığı tarih itibari ile davalıların ... ibaresini haksız ve hukuka aykırı olarak kullandıkları," şeklinde gerekçeleriyle Davanın KABULÜ ile davalıların davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... markasına yönelik tecavüz ve haksız fiilde bulunduğunun tespitine, durdurulmasına ve men'ine, ... ibaresinin bulunduğu her türlü ürün, tabela, basılı evrak, kart vizit ve materyale el konulmasına, davalıların davacı markasına benzer şekilde ... markasını her türlü mecrada kullanmasının yasaklanmasına, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:
Davalı ... İşletmeleri A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kullandığı marka müvekkili ... İşletmeleri A.Ş. adına tescilli olduğunu, markanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanılması söz konusu olmadığını, müvekkili "1986 meşhur ... ..." markası için başvuru yaptığı tarihte, davacılara ait marka tescil ve ilan edilmediğini, müvekkili şirketin kötü niyeti söz konusu olmadığını, müvekkilinin tescil belgesi aldığı marka "1986 meşhur ... ..." markası olduğunu, davacı tarafın tescil belgesi aldığı marka "..." markası olduğunu, iki markada birbirinden çok farklı olduğunu, iki markanın farklı ilçelerde kullanıldığını, davacı markası Ataşehir'de faaliyet gösterdiğini, ancak müvekkili şirketin hiçbir mağazası, restaurantı Ataşehir ilçesinde olmadığını, sadece şirket merkezi olarak kullandığı bürosu Ataşehir'de olduğunu, Müvekkili şirketin Francheise Sözleşmesi ile bayisi durumunda bulunan diğer davalı, davacı tarafın noterden gönderdiği ihtar ve açtığı iş bu dava nedeni ile müvekkili ile arasında bulunan Franchise sözleşmesini fesih edip tabelasını indirdiğini, bilirkişi incelemesi sırasında bu durum tespit edildiğini, mahkeme kararında da davacının markasına benzer materyallerin kaldırılma aşamasında olduğu kabul ettiğini belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerde mahkeme kararında herhangi bir şekilde usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığını, tarafların ticari kayıtları, marka tescil belgeleri, savcılık dosyası, savcılık dosyasından alınan bilirkişi raporu ve diğer delillerin celp edildiğini, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, davalılar tarafından marka haklarına tecavüz koşullarının oluştuğu sabit olduğundan davalı ... İşletmeleri A.Ş.'nin süreci uzatmaya yönelik olarak başvurulan istinaf talebinin reddini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.TPMK kaydına göre; ... tescil no lu "..." markasının 11/10/2018 tarihinde ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 14/05/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "davacı adına ... başvuru numarası ile "..." markası için 43.sınıfta 23.01.2018 tarihinde başvuru yapıldığı, 12.02.2018 tarihinde 294.marka yayın bülteninde yayınlandığı, 30.11.2018 tarihinde 456 nolu marka tescil bülteninde yayınlandığı, 11.10.2018 tarihinde tescillendiği, haklarının tespit isteyen taraf "...'"ya ait olduğu, markanın işler durumda olduğu, Davalı olan ... ve Ortakları adına ait ... adresinde mahallinde tespit yapıldığı davacı markasına benzer markanın kullanımının kaldırılma aşamasında olduğunun görüldüğü, davalı "... İşletmeleri Anonim Şirketi'nin Davacı markasına benzerlik yaratan markanın sahibi olduğu, marka kullanımının benzerliğinin iltibas ve karışıklığa sebep olduğu, davalı ... ve ortaklarının bayilik anlaşması ile birinci davalıya ait marka kullanımının değişikliğine gittiği, bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabet şartlarını karşılayıp karşılamadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu " belirtilmiştir. 16/10/2020 Tarihli başka bilirkişiye ait raporda özetle;" davalının markasını tescil ettirdiği şekilde kullanma yükümlülüğü olmasına rağmen, markayı tescil ettirdiği şekilde kullanmadığı, kullanımlarında “...” ibaresini ön plana çıkardığı ve bu suretle davacının tescilli markasına yaklaştırdığı, bu şekildeki kullanımlarında görsel ve fonetik olarak davacının tescilli markası ile benzer olduğu, davalının bu şekildeki kullanımlarının davacının tescilli markası kapsamında yer alan ve orta düzeydeki tüketici kitlesine hitap eden hizmetler olduğu, davalının kullanımlarının orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde iltibas meydana getirme ihtimalinin bulunduğu, bu husustaki nihai takdirin mahkemeye ait olmak kaydıyla marka hakkına tecavüz koşullarının mevcut olduğu", belirtilmiştir.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usulü eksiklikler giderilmiştir.Dairemizin 2023/241 Esas, 2025/839 Karar sayılı ilamında, davacının ..., Davalının ... A.Ş olduğu, mahkemece davalı adına tescilli ... numaralı 1986 meşhur ... + şekil ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, " karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 30/06/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'nın ... numaralı "..." markasının tescilli sahibi olduğu, davalılardan ... A.Ş nin ... numaralı 1986 ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, markaların ortak ve esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacı marka tescilinin davalı marka tescilinden daha önce olduğu, yine davalılar tarafından markanın tescil edildiği hali ile değil "... " şeklinde kullanılarak davacı markasına yakınlaştırılmak sureti ile kullanıldığı, SMK.nun 155/1 maddeye göre, marka hakkına tecavüz davalarında tescilli marka kullanımı savunmasının önceki marka sahibine karşı ileri sürülemeyeceği, kaldı ki davalı markasının, davacısının ..., Davalının ... A.Ş olduğu marka hükümsüzlüğü davasında, mahkemece davalı adına tescilli ... numaralı 1986 meşhur ... + şekil ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, " karar verildiği, kararın istinaf edilmesi neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 30/06/2025 tarihinde kesinleştiği, somut olayda markaya tecavüzün şartlarının gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih ve 2019/108 E., 2021/232 K. sayılı kararına karşı davalı ... İşletmeleri A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalı ... İşletmeleri A.Ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025