T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/459
KARAR NO : 2025/1204
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2022
NUMARASI : 2020/195 E. - 2022/898 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in kendisi ile ticaret yaptığı iddiası ile düzenlenmiş bir senedi Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün ... dosyası ile icra takibine konu ettiğini, alacaktan dolayı icra takibinin kesinleştiğini, babasından kalan mülklerin üzerine haciz konduğunu e devletten ve icra dosyasından gönderilen 03/01/2020 tarihli davet kağıdından öğrendiğini, öğrendikten sonra arabuluculuğa müracaat ettiğini, uzlaşma sağlanamayınca işbu davayı açtığını, davalının kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü senedi incelemek için icra dosyasının suretini aldığını, dosyayı incelediğinde senet üzerindeki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını gördüğünü, tebligat evrakını incelediğinde 22/07/2013 tarihinde muhataba teslim edildiğine ilişkin kaşeli evraktaki imzanın kendisine ait olmadığı gibi teslim alanın kendisi olduğuna dair el yazısı ile yazılmış isim ve soyadı olmayan tebligat yapıldığını gördüğünü, bu nedenle kendisine tebliğ edilmiş gibi kesinleşen borcu kabul etmediğini, senedin ne için verildiğine dair açıklama kısmında bilgi olmadığını iddia ederek; icra takibinin dava kesinleşinceye kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haksız yere icra takibinden dolayı tazminat kararı verilmesine, davanın kabulüne, davalıya borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkiline aralarındaki ticari ilişkiye istinaden 14.875 dolar değerindeki lehtarının müvekkili olduğu bononun keşide edilerek verildiğini, bono ile ilgili ödeme tarihinde (30/09/2012) davacıya ödenmesi amacıyla sunulduğunu ancak ödenmediğini, akabinde her ne kadar keşideciye başvuru için ödememe protestosu çekme zaruriyeti olmasa da ... BANK Bayrampaşa Şubesi'nce ödememe protestosu çekildiğini, bononun ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, 15/07/2013 tarihinde ödeme emrinin davacı ...'a tebliğe çıkarıldığını ve 22/07/2013 tarihinde muhataba tebliğ edildiğini, davacının evrakın kendisine tebliğ edilmediği, muhataba teslim edildiğine dair kaşeli evrakın altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının gerçeklikten uzak olduğunu, davacı tarafça ilgili ödeme emrine süresi içinde itiraz edilmediğini ve takibin kesinleşmiş olduğunu, davacının 2013 yılından beri süren süreçten bilgisinin olmadığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ilgili bono altındaki imzanın davacıya ait olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak; davanın reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine, alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesin kararıyla; Davanın, Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasında takibe konu 01/03/2012 düzenleme; 30/09/2012 ödeme tarihli lehtarı Necati Çelik olan 14.875,00 USD bedelli senedin keşidecisi görünen davacının senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle açmış olduğu menfi tespit davası olduğu, davacıya ait imza incelemesine esas davacının imzasının bulunduğu belge asıllarının dosyaya getirtildiği, davacıya ait imza örnekleri ile dosyanın üçlü grafolog bilirkişi heyetine sevk edildiği, belge asılları ve davaya konu senet üzerinden yapılan teknik inceleme sonucunda hüküm kurmaya elverişli 03/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporuna göre senet üzerindeki ve Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası içindeki 22/07/2013 tarihli ödeme emri tebliğ mazbatasındaki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla; 03/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının davalıya dava ve takip konusu senet nedeniyle borçlu kabul edilemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varıldığından,Davanın KABULÜ ile;1-Davacının Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından ve icra takip dosyasının dayanağı olan 01/03/2012 tanzim , 30/09/2012 vade tarihli 14.875,00 USD bedelli senet nedeniyle davalıya BORÇLU BULUNMADIĞININ TESPİTİNE, takibin DURDURULMASINA, 2-İİK 72/5 Maddesi uyarınca alacağın %20 si oranındaki (3.803,97TL) tazminatın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiğini, çıplak gözle dahi rahatça anlaşılabilen davacının kendi mukayeseli imzalarının bile kendi arasında farklı şekillerde olduğuna hiç dikkat ettiğini, adeta bunların hepsi başka imzalardır diye senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını güya ''tespit'' ettiğini, denetime elverişli hiç bir teknik incelemeye yer vermediğini, dosyada bulunan uzman görüşü hiç değerlendirilmeden karar verildiğini, rapora itirazlarının göz ardı edildiğini, hukuki dinlenilme hakkı ihlal edildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf talebinin usulsüz olduğunu, davalıyla her hangi bir borcu olmadığına, bahsi geçen senedi kendisinin vermediğini, bu hususta bilirkişi de rapor verdiğini, davalının istinaf talebinin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı dava dilekçesi ile Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir.Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine 01/03/2012 düzenleme; 30/09/2012 ödeme tarihli lehtarı Necati Çelik, düzenleyeni ... olan 14.875,00 USD bedelli senede istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 03/06/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" ...Tetkik konusu 14.875 USD bedelli senetteki iki adet imza ve Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası içindeki 22/07/2013 tarihli ödeme emri tebliğ mazbatasındaki imzaların dosyada mevcut mukayese imzalara kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" belirtilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birliktedeğerlendirildiğinde, davacı tarafından icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, bilirkişi heyet raporunda imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerinde olduğu, dosyada bulunan 03/10/2022 tarihli EGM grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen özel mütalaada, dava konusu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiş ise de, özel mütalaada incelenen mukayese imzaların fotokopi olduğu anlaşılmakla raporlar arasında çelişki bulunduğundan bahsedilemeyeceğinden, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarih ve 2020/195 E., 2022/898 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.299,24 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 325,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 974,24 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025