T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/444 Esas
KARAR NO : 2025/1173
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/09/2022
NUMARASI : 2019/538 E. - 2022/587 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin turizm sektöründe geniş hizmet alanında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden 67.198,91 USD bedelli kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili ... ve şirketi adına başlatılan bu takibe karşı icra mahkemesinde imzaların kendilerine ait olmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, İstanbul 12. İcra Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucunda ... yönünden, senette TTK m. 776/1-f uyarınca zorunlu olan tanzim yerinin bulunmadığı, yazılı adresin belirgin bir idari birim belirtmediği ve bu nedenle kambiyo vasfı taşımadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiğini, buna rağmen davalı tarafından 05/08/2019 tarihli iptal kararına rağmen 12/09/2019 tarihinde bankalara ve TÜRSAB’a haciz ihbarnameleri gönderilerek takibe devam edildiğini, bu işlemlerin kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket yönünden davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmişse de senet altındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, davalı tarafından kötü niyetli olarak haciz işlemlerine devam edilmesi nedeniyle icra veznesine yatırılacak paranın davalıya ödenmesinin ihtiyati tedbirle durdurulmasını, konulan hacizlerin kaldırılmasını, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, senedin ve icra takibinin iptalini, ayrıca davalı kötü niyetli olduğundan takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiklerini ileri sürmüşlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında kesinleşmiş icra takibinin durdurulması için açılan menfi tespit davasının haksız olduğunu , senede bağlı iddiaların ancak senetle veya aynı kuvvette yazılı belge ile ispatlanabileceğini , davacı ile müvekkilinin vize işlemleri vesilesiyle tanıştığını, davacının babasının rahatsızlığı nedeniyle borç para istediğini, müvekkilinin iyi niyetle davacıya farklı zamanlarda toplamda 155.160 TL borç verdiğini, bu borcu davacının kendi el yazısı ve imzasıyla teyit ederek zarf içinde müvekkiline gönderdiğini, ayrıca 130.000 TL daha borç aldığını ve tüm borçların dolar üzerinden toplam 67.678 dolar olarak kabul edildiğini, bu hususu whatsapp üzerinden yazılı olarak da teyit ettiğini , davacının sürekli yeni senetler düzenleyip eskilerini kendi imzasıyla yırttığını, hatta evi olduğunu belirterek tapu görüntüsünü müvekkiline gönderdiğini, borcu ödeyeceğini beyan etmesine rağmen yalnızca 5.000 dolar ödediğini, kalan borç için 62.670 dolarlık senet düzenleyip müvekkiline verdiğini, davacının kendi beyanlarıyla borcunu kabul ettiği halde icra takibi öncesi davayı bilerek uzatacağı yönünde tehditte bulunduğunu, kötü niyetle menfi tespit davası açtığını, imzanın sahte olduğu iddiasının doğru olmadığını, senetlerin davacı tarafından kendi iradesiyle doldurulup imzalandığını, davacının müvekkilini kandırdığını, haklı olarak icra takibi başlatıldığını, davanın reddiyle, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, ayrıca davacının yatırdığı teminatın dava reddedilirse kendilerine verilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olması ve İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/390 E. Sayılı dosyasında verilen karar gereğince kötü niyet tazminatı ve icra inkar tazminatı taktirine yer olmadığına, gerekçesiyle, "Davacı ... yönünden AÇILAN DAVANIN REDDİNE, davacı ... centesi Turizm Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davada; İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına konu 15/07/2018 ödeme tarihli, 62.670,00 USD bedelli bonodan ötürü DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ İLE TAKİBİN İŞBU DAVACI AÇISINDAN İPTALİNE, her ne kadar infaz edilmiş bir tedbir kararı bulunuyor ise de; İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/390 E. Sayılı dosyasında ve mahkememizce verilen karar gereğince kötü niyet tazminatı ve icra inkar tazminatı taktirine yer olmadığına, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davada davacı şirket yönünden kambiyo takibine göre, davacı ... yönünden ise genel hükümlere göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, oysa kambiyo takibine dayanak senedin şekil şartı eksikliği nedeniyle imza incelemesine dahi gerek olmaksızın geçersiz sayılması gerektiğini, senedin bono niteliğini taşımadığının senet metninden açıkça anlaşıldığını ve bu yönde kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu , dava dilekçesinde tanzim yerinin bulunmadığı ve imzaya da itiraz edildiğinin açıkça ileri sürüldüğünü, keşideci hakkındaki kambiyo takibinin keşide yeri yokluğundan iptal edildiğini, bu karar olmasa bile huzurdaki davada aynı yönde karar verilmesi gerektiğini, imzaya itirazın şekil unsurlarından sonra inceleneceğini, hem imza hem keşide yeri eksikliği halinde imza incelemesine gerek bulunmaksızın davanın kabulüyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, uzman heyetten yeni rapor talep ettiklerini, yapılan incelemede senet üzerindeki imzaların ...’a ait olmadığının tespit edildiğini, müvekkillerinin takip dosyası kapak hesabı üzerinden 576.000 TL teminat yatırarak icra işlemlerini durdurduğunu, imzası kendisine ait olan bir kişinin hayatın olağan akışında böyle yüksek bir bedeli yatırmayacağını, yatırılan tutarın TL cinsinden olması nedeniyle değer kaybının da çok yüksek olduğunu Adli Tıp’tan gelen raporun yalnızca dört satırdan ibaret olduğunu, tasvir, fotoğraf ve ayrıntılı açıklama içermediğini, oysa kendi sundukları mütalaada mukayese imzalarının farklarının ayrıntılı ve görsel olarak açıklandığını, Yargıtay içtihatlarına göre çelişkili raporlar giderilmeden karar verilmesinin bozma nedeni sayıldığını, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilleri aleyhine davalı tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden 67.198,91 USD bedelin tahsili amacıyla bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak senet altındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, senedin tanzim yerinin eksik olduğunu ve kambiyo vasfı taşımadığını ileri sürerek takibin iptali, borçlu olunmadığının tespiti, ve %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili ise, taraflar arasında geçmişe dayanan borç ilişkisi olduğunu, davacının çeşitli vesilelerle borç aldığını ve bunu yazılı olarak kabul ettiğini, senetlerin davacının kendi el yazısı ve imzasıyla düzenlendiğini, ileri sürerek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... E.sayılı takip dosyasında , davalı tarafından davacılar aleyhine 62.670 USD asıl alacak , 4.403,57 USD işlemiş faiz ve 125,34 USD komisyon olmak üzere toplam 67.198,91. USD tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli 62.670 USD bedelli senette borçlunun ..., aval verenin davacı şirket, lehtarın ise davalı olduğu ,keşideci adının altında ...Taksim şeklinde adres bilgisi bulunduğu anlaşılmıştır.İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/390 E. Sayılı dosyasında, ; davacılar tarafından davalı aleyhine İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... E.sayılı takip dosyasında yapılan kambiyo takibi ile ilgili olarak takibe, imzaya ve borca yönelik itirazları ile icra takibinin durudurulmasına ilişkin dava açıldığı, açılan davada mahkemece yapılan yargılama neticesinde; borçlulardan ... yönünden; takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli senette TTK.nun 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, belgenin kambiyo vasfı olmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği, davacı borçlu şirket yönünden ise, davacı borçlu vekili tarafından 5 günlük yasal süre geçtikten sonra 25.06.2019 tarihinde davanın açıldığı, davacı borçlu şirket tarafından açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, hükmün, 31/03/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.ATK, Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/12/2021 tarihli raporda; "İnceleme konusu senette ... adına atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkemece , davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacı aval veren şirket yönünden ise tanzim yeri bulunmayan senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talep etmiştir. TTK'nın 776. maddesine göre bonoda düzenleme yerinin gösterilmesi zorunlu unsurlardan biri olup, duraksamaya yer vermeyecek şekilde, belirgin bir idari yerleşim birimi (şehir, ilçe) şeklinde belirtilmemişse, zorunlu şekil şartı gerçekleşmemiş sayılır. Zorunlu unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz.Somut olayda, kambiyo takibine konu edilen 26.05.2018 düzenleme tarihli , 15.07.2018 vade tarihli 62.670,00 USD tutarındaki senette TTK.nun 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan “ .... mah. ... cad.No:69 ... Apart Kat:.. Taksim ” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından tanzim yeri bulunmayan senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, davacı ... yönünden İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/390 E. Sayılı dosyasında takibin iptaline karar verildiği , dava "takip dayanağı belgenin kambiyo vasfında olmadığı" yanı sıra "imza inkarına "dayalı olarak açıldığı , senetteki borçlu imzasının davacı ...'a ait olduğunun anlaşıldığı dikkate alındığında kambiyo vasfı olmayan senedin adi belge niteliğinde olduğu, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, davalının temel ilişki kapsamında alacağın varlığını ispat yükü altında olduğu mahkemece sırf imza aidiyetine dayalı davanın reddi kararının hatalı olduğu bu kapsamda davalıya temel ilişkiye dayalı alacağın varlığını ispat olanağı tanınarak toplanacak deliller çerçevesinde davacı ... yönünden borçlu olup olmadığının tespitine dair bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalara göre, ilk derece mahkemesince davanın davacı ... yönünden yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan davanın reddi yönündeki kararın isabetli olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih, 2019/538 E. 2022/587 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025