T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/424
KARAR NO : 2025/1170
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/11/2022
NUMARASI : 2021/612 E. - 2022/740 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı ... tarafından İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine sahte imzalarla düzenlenmiş senetlere dayanılarak icra takibi başlatıldığını, senetlerin keşideci tarafından davacının alacaklı olacağı şekilde düzenlenip davacıya teslim edilmeksizin sahte imzalarla davacı adına ciro edilerek davalıya verildiğini, senetlerdeki ciro imzalarının davacının kullandığı imza ile hiçbir benzerlik taşımadığını, özellikle “E” harfi ile başlayan ve davacıya ait olmayan farklı imzaların ... tarafından atıldığını, bu nedenle davacının haksız yere maaşından kesinti yapıldığını, , icra takibine konu senetler üzerindeki ciroların sahte olduğunun ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle maaşından yapılan kesintilerin istirdadını ve takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının giyim mağazasının bir dönem ortağı olduğunun dava dilekçesi ile ikrar edildiğini, Dava konusu senetlerin borçlusunun dava dışı ..., lehtarının ise davacı olduğunu, lehtar ... tarafından cirolanan senetlerin hamil davalı tarafından İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. No'lu dosyası ile takibe konulduğunu, senetlerin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını beyan ederek huzurdaki muvazaa olgusu açıkça ikrar edilmiş ve borçtan kurtulmaya yönelik haksız davanın reddini, alacağın %20'si oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; İstanbul ATK tarafından düzenlenen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığı ve davacının bu senetlerden sorumlu tutulamayacağı sonucuna varıldığı,davacının takibin iptali ile senetlerin istirdadına da karar verilmesini talep ettiği, ancak senetlerin keşidecisinin dava dışı ... olduğu ve icra takibinde birden fazla borçlu bulunduğu gözetilerek yalnızca davacının borçlu olmadığının tespiti ile yetinilmesi gerektiği, bu kapsamda davacının maaş hesabına haciz nedeniyle yapılan 9.927,00 TL kesintinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, öte yandan takibin kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddinin gerektiği gerekçesi ile "Davanın KABULÜ ile davacının İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 30/10/2016 vade tarihli 5.000,00-TL bedelli, 30/11/2016 vade tarihli 5.000,00-TL bedelli, 30/12/2016 vade tarihli 5.000,00-TL bedelli, 30/01/2017 vade tarihli 5.000,00-TL bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadığının TESPİTİNE, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davacı tarafından ödenen 9.927,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; aşamalardaki tüm beyanlarında davacı borçlunun itirazına uğramamış ve fakat karşılıksızdır işlemi gören çek ve protestolanan senetlerinin bankalardan celbini talep ettiklerini, ancak mahkemece sadece davacı tarafın delillerinin toplanarak dosyanın adli tıp kurumuna gönderildiğini, davacının borçlusu olduğu kambiyo senedine mahsus icra takip dosyalarındaki senetlerin de dosyaya celbi talep edildiğini, ancak bu dosyalar celp edilmeksizin dosyanın adli tıp kurumuna gönderildiğini, borçluların borçtan kurtulmak amacıyla sahte imzalarla senet doldurmalarının uygulamada çokça karşılaşılan yöntemlerden olduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, menfi tespit davasında ispat yükünün davalı alacaklı üzerinde olması ve senedin yazılı delil başlangıcı sayılarak davalı tanıklarının dinlenilmesi gerekirken mahkemece her iki taraf tanıklarının dinlenilmesi hususunun değerlendirilmediğini, davacının imza örneklerinin huzurda alınmadığını ve davacının isticvap edilmediğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan dört adet senet bakımından, ciro imzalarının davacıya ait olmadığından borçlu olmadığının tespitine,maaş hesabından yapılan kesintilerin istirdadına, takip tutarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, alacaklı ... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine herbiri 16/06/2016 Tanzim Tarihli, 5.000,00 TL bedelli ve 30/10/2016, 30/11/2016, 30/12/2016, 30/01/2017 Vade Tarihli, keşidecisi ..., lehtarı davacı olan senetlere dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, senetlerin arka yüzünde davacı lehtar tarafından davalıya ciro edildiği, takip nedeniyle davacıdan 9.927,00-TL tahsilat yapıldığı görülmektedir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 18/08/2022 tarihli raporunda özetle;''...İnceleme konusu senet arka yüzlerinde 1. ciroya atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'nun eli ürünü olmadığı...'' belirtilmiştir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.Adli Tıp Kurumu tarafından usulüne uygun olarak yapılan imza incelemesi neticesinde, davaya konusu senetlerde yer alan 1. Ciranta imzasının davacının eli ürünü olup olmadığına dair kesin bir kanaat belirtilmemiştir. Davalı rapora itiraz etmiş, yeni bir rapor alınmasını talep etmiş ise de itirazın somut olgulara dayalı olmadığı, aynı imza ile keşide edilmiş ve ödenmiş çek senet veya takip dosyası bildirilmediği , diğer yandan davacıya atfen atılı imzanın karakteristik unsur barındırmayan basit tersimli ve taklidi kolay imzalar olduğu açık olmakla, yeniden rapor alınmasının sonuca katkısının olmayacağı dikkate alındığında , hükme esas alınan raporun usulüne uygun inceleme sonucu tanzim edildiği, 1. Ciranta imzasındaki belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması gerektiği, bu şekilde ispat külfeti kendisinde olan davalı alacaklı tarafça imzanın lehtar davacıya ait olduğunun kesin olarak ispatlanamadığı, anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilemesinin dosya kapsamına uygun düştüğü, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2022 tarih ve 2021/612 E., 2022/740 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.044,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 511,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.533 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025