T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/302
KARAR NO: 2025/866
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2022
NUMARASI: 2018/501 E. - 2022/902 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... İnşaat. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... Bankası A.Ş. Halkalı İstanbul şubesinde kayıtlı hesabından verilen ... seri numaralı, 18.05.2018 tarihli, 80.000TL bedelli çekin başkaları tarafından elde edildiğini ve şirket yetkilisinin imzasının taklit edildiğini, ilgili çekin davalılar tarafından bankaya ibraz edildiğini ve müvekkilinin bu sayede haberdar olduğunu, ilgili çek için Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, dava konusu çeke yazılmış olan bedelin yüksek olduğunu, çeke ilişkin olarak ihtiyati haciz kararı alınması ve uygulanması, icra takibi başlatılması halinde müvekkilinin zor durumda kalacağını, ticari itibarının sarsılacağını, kendisine ait olmayan imza ve yazı ile başkaca kişi ya da kişilerce doldurulmuş olan bu çek nedeniyle belki de ticari işletmesini kaybedeceğini, ekonomik istikbali tehlikeye gireceğini, bu sebeplerle dava konusu çekin icra takibine konu edilmemesi, icra takibi başlatılmışsa takibin durdurulması, çekler için ihtiyati haciz kararı verilmemesi yönünde HMK 209. maddesi gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda davalarının kabulü ile müvekkilinin ... Bankası Halkalı/İstanbul Şubesi’ne ait ... numaralı, 18.05.2018 tarihli, 80.000TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, davalıların %20’de aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ Davalılar ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkili olan ... Ltd. Şti.'nin adresinin Osmangazi/BURSA olduğunu, diğer müvekkili ... Ltd. Şti.'nin her ne kadar adresi İstanbul olsa da takip alacaklı davalı ...'in adresinin Bursa olduğundan yetkili Mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu bu sebeple yetkisizlik kararı verilmesini, dava konusu çekin müvekkili ... ile davacı ... Arasındaki resmi ve faturalı ticari ilişki neticesinde verildiğini, devamında ise müvekkili ... tekstil tarafından ... Tekstil'e ciro edildiğini, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasının icra takibini sürüncemede bırakılması ve tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkili ... Tesktil'in iyi niyetli meşru hamil konumunda olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetini talep etmiştir.Davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkili olan bankanın Marmara Kurumsal Şubesi müşterisi olan davalılardan ... Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkililerince 24.05.2018 tarihinde dava konusu olan ... Bankası Halkalı Şubesi’nin, ... çek numaralı, 80.000,00 TL bedelli, 18.05.2018 keşide tarihli, İstanbul keşideli çeki müvekkil banka şubesine ibraz edildiğini, şube yetkililerince yapılan araştırma sonucunda çek hakkında Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.05.2018 tarihli ödeme yasağı kararı olduğunu ve çekin arkasına buna ilişkin şerh düşüldüğünü, davacı yanın müvekkili olan bankaya borcu olmadığından bahisle huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı çekteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle bu defiyi hamil ve diğer cirantalara karşı ileri sürebileceği ortada ise de müvekkili olan bankanın dava konusu çekin ne hamili ne muhatap bankası ne cirantası olduğunu, müvekkili olan bankaya iş bu davanın yöneltilemeyeceğini bu sebeplerle husumet itirazlarından dolayı davanın usulden reddini, mahkememizin aksi kanaatte olması durumunda davanın esastan reddini, davacının aleyhine, %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; " uyuşmazlığa konu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının 25.07.2022 tarihli raporla tespit edildiği, davalı ... ve ... şirketleri vekilinin cevap dilekçesinde bu çekteki imzanın davacı şirket muhasebecisine ait olabileceğini belirttiği, aynı çeke ilişkin Küçükçekmece 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/791 Esas sayılı dosyasında ise davalı alacaklı ... vekilinin çekin şirket muhasebecisi tarafından imzalandığını kabul ettiği, Yargıtay 12. HD'nin 2021/5504 Esas 2021/10420 Karar sayılı onama kararında davalı alacaklı vekilinin beyanı üzerine bilirkişi incelemesine gerek dahi bulunmadan takip dayanağı çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, dolayısıyla uyuşmazlığa konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının alacaklı tarafça bilindiği gibi bilirkişi raporuyla da tespit edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalıların kötü niyetli oldukları ispat edilemediği," şeklindeki gerekçeleriyle 1-Davalı ... Bankası A.Ş. yönünden Davanın Açılmamış Sayılmasına, 2-Davanın KABULÜ ile ... Bankasına ait 18/05/2018 tarihli keşide yeri İstanbul olan 80.000,00 TL bedelli uyuşmazlığa konu çek nedeniyle davacının davalılar ... ve ... şirketlerine borçlu olmadığının tespitine, 3-Tazminat talebinin REDDİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davalılar ... Tic. Ldt. Şti. ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen karar eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı firma ile müvekkili ... Tekstil arasında süregelen bir ticari ilişki mevcut olduğunu, ilişkiye binaen mal alış verişi gerçekleştiğini, faturalar kesildiğini ve bunlara karşılık da davacı tarafından müvekkili firmaya birden fazla çek keşide edildiğini, davacı aynı imza ile keşide edip imzalayarak teslim ettiği başka çeklerle alakalı imza itirazında bulunmadığını ve süresinde ödemelerini gerçekleştirdiğini, kötü niyetli olarak, ödemelerde temerrüte düşeceğini anlayan davacı taraf imza itirazında bulunduğunu, taraflarınca dosyaya emsal çek örnekleri ve aradaki ticari ilişkiyi ispat edecek deliller sunduklarını, ancak mahkemece delillerinin dikkate alınmadığını, davacı borca batık hale geldiğinden kötü niyetli olarak kendine zaman kazandırma kastiyle hareket ettiğini, davacının basiretli tacirin yükümlülüklerine aykırı şekilde hareket ettiğini, söz konusu çekteki imza, davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan ...'un mukayeseye esas imza örnekleriyle uyuştuğunu, imzaların birbirine benzerliği çıplak gözle dahi tespit edildiğini, bilirkişi aksi yönde kanaatte bulunduğunu, alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasının davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Davacı, dava konusu ... Bankası A.Ş. Halkalı İstanbul şubesine ait ... seri numaralı, 18.05.2018 tarihli, 80.000TL bedelli çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Küçükçekmece 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/791 Esas sayılı dosyasında, ATK dan rapor aldırıldığı ve rapora göre çekteki keşideci imzanın keme ait olduğunun tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.14/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "İhtilaf konusu ... Bankası'na ait 18.05.2018 tarihli, keşide yeri İstanbul olan, 80.000 TL. Bedelli çek altındaki, ... adına atılı borçlu imzasının, yukarıda izah olunan nedenlerle, davacı şirketin imza yetkilisi müdürü ...'a ait olduğu " belirtilmiştir.25.05.2022 tarihli bilirkişi ..., ... ve ...'ın raporunda özetle;" Davacı ...'un, referans imzaları ile aralarında “ilk bakışta” benzerlik olduğu izlenimi edinilmekle birlikte karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla aralarında farklılıklar saptandığından; inceleme konusu, ... Bankası Halkalı/İstanbul Şubesine ait, keşidecisi “... San. Tic.Ltd. Şti. tüzel kişi adına ...” olan, “İSTANBUL-18.05.2018” keşide yer ve tarihli, “...” numara ve “80.000/Seksenbin TL” meblağlı, “... SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ.” emrine yazılı çek aslındaki keşideci imzasının, davacı şirket yetkilisi ...'un eli ürünü olmadığını, adı geçenin hakiki imzalarına benzetilerek yapılandırılmış olduğu" belirtilmiştir.Yargıtay 12 HD nin 2021/5504 Esas 2021/10420 Karar sayılı kararında; "Somut olayda, alacaklı vekilince cevap dilekçesinde, dayanak senedin şirket muhasebecisi tarafından imzalandığının kabul edildiği ve şirket muhasebecisi ...’ne ait imzaların incelenmesini talep ettiği, mahkemece alacaklı vekilinin beyanına rağmen imza incelemesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınması doğru değilse de sonuçta istemin kabulüne karar verildiğinden sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir" denilmektedir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu çekteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığı, taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak verilen Yargıtay12.HD ait kararda da açıklandığı üzere davalı alacaklı tarafından keşideci imzasının şirket muhasebecisi ...’ ne ait olduğunu kabul ettiği gözetildiğinde bilirkişi raporu yönünden istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, mahkemece ilk alınan rapor ile icra mahkemesinden alınan ATK raporu arasında çelişki olduğundan bahisle heyetten rapor aldırılarak çelişkinin giderildiği anlaşılmış ve davalılar istinafında, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu bu ilişkiye binaen mal alış verişinin gerçekleştiği, faturalar kesildiği ve bunlara karşılık da davacı tarafından müvekkili firmaya birden fazla çek keşide edildiğini, bu çeklerin bir kısmının ödendiğini ileri sürmüş ise de, takibin cari hesaba dayalı olarak değil çeke dayalı olarak başlatıldığı çekteki imzaya itiraz mutlak defi olduğundan bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalılardan ... ve ... Tekstil Ltd. şirketinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2022 tarih ve 2018/501 E., 2022/902 K. sayılı kararına karşı davalılardan ... San. ve Tic. Ldt. Şti. ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.464,80 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.366,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.098,60 TL harcın davalılardan ... San. ve Tic. Ldt. Şti. ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalıların istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025