T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/185 Esas
KARAR NO: 2025/831
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/11/2022
NUMARASI: 2021/677 E. - 2022/796 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 07.05.2021 düzenleme tarihli, 20.10.2021 vadeli ve 250.000 TL bedelli, davalı ... adına düzenlenmiş bononun varlığından şifahen haberdar olduğunu, söz konusu senedin ... Bankası Taşdelen Şubesi’ne protesto edilmek üzere teslim edildiğini, menfi tespit davalarının arabuluculuk şartına tabi olmadığını, senet üzerinde yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, dava konusu senetle ilgili olarak icra takibi başlatılmadan önce senedin protesto edildiğini ve bu gelişmeler üzerine eldeki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilinin bu senetle herhangi bir ilgisi ve sorumluluğu bulunmadığını, borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini, imzanın sahteliği nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulacağını, davalı alacaklının kötü niyetli şekilde işlem yaptığının açıkça ortada olduğunu, bu nedenle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca .. Bankası Taşdelen Şubesi’ne müzekkere yazılarak bononun protesto edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve icra işlemlerinin durdurulmasını, dava konusu senetten borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilden birçok kez borç para aldığını ve bu paraları kripto borsası ile inşaat piyasasında sermaye oluşturmak amacıyla kullandığını, para transferlerinde yalnızca müvekkilin değil, müvekkilin arkadaşı ...’ın kardeşleri ... ve ... gibi yakınlarının da zaman zaman aracılık ettiğini, bazı ödemelerin ise davacının yanında çalışan veya irtibatlı olduğu kişilerin banka hesaplarına gönderildiğini, müvekkil ile davacı arasında düzenlenen senetlerin, davacının müvekkile olan borcunun sadece bir kısmına karşılık geldiğini, senetlerde yazılı toplam bedelin dahi müvekkilin alacağını tam olarak karşılamadığını, davacı tarafından sırasıyla 20.10.2021, 20.11.2021 ve 20.12.2021 vadeli ve sırasıyla 250.000 TL, 250.000 TL ve 400.000 TL bedelli senetlerin 07.05.2021 tarihinde keşide edilerek müvekkile verildiğini, senetlerin keşide edilmesi sırasında taraflar arasında iyi niyet ilişkisi bulunduğundan müvekkilin keşide anında hazır bulunmadığını, senetlerin davacı tarafından kendi ofisinde düzenlenerek müvekkile teslim edildiğini, Mahkeme nezdinde açılan menfi tespit davasının kötü niyetle açıldığını ve bu davayla müvekkilin alacağının sürüncemede bırakıldığını, müvekkilin verdiği borç karşılığında değişik vade ve miktarlarda senetlerin keşide edildiğini ve bu senetlerin borcun tamamını dahi karşılamadığını, 20.10.2021 vadeli 250.000 TL bedelli senedin bunlardan yalnızca biri olduğunu, davanın reddine ve davacının kötü niyetli olduğu da gözetilerek alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davacının davasının REDDİNE", karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırıldığını, ön inceleme duruşmasında istenen savcılık dosyasının celbedildiğini, dava dosyasına celbedilen İstanbul Anadolu CBS 2021/222531 Sr. numaralı dosyasında müvekkillerinin birçok imza örneği olan resmi evraklar sunulduğunu, müvekkilinin ıslak imza örneklerinin birçok kez olacak şekilde dosyaya alınmış olup dosya içerisinde mevcut olduğunu, savcılık dosyasına alınan imza örnekleri ile kurum cevaplarından rahatlıkla imza örnekleri alınması için bilirkişi incelemesi yapılabilecekken mahkemenin haksız bir şekilde davanın reddine karar vermesinin hukuksuz olmakla bozmayı gerektirdiğini, müvekkilinin 07.05.2021 düzenleme tarihli 20.10.2021 vade tarihli 250.000-TL bedelli davalı ... adına düzenlenmiş bononun varlığından ... Bankası Taşdelen şubesine protesto edilmek üzere teslim edildiğinde haberdar olduğunu, müvekkili davalıyı tanısa da bahse konu senedin müvekkili tarafından verilmediğini, senet üzerindeki imzanın müvekkili eli ürünü olmadığını, senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu ispat eden külfeti senedi elinde bulundurup takibe girişen ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıda olduğunu, menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükünün davalı alacaklı üzerinde olduğunu, müvekkillerinin dava konusu bono ile hiçbir alakası olmadığını, bono üzerindeki imzanın müvekkillerine ait olmadığını ve İstanbul Anadolu CBS'nin 2021/222531 Sr. numaralı soruşturma dosyasının müvekkilinin bilirkişi incelemesine elverişli ve yeterli imza örneklerinin olması dolayısıyla mevcut delil durumuna göre bilirkişi incelemesi yaptırması gerekirken davanın reddi yönünde karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece istenen 07.05.2021 tarihinden öncesine ait yazı ve belgeleri davacı tarafın 2 haftalık kesin süre içinde dosyaya sunmadığını, bu sebeple mahkeme kararının reddinin hukuka aykırı olduğunu, kambiyo senedinin borç ilişkisinin ortaya çıkış amacının incelenmesi gerektiğini, ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, ispatın genel hükümlere göre yapıldığını, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiğini, kambiyo senedi dolayısıyla borçlu olmadığını iddia eden kimsenin ileri sürdüğü maddi vakıaya göre ispat yükü altında olduğunu, davacının istinaf başvurusunun iyi niyete ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, borç ilişkisinin banka kayıtları ile ortadayken ve buna istinaden verilmiş olan senedin geçersiz olduğu iddialarının asılsız olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 07.05.2021 tarihli ve 20.10.2021 vadeli, 250.000 TL bedelli senetten yalnızca şifahen haberdar olduğunu, herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti, ayrıca %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise, davacının müvekkilinden defalarca borç aldığını, söz konusu senedin bu borçlara karşılık keşide edildiğini, davanın reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece "22/02/2022 tarihli celsede; davacı vekiline, davacı ...'nın 07/05/2021 tarihinden öncesine ait bilirkişi incelemesine esas olacak samimi yazı ve imzalarını içeren belgelerin asıllarının yazılı bir beyan ekinde dosyaya sunması veya bulunduğu yer hakkında (bulunduğu yerin açık adresi, protokol numarası vb.) belirleyici unsurların açıklanmak suretiyle dosyaya yazılı olarak açıklamada bulunulması için iki haftalık kesin süre verilmesine, bankalar, ilçe seçim kurulu gibi yerlerden olmak üzere bilirkişi incelemesi için en az üç imza aslı bildirilmesine, aksi takdirde bonodaki imzanın davacıdan sadır olduğunun kabul edileceğinin ihtarına ve davacı ...'in en geç 18/03/2022 günü saat 10:00 te mahkememize geçerli kimlik belgesi ile getirilerek davacının huzurda yazı ve imza örneklerinin alınmasına, buna ilişkin düzenlenecek tutanağın dosyaya eklenmesine, aksi takdirde dava konusu bononun davacıdan sadır olduğunun kabul edileceğinin ihtarına karar verildiği ve gerekli ihtarın duruşmada hazır bulunan davacı vekiline yapıldığı, bilirkişi incelemesine esas olacak imza örneklerinin ve belge asıllarının bulunduğu yer ile ilgili davacı tarafça kesin süre içerisinde açıklama sunulmadığı, davacının bahse konu senetteki borçlu kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve bu nedenle davalıya borçlu olmadığını iddia etmiş, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği bu iddiasını ispatla mükellef olduğu halde ispat vasıtası olarak imza incelemesine esas istenilen bilgi ve belgeleri sunmayarak ispatı gerçekleştiremediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir. (HGK'nun 24.06.2020 tarih, 2017/19-829 Esas, 2020/471 Karar). Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK’nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanun'un 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. İİK’nun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasındaki atıfla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 211. maddesinde ise; imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre; " (1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. " 6100 sayılı HMK Madde 171- (1) İsticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderilir ve belirlenen gün ve saatte isticvap olunmak üzere hazır bulunması gerektiği belirtilir. Davetiyede, ayrıca, isticvap konusu vakıalar gösterilir; ilgili tarafın geçerli bir özrü olmaksızın gelmediği veya gelip de sorulara cevap vermediği takdirde, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtarı da yapılır. (2) Çağrılan taraf özürsüz olarak gelmediği veya gelip de soruları cevapsız bıraktığı takdirde, mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır. Somut olayda, mahkemece menfi tespit talebi yönünden, ispat kuralları doğru uygulanmadığı gibi imzası inkar edilen senet hakkında yukarıda anılan usul hükümleri doğru şekilde uygulanmamış, imzayı inkar eden davacı asile usulüne uygun ihtarat içeren isticvap davetiyesinin bizzat gönderilmesi gerekirken davacı vekiline davacıyı hazır etmek üzere süre verilmiş ve bu ara kararda davacı olarak dosyada taraf sıfatı bulunmayan ...'in hazır edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı asil usulüne uygun isticvap edilmemiştir. Taraflar arasında aynı konuya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/222531 soruşturma numaralı savcılık dosyası celbedilmiş, bu dosyanın içeriği ve toplanmış olan deliller değerlendirilmemiştir. Mahkemece verilen kesin süre ve ihtaratlar usule aykırı olup, eksik inceleme ve usul hükümlerinin hatalı uygulanması sonucu karar verildiği anlaşıldığından istinaf talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2022 tarih, 2021/677 E. 2022/796 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025