T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/217 Esas
KARAR NO: 2025/806
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2022
NUMARASI: 2021/913 E. - 2022/884 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; avalı tarafından sahte senede istinaden Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası(Dosya yenilenmeden önce Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası olarak takip başlatılmıştır) ile başlatılan takipte öncelikle teminat aranmaksızın takibin durdurulması, icra takibine konu 30.000-TL. Tutarlı senet yönünden imza inkarı nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Mahkememizce davacının eli ürünü olup olmadığına dair bilirkişi incelemesi yapılmak üzere imza incelemesine esas belge asılları toplanmış ancak senet aslı olmadığından rapor düzenlenememiştir. Senet aslını sunmak üzere ispat yükü üzerinde olan davalı tarafa ihtaratlı kesin süre verilmiştir ancak senet aslı sunulamadığından inceleme yapılamamıştır. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İşbu menfi tespit davası yönünden ispat yükü davalıda ulunduğundan ve verilen kesin süreye rağmen senet aslı sunulmadığından bahisle," Davanın KABULÜ ile; takibe konu 10/11/2016 düzenleme, 20/02/2017 vade tarihli 30.000,00TL tutarlı senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, Davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkilini dolandırdığını, sahte senet iddiası ile haksız ve hukuka aykırı hareket ettiğini, davacının haksızlığının ceza dosyaları ile de sabit olduğunu, davaya konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, senet incelemesi senet aslı üzerinden gerçekleştirilmediğinden ATK raporu hüküm tesisine elverişli olmadığını, dava konusu senedi ibraz etmek üzere davacının 22/05/2022 tarihli dilekçesi dikkate alınarak müvekkiline kesin süre verildiğini, senet aslının icra dosyasında olmasına rağmen mahkemece ilgili icra dosyası talep edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu salt yargılamayı uzatmaya dönük haksız ve suiniyetli bir başvuru olduğunu, davalının beyanlarının kabulü mümkün olmadığını, davalının senet aslının bulunabileceği yönündeki beyanlarının yersiz olduğunu, senet aslının iadesi için ilgili Kurumlara gönderilen yazılara verilen cevabi yazılarda senet aslının davalı ...'da olduğu tespiti yapıldığını, kötü niyetli davalının istinaf isteminin reddi 6100 sayılı HMK.nun 329 ve 351. madde hükümlerinin uygulanmasını ile talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu icra takibine konu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesi ile İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiye ait raporda senet aslının temin edilemediği gerekçesi ile inceleme yapılamadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin 22/05/2022 tarihli dilekçesine istinaden senet aslının davalıdan istendiği temin edilmediği davalının ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/275 E. ve 2021/199 K. sayılı dosyasında davalı aleyhine açılan resmi evrakta sahtecilik suçundan dolayı davalının beraatine karar verildiği ve istinaf edilmesi neticesinde iş bu kararın 07/06/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İş bu dosyadan ATK dan rapor aldırıldığı ve ATK raporunda,senette atılı imzanın teşhise götürecek karakteristik materyal ve yazı unsuru içermediği, tersimi basit ve taklidi kolay imzalar olması sebebi ile imzanın aidiyetinin tespit edilemediği belirtilmiştir. Küçükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/83 E. Sayılı Dosyasında verilen karar mukabilinde davacının, Dolandırıcılık Suçundan 10 Ay Hapis Ve 4.000,00 Tl Adli Para Cezası İle Cezalandırılmasına Dair Karar Verilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından davacıya tapu alım satımı nedeni ile davacıya verdiği altınların karşılığında dava konusu senedin davacı tarafından düzenlenerek kendisine verildiğini, davacı tarafından imzanın paraf imza şeklinde bilerek atıldığını ileri sürdüğü, mahkemece, senet aslı olmadığından raporun düzenlenemediği ve senet aslını sunmak üzere ispat yükü üzerinde olan davalı tarafa ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen senet aslı sunulamadığından davanın kabulüne karar verilmişi ise de, davalının vekili var iken asile ihtarat yapılarak kesin süre verilmesinin usulüne uygun olmadığı, senet aslının icra müdürlüğünden veya ceza mahkemesinde ise oradan araştırtılarak getirtilmesi ve ceza yargılamasındaki davacı beyanlarının da incelenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih, 2021/913 E. 2022/884 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025