T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/120
KARAR NO: 2025/752
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/09/2022
NUMARASI: 2021/291 E. - 2022/762 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, müvekkilinin sunmuş olduğu hizmetlerden yararlanmak için müvekkili şirket ile 28.12.2017 tarihli "Depolama Hizmetleri Sözleşmesi" tahtında anlaşma sağlamış olup, depolama sözleşmesinin taraflarca imzalanmış olduğunu, taraflar arasında akdedilen anlaşmaya nazaran, davalı şirket depolama hizmeti karşılığında tarafına iletilen fatura bedellerinin ödenmemiş olduğunu, bunun üzerine davalı şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün nün ... esas sayılı dosyasın üzerinde icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın maddi vakalara ve hukuka aykırı olup, reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket ile davacı arasında 28.12.2017 tarihli Depolama Hizmetleri Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, davacının sözleşme çerçevesinde gerekli yükümlülüklerini yerine getirmemiş ve müvekkiline ait malları gerekli yerlere teslim etmemiş olduğunu, bu konu ile birçok mail yazışması bulunduğunu, taraflar arasındaki mail yazışmalarından ilk belirlemelere göre müvekkiline ait asgari 95 koli ürünün kayıp olduğu ilgili yerlere teslim edilmediğinin tartışmasız olduğunu, işbu davanın açıldığı tarih itibariyle de ürünlerin halen teslim edilmemiş olduğunu belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin 26/09/2022 tarihli 2021/291 E. 2022/762 K. sayılı kararı ile;Mahkemece; "DAVANIN KABULÜ İLE;1-Davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile 20.096,87 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi(yıllık % 10 oranını geçmemek kaydıyla) uygulanarak takibin talepnamedeki diğer koşullar ile devamına, 2-Alacak likit olduğundan, iptaline karar verilen kısmın % 20'si oranında hesaplanan 4.019,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının karşılıklı akdedilen sözleşesini 5 ve 34. maddeleri gereği kaybolan ürünlerden sorumlu olduğu” tespit edildiğini, davacının sözleşme gereği edimini yerine getirmediği ve hatta kendi kabul beyanına göre asgari 28 kolinin kayıp olduğunu, son derece açık iken mahkemenin hiçbir gerekçe göstermeksizin takas mahsup talebinin reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda lehlerine olan tespitleri bilirkişi rapor sonuç ve kanaat kısmının hiç nazara alınmadığını, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurduğunun belirtildiğini, maddi vakaya aykırı ve çelişkili bir durum olduğunu, mahkeme delillerin takdirinde açıkça hataya düştüğünü, kararın kapsamındaki delillere, bilirkişi raporuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığı kayıt kolilerin varlığı karşısında davanın kabulüne, takas mahsup taleplerinin reddine ilişkin verilen kararın hiçbir haklı gerekçesi olmadığını beyan ederek, taleplerinin kabulüne İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/291 E, 2022,762 K sayılı 26.09.2022 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına “davanın reddine, takas mahsup taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin deposundaki davalıya ait herhangi bir ürünün kaybolmadığını, hasarlanmamış ve zarar görmediğini, davalı tarafın haksız bir şekilde ısrarla iddia ettiği gibi depoda bekleyen 95 koli bulunmadığını, müvekkili şirket en başından beri stok durumuna ilişkin kayıtlarını davalı taraf ile şeffaf bir şekilde paylaşmış ve 19.09.2019 tarihli e-postasından da anlaşılacağı üzere davalıya ait stok durumunun 67 koli olduğunu davalı tarafa bildirdiğini ancak davalı tarafın 95 koli ısrarı üzerinde durduğu için 67 koliyi teslim almadığı gibi sözleşmeyi sona erdirme talebine ilişkin herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, davalı tarafın iddia ve taleplerinde kötüniyetli olduğunu beyan ederek, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/291 E. 2022/762 K. numaralı dosyasında erilen hükmün onanmasını ve davalı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, İİK'nun 67.maddesi gereğince ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili taraflar arasında 28.12.2017 tarihli "Depolama Hizmetleri Sözleşmesi" düzenlendiğini, davalının depolama hizmeti karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin ödemediğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün nün ...esas sayılı dosyasın üzerinde icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşme çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkiline ait asgari 95 koli ürünün kayıp olduğu ilgili yerlere teslim edilmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda: davacı yanın incelenen 2019 yılına alt kendi ticari defter kayıtlarında ve cari hesap dökümünde davalı yanın davacı yana 30.11.2019 tarihi itibariyle 20.096,87 borçlu olduğu, davalı yanın incelenen 2019 yılına ait kendi ticari defter kayıtlarında ve muavin defter dökümünde, davacı yanın davalı yandan 30.11.2019 tarihi itibariyle 20.096,87 alacaklı olduğu , taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde, davacı yanın davalı yana ait ürünlere deposunda saklama, gözetim ve dağıtım hizmeti verdiği, hizmet kaynaklı alacağını davacının davalıdan 20.096,87-TL talep edebileceği, davalının usulüne uygun olarak temerrüde düştüğüne ilişkin delil dosyaya İbraz edilmediğinden temerrüt oluşmadığını, bu nedenle faiz hesaplaması yapılmadığını, icra takip tarihinden itibaren davacının talepleri doğrultusunda yıllık 9610 reeskont avans faiz uygulanması gerektiğini, stok kontrolü konusunda saklatan olarak, davalı yanın davacı yana muhtelif tarihlerde yaptığı taleplere davacı yan tarafından somut şekilde açıklık getirilmediği hususu Muhterem Mahkemece benimsendiği ihtimalde, davalının takas mahsup talebinin Mahkemenin takdirinde bulunduğunu, ancak, takas mahsup işleminin yapılabilmesi İçin, zıyaı uğrayan ürün adedi ve maddi değerinin/değerlerinin bilinmesine gereksinim bulunduğu, zira dosya içeriğinde zıyaı uğrayan tam ürün adedi ile maddi değerlerinin ne olduğu konusunda somut bir bilgiye ulaşılamadığı belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda; kaybolan ürünlerle ilgili 28 koli (336 adet) ürün değerinin ortalama 14.340,48-TL olarak bulunduğunu, davalının takas/mahsup talebinin mahkemenin takdirinde bulunduğunu, ancak davacının karşılıklı akdedilen sözleşmenin 5 ve 34. Maddeleri gereği kaybolan ürünlerden sorumlu olduğu belirtilmiştir. İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 12.11.2020 tarihinde 20.096,87 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, takibin dayanağının cari hesaba dayalı bakiye alacak olarak gösterildiği, itiraz üzerine takibin durduğu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında 28/12/2017 tarihli saklama sözleşmesin düzenlendiği, bu şekilde aralarında devam eden ticari ilişki bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı saklayanın uhdesindeki stok adedi bakımından uyuşmazlık bulunduğu, davalının 95 adet stok bulunduğu iddiasına karşılık davacının 67 adet stok bildiriminde bulunduğu , bu nedenle 28 adet kolinin davacının kusuru ile kayıp olup olmadığı konusunda çekişme bulunduğu, davalının bu zararın mahsup edilmesi talebi bulunduğu görülmektedir. Dosyaya sunulan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesi ile stok adedi bakımından taraflar arasındaki e-mail yazışma içeriğine göre uyuşmazlık söz konusu ise de , takip konusu cari hesap alacağının her iki tarafın ticari kayıtlarında yer aldığı ve uyumlu olduğu, davalı tarafından benimsenen ve kayıtlarına alınan alacağın ifa edilen saklama hizmeti bedeli olarak muaccel olan fatura karşılığı alacak olduğu, hizmetin alındığına karine teşkil ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olmadığı, ifa edilen hizmet bedeli olarak muaccel hale gelen cari hesap alacağı ile devam eden sözleşme ilişkisi kapsamında, bu aşamada takas mahsup talebine konu alacağın varlığı ve takip tarihi itibariyle muaccel olduğunun ispatlanamadığı bu nedenle mahsup ve takası şartlarının bulunmadığı anlaşıldığından , mahkemece davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile 20.096,87 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi(yıllık % 10 oranını geçmemek kaydıyla) uygulanarak takibin talepnamedeki diğer koşullar ile devamına, alacak likit olduğundan % 20'si oranında hesaplanan 4.019,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2022 tarih ve 2021/291 E. 2022/762 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.372,82-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 343,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.029,82-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025