T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2023/102
KARAR NO:2025/771
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/10/2022
NUMARASI:2019/326 E. - 2022/723 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu çekin müvekkili şirket tarafından davalılara verilmediğini, müvekkili ile davalıların herhangi bir ticari ilişkisi, mal ve ticari alışverişi olmadığını, çekin üzerinde gerek lehtar gerek ciranta olarak yer alan isimleri tanımadığını kişilerle hiçbir ticari alışveriş olmaması nedenlerinden dolayı, müvekkili şirketin yargılama neticesinde davalılara herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesini, davanın kabülü ile; müvekkil şirketin çek karşılığında davalılara iddia edildiği şekliyle herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, müvekkilin ticari itibarının ve ticari hayatının ciddi derecede zedelenme tehlikesinin önlenmesi için dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak,bu taleplerinin kabul görmemesi halinde Sayın Mahkemece belirlenecek olan teminat karşılığı tedbiren çekin ödenmemesine karar verilmesini davalıların kötün niyetli olmasından dolayı %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı şirket ile müvekkilinin herhangi bir ticari iş ve işlemi ile alış verişinin olmadığını, dilekçe içeriğinde belirtilen diğer davalı ile aralarında olduğu iddia olunan olaylara dair müvekkilinin bilgi ve görgüsünün bulunmadığını, müvekkili iş hu çeki diğer davalıdan olan alacağına karşılık olarak ciro yolu ile devraldığını,TTK amir hükümlerine göre çekin yasal ve yetkili hamili konumuna geldiğini, imzanın keşidecinin eli ürünü olmadığını ispatı açısından gerek şirket yetkilisi görünen ... gerekse eşi olan ve çek keşide etmeye dair yetkilendirdiğini ve vekaletname verdiği ... 'ın imzalarının alınarak incelenmesi keza bankalara verilmiş bir vekaletnamenin bulunup bulunmadığının irdelenmesi ve Üsküdar 8 Noterliğinin 30/01/2008 tarih ve ...yevmiye nolu vekaletnamesinin celbinin gerektiğini, davanın reddini, davacı tarafın en az %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Tüm dosya kapsamında; dava konusu ... Bankası A.Ş'ye ait, ...çek nolu, 10/06/2019 keşide tarihli, 50.000,00 USD bedelli çekte davacının, keşideci durumunda olup, davalıların çeke ciro yoluyla hamil olduğu, çekin arka yüzüne göre ilk cironun çekin lehtarı durumundaki ... tarafından atıldığı, davacı keşidecinin dava dilekçesinde çekteki imzasını inkar ettiği ancak soruşturma dosyasında imza incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile çek keşide imzasının davacı ...'in eşi ...'a ait olduğu görüldüğü, mahkememizce davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın ifadesinde şirkete ait çeklerin yurt dışına çıkmadan önce eşi ... ile birlikte imzalayıp muhasebeye bıraktıklarını belirttiği, böylece çekin davacının rızası hilafına elinden çıktığını kanıtlayamadığı, çek metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmadığı, imzaların istiklali ilkesi karşısında davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin de, dosyada İİK. 72. Madde kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."şeklindeki gerekçeleri ile,Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin kambiyo senedi niteliğini yitirmiş bir çek olduğunu, müvekkili tarafından keşide edilmediğini ve müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını, dava konusu çekin kambiyo niteliğini haiz olmadığını, buna ilişkin itirazlarının incelenmediğini, bilirkişi incelemesi taleplerinin kabul edilmediğini, eksik inceleme neticesinde karar tesis edildiğini, ödemeden men kararı verilen ve müvekkilinin elinden rızası hilafına çıktığını bildiği halde suça konu çeki icra takibine konu eden davalı ...'nun kötü niyetli olduğunun ortada olduğunu, davalı yanın mahkeme tarafından 02.07.2019 tarihinde ödemeden men kararı verilen müvekkili şirkete ait ... Bankası A.Ş.'nin 50.000 $ bedelli 10.06.2019 keşide tarihli ...seri numaralı çekini kambiyo takibine konu ettiğini, bu durumda davalının iyi niyetli olduğunun iddia edilemeyeceğini, bu duruma ilişkin belgelere taleplerinde ve dava dilekçelerinde yer verildiğini, dava konusu çekin kambiyo vasfını yitirmiş bir çek olduğu başta olmak üzere sair iddia ve savunmalarının incelenmediğini, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkilinin davalı ... yahut davalı ... il herhangi bir akdi ve/veya ticari bir ilişkisi yahut bu kişilere herhangi bir borcu da bulunmdığını, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP VE İSTİNAF:Davalı vekili istinaf başvuru ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece şartları oluştuğu halde İİK 72/4 maddesinde belirtildiği üzere davanın reddi durumunda takibin tedbiren durdurulmuş olması sebebi ile tazminata dair hüküm kurulması gerekirken bu talebin reddine dair hüküm kurulmasının hakkaniyetsiz olduğunu, dava konusu çekin USD çeki olduğundan ve yapılan icra takibinin 50.000 USD nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili talep edildiğinden takip talebinde yabancı paranın kuru üzerinden tahsili talep edildiğinden hükmedilecek kötü niyet tazminatının karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, kararda taraflarına takdir edilecek vekalet ücreti ile karar harçlarının karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır... sayılı dosyasında; davalı ... tarafından davacı ve Davalı ... aleyhine 50.000,00 USD asıl alacak 2.001,78 USD işlemiş faiz 5.000,00 USD %10 tazminat, 150,00 USD %0,30 komisyon olmak üzere toplam 57.151,78 USD alacağın tahsili için kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Dava konusu ve icra takibine konu, ... Bankası A.Ş'ye ait, ...çek nolu, 10/06/2019 keşide tarihli, 50.000,00 USD bedelli çekte davacının keşideci, lehtarın ..., ciranta ve hamilin ... olduğu görülmüştür.Davacı tarafından davalı ile herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dolar üzerinden senet imzalamadığını ileri sürdüğü daha sonra mahkemece davacının eşinin tanık olarak dinlendiği tanık ... beyanında, ... Bey'in eşi olduğunu, sürekli eşiyle yurt dışına çıktığını yurt dışına çıkmadan önce genellikle çekleri imzalayarak muhasebeye bıraktıklarını, ancak üzerini kendisinin doldurmadığını beyan ettiği, istinaf dilekçesinde de çok sonradan, çekin okunaklı bir sureti incelenebildiği ve işbu çek üzerindeki imzanın; müvekkil şirketin tek ortak ve yetkilisi ...'ın eşi ...'a ait olduğu ve çekin 2008 yılında verilen bir vekaletnameye binaen imzalandığının belirtildiği anlaşılmakla dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eşine ait olduğu anlaşılmıştır.Davalılardan ..., davacı şirket ile herhangi bir ticari iş ve işlemi ile alış verişinin olmadığını iş bu çeki diğer davalıdan olan alacağına karşılık olarak ciro yolu ile devraldığını, TTK amir hükümlerine göre çekin yasal ve yetkili hamili konumuna geldiğini belirterek davanın reddini, davacı tarafın en az %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul Anadolu CBS'nin 2019/105471 Soruşturma nolu dosyasında, davacı şirket yetkilisinin, imzalı boş çek yapraklarının rızası hilafına elinden çıktığını, çalındığını iddia ettiği, 25/06/2021 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.6102 sayılı TTK Madde 792- (1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;Davacı şirket tarafından davalı ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını ve dava konusu çeki davalıya vermediğini ileri sürdüğü, yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde çekin eşi tarafından vekaletnameye istinaden imzalandığını belirttiği, davalılardan...' nun çeki diğer davalıdan aldığı TTK 792 maddeye göre bu davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu dosya kapsamından ispat edilemediğinden davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Davacı istinafında dava konusu çekte basım tarihinin yer almadığı, yani 2012 tarihinden önce basılmış olan çok eski bir çek olduğu, kambiyo vasfını da haiz olmadığını ileri sürmüş ise de HMK 357 maddeye göre davada ileri sürülmeyen husular istinafta ileri sürülemeyeceğinden bu husus değerlendirilmemiştir.Davalının istinaf başvurusunun incelenmesinde, mahkemece 02/07/2019 tarihli ara kararı ile, 6102 sayılı TTK'nın 757. maddesi uyarınca muhatap bankanın çek bedelini davalılar açısından ödemekten men edilmesine, çek bedelinin takdiren %15 oranında nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı halinde ödemeden men kararının ilgili bankaya gönderilmesine, karar verildiği, çekin keşide tarihinin 10/06/2019 tarihi olduğu ve teminatın çek keşide tarihinden sonra 09/07/2019 tarihinde yatırıldığı, İİK 72 maddeye göre icra takibinin durdurulması yönünde verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından, kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından mahkemece kötü niyet tazminat talebinin reddi kararı doğrudur.Mahkemece dava tarihindeki dolar kurunun TL. karşılığı esas alınmak sureti ile davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı ve davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2022 tarih ve 2019/326 E., 2022/723 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı ...vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025