T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/105 Esas
KARAR NO: 2025/749
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/02/2022
NUMARASI: 2021/297 E. - 2022/7 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin 2010 yılından bugüne dek farklı spor dallarını da içine alan çeşitli etkinlikler hayata geçirdiğini, tüm organizasyonları, dünya standartlarının üzerinde, sağlık ve güvenlik konularında alanında profesyonel ekiplerle ortaklaşa gerçekleştirildiğini ve her organizasyonunda bir öncekinden daha kaliteli, daha heyecanlı, eğlenceli, zorlu yarışlar ve organizasyonlarla Türk sporuna katkı sağlamayı kendine hedef olarak belirlemiş Türkiye'nin sayılı organizasyon şirketlerinden biri olduğunu, müvekkilinin her etkinlik ve organizasyonunun yurt içi ve yurt dışında yoğun ilgi ve taleple karşılandığını ve etkinlik adlarının tanınır ve bilinir markalar olduğunu, müvekkilinin düzenleyeceği yeni bir etkinlik olan “...” etkinliğinin hazırlıklarının tamamladıktan sonra www...com sayfasından ve www...com sayfasından etkinliğin duyurusunu yaptığını ve etkinlik adının tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” ibareli marka tescil başvurularını yapmış olduğunu, müvekkili şirketin 22 Maziran 2019'da düzenleyeceği ... etkinliğini www...com sayfasındaki etkinlik takvimine eklediğini ve www...com sayfasından da etkinlik duyurularını yaparak etkinliğe katılım için kayıt olmaya başlamış olduğunu, müvekkilinin hemen hemen tüm etkinliklerinde olduğu gibi her yıl yapmayı planladığı ... etkinliğinin 2020 yılı etkinlik takvimini de açıklamış ve kayıt almaya başlamış olduğunu, ne var ki müvekkili tarafından etkinliğin duyurulmasında ve marka tescil başvurularının yapılmasından sonra davalı ...'un sanki “...” markasını kullandığını ve marka üzerinde bir hak sahibi olmuş gibi gerçek dışı ve açıkça kötü niyetli iddialarla müvekkilinin marka başvurularına itiraz ettiğini, davalının itirazlarının TPMK nezdinde nihai olarak reddedildiğini, ayrıca davalının sosyal medya üzerinden haksız ve suçlayıcı ilhamlarla müvekkili şirketin itibarını zedeleyici beyanlarda bulunmuş olduğunu, davalının bununla da yetinmeyerek 2019 yılı Eylül ayında içerisinde apar topar kalitesi düşük ve müvekkil şirket etkinliği ile iltibas yaratacak düzeyde aynı konsept ve aynı markayla bir “...” etkinliği düzenlemiş olduğunu, davalının halen www...com.tr sitesi üzerinden 2020 yılında “...” markasını kullanarak yapacağı etkinlik için online kayıt aldığını, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının Facebook ve instagram hesaplarında müvekkili aleyhine hukuka aykırı ve mesnetsiz paylaşımlar yapıldığını, bu paylaşımların haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının facebook ve instagram hesabından yaptığı hukuka aykırı paylaşımların tesptini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, www...com.tr, https://www facebook.com/... ve https:/www.instagram.com/... içeriklerine erişimin engellenmesini ve söz konusu sitelerde hüküm özetinin bir ay süreyle yayınlanmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya tebligat yapılmış ancak davaya cevap verilmemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 17/02/2022 tarihli 2021/297 E. 2022/7 K. sayılı kararı ile; "1-Davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, 2-Sair taleplerin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının dayanağını oluşturan 12.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, markalar arasında yalnızca renk ve grafik açısından kıyaslama yapılmasının, marka hukukunun temel ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, raporda, hem davacının hem davalının markalarının 41. sınıf kapsamında aynı mal ve hizmetleri içerdiği ve aynı tüketici kitlesine hitap ettiği kabul edilmesine rağmen, markaların yalnızca görsel farklılıklar (renk ve tasarım) üzerinden değerlendirilerek karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna varıldığını, markaların esas ayırt edici unsurunun kelime bölümleri olduğu, tüketicinin markaları detaylı analiz etmek yerine zihninde bıraktığı genel izlenime göre değerlendirme yaptığı, bu nedenle kelime unsuru aynı olan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu , davacının “...”, “...”, “...” gibi ibareleri içeren markalarını 2019 yılında tescil ettirdiğini ve bunların duyurusunu ...com ve ...com adreslerinden yaptığını, bu sitelerin içeriklerinin, etkinlik planlaması, reklam ve tanıtımı açısından delil niteliğinde olduğunu ve dosyada dikkate alınması gerektiğini, buna rağmen, davalı ...’un, müvekkilin duyurusundan sonra gerçek dışı ve kötü niyetli şekilde itirazlarda bulunarak, markayı kendisine aitmiş gibi göstermeye çalıştığı, sosyal medya üzerinden karalayıcı paylaşımlar yaptığı ve 2019 Eylül ayında “...” adıyla düşük kaliteli, iltibas yaratacak bir etkinlik düzenlediğini, davalının, 2020 yılında ....com.tr adresi üzerinden müvekkile ait tescilli marka ile aynı içerikte bir etkinliği tanıtarak online kayıt aldığını, davalı tarafından kullanılan markalar ile müvekkil markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ciddi benzerlikler bulunduğunu, tarafların aynı mal ve hizmetler üzerinde faaliyet gösterdiğini, aynı hedef kitleye hitap ettiğini, benzer tanıtım kanallarını kullandığını ve doğrudan rakip konumda olduklarını, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 ve 6/5 maddeleri uyarınca karıştırılma ihtimalinin ve çağrışım tehlikesinin açıkça mevcut olduğunu, davalının sosyal medya platformlarında müvekkili ve markası hakkında yaptığı paylaşımlarla (örneğin “marka çalma”, “fikir hırsızlığı” gibi ifadelerle) ticari itibarın zedelendiğini, bu eylemlerin Türk Ticaret Kanunu’nun 55/1 ve 55/4. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ve bilirkişi raporları ile de bu durumun tespit edildiğini, söz konusu beyanların ekran görüntülerinin dosyaya sunulduğu, müvekkilin ticari itibarına doğrudan zarar verdiğini, bu nedenle hem haksız rekabetin hem de marka hakkına tecavüzün durdurulmasının gerektiğini, bu nedenlerle, davacı vekili; www...com.tr sitesine ve “.” adıyla kullanılan sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesini, haksız rekabetin ve marka hakkı ihlalinin tespitiyle birlikte bu tespitin en az 1 ay süreyle davalının kullandığı dijital mecralarda yayımlanmasını, kararının istinaf yoluyla kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesini, durdurulmasını istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır ulusal ve uluslararası düzeyde spor organizasyonları düzenlediğini, markalarının tanınır hale geldiğini , “...” etkinliğini duyurduğunu, marka tescil başvurularını yaptığını ve kayıt almaya başladığını, ancak davalının haksız şekilde marka başvurularına itiraz ettiğini, sosyal medya üzerinden müvekkilini itibarsızlaştırıcı paylaşımlarda bulunduğunu, müvekkili ile iltibas yaratacak şekilde aynı isimle düşük kaliteli bir etkinlik düzenlediğini ve halen internet üzerinden marka adını kullanarak kayıt almaya devam ettiğini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, davalı tarafından yapılan hukuka aykırı paylaşımların tespitini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesini, durdurulmasını, ilgili internet sitelerine erişimin engellenmesini ve hüküm özetinin söz konusu sitelerde bir ay süreyle yayımlanmasını talep etmiştir.
05/11/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dava dilekçesinde davacı tarafa ait olduğu belirtilen www...com ve www...com alan adları ve web sitelerin kontrol edildiği, www...com alan adının 21.01.2013 tarihinde alındığı, alan adı sahibi/yetkilisi bilgileri arasında ... Tic. A.Ş. yazdığı, www...com alan adının 01.11.2018 tarihinde alındığı, alan adı sahibi/yetkilisi bilgileri arasında ... Tic. A.Ş. yazdığı, www...com ve www...com alan adlarında bulunan web siteleri kontrol edildiğinde ... ibaresinin geçtiği, www...com alan adı içerisinde bulunan etkinlikler menüsü altında; ..., ..., ..., ..., ..., ... bilgilerinin olduğu, www...com ve www...com alan adlarında bulunan web siteleri kontrol edildiğinde Facebook ve Instagram sosyal medya linklerinin olduğu, linklerde bulunan sosyal medya hesaplarında ... ibaresinin geçtiği görülen bazı paylaşımların ekran görüntüleri İnceleme, Tespit ve değerlendirmeler (Bilişim Uzmanı) kısmında sunulduğu, uzunetap isimli Instagram hesabından alınan (bazı paylaşımlar) 27.02.2019, 20.03.2019, 17.06.2019 ve 21.06.2019 tarihli paylaşımlarda ..., ... ibarelerinin geçtiği, @... isimli Facebook hesabından alınan (bazı paylaşımlar) 12.06.2019 ve19.06.2019 tarihli paylaşımlarda ..., ... ibarelerinin geçtiği, ©... facebook hesabında 13.07.2017, 21.06.2017, 27.07.2018 tarihli paylaşımlara bakıldığında paylaşımlarda ... ibaresinin olduğu, dava dilekçesinde belirtilen www...com.tr alan adı kontrol edildiğinde alan adının 05.02.2019 tarihinde alındığı, alan adı kayıt şirketinin ... Anonim Şirketi ... Mah. ... Cad. No:... Kat ... ... Plaza Ümraniye / İSTANBUL yazdığı, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... Anonim Şirketinden talep edilerek ulaşılabileceği, www...com.tr 11.08.2020 tarihinde kontrol edildiğinde içerisinde duraklatılmış yazdığı, www.istanbulultra.com.tr için 19.07.2020 tarihli Google ön belleğinde bulunan veriler kontrol edildiğinde ... ibaresinin geçtiği, adres kısmında ... info©...com yazdığı, dava dilekçesinde belirtilen www...com.tr alan adı 21.10.2020 tarihinde kontrol edildiğinde ise 08.09.2020 tarihinde alındığı, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ; ... TIC. A.S. ... Mahallesi ... Sokak ... No:... Daire: ...-...Beşiktaş/İstanbul ...com.tr ... yazdığı, 21.10.2020 tarihinde www...com.tr içeriği kontrol edildiğinde alan adının https://...com/TR/ linkine yönlendirme yapılmış olduğu, ©... instagram hesabında yapılan incelemede “...”, yazan ve 28.02.2019 tarihli paylaşımın olduğu, yine aynı hesapta ..., ... hashtaglarinin ve ... ibaresinin olduğu paylaşımlara ait görselleri İnceleme, Tespit ve Değerlendirmeler (Bilişim Uzmanı) kısmında sunulduğu, dosya içerisinde bulunan CD kontrol edildiği içerisinde 3 adet video dosyası (...mp4, ...-SM.mp4, ...-facebook.mp4) ve 2 adet resim dosyası (...png, Screen Shot 2020-07-21 at 13.00.10.png) olduğu, ...mp4 isimli dosya içerisine bakıldığında ... isimli facebook hesabının olduğu, sayfanın iletişim bilgilerinde http://... yazdığı, sayfada bulunan kaydol butonuna tıklandığında ise ...com web sitesinin açıldığı, istanbulultra isimli facebook sayfasındaki paylaşımlara bakıldığında 19.07.2017 tarihli ... ibaresinin olduğu paylaşımın/paylaşımların olduğu, sayfanın iletişim bilgilerinde bulunan http://... web sitesi incelenmiş ekran görüntüleri sunulduğu ve sayfanın tamamının çıktısı EK-7'de sunulduğu, ultramaraton.istanbul alan adı sahibi/yetkilisi bilgileri sorgulandığında alan adının 02.11.2019 tarihinde alındığı, alan adı kayıt şirketinin ... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... şirketinden talep edilerek ulaşılabileceği, ...- SM.mp4 isimli videoya bakıldığında ... uzantılı hesaba ulaşıldığı, video içerisinde hesap uzantısı görülmediği, ... uzantılı hesaba bakıldığında ise CD içerisinde bulunan videodaki paylaşım görülemediği, ... uzantılı hesap zaman tünelinin bulunduğu çıktı EK-6'da sunulduğu, ... uzantılı hesap 11.08.2020 tarihinde kontrol edildiğinde “Bu sayfaya ulaşılamıyor” ibaresinin olduğu, aynı hesaba 21.10.2020 tarihinde bakıldığında ise hesabın/sayfanın açık olduğu, zaman tünelinde bulunan paylaşımların çıktısı EK-6'da sunulduğu, Facebook'ta paylaşımın yapılmış olduğunun iddia edildiği ve ekran görüntüsünün dosyaya dahil edildiği fakat taraflarınca görülemeyen/tespit edilemeyen paylaşımlarla ilgili Facebook firmasından bilgi talep edilebileceği çünkü paylaşımlar yapılmamış olabileceği gibi silinmiş de olabileceği, paylaşımlara ilişkin link verildiği taktirde tespitlerin daha sağlıklı bir şekilde yapılacağı göz önünde bulundurulması gerektiği çünkü sosyal medya hesaplarında yüzlerce hatta binlerce paylaşım bulunabileceği, ... Instagram hesabına bakıldığında hesapta www...com.tr yazdığı görüldüğü, www...com.tr alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine bakıldığında alan adının 06.07.2018 tarihinde alındığı, alan adı kayıt şirketinin ... Anonim Şirketi olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... Anonim Şirketi firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, www...com.tr anasayfa, iletişim sayfası ve facebook, instagram hesap linklerinin bulunduğu sayfaların ekran görüntüsünün sunulduğu, web sitesinde bulunan Facebook ve Instagram ikonlarına gelindiğinde çıkan linkte hesap isimlerinin racetimekeeper olduğu, davalının sözkonusu ...+ şekil unsurunu içeren ibaresini, davacının tescilli markalarının kapsamındaki 41. sınıfta yer alan “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)” dahilinde kullandığı, aynı ve orta düzeydeki tüketici kitlesine hitap edildiği, davalının sözkonusu ...+şekil unsurunu içeren ibareyi kullandığı, davacının tescilli markaları ile davalı kullanımları renk, grafik, tasarım açısından bir bütün olarak ele alınarak benzerlik anlamında karşılaştırıldığında davalının kullanımlarının davacı markalarından farklı olduğu ve iltibasa neden olmayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.12/11/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle:numaralı "...", ... numaralı "..." , ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markaları 41. sınıfta "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" olmak üzere muhtelif sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, dosyaya rapor sunan bilişim uzmanı ... tarafından dava konusu internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki markasal kullanımın şeklinde olduğunun tespit edildiği, taraf markalarının ortak esas unsuru olan “...” ibarelerinin ayırt edici gücünün zayıf olduğu, markalardaki renk ve şekil unsurlarının farklı olduğu, markalar bir bütün olarak incelendiğinde, karışıklığa sebebiyet verecek derecede benzer olmadıkları, davalıya ait olduğu belirtilen ... adresli facebook hesabı ve ... adresli instagram hesabında 28.02.2019 tarihinde yapılan açıklamada “... firması Türk patent ofisine başvuru yaparak 5 yıl boyunca çalmaya çalışmıştır” ve “..." markasını çalmaya yönelmişlerdir” şeklinde davacı şirketi ve markasını kötüleyici ve itibarını zedeleyici nitelikteki beyanların TTK 55/1/a/l maddesi uyarınca haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ... numaralı "...",... numaralı "..." , ..numaralı "..." ve ... numaralı "... " markalarının 35 ve 41. sınıfta "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" olmak üzere davacı adına tescil edilmiş olduğu, davalı adına tescilli marka bulunmadığı görülmektedir. Dosya kapsamına göre, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davalının ... numaralı "..." markası için 41. Sınıfta tescil başvurusu yaptığı ancak reddedildiği ve spor hizmetleri alanında ..." markasını fiilen tescilsiz kullandığı, davacı adına tescilli markaların kelime ve şekil unsurundan oluştuğu, markaların beyaz zemin üzerine siyah ve turuncu renkte yazılmış kelime unsuru ile turuncu renkte “...” harfi içerisinde beyaz renkte “...” şekil unsurunun yer aldığı, ...tesil no.lu markanın ise siyah renkte ...” kelime unsurundan ibaret olduğu , davalının TPMK tarafından başvurusu reddedilen markanın tescilsiz kullanıldığı, kullanımın “...” şeklinde olup siyah ve yeşil renklerden oluştuğu şekil unsurunun siyah ve yeşil renklerde “keçi” figürü olduğu , taraf markalarındaki şekil unsurunun markalarda baskın ayırt edici unsur olmadığı, ortak unsurun “...” ibareleri olduğu, ... kelimesinin kimsenin tekelinde olmayan coğrafi yer ismi olduğu anlaşılıyorsa da, yanındaki ... kelimesi ile birlikte ayırt edici nitelik kazandığı, bu kapsamda taraf markalarının esas unsurunun bütün halinde “...” sözcük unsuru olduğu ve bu ibarenin hizmeti tanımlayan tasvir eden bir anlamı olmadığı dikkate alındığında 41. Sınıf hizmetler yönünden zayıf ibare olarak değerlendirilemeyeceği, taraf markalarında esas ve baskın unsur olan “...” ibaresinin aynen yer aldığı, davalının davacı markasının esas unsurunu oluşturan sözcük unsuruna ayırt edici bir ibare eklemeden markasını davacı markasından yeterince farklılaştırmadan aynen kullandığı dikkate alındığında, markaların yüksek düzeyde benzer olduğu bu nedenle karıştırılma tehlikesinin bulunduğu,dolayısıyla SMK 7 ve 29.maddesi uyarınca davalının tescilsiz marka kullanımının davacı markalarına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır.Haksız rekabet iddiası yönünden ise, haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Ankara, 2018, s. 350). Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-a-4 maddesi gereğince "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," haksız rekabet hâllerinden biri olarak belirlenmiştir.Buna göre, kişinin bir başkasının mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının, internet alan adının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması karıştırılmaya (iltibasa) yol açar ve haksız rekabet teşkil eder.Somut olayda, davalının tescilsiz markasının davacı markası ile iltibasa yol açtığı ayrıca somut olayda, tarafların aynı alanda ticari faaliyet yürüttüğü, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalının raporda belirtilen sosyal medya hesaplarında davacı firma hakkında "... firması Türk patent ofisine başvuru yaparak 5 yıl boyunca çalmaya çalışmıştır” ve “... markasını çalmaya yönelmişlerdir” beyanlarının davacıyı hedef alan, rekabeti etkileyecek mahiyette , kötüleme olduğu , davalı eyleminin TTK 55/1-a-1 ve 4 bendi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır.Bu açıklamalara göre , davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davanın tümden kabulü gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/02/2022 tarih, 2021/297 E., 2022/7 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-DAVANIN KABULÜNE Davalının 41.sınıf hizmetler kapsamında tescilsiz "..." ibareli markasal kullanımlarının davacının tescilli "..." ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, ÖNLENMESİNE VE DURDURULMASINA,-Davalının kullandığı "..." markasının davalının her türlü fiziki, dijital görsel ve yazılı iletişim araçlarından KALDIRILMASINA,... sitesine erişimin ENGELLENMESİNE, Davalının davacı hakkında haksız rekabet teşkil eden paylaşımlarının yer aldığı ..., ... sosyal medya hesaplarından bu içeriklerin kaldırılmasına, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 561,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı, 6.000 TL bilirkişi ücreti, 378,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 6.494,60 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın kabul edilmiş olması sebebiyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 282,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 502,7-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025