T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2023/132
KARAR NO:2025/755
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:12/10/2022
NUMARASI:2021/374 E. - 2022/202 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin 1998 yılında kurulduğunu ve kuruluşundan bugüne "..." markası ile hazır ... üretimi, satışı ve lokantacılık faaliyetlerinde bulunduğunu, müvekkili şirketin kurucu ortaklarının "..." markası ile yaptıkları üretimin 1989 yılına kadar uzanmakta olduğunu, müvekkili şirketin Türkiye’nin en büyük Avrupa’nın ikinci büyük üretim tesisine sahip olduğunu, müvekkili şirketin 2016 yılında "... ..." ve 2017 yılında "... ... ..." markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmiş olduğunu, bu markaları ile "..." markası adı altında ve yanında onun sağladığı güvence ile müvekkili şirket lokantalarında ve ayrı olarak müşterilerine güven sağlamakta olduğunu, müvekkili şirket markalarının aktif şekilde kullanıldığını, davalı tarafın "..." markasını 43. sınıfta tescil ettirmiş olduğunu, müvekkil markaları ile davalı markasının aynı hizmet alanında kullanıldığını, taraf markalarının benzer olduğunu ve bu nedenle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, davalı tarafın kullanımı ile müvekkil şirkete ait markalar yan yana yazıldığında bu benzerliğin çok net görüldüğünü, taraf markaları arasındaki benzerlik nedeniyle, müvekkilin halk üzerinde oluşturduğu güvenden yararlanılarak bir bağlantı kurulmasına sebebiyet vereceğini, açıklanan nedenlerle, davalının ... tescil no.lu markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkilinin 2014 yılında katkısız doğal hamburger yapma fikrinden yola çıkarak önce arkadaş ortamında sonrasında ise katıldığı etkinlik, fuar ve festivallerde "..." ibarelerini kullanarak kendi markasını yaratmış olduğunu, bu markanın 2015 yılında bizzat müvekkil eliyle yapılan karavanla müvekkilin katıldığı çeşitli tarihlerde gerçekleşen çok sayıda açık hava etkinlikleri ile ... ve ... motor kullanıcılarının buluştuğu "..." isimli festivalde kullanılmış olduğunu, tüketicilerin beğenisi üzerine 2018 yılından bu yana müvekkilin eşi ile birlikte Başakşehir’de işlettikleri "..." adlı işletmede kullanmaya devam ettiklerini, davacının "... " ibaresinin kullanım hakkının kendisine ait olduğu iddiasının mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacının, müvekkil markasının tescilinden sonra da "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek istemesinin kötüniyetli bir davranış olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde "..." ibaresini içeren her sınıfta tescilli marka bulunduğunu, sadece 43. sınıfta "..." ibaresini içeren 144 kayıt ve sadece 29. sınıfta "..." ibaresini içeren 192 tescilli marka bulunduğunu; davacının davaya dayanak yaptığı markalar ile müvekkilin markaları bir bütün olarak incelendiğinde markalar arasında bir benzerlik bulunmadığını, markalar arasındaki tek ortak ibare olan "..." ibaresinin özgün ve orijinal bir ibare olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarihli 2021/374 E. 2022/202 K. sayılı kararı ile;"1-Davacının davasının KABULÜ ile, -Davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin ... ve şekilden oluşan markasının parçalara ayrılmak suretiyle şekil + kelime unsurlarıyla oluşan kompozisyonu görmezden gelerek davacının 29. Ve 43. Sınıfta tescilli "... ..." ve "... ... ..." ibareli markalarında bulunan ... ibaresinin ayniyet teşkil ettiğini, müvekkili markasının sadece 43. Sınıfta tescilli olduğu gerçeğine rağmen bu hususta açıkça hataya düşülerek sanki müvekkili markası 29. Sınıfta da tescilliymiş tüketicinin bir markete girdiğinde alabileceği bir ürünmüş gibi "kolayda mal" değerlendirmesi yapılarak müvekkili 43. Sınıfta tescilli "... " markasının hükümsüzlüğüne karar verilerek neticede ayırt ediciliği bulunmayan ... ibaresi sebebiyle davacı tarafa haksız şekilde geniş korumadan faydalandırdığını, davacı tarafa ait ... tescil numaralı markanın siyah font üzerine beyaz yazıyla üstte büyük harflerle ve büyük puntoda ... ... altta... ibareleri içerdiğini, davacı tarafa ait.... tescil numaralı markanın arkada font kullanılmaksızın, sarı renkte özel bir yazı karakteri ve alev logosu ile sağ çapraz yöne şekillendirilerek karakterize edildiği, Markada ... ibaresi üstte büyük puntoda, ... ibaresi altta biraz daha küçük puntoda, ... ibaresi en altta ve diğerlerine göre daha küçük puntoda olduğunu müvekkile ait ... tescil numaralı ibareli markanın, arkada font kullanılmaksızın, hamburger ekmeğinin arasında üstte siyah renkte ... ibaresi, altta siyah renkte ... ibaresi şeklinde karakterize edildiğini, taraf markalarının incelemesinde; markayı oluşturan yazı karakterleri ve konumlandırma yerlerinin farklı olduğu, markalardaki figüratif unsur ile betimlemelerin farklı olduğu (davacı markasındaki alev şekli, davalı markasındaki hamburger ekmeği) markaların ilk bakıştaki görsel ve bütünsel bıraktığı intibanın farklı olduğunu, görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu belirtilmişse de taraf markaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde görsel benzerliği bulunmadığını, figüratif unsurların farklı olduğu, ... ve ... ibarelerinin farklı konsept ve algı yaratması sebebi ile kavramsal benzerlik algısının da oluşmadığını, davalı müvekkilin markası emtia markası olmadığını, davalı müvekkilin markası 43. sınıfta tescilli hizmet markası olup ilk derece mahkemesinin tespitinin aksine kolayda mallar üzerinde kullanılmadığını, İlk Derece Mahkemesinin davacının "... ..." ve "... ... ..." ibareli markalarının ... ibaresini içeriyor olmasından bahisle davalı müvekkilin "..." kelime + şekil markasının hükümsüzlüğüne karar vermesi, ayırt ediciliği bulunmayan ... ibaresine haksız şekilde geniş korumadan faydalandırmakta ve ... ibaresini davacının tekeline sunmaktadır ki bu husus usul, yasa ve yerleşik yargı kararlarına aykırı olduğunu beyan ederek, Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/374 E. Ve 2022/202 K. Sayılı 12/10/2022 tarihli kararının ortadan kaldırılarak, neticede mesnetsiz ve haksız davanın tüm talepler yönünden reddine, karar verilmiştir.
GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.Davacı vekili, müvekkilinin 2016’da "... ... ..." ve 2017’de "... ... ..." markalarını tescil ettirdiğini, bu markaları "..." markası güvencesiyle aktif olarak kullandığını, davalının 43. sınıfta "..." markasını tescil ettirdiğini, taraf markalarının benzerliği nedeniyle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkili markasının sağladığı güveni kötüye kullandığını ileri sürerek, davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin 2014 yılında katkısız ve doğal hamburger üretme fikriyle yola çıktığını, “...” ibaresini kullanarak markasını oluşturduğunu, 2015’ten itibaren markayı aktif şekilde kullandığını, 2018 yılından bu yana da Başakşehir’de “...” adlı işletmede faaliyet gösterdiğini davacının “...” ibaresi üzerindeki kullanım hakkı iddiasının asılsız ve kötü niyetli olduğunu, davacının, müvekkil markası tescil edildikten sonra aynı ibareyi tescil ettirmeye çalışmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, ayrıca, “...” ibaresinin ayırt edici bir unsur olmadığını markalar arasında benzerlik bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.07/01/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; "a) Davaya dayanak yapılan ... tescil no.lu “... ...” markası ve ... tescil no.lu “... ... ...” markasının 29 ve 43. sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu; b) Hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “... ...” markası 43. sınıfta davalı adına tescil edilmiş olduğu; c) Taraf markalarının tescilli olduğu 43. sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden taraf markalarındaki “...” ve “...” ibarelerinin tanımlayıcı nitelikte olduğu; markalarda ön plana çıkan “...” ibaresinin ayırt edici gücünün zayıf olduğundan markalardaki şekil unsurunun önem arz ettiği; davacı markası daha önceki bir tarihte tescil edilmiş olmakla, davalı markasına eklenen şekil unsurunun davalı markasını belirgin şekilde farklılaştırması gerektiği; ancak davalı markasındaki iki boyutlu hamburber ekmeği şeklini davalı markasının belirgin şekilde farklılaştırmadığından ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği; dava konusu ... tescil no.lu “...” markasının 43. sınıfta “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden SMK m. 6/1 uyarınca hükümsüzlük koşullarının olduğunun kabul edilebileceği; d) Taraf markalarının tescilli olduğu 43. sınıftaki “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” yönünden taraf markalarının esas unsurunun “... ...” ve “...” ibareleri olduğu; markalardaki “...” ibaresinin aynı olduğu ve “...” ile “...” ibareleri benzer olduğu; bu benzerlik ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceğinden dava konusu 2018 38157 tescil no.lu “...” markasının 43. sınıfta “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” yönünden SMK m. 6/1 uyarınca hükümsüzlük koşullarının olduğunun kabul edilebileceği" belirtilmiştir. 02/09/2022 tarihli ek raporda; "kök raporlarındaki açıklamalara karşı beyan ve itirazlar değerlendirilmiş olup, söz konusu itirazların kök raporda vardıkları sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı" belirtilmiştir.Dosya kapsamına göre, davacının davaya mesnet 2016 49520 tescil numaralı “... ...” ve ...tescil numaralı “... ... ...” markalarının 29 ve 43. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı “... ...” markasının 43. sınıfta davalı adına tescilli olduğu, taraf markalarının tescilli olduğu, 43. sınıfta kapsamındaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden “...” "..."," ..." ve “...” ibarelerinin tanımlayıcı nitelikte olduğu, dolayısıyla taraf markalarının ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu “...” ibaresinin Türkçede “tam”, “dolu”, “eksiksiz”, “yoğun”, “fazlasıyla” gibi anlamlara geldiği , tüketici algısında genellikle ürün ya da hizmetin zengin içerikli, doyurucu ya da yüksek kaliteli olduğu izlenimini veren nitelik belirten bir kelime olduğundan 43. sınıf yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinde ayırt ediciliği yüksek bir kelime olmadığı , dolayısıyla yanına ayırt edici ekler getirilmek suretiyle herkesin kullanımına açık bir ibare olduğu, davalı markasındaki hamburger şeklinin markayı farklılaştırmaya yeterli olmadığı, az yukarıda belirtildiği üzere “...” ibaresinin tanımlayıcı nitelikte olduğu markaların tescilli olduğu 43. sınıftaki diğer hizmetler (geçici konaklama, düğün salonu, konferans salonu sağlanması, kreş hizmetleri, hayvan barınağı gibi) yönünden de esas unsurun “... ...” ve “...” ibareleri olması ve “...” ibaresinin aynı “...” ve “...” ibarelerinin ise benzer olması nedeniyle aynı sınıfta tescilli markaların esas unsurlarının benzer olduğu, ortalama tüketici nezdinde hizmetin kökenine ilişkin işletmeler arasında bağlantı kurma , seri marka algısı oluşturma suretiyle karıştırılma ihtimali yaratabileceği, dolayısıyla SMK m. 6/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, önceye dayalı kullanım iddiasının, davacı markası hükümsüz kılınmadığı müddetçe markalarda öncelik ve teklik ilkesi gereği hükümsüzlük davasında savunma sebebi yapılamayacağı, mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarih ve 2021/374 E. 2022/202 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025