T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2023/124
KARAR NO:2025/775
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:07/10/2022
NUMARASI:2021/445 E. - 2022/196 K.
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 03.09.2015 tescil tarihli ve ... tescil numaralı çoklu tescil yapıldığını, fakat işbu tasarım tescillerine konu edilen endüstriyel süpürgelik ve bordür tasarımları, başvuru tarihlerinden çok daha önceki tarihlerden itibaren tüm dünyada üretilen, satışı yapılan, herkesçe bilinen, harcı alem tasarımlar olduğunu, davalının, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/8 D.İş sayılı dosyası ile müvekkiline ait ... markalı, kompozit süpürgeliğin, kendisine ait 03.09.2015 tarihli endüstriyel tasarım tesciline konu ürün ile benzerlik göstermesi nedeni ile, mahkemeden benzerliğin tespitini ve müvekkiline ait ürünün, üretim, satış ve pazarlamasının önlenmesi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, davalının tescil tarihi 03.09.2015 olup, tescile konu ürünlerin müvekkili tarafından 2012 yılı itibarı ile tasarlanıp, endüstriyel üretime yönelik kalıpları yaptırılmış, 2013 yılından itibaren de üretilerek, davalının tescil tarihinden yaklaşık 2,5 yıl önce piyasaya arz edildiğini, dünyadaki internet sitelerinin arşivini tutan kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan internet archive (arşiv)" (https://archive.org/) sitesinde yapılan tespitte, davalının tescil konusu ürünleri 26 Temmuz 2013 tarihinden itibaren yani müvekkilin piyasaya arz tarihinden yaklaşık 6 ay sonra, internet sitesi (...) üzerinden kamuoyuna sunduğu ve satışını gerçekleştirdiği görülebileceğini, davalının defterlerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de davalının hükümsüzlüğü talep edilen ürünlerin satış ve pazarlamasını tescil tarihinden çok çok önceleri gerçekleştirmiş olduğu görülebileceğini, 50 yılı aşkın süredir piyasalarda bulunan, pek çok yerli ve yabancı tarafından üretilen ve satılan ürünler, davalı tarafından sanki kendi tasarımı imiş gibi, yabancı üretici/ satıcı firmaların internet sitelerinden ve broşürlerinden birebir kopyalanarak haksız ve kötü niyetli tescile konu edildiğini, davalının tescil başvurusundaki diğer ürün tasarımlarını da kısmen, ..., kısmen ..., kısmen de diğer üreticilerin internet sitelerinden, katıldığı fuarlarda elde ettiği broşürlerden ve müvekkile ait ürünlerden kopyalayarak haksız tescil talebinde bulunmuş olduğu kolaylıkla anlaşılabileceğini, açıklanan nedenlerle davalı adına 03.09.2015 Tescil tarihli, ... Tescil numaralı, çoklu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin endüstriyel zemin kaplama uygulamaları odaklı olarak yaklaşık 35 yıl önce ticari faaliyetlerine başladığını, sahip olduğu AR-GE & ürün teknolojileri, modern üretim tesisleri ve nitelikli insan kaynağı ile geleceğe yönelik faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, Fikri ve Sınai Haklar konusunda oldukça hassas olan müvekkili firmanın, tüm tasarımlarını Türk Patent Marka Kurumu nezdinde tescil ettirerek yasal koruma altına aldığını, müvekkilin,Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli çok sayıda endüstriyel tasarımı bulunduğunu, davacı tarafından da belirtildiği üzere, müvekkili tarafından 03.09.2015 tarih ve 2015 06116 tescil nolu tasarımlarına konu hijyen bordür ürününe ait tasarımın birebir aynısının davacı tarafından kullanıldığını, piyasaya sürüldüğü gerekçesiyle müvekkili tarafından 11.01.2021 tarihinde Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 D.İş sayılı dosyasında davacının müvekkili şirketin tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarına ilişkin delillerin tespiti ve bu tespitin müspet sonuçlanması halinde üretip satışa sunduğu bu ürünlere el konulması amacıyla tedbir istemli bilirkişi marifetiyle tespit talep edildiğini, davacının müvekkilin tasarım haklarına tecavüz ve haksız rakabet oluşturan haksız kullanımları mahkemeye sunulan bilirkişi raporu ile açıkça tevsik edildiğini, müvekkiline ait hükümsüzlüğü talep edilen davaya konu...tescil nolu tasarım belgesi çoklu tasarım olup, davacı tarafından hangi tasarım bazında bir değerledirme yapıldığı veyahut yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmadığına ilişkin iddialarının müvekkilin tasarım belgesi kapsamındaki hangi ürüne ait olduğu tarafımızca net anlaşılamadığını, dava konusu endüstriyel tasarımların müvekkil ait ... sayılı tescilinden önce dünya çapında birçok ülkede üretildiğini, kamuya ve satışa arz edildiğini ve bu hususta belge sunduğunu iddia etmiş olsa da buna dayanak delil niteliğinde olan herhangi bir belgeyi mahkemeye sunmadığını, davacı, piyasaya sürüldüğü tarih ve müvekkiline ait tasarım ile aynı olup olmadığı belli olmayan belirli firmalar tarafından satışı yapılan ürün görsellerini mahkemeye delil olarak sunduğunu, işbu ürün satışını gösteren görseller, kataloglar geriye dönük olarak herhangi bir tarihte basılabilir veya çoğaltılabilir nitelikte olduğunu, davacının sunmuş olduğu ürün tasarımlarının müvekkiline ait tasarıma hiçbir surette benzememekle birlikte, kabul yerine geçmemek kaydı ile bir an benzer olduğu düşünülse dahi piyasaya sunulduğu tarihi belirsiz olan işbu ürün görsellerinin müvekkiline ait tasarımın taklit edilerek üretilip satışa sunulduğu ihtimali kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkilinin 2015 06116 tasarım tescil belgesine konu tasarımları, 2012 yılında tescil ettiği ve piyasaya sunduğu tasarımları geliştirerek yeni ve ayırt edici özellikler ekleyerek yeniden tasarlayıp oluşturduğunu, davacının müvekkiline ait 2015 06116 tescil nolu tasarım belgesine konu tasarımları 2013 yılında piyasaya sunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin 2012 yılından sonra piyasaya sunduğu ve davacının iddia ettiği ürünler müvekkilin yukarıda da bilgileri olan TÜRKPATENT nezdinde ... ve ... no ile tescilli tasarım belgelerine konu olup, müvekkilinin hükümsüzlüğü talep edilen tasarımlar olmadığını, davacı tarafça sunulan görsellerin, dizayn özellikleri itibariyle müvekkiline ait tasarımlardan oldukça farklı olduğunu, davacının sunmuş olduğu ürün tasarımları müvekkiline ait tasarıma hiçbir surette benzememekle birlikte, kabul yerine geçmemek kaydı ile bir an benzer olduğu düşünülse dahi davacının sunmuş olduğu işbu görseller delil niteliğinde olmayıp, mahkeme tarafından dikkate alınmaması gerektiğini, davacı müvekkilinin 2014 yılında Almanya'da yerleşik ... adlı seramik firmasının ürünlerini sattığını, anılan firmaya ait katalogların müvekkilin internet sitesinde yayınladığını ve tescile konu bazı ürünlerin çizimlerini anılan firmanın kataloglarından aynen kopyalandığını ve bahse konu firmaya ait olduğunu iddia ettiği bir ürün görselini müvekkilinin tasarımı ile karşılaştırarak aynı olduğunu iddia ettiğini, davacının sunduğu işbu görselleri delil olarak kabul etmemekle birlikte, tasarımların birbirinden oldukça farklı olduğunu, işbu tasarımlarının aynı olduğunu iddia etmek abesle iştigal olduğunu belirtmiş ve haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Somut olayın yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmesinde; davalıya ait ... numaralı tasarımın 03/09/2015 başvuru tarihli olduğu, hükümsüzlüğe dayanak olarak ileri sürülen ve bilirkişilerce yerinde incelenen ürünlerin İstanbul Büyükşehir Belediye'sinin 17/05/2022 havale tarihli müzekkere cevabına göre hak edişlerinin 06/04/2015 olarak bildirildiği, buna göre ürünlerin 2013 yılında uygulamalarının yapıldığı yönündeki teknik hizmetler şefinin beyanları ile örtüştüğü ve yenilik kırıcı olarak değerlendirmeye alınabileceği kanaatine varılmıştır.Söz konusu ürünler, ...-... numaralı tasarım tescili ve 11/03/2014 tarihli web sitesinde yer alan görseller ile davalıya ait ...-1, 2, 3, 4, 5 ve 6 numaralı tasarım tescilleri arasında yukarıda anılı ilkeler ışığında bilirkişiler vasıtasıyla yapılan değerlendirmede, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılandıkları, yenilik vasfını haiz olmadıkları ve hükümsüz kılınmaları gerektiği kanaatine varılmıştır. Davaya konu çoklu tasarımda yer alan 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 numaralı tasarımlar yönünden ise yenilik kırıcı olduğu denetlenebilir bir şekilde tespit edilen herhangi bir delile ulaşılamadığı, bu itibarla, bu tasarımlar yönünden davanın reddi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeleri ile, -Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;-Davalıya ait ...-1, 2, 3, 4, 5 ve 6 tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfını içermediği iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkiline ait hükümsüzlüğü talep edilen davaya konu ... tescil nolu tasarım belgesinin çoklu tasarım olup, davacı tarafından hangi tasarım bazında bir değerledirme yapıldığı veyahut yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmadığına ilişkin iddialarının müvekkilinin tasarım belgesi kapsamında hangi ürüne ait olduğunun taraflarınca net anlaşılamadığını, bu durumun dahi davacının soyut ve yersiz iddialarla bu davayı ikame ettiğini gösterdiğini, bu tür ürünlerde ayırt edicilik ve yenilik özelliklerinin daha titiz bir biçimde incelenmesi gerektiğini, bu kapsamda müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olduğunun tartışmasız olduğunu, davacının müvekkilinin tasarım tescil başvuru tarihinden önce tasarıma konu ürünleri piyasaya sundukları iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iddia konusu tasarım ürünlerinin müvekkiline ait ve davaya konu hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil nolu tasarım belgesine konu ürünler olmayıp, davalının müvekkilinin işbu tasarım belgesine konu ürünlerin davalı tarafından piyasaya sunulduğu iddialarının yersiz olduğunu, müvekkilinin dava konusu bordür, hijyen bordür, süpürgelik ürünlerine ilişkin farklı yıllara ait tasarım tescilleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının 2013 yılında piyasaya sunduğu iddia ettiği bahse konu ürünlerin müvekkilinin tasarımları ile benzer olduğu düşünülse dahi, söz konusu ürünlerin müvekkilinin 2012 yılında tescilli tasarım belgesine konu tasarımların olduğunun şüphesiz olduğunu, işbu davanın konusu olmasa da davalının müvekkilinin 2012 yılında tescilli tasarım belgesine konu tasarımları piyasa sunduğundan müvekkilinin işbu tasarım haklarına tecavüz ettiğinin aşikar olduğuğunu, müvekkilinin ... tasarım tescil belgesine konu tasarımları, 2012 yılında tescil ettiği ve piyasaya sunduğu tasarımları geliştirerek yeni ve ayırt edici özellikler ekleyerek yeniden tasarlayıp oluşturduğunu, dolayısıyla davacının müvekkiline ait ... tescil nolu tasarım belgesine konu tasarımları 2013 yılında piyasaya sunmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından hükümsüzlüğü talep edilen müvekkiline ait ... tescil no'lu tasarım belgesinin çoklu tasarım içermekte olup davacı tarafından tek tek hangi tasarımı kullandığını net bir şekilde açıklaması gerektiğini, davacının müvekkiline ait tescilli tasarımlarının aynısının müvekkilinin tasarım ve tescil başvuru tarihinden çok daha önce yurt dışında üretilip piyasaya sunduğu, müvekkilinin yurt dışındaki firmaların ürün tasarımlarını kopyaladığı iddialarının kötü niyetli olup hukuki dayanağı olmadığını, davaya mesnet ürünler ve müvekkiline ait tasarımlar karşılaştırıldığında iki ürünün aynı kullanıcılar üzerinde farklı bir intiba bıraktığını, bir başka deyişle farklı üreticilere, tasarımcılara ait iki ürün gibi anlaşıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte avacının 2013 yılında piyasaya sürdüğünü iddia ettiği ürünlerle müvekkilinin tasarımlarının benzer olduğu düşünülse dahi, müvekkilinin 2012 yılında tasarım tescil belgesine konu tasarımları bulunduğunu, söz konusu tescillerin uzurdaki davanın konusu olmamakla birlikte davacı tarafça davaya mesnet sunulan ürünlerin müvekkilinin 2012 tarihli tasarım tescil belgelerine konu tasarımlara tecavüz niteliği taşıdığını, müvekkilinin tasarımlarına detaylar ekleyerek huzurdaki davaya konu tescile konu tasarımlarını meydana getirdiğini, bilirkişi raporunda ... firmasının 2009 yılına ait ve müvekkiline ait tasarımlar ile benzerlik gösterdiği kanaatine ulaşıldığı hususu belirtilse de tasarımların müvekkilinin dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen ... tasarım tescil belgesine konu tasarımlar ile hiçbir şekilde benzemediğini, ...'e ait ürünler ile müvekkiline ait ürünlerin de belirgin farklılıklar gösterdiğini, müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olduğunu, söz konusu ürün bakımından bilgilenmiş kullanıcının ortalamanın üstünde bir dikkat seviyesine sahip kitle olması sebebiyle müvekkilinin tasarımıyla karşı tarafça davaya mesnet sunulan ürünler ve piyasadaki diğer ürünler arasındaki farkı anlayabilecek düzeyde olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin tasarımlarının 2012 yılında kendisi tarafından piyasaya sürüldüğü yönündeki iddiasının gerçek olmadığını, söz konusu hususa ilişkin delillerini halen sunmadığını, söz konusu iddiaların ve bilirkişi raporundaki aleyhe tespitlerin söz konusu uyuşmazlığı sübuta erdirmeye yetmediğini, davacının iddialarının somut delillerle ispatlanmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu davalıya ait ... tescil numaralı hijyen bordür çoklu tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır. 6769 sayılı SMK'nun 56/4. Maddesine göre bir tasarımın aynısı tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.Yenilik tanımındaki küçük ayrıntının sınırları somut olaya göre farklılık göstermektedir.Aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli olmadığından küçük ayrıntı olarak nitelendirilir. Zira bu özellikler tasarımın görünüm özellikleri açısından asli unsuru oluşturmamakta ve istisnai bazı durumlar haricinde tasarımın kimliğini etkilememektedir. Yenilik incelenmesinde esas alınacak referans tarihi tescilli tasarımlar açısından başvuru ve rüçhan tarihidir.SMK'nun 56/5 maddesine göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edicilik tasarımın koruna bilmesi için kıyaslanan tasarımlarla arasındaki farklılığın seviyesinin belirlenmesi için konulmuş bir kriterdir. Kanunda yer alan "bilgilenmiş kullanıcı" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.28/01/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davalı tarafa ait ... – 1 ve 3 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 03.09.2015 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı " belirtilmiştir.18/08/2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporda özetle;"Davalı tarafa ait ... – 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 03.09.2015 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı "belirtilmiştir Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalıya ait ...-1, 2, 3, 4, 5 ve 6 tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmişi olup davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu için inceleme bu kısım yönünden yapılmıştır. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 değişik iş sayılı dosyasında, talep eden ... Şirketi tarafından, karşı taraf ... Şirketi aleyhine delil tespiti talebinde bulunulduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; "tespit isteyen tarafa ait ... (1) numaralı tasarım ile aleyhine tespit istenen işyerinde bulunan ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları" belirtilmiştir. Davalı tarafından, davacının piyasaya sürüldüğü tarih ve müvekkiline ait tasarım ile aynı olup olmadığı belli olmayan belirli firmalar tarafından satışı yapılan ürün görsellerini mahkemeye delil olarak sunduğunu, işbu ürün satışını gösteren görseller, kataloglar geriye dönük olarak herhangi bir tarihte basılabilir veya çoğaltılabilir nitelikte olduğunu, davacının sunmuş olduğu ürün tasarımlarının müvekkiline ait tasarıma hiçbir surette benzememekle birlikte, kabul yerine geçmemek kaydı ile bir an benzer olduğu düşünülse dahi piyasaya sunulduğu tarihi belirsiz olan işbu ürün görsellerinin müvekkiline ait tasarımın taklit edilerek üretilip satışa sunulduğu ihtimali kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkilinin ... tasarım tescil belgesine konu tasarımları, 2012 yılında tescil ettiği ve piyasaya sunduğu tasarımları geliştirerek yeni ve ayırt edici özellikler ekleyerek yeniden tasarlayıp oluşturduğunu, davacının müvekkiline ait ... tescil nolu tasarım belgesine konu tasarımları 2013 yılında piyasaya sunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin 2012 yılından sonra piyasaya sunduğu ve davacının iddia ettiği ürünler müvekkilin TÜRKPATENT nezdinde ... ve ... no ile tescilli tasarım belgelerine konu olup, müvekkilinin hükümsüzlüğü talep edilen tasarımlar olmadığını, davacı tarafça sunulan görsellerin, dizayn özellikleri itibariyle müvekkiline ait tasarımlardan oldukça farklı olduğunu, davacının sunmuş olduğu ürün tasarımları müvekkiline ait tasarıma hiçbir surette benzememekle birlikte, kabul yerine geçmemek kaydı ile bir an benzer olduğu düşünülse dahi davacının sunmuş olduğu işbu görseller delil niteliğinde olmayıp, mahkeme tarafından dikkate alınmaması gerektiğini, davacı müvekkilinin 2014 yılında Almanya'da yerleşik ... adlı seramik firmasının ürünlerini sattığını, anılan firmaya ait katalogların müvekkilin internet sitesinde yayınladığını ve tescile konu bazı ürünlerin çizimlerini anılan firmanın kataloglarından aynen kopyalandığını ve bahse konu firmaya ait olduğunu iddia ettiği bir ürün görselini müvekkilinin tasarımı ile karşılaştırarak aynı olduğunu iddia ettiğini, davacının sunduğu işbu görselleri delil olarak kabul etmemekle birlikte, tasarımların birbirinden oldukça farklı olduğunu ileri sürmüştür.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusunun davalıya ait ... tescil numaralı hijyen bordür çoklu tasarımın hükümsüzlüğü davası olduğu, tasarımın başvuru tarihinin 03/09/2015 tarihi olduğu, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davalı tarafa ait 03.09.2015 başvuru tarihli ... –1,2, 3,4,5,6 numaralı tasarım tescili ile Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 11 Mart 2014 tarihli web sitesi imajında yer alan ürün görselleri, 25/03/2014 tarihli ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, bilirkişi heyet raporunun ayrıntılı ve detaylı olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesİ'nin 07/10/2022 tarih ve 2021/445 E., 2022/196 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025