T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1595 Esas
KARAR NO: 2025/458
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/09/2022
NUMARASI: 2021/230 E. - 2022/612 K.
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ...'ın evinde 05.07.2020 gecesi hırsızlık olayı yaşandığını, şirket yetkilisi ve eşinin iki aracı, ziynetleri ile şirket yetkilisinin cüzdanı ile cüzdanının içinde bulunan, müvekkili şirket lehine keşide edilmiş müşterilerinden almış olduğu on adet çek yaprağı da çalındığını, müvekkili şirketin yetkilisinin evinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak 06.07.2020 günü Kavacık Polis Merkezi Amirliği'ne giderek şikayetçi olunduğunu, yaşanan hırsızlık nedeniyle Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/6011 Sor. Sayılı dosyası ile soruşturma devam ettiğini, çalınan çekler ile ilgili olarak müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/547 E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası ikame edilmiş ve dava konusu edilen çekler için ödemeden men kararı verildiğini, ancak ödemeden men kararları ilgili bankalara gönderilirken işbu davaya mesnet olan; ... Bankası Çiftlik/Samsun Şubesi, 02.09.2020 Tarih, 70.799,37-TL miktar, Keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan ,... seri numaralı çeke ait ödemeden men kararı mahkeme kalemince sehven bankaya gönderilmediğini, bu nedenle ödemeden men kararı bankaca işlenemediğini, çekin vadesi geldiğinde ise dava dışı ... A.Ş. tarafından çek bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğini, faktoring şirketi olan davalının ağır kusurlu olduğunu tahsil edilen çek bedelinin müvekkiline iadesi gerektiğini, faktoring şirketlerinin işlemleri sıkı şartlara bağlanmış ve izlenmesi gereken prosedürler faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik ile düzenlendiğini, davalı faktoring şirketinden önceki iki cirantaya bakıldığında; ... İnş. Gıda Tarım Hay. San. Ve Tic. Ltd.Şti'nin kuruluş tarihinin 13.02.2020 olduğu, diğer bir deyişle dava konusu bedele ilişkin çekin çalınmasından sadece 5 ay önce kurulduğu, yeni bir şirket olan ...'un davalı faktoring şirketince daha da dikkatli araştırılması gerektiğini, davalı faktornig, basiretli bir tacir gibi davranmamış, yasal yükümlülüklerini yerine getirmemiş, gerekli özen ve dikkati göstermemiştir. Bu itibarla tahsil edilen çek bedeli olan 70.799,37-TL'nin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, çek bedelinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça bedelinin istirdadı talep edilen ... Bankası, Çiftlik/Samsun şubesine ait 02.09.2020 keşide tarihli, 70.799,37 TL bedelli, ... seri nolu çek müvekkili şirket tarafından 20.07.2020 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında müvekkilinin müşterisi olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'den alacağı tevsik eden fatura ve alacak bildirim formu, ödeme araçları tevdi bordrosu, ön ödeme talimatı karşılığında temlik alındığını, ön ödeme talimatı gereği ilgili tutar müvekkili şirket müşterisinin hesabına ödendiğini, müvekkili şirketin dava konusu çekleri bir hukuki ilişki kapsamında teslim aldığı dikkate alındığında kötü niyetli olamayacağını beyanla; davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep ve etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Açıklanan nedenlerle bilirkişi raporundaki davalının faktoring işlemlerinde gerekli özeni göstermediği, eksik inceleme araştırma yaptığı yolundaki görüşe itibar edilmemiş, bilirkişi raporunun hilafına davacının ispatlanamayan davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeleri ile, Davacının ispatlanamayan davasının reddine, Davalının kötü niyet tazmniatı talebinin reddine şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çalıntı çek ile ilgili olarak ödemeden men kararı verilir verilmez, müvekkili şirketin ilgili kararları her bir çekin keşidecisine göndererek bilgilendirdiğini, davaya mesnet çekin keşidecisi olan ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin yetkilisine de ödemeden men kararı gönderdiğini, anılan şirket yetkilisinin de bu men kararını çek hesabının ait olduğu Samsun/Çiftlik şubesinin müdürüyle paylaşarak çekin ibraz edilmesi halinde ödenmemesi konusunda uyardığını, müvekkilinin tahsil edilen çekin meşru hamili iken çalıntı çekin müvekkilinin kaşe ve imzası taklit edilerek sahte kaşe, imza ve ciro ile piyasaya sürüldüğünü, davalı tarafın mevzuat gereği yükümlü olduğu istihbarat çalışmasını yapmadığını, sadece keşideci şirketi veya müvekkilini araması durumunda çekin meşru hamili olan müvekkilinden çalındığını ve ödemeden men kararını öğrenebilecekken hiçbir araştırma yapmadan çeki aldığını ve tahsil ettiğini, mahkeme gerekçesine yer alan gsm kayıtları , sistem sorgu sonuçları ve fotoğrafların istihbari çalışması için yeterli görülemeyeceğini, fotoğrafın ne zaman nasıl ekildiğinin belli olmadığı gibi sağlıklı bir istihbari çalışması yapıldığı anlamını taşımayacağını, mahkeme gerekçesinde yer alan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararının dahi keşideci ile davalı arasındaki telefon görüşmesinden bahsederken bu davada davalı tarafça böyle bir iletişim kurulmadığını, bilirkişi raporunda davalının üzerine düşen istihbarat çalışmasını yapmayan davalının bu yükümlülüğü yerine getirmiş olsaydı çekin çalıntı olduğu bilgisini çek keşidecisinden öğrenebileceğinin tespit ve değerlendirmesinde bulunulduğunu, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmediğini, rapora itibar edilmeme gerekçesinin ayrıntılı olarak izah edilmediğini, mahkemece uzmanı olmayan bir hususta bilirkişi incelemesine başvurulması halinde bilirkişi raporunun tam tersine karar tesis etmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi kusurunu müvekkiline atfetmesinin mümkün olmadığını, somut olayda mahkeme tarafından bankaya gönderilmiş bir karar söz konusu olmadığın, karar bankaya gönderilseydi zaten müvekkilince iktisabının mümkün olmayacağını, dava dilekçesinde öne sürülmeyen iddiaya istinaf aşamasında kulak verilemeyeceğini, dosya arasına alınan haksız bilirkişi raporundan ilhamla faktoring ilişkisinin tarafı olan fatura alacaklısı ile borçlu arasındaki mal satımına konu ticari ilişkinin mesafe sebebi ile gerçek olamayacağı hususunda dile getirilen iddianın abesle iştigal olmasının yanında dava dilekçesinde iddia edilmeyen iddianın istinaf aşamasında öne sürülemeyeceğini, 6361 sayılı kanunun 9/3 hükmü uyarınca davacının yargılamaya konu defilerini müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davaın konusu istirdat davasıdır.Davacı dava dilekçesi ile evinden hırsızlık olayı meydana geldiğini dava konusu çekinde içinde bulunduğu çeklerin çalındığını, İstanbul Anadolu 11. ATM nin 2020/547 Esas sayılı dosyasında zayi nedeni ile iptali davası açıldığını mahkemece ödemeden men kararı verildiğini ancak dava konusu çek ile ilgili men kararının sehven bankaya bildirilmesinin unutulduğunu, çek keşidecisi şirketin haberdar edildiğini ve keşideci şirket yetkilisi tarafından banka müdürünün telefon ile haberdar edildiğini ancak resmi bir ödemeden men kararı gelmediği için bankaca ödeme yapıldığını davalı factoring şirketinin gerekli araştırmayı yapmadığını, davalı faktoring şirketinden önceki iki cirantaya bakıldığında; ... Hay. San. Ve Tic. Ltd.Şti'nin kuruluş tarihinin çekin çalınmasından sadece 5 ay önce 13.02.2020 olduğu, yeni bir şirket olan ...'un davalı faktoring şirketince daha da dikkatli araştırılması gerektiğini, Fatura tarihi ile factoring sözleşme tarihinin aynı tarih olduğunu, davalının keşideciyi aramadığını aramış olsaydı bu durumu öğrenebileceğini belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir. Davalı, dava konusu, ... Bankası, Çiftlik/Samsun şubesine ait 02.09.2020 keşide tarihli, 70.799,37 TL bedelli, ... seri nolu çek müvekkili şirket tarafından 20.07.2020 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında müvekkilinin müşterisi olan ... Hay. San. Ve Tic. Ltd. Şti'den alacağı tevsik eden fatura ve alacak bildirim formu, ödeme araçları tevdi bordrosu, ön ödeme talimatı karşılığında temlik alındığını, ön ödeme talimatı gereği ilgili tutar müvekkili şirket müşterisinin hesabına ödendiğini, müvekkili şirketin dava konusu çekleri bir hukuki ilişki kapsamında teslim aldığı dikkate alındığında kötü niyetli olamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Beykoz C. Başsavcılığının 2021/6011 Soruşturma sayılı dosyasında daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu, ... Bankası, Çiftlik/Samsun şubesine ait 02.09.2020 keşide tarihli, 70.799,37 TL bedelli, ... seri nolu çekin keşidecisinin ... San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarının ... San. Tic. Ltd. Şti., takip eden cirantalarının ise sırasıyla ... Mobilya ... San. Ltd. Şti., ..., ... San. ve Dış Tic. A.Ş., ... San. ve Tic. Ltd. Şti., Tam Finans Faktoring A.Ş ve son olarak ... A.Ş olduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Muhasebe - Ekonomist - Finans Uzmanı - Faktoring Uzmanı - Emekli Banka Müdürü bilirkişiden alınan 14.08.2022 tarihli raporda; "Tarafların iddia ve savunması, İstanbul Arabuluculuk Başvuru tutanağı, tanık beyanları, C.Savcılık Dosyası, İstanbul And. 11 ATM 2020/571 E Sayılı dava dosyası, faktoring işlemlerine ilişkin davalı tarafından sunulan deliller, davacı tarafından sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda: İşbu raporun 3. Mali ve Faktoring İşlemleri Yönünden Değerlendirme başlığı altındaki değerlendirmeler çerçevesinde davalı ... A.Ş'nin dava konusu çek ile ilgili olarak faktoring işlemlerinde gerekli özenin gösterilmediği ve yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre eksik inceleme, araştırma ile faktoring işlemi yapıldığı kanaatine varıldığı, işbu inceleme, tespit açıklama ve değerlendirmeler sonucunda dava konusu çekte son hamil konumunda bulunan davalı ... A.Ş'nin çekin faktöring işleminde ağır kusurlu olduğu ve davacı ... Sistemleri San ve Tic Ltd Şti'nin zararına yönelik iş ve eylemlerde bulunduğu kanaatine varılması halinde, davacının söz konusu çekten dolayı, çekin tahsil edildiği 03.09.2020 tarihinden itibaren 70.799.37 TL'nin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan istirdatının talep edilebileceği" belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 792. (6762 sayılı TTK m.704) maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan çek bedelinin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının öncelikle çekin yedinde iken rızası hilafına elinden çıktığını ardından da çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; "faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez."Kanunun 9/3 maddesinde ise "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmüne yer verilmiştir. Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 8/1 madesinde de benzer bir yükümlülük getirilmiş," kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Yönetmelik 5 madesinde ise ,"Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması, mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi ,hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde istihbari çalışma yapılması ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulması" gerektiği belirtilmiştir. Davacı, çekin yedinde iken çalındığı, davalının gerekli istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmeden çeki iktisap ettiğini iddia etmiştir. Davalı tarafça da, çekin faktoring işlemi kapsamında alındığı hususunda fatura sunularak faturaya dayalı alacak karşılığında fatura borçlusundan müşterisine ve ondan da faktoring sözleşmesi doğrultusunda kendisine ciro edildiği, çeki elinde bulunduranın yasal yetkili hamil olduğunu, faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerin tamamının yerine getirildiği savunulmuştur. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/547 E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası ikame ettiği, zayi çekler için ödemeden men kararı verildiği, dava konumuz olan çek ile ilgili ödemeden men kararının mahkemece sehven bankaya bildirilmediği, ancak davacının çekin çalındığını bankaya bildirdiği, davalı faktoring şirketi ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Arasında faktoring sözleşmesinin fatura tarihinde yapıldığı, fatura içeriğinin mobilya alım satım faturası olduğu, faturanın tarafı olan ... San. ve Dış Tic. A.Ş., ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara ve İstanbul'da farklı şehirlerde yerleşik firmalar olduğu, faturanın düzenlendiği aynı gün içerisinde mal teslimi yapılarak, faktoring sözleşmesi yapılmasının dikkat çekici olduğu, davalı faktoring şirketinin gerçek bir ticari ilişkiden kaynaklanmayan alacağı temlik alamayacağı gibi, yukarıda aktarılan yönetmelik hükümlerine göre istihbarat yapma yükümlülüğünün bulunduğu, ... San. Ve Tic. Ltd.Şti'nin kuruluş tarihinin 13.02.2020 olduğu, diğer bir deyişle dava konusu bedele ilişkin çekin çalınmasından sadece 5 ay önce kurulduğu, davalı tarafça arandığı söylenen fatura borçlusu şirket yetkilisi ...'in telefon numarasının 21/04/2020 tarihinde aboneliğinin tahsis edildiği, 21/09/2020 tarihinde de aboneliğin iptal edildiği, davalı tarafça yönetmelik 5/1-c maddesi gereğince keşidecinin aranmadığı ve bankadan sorulmadığı, finans kurumu olan davalı factoring şirketinin gerekli araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ağır kusurlu olduğu, 6361 Sayılı Yasa'nın 9/3 maddesi ve TTK 792. madde gereğince davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 170.799,37 TL nin ödeme tarihi 03/09/2020 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/09/2022 tarih, 2021/230 E., 2022/612 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KABULÜNE, 70.799,37 TL nin ödeme tarihi 03/09/2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.667,30 TL karar harcından peşin alınan 1.209,08 TL'nin mahsubu ile 10.458,22 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 1.209,08 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 245,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.772,38 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 85,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 306,2 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025