T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1578 Esas
KARAR NO: 2025/454
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 08/12/2020
NUMARASI: 2019/361 E. - 2020/446 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 17.07.2018 tarihli Meslek Birlikleri Lisans Sözleşmesi kapsamında Meslek Birlikleri ile TÜROFED arasında imzalanan 20.11.2009 tarihli TAAHHÜTNAME gereği, işbu sözleşmede belirtilen lisans alanın adresi ile oda ve yıldız sarayı gibi ... adlı işletmesi ve bu işletme kapsamındaki servis aracı olarak kullanılan motorlu kara taşıtları ve tesislerde umuma açık mahallerde kullanma hakkına ilişkin lisans alan davalı tarafından 31.12.2018 (saat 09.00) tarihine kadarki süreç için Meslek Birliklerine ödenmesi gereken mali hak bedeli toplam 56.591,50-TL + KDV olarak belirlendiğini, borçlu-davalı ve müvekkil-davacının taraf olduğu Lisans Sözleşmesi’nin sözleşmenin süresi ve feshi başlıklı 7. Maddesinin 1. Bendi uyarınca; “İşbu sözleşme 01.01.2014 – 31.12.2018 (saat 09.00) tarihleri arasındaki süreyi kapsar.”Bunun yanında, Sözleşme’nin 7. Maddesinin 2. Bendinde; “Taraflardan her biri süre sonunda sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Ancak fesih iradesi sözleşmenin hitamı tarihinden en geç bir ( 1 ) ay öncesine kadar ulaşacak biçimde yazılı olarak karşı taraf( lar)a bildirilmediği takdirde , sözleşme aynı şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder." şeklindeki düzenleme nedeniyle sözleşmenin uzayarak devam ettiğini, sözleşmenin mali şartlar başlıklı 5. Maddesinin 2. Bendi" 5.2. İşbu sözleşmede belirlenen mali hükümler taahhütname ve 02.03.2015 tarihinde imzalanan 26.03.2008 tarihli taahhütnameye ek protokol gereğince hesaplanmıştır. 5.3. Meslek birlikleri bu sözleşmenin imzalanması sözleşme bedeli, vekalet ücreti ve tespit masrafının ödenmesi ile lisans alan aleyhine ( varsa ) başlattığı suç duyurusundan, davadan vazgeçecektir. Lisans alan bu suç duyurusu dava sebebi ile Ek-1 de belirtilen vekalet ücreti ve masrafları sözleşme bedeline ek olarak Ek-1 deki banka hesaplarına yatıracaktır." şeklinde hüküm bulunduğunu, yine sözleşmenin 5.6. Maddesi hükmünün; "Damga vergisi de dahil olmak üzere işbu sözleşmeden doğan her türlü vergi, resim ve harçlar lisans alana aittir. Meslek birlikleri işbu sözleşmeden doğan damga vergisini (kendi payları oranında) lisans alan adına ödeyecekler ve daha sonra da ödedikleri bu vergi miktarlarına işbu sözleşme bedelini ekleyerek lisans alana fatura ödeyerek bu meblağı lisans alandan tahsil edeceklerdir. Taraflar bu hususta gayri kabili rücu olarak mutabık kalmışlardır." şeklinde düzenlendiğini, sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalı şirketin ödemesi gereken mali hak bedellerinin faturalarla gösterildiğini, davaya konu sözleşme müvekkil Meslek Birliği ve davalı-borçlu taraf arasında imzalanmış olup, davalı-borçlu tarafın söz konusu sözleşmeden kaynaklanan faturalar ve fatura vade tarihleri hakkında bilgisi bulunduğunu, ancak gerekli ödemeleri yapmadığını, bunun üzerine davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile 17.07.2018 tarihli Meslek Birlikleri Lisans Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan 29.434,19 -TL alacağın tahsiline ilişkin olarak 22.03.2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun 29.03.2019 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, borcu doğuran olaya, borç miktarına, borç miktarının tamamına işlemiş ve işleyecek faize, faiz oraına,borcun tüm ferilerine ve icra daireseinin yetkisine itiraz ettiğini belirterek takibin durdurulmasına ve dosyanın Kuşadası İcra daireilerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiğini, borçlunun itirazı üzerine söz konusu Lisans Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan borcun tahsil edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olarak belirlenen Arabuluculuk kurumuna 2019/11250 Başvuru numarası ile 13.06.2019 tarihinde başvurulmuş, 2019/63045 arabuluculuk numaralı ve 26.06.2019 tarihli “Hukuki Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı"nda görüleceği üzere borçlu/davalı ile anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının kötü niyetli olduğundan bahisle , davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip yaptığını, söz konusu bu takibin icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmeleri üzerine durdurulduğunu, müvekkili şirketin adresinin vekaletnamede belirtilen adres olup, Kuşadası İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kural olarak genel yetkili mahkemenin, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, açılacak davalarda yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi olduğunu, ancak İcra dosyasına yapılan yetki itirazı ile ilgili bir karar olmadan ve yetki itirazı kaldırılmadan dava açılmış olmasının usule uygun olmadığını, öncelikle yetkiye itiraz ettiklerini ve yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin davacı/alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili otelin kapandığını, ilgili yayınlar ve eserleri yayınlanmadığını, yayınlamasının fiilen mümkün olmadığını, işletilen faiz oranının fahiş olduğunu, müvekkilinin baskı altında imzaladığı lisans sözleşmesini kendisine değerlendirme ve ilgili maddelerinin karşılıklı tartışma fırsatı verilmeden imzalamak durumunda bırakıldığını, bu sebeple sözleşmede müvekkili aleyhine tek taraflı olan hiç bir maddenin müvekkili yönünden hukuksal bir bağlayıcılığı olamayacağını, damga harcından aynı sebeplerle sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin verdiği taahhütname ve içeriğinin hukuksal açıdan geçerli olmadığını, müvekkili ile davacı arasında icra takibine konu edilen bir borcu bulunmadığından bahisle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikli olarak yetkisizlik nedeni ile reddine , mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine, davacının icra takibi yapmakta kötü niyetli olması nedeni ile de İİK'nın 67. maddesi gereğince alacağın % 20’dan aşağı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 25.909,60 TL asıl alacak, 3.305,07 TL işlemiş faiz, 208,16 TL damga vergisi olmak üzere toplam 29.422,83 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Alacak likit olduğundan İcra İflas Kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca asıl alacak miktarının %20.'si oranında (5.181,92 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalarında talep edilen miktarın 29.434,19 TL olup yerel mahkeme kararında 29.422,83 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, bu durumda reddedilen tutarın 11,36 TL olduğunu, AAÜT'ye göre davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin en fazla 11,36 TL olabilecekken 3.524,59 TL olmasının yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf kanun yoluna başvuru yapılan miktarın parasal sınırın altında olup davacı yönünden kararın kesin olduğunu, davacının sadece 3.524,59 TL vekalet ücreti bakımından istinaf kanun yoluna başvurduğunu bildirdiğini, miktar itibariyle kesin olan karar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle 6100 sayılı kanunun 351 göndermesiyle m.329 hükümlerinin uygulanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, alacaklı Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) tarafından, borçlu ... Ltd.Şti./... aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı olarak 29.434,19 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Mahkemece itirazın kısmen iptaline, takibin 25.909,60 TL asıl alacak, 3.305,07 TL işlemiş faiz, 208,16 TL damga vergisi olmak üzere toplam 29.422,83 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve hükmün 6. Bendinde; "Davalı yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar üzerinden AAÜT'sine göre tespit olunan 3.524,59 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," karar verilmiş olup iş bu karara karşı vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. AAÜT 13/2 bendine göre hükmedilecek vekalet ücreti kabul veya red edilen miktarı geçemez düzenlemesi yer almaktadır. Dava dilekçesinde Harca Esas Değer 29.434,19 TL gösterildiği, mahkemece kabul edilen miktarın 29.422,83 TL olduğu, red edilen miktarın 11,36 TL olduğu anlaşılmakla davalı lehine AAÜT 13/2 bendine göre 11,36 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken fazla hükmedilen vekalet ücreti yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının kısmi istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, aynı hükmün kurularak davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak kazanılmış haklar korunarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/12/2020 tarih, 2019/361 E., 2020/446 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 25.909,60 TL asıl alacak, 3.305,07 TL işlemiş faiz, 208,16 TL damga vergisi olmak üzere toplam 29.422,83 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit olduğundan İcra İflas Kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca asıl alacak miktarının %20'si oranında (5.181,92 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 2.009,88TL karar harcından peşin yatırılan 354,98 TL'nin mahsubu ile kalan 1.654,90 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,4/b-Davacı tarafından yapılan: 750,00 TL bilirkişi ücreti, 113,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 863,75 TL yargılama gideri ile 399,38 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 1.263,13 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/c-Davacı yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'sine göre tespit olunan 5.900,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4/ç- Davalı yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar üzerinden AAÜT'sine göre tespit olunan 11,36 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,4/d-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 89,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 320,20 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025