T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1518
KARAR NO:2025/442
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:13/05/2022
NUMARASI:2021/324 E. - 2022/84 K.
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilleri ... ve ...’nun, Türk Patent ve Marka Kurumu'nda ... no.lu Evcil Hayvan Yuvası tasarımının tescilli sahibi olduklarını, tasarımın müvekkillerinin izni olmaksızın ... ve diğer mecralarda satışının yapıldığını, bu durumun 01.06.2020 tarihli e-tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, söz konusu kullanımın tasarım hakkı ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğini, ihlalin 16.06.2020 tarihli noter ihtarnamesiyle davalıya bildirildiğini, davalının kullandığı tasarımların müvekkillerine ait tasarımlarla genel görünüm açısından hiçbir farklılık göstermediğini, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 81. maddesi uyarınca tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bu ihlal nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin olduğunu, müvekkillerinin ürünlerinin .../ adresinden satışa sunulduğunu ve fiyatlarının 1500-1600 TL bandında değiştiğini, davalının ise aynı ürünleri ¼ fiyatına sattığını, bu durumun müvekkillerinin ticari kaybına ve ürün satışlarının durma noktasına gelmesine yol açtığını, bu nedenle yoksun kalınan kazanç taleplerinin de bulunduğunu, davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, bu kapsamda tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, şimdilik 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine, eylemlerin başlangıç tarihinden itibaren yasal faiziyle hesaplanacak tazminatın ilerleyen aşamalarda arttırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; dava dilekçesinin müvekkili şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini, üç boyutlu olduğu sabit olan davacı ve davalı tasarımları üzerinde inceleme yapılmadan rapor tanzim edildiğini, bilirkişi raporundaki kullanıcıların tasarımlar arasında kafa karışıklığı yaşayacağı yönündeki tespitlerin kabul edilemeyeceğini, dava konusu ürünlerin evcil hayvan yuvası ve kedi evi olduğunu, hedef kitlenin evcil hayvan sahipleri olduğunu, bu tüketicilerin bilgili ve bilinçli kullanıcılar olduğunu, tasarımcının yarattığı küçük ayrıntılardaki farklılıkların ayırt edici nitelik sağladığı takdirde tasarım tesciline konu olabileceğini, müvekkili şirkete ait ürünlerin rahatlıkla ayırt edilebilecek düzeyde farklı olduğunu, müvekkili şirketin eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı herhangi bir işlem veya ticari uygulama gerçekleştirmediğini, haksız rekabetin haksız fiil niteliğinde olduğunu ve zarar gördüğünü iddia eden tarafın bunu ispatla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu ürünlerle ilgili herhangi bir satış işlemi gerçekleştirmediğini, ürünleri piyasadan kısa sürede çektiğini, bu hususun müvekkili şirketin yasal defter ve kayıtlarından tespit edilebileceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davacıların davasının KISMEN KABULÜ ile;-Davalının, davacıya ait ...-1, 3, 7 tescil numaralı tasarımlarından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine,-5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, -Maddi tazminat talebinin reddine,-Hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ilanına, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin tescilli tasarımlarına tecavüzün tespit edildiğini ve haksız rekabetin oluştuğunu, davalı şirketin müvekkillerine ait tasarıma tecavüz teşkil eden ürünleri çok daha düşük fiyatlarla piyasaya sürdüğünü, tüketicilerin davalıya ait popüler satış platformlarında bu ürünleri daha ucuza gördüklerinde müvekkillerinin ürünlerini tercih etmediğini, bu durumun maddi ve manevi kayıplara yol açtığını, davalı şirketin bu ürünleri satmamasının önem taşıdığını, yargılama sürecinde tazminatın hesaplanması için Sınai Mülkiyet Kanunu’na uygun olarak lisans bedeli üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, ancak mahkemenin bu talebi reddederek hatalı hüküm kurduğunu, mahkemenin lisans bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplatılması gerektiğini, ancak bu hususu göz ardı ettiğini, karşı tarafın satış yapıp yapmamasının önemli olmadığını, tecavüze uğrayan tarafa tanınan bu hakkın mahkemece göz ardı edilmesinin hak ihlali oluşturduğunu, müvekkillerinin .../ adresinden satış yaptığı, davalının ise tasarım tecavüzü teşkil eden ürünleri ... ve sair mecralarda müvekkil ürünlerinin 1/3, 1/4 fiyatına satışa sunduğunu, bu nedenle müvekkillerinin satışlarının durma noktasına geldiğini, müvekkillerinin reklam, tanıtım ve pazarlama harcamalarının boşa gittiğini, sırf davalı şirketin satış yapmadığı gerekçesiyle zarara hükmedilmemesinin adil olmadığını, mahkemenin bilirkişi marifetiyle müvekkil şirketin ticari defterleri üzerinden zarar tespiti yaparak hüküm kurması gerektiğini ancak bu taleplerin reddedildiğini beyanla, kararın kısmi redde ilişkin bölümünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında üç boyutlu olduğu sabit olan davacı ve davalı tasarımları üzerinde inceleme yapılmadan rapor tanzim edilmesinin eksik inceleme oluşturduğunu, tasarımların yüzeydeki iki boyutlu görüntüler üzerinden incelenerek hatalı ve eksik tespitler yapıldığını, bilirkişinin tasarımlar arasında kafa karışıklığı yaratacağı yönündeki değerlendirmelerinin kabul edilemeyeceğini, ürünlerin kolayca ayırt edilebilecek farklılıklara sahip olduğunu, dava konusu ürünlerin evcil hayvan yuvası ve kedi evi olup, pazardaki kullanıcı kitlesinin evcil hayvan sahipleriyle sınırlı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcıların ufak farklılıkları dahi ayırt edebileceğini ve sınai mülkiyet hakkı ihlalinin söz konusu olmadığını, bilirkişi raporundaki iltibas yaratıldığı yönündeki tespitlerin abartılı ve haksız olduğunu, ortalama tüketicinin dahi ürünler arasındaki bariz farklılıkları kolayca anlayabileceğini, tasarımlar arasında kedi siluetinin bıyıkları, ahşap çıtaların yükseklik farkları, sehpa ayaklarının olup olmaması gibi belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu farklılıkların genel görünüm ayrılığı yarattığını ve ayırt edici nitelik taşıdığını, bu nedenle davacı tarafın benzerlik iddialarının dikkate alınamayacağını , davalının haksız rekabet teşkil edecek herhangi bir eylemde bulunmadığını, dava konusu ürünlerin piyasaya sürülmesinin haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, müvekkili şirketin dürüstlük kuralına aykırı herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, evcil hayvan ürünlerinin ürün gamında çok küçük bir yüzdeye sahip olduğunu, dava konusu ürünlerin ise yalnızca iki veya üç üründen ibaret olduğunu, müvekkili şirketin bu ürünlerin satışından hiçbir kar elde etmediğini ve hiçbir satış işlemi gerçekleştirmediğini, bu durumun müvekkili şirketin yasal defter ve kayıtları ile tespit edildiğini, mahkemenin de bu doğrultuda davacı tarafın maddi tazminat taleplerini “zarar” koşulunun oluşmaması nedeniyle reddettiğini beyanla, kararın kaldırılarak davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, tasarım tescilinde tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacı vekili , müvekkillerinin tescil edilmiş evcil hayvan yuvası tasarımlarının izinsiz kullanıldığını ve bu durumun tasarım hakkı ihlali ile haksız rekabet oluşturduğunu, davalının ... ve diğer mecralarda izinsiz satış yaptığını , davalının müvekkillerine ait tasarıma tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın tahsili talebinde bulunmuştur.Davacılar adına kayıtlı ... sayılı tasarım tescili evcil hayvan yuvası tasarımına ilişkindir. 07/09/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; "Davacı tarafa ait 17.01.2018 başvuru tarihli ...-1,3,7 numaralı tescilli evcil hayvan yuvası tasarımı ile dava dosyasında sunulan, davalı tarafa ait evcil hayvan yuvası arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, SMK 81/1 a uyarınca davalı kullanımının davacıya ait ... numaralı tescilli tasarıma tecavüz oluşturacağı, davalının kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edeceği" belirtilmiştir. 02/03/2022 tarihli ek raporda; "Davalı tarafın ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu tasarımlara ait ürün satışlarının tespit edilemediği, bu nedenle davacı tarafın maddi tazminat talebi doğrultusunda hesaplama yapılamadığı, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafa ait 17.01.2018 başvuru tarihli...-1,3,7 numaralı tescilli evcil hayvan yuvası tasarımları ile dava dosyasında sunulan, davalı tarafa ait evcil hayvan yuvası görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları ve bu itibarla kök rapordaki görüşü değiştirmeyi gerektiren bir hususun mevcut olmadığı" belirtilmiştir. SMK 59. Maddesi hükmüne göre "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz." şeklinde düzenlenmiş aynı kanunun 81.maddesinde, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak , tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında gösterilmiştir. Ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir. Davacıya ait...-1,3,7 numaralı tescilli evcil hayvan yuvası tasarımı ile davalıya ait ürün üzerinde inceleme yapılmış olup, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, ayrıntı düzeyindeki farklılıkların tasarıma ayırt edicilik katmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda tasarım ile korunan ürünün görünümü olduğundan geniş bir seçenek özgürlüğü olmasına ve teknik zorunluluk olmamasına rağmen satışa sunduğu ürünlerin davacı adına tescilli tasarımına göre farklılık içermediği, genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları dolayısıyla tasarım sahibi davacının izni olmadan koruma kapsamındaki tasarımın uygulandığı ürününün genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini ticari amaçlı üretmek/ satışa sunmak şeklindeki davalı fiilinin SMK 81. maddesi kapsamında tasarım hakkına tecavüz teşkil ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. SMK 150/1 maddesine göre, Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.Tazminat talebi için kusur ve zarar şartının gerçekleşmesi gereklidir. SMK 151/1 maddesine göre, Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. Somut olayda davacı taraf, yoksun kaldığı kazancını, SMK'nın 151/2-c maddesi kapsamında, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanmasını istemiştir.Davalının incelenen ticari kayıtlarında davaya konu olan ürünlerin satışlarına ilişkin kayıt tutulmadığı, satışa sunulan ürünlerin açıklamasının yanında parantez içinde yer verilen kodların o ürüne ait takip edilen ürün kodları olduğu, bilirkişilerce davalının stok kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı ilgili ürün kodları ile takip edilen stok kaydı hareketi bulunmadığı, takip edilen programda stok hareketi olan ürünlere ilişkin stok kodlarının sistemden silinemediğinin tespit edildiği bu durum karşısında söz konusu ürünlerin alış ve satış kaydının bulunmadığı sonucuna varıldığı, davalının söz konusu ürünleri satarak gelir elde ettiği ispatlanamadığından davacının fiili kaybı ve yoksun kaldığı kazancı diğer anlatımla zarara uğradığı hususunun ispatlanamadığı anlaşıldığından maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre dava konusu talepler hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Taraf vekillerinin, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarih ve 2021/324 E. 2022/84 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 444,62-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 85,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 530,00-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025