T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1506
KARAR NO:2025/453
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/03/2022
NUMARASI:2020/274 E. - 2022/250 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili...Ltd.Şti tarafından diğer müvekkili...Ltd.Şti adına keşide edilen ... seri numaralı 30/05/2020 vadeli çekin 20.02.2020 tarihinde keşideci müvekkili ...tarafından...'a iletilmek üzere ... Kargo kuryesinde iken müvekkili...'a teslim edilmeden ve bu müvekkilinin yetkilileri tarafından kaşe imza sureti ile ciro edilmeden önce çalındığını, vakit kaybetmeksizin İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/139 E sayılı dosyası ile 21.02.2020 tarihinde çek zayi davası açıldığını, 25.02.2020 tarihinde ilgili dava tensip olunarak çekin zayiine ilişkin ilan metninin 25.02.2020 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmak üzere müvekkiline verildiğini, vakit kaybetmeksizin ilgili gazetede yayınlandığını, anılan mahkeme dosyasından davaya konu çek ile ilgili ödemeden men kararı verildiğini, ilgili banka şubelerine de yazı yazılarak çeklerin ibrazı halinde ibraz tarihlerinin ve ibraz edenlerin bildirilmesi ile ibraz edenlerin mahkemeye müracaatının temininin sağlanması hususlarının bildirildiğini, ilgili çekin vadesi gelmesi ile takasa verildiğinin öğrenildiğini, kim tarafından takasa verildiği araştırıldığında ise davalılardan ... Faktoring A.Ş.'nin çeki ciro sureti ile elinde bulundurduğu ve bankaya ibraz ettiğinin tespit edildiğini, ilgili firma telefon ile aranarak çek ile ilgili bilgi verildiğini, polis tutanakları ve ödeme yasağına ilişkin belgelerin ibraz edildiğini, müvekkili...'ın kaşe ve imzası taklit edilerek sahte imza ile imzalanmak suretiyle tedavüle sokulan çekteki cironun sahte olduğu ve ciro silsilesinin bu şekilde koptuğunun bildirildiğini, ayrıca çek zayi davasına da ihbarda bulunması ve çeki elinde bulundurduğunu bildirmesi gerektiğinin hatırlatıldığını, dava konusu çekin ciro silsilesinin bozulduğunu, müvekkillerinin her ikisinin de takip alacaklısına veya çekte yazılı isimlerin herhangi birine hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkillerinden biri tarafından imzalanmadığı gibi herhangi bir ticari faaliyet nedeni ile kimseye teslim edilmediğini, müvekkili rızası hilafına elinden çıkan çek yaprağının üzeri sonradan doldurulmuş ve sahte imza ile tedavüle sokulmuş olduğunu, çek üzerindeki imzalar ve yazıların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, dava konusu çek incelendiğinde emre yazılı değil nama yazılı bir çek olduğu ve TTK md 788/1 uyarınca kanunun amir hükmü gereği nama yazılı çekin devri için zilyetliğin devrinin yeterli olmayıp mutlaka müvekkiline ait ciro bulunması gerektiğini, bu bağlamda çekin hiçbir zaman hamiline yazılı hale gelmemiş, zilyetliğin devri ile veya beyaz ciro ile devri mümkün olmadığını, bu nedenle elinde bulunduran davalıların yetkili hamil sıfatı kazanamayacağını, davalı factoring şirketine çekin 6361 sayılı Kanun uyarınca aranan şartlar dahilinde geçip geçmediğinin araştırılması, kanun hilafına bir işlem yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, yapılan tüm açıklamalar karşısında davalı ... Faktoring AŞ'nin iyiniyetli hamil olduğu iddiasında bulunamayacağının şüphesiz olduğunu, üzerlerinde açıkça tahrifat yapılmış olan ve arkalarındaki ciro silsileleri en asf bakışla dahi şüpheli görünin çekleri, haklarında hiçbir soruşturma yapmadan ve keşidecileri aramadan almış olmasının, özellikle de bir finans kuruluşu olduğu dikkate alındığında basiretli tacir olma gereklerine ve hükümlerine aykırı düştüğünü, bu nedenle kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunun açık olduğunu belirterek, çalıntı, tahrifatlı ve sahte kaşe ve imzalar ile ciro edilmiş çeke dayalı olarak her iki müvekkili yönünden takip konusu çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, (dilekçenin ilk sayfasında çekin istirdadına karar verilmesi talebi de bulunmaktadır), İİK 72. maddesi mucibince takip öncesi açılan dava doğrultusunda çeki elinde bulunduran davalılar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmek sureti ile açılacak takiplerin durdurulmasına, İstanbul 18 ATM'de açılan çek zayi davasında o mahkemeye yatırılan teminatın bu dosya için de geçerli olduğu açık olduğundan teminatsız tedbir kararı verilmesine, olayda ağır kusurlu ve kötü niyetli hareket eden davalı ... Faktoring A.Ş. aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili tarafından yasal süreden sonra 17/09/2020 tarihinde cevap dilekçesi şeklinde Uyap'tan sunulan ve bu nedenle basit yargılama usulüne tabi davada ancak beyan dilekçesi olarak kabul edilebilecek olan dilekçesinde özetle; Davaya konu çekin 6361 sayılı Kanun ve TTK hükümlerine uygun şekilde temlik alındığını, Faktoring Sözleşmesi ve eklerinden anlaşılacağı üzere, müvekkili ile müşterisi arasındaki faktoring işleminin 6361 sayılı Kanunun 9/3 maddesine uygun şekilde yapıldığını, müvekkili temlik alınan alacağı tevsik eden belgeleri kontrol ettiğini, bu kapsamda kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiğini, müşteriye finansman sağlanarak gerçek bir ödeme yapıldığını, karşılığında davaya konu edilen çekin ciro yoluyla devir alındığını, dolayısıyla yapılan faktoring işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, TTK.md.790 gereğince çekin yasal hamili olduğunu, davacının iddiasının aksine çek üzerindeki ciro zincirinin kopuk olmadığını, çek üzerinde davacının cirosunun bulunduğu ve görünüş itibariyle ciro zincirinin tam olduğunu, cironun sahte olmasının ciro zincirinin kopuk olduğu sonucunu doğurmadığını, davacının dayandığı Yargıtay Kararının, davaya konu çek açısından uygulanma imkanının olmadığını, karara konu maddi vakıanın tamamen farklı olduğunu, Yargıtay Kararında ''ilk cironun bononun lehtarına ait olması gerektiği'' vurgulanarak lehtarın cirosunun (ciroya dair imza) hiç bulunmaması halinde cironun kopuk olacağının kabul edildiğini, davaya konu çeke bakıldığında lehtarın cirosunun bulunduğunun açık olduğunu, davacı hem TTK.md.788/1 hem de 788/2'ye dayanarak kendi içinde çelişmişse de çekin emre yazılı olduğunu, davacı cirosunun bulunduğu ve el değiştirdiğinin aşikar olduğunu, çekin TTK md 788/2'ye tabi olmadığını, devir için temlik yapılması gerekmediğini, alacağın temlikine ilişkin def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacıların müvekkilinin yaptığı faktoring işleminin tarafı (müşterisi) olmadığını, müvekkilinin çek üzerindeki davacı kaşe ve imzasının sahte olup olmadığını yahut çekin davacı elindeyken zayi olup olmadığını bilme imkanı olmadığını, müvekkilin çeki ciro yoluyla devralan iyi niyetli yasal hamil olduğunu, davacının dayandığı ödeme yasağı kararı ise 02.03.2020 tarihli olup müvekkilinin çek iktisabından sonra olduğunu, faktoring işleminin yapıldığı ve çekin iktisap edildiği tarih itibariyle iyi niyetli hareket edildiğini, davacı faktoring işleminin tarafı (müşterisi veya fatura borçlusu) olmadığından bedelsizlik def'ini müvekkiline karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, takibin durması halinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Davacı ...'nın menfi tespit davasının reddolması nedeniyle, davalı ... Faktoring vekilinin bu davacıdan İİK md 72/4'e göre icra tazminatı talebinin ise, bu davalı yasal cevap süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde icra tazminatı talep etmiş ve davacı vekili muvafakatı bulunmadığını beyan etmişse de İİK md 72/4 hükmünde (maddedeki diğer fıkraların aksine) tazminata hükmedilmesi için alacaklının talepte bulunması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamakla açıkça talep edilmediği beyan edilmedikçe, bu maddeye dayalı icra tazminatının talep olmasa bile değerlendirilmesi gerektiğinden savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı bir talep olarak değerlendirilemeyeceği ve davacının muvafakatına tabi olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda yapılan hukuki değerlendirme sonucunda, Mahkememizce davacılar lehine %15 teminat karşılığı verilen tedbir kararının İİK md 72/2'ye göre takibin durdurulması-takip başlatılmasının önlenmesine yönelik olduğu, ancak kararın infaz süresi içinde takibin başlatılmış durumda olduğu, davacılardan sadece...'ın tedbir kararının infazı için yasal sürede kesin teminat mektubu sunarak kararın infazını talep ettiği, dolayısıyla davacılardan ...lehine verilmiş tedbir kararının HMK md 393/1 uyarınca kendiliğinden hükümsüz hale geldiği, Mahkememizce bu aşamada takip başlatılmış olduğuna dair dosyada bir bilgi-beyan bulunmadığından tedbir kararının icra dairesine gönderilmemiş olduğu, buna rağmen takip dosyasına davacılar vekilince tedbir kararımız sunulduğunda icra müdürlüğünce davacıların birinin veya her ikisinin birden yasal sürede teminat yatırıp yatırmadığı, tedbir kararının yasal sürede infazının talep edilip edilmediği Mahkememize sorulmadan, takibin her iki borçlu davacı yönünden tamamen (İİK md 72/2 kapsamında) durdurulmuş olduğu, gerçek hukuki durum itibariyle sadece (yasal sürede teminatı yatıran) davacılardan... hakkındaki takibin durdurulması gerektiği, davacılar lehine İİK md 72/3'e göre verilmiş tedbir kararı ise bulunmadığı, kaldı ki mahkememizce verilen ve takip dosyasında her iki davacı lehine icra müdürlüğünce infaz edildiği anlaşılan İİK md 72/2 tedbir kararı sonrası davacılardan...'ın açtığı menfi tespit davasının ise yukarıda açıklandığı şekilde kabulüne karar verilmekle tedbir kararı davada haklı çıkan... yönünden de verilmiş tedbir kararı olduğundan, dosyada tek başına ...lehine verilmiş tedbir kararının infazı nedeniyle (üstelik icra müdürlüğünce ...yönünden kendiliğinden hükümsüz kalmış tedbir kararının infaz edildiği sabitken) takipte alacağına kavuşmasının engellendiğinden sözedilemeyeceğinden, davalı faktoring şirketinin menfi tespit davası reddedilen ...'dan icra tazminatı istemesinin, tedbir kararı takip dosyasında infaz edilmiş olsa bile İİK md 72/4 hükmüne göre yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu davalının ...'dan icra tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeleri ile, Davacı... Ltd.Şti.'nin davasının KISMEN KABULÜ ile, menfi tespit isteminin kabulüne, 30/05/2020 düzenleme tarihli, 70.686,00-TL bedelli çek nedeni ile... Ltd.Şti.'nin tüm davalılara (davalı ... Faktoring'e ... takip dosyasında borçlu olmadığı, diğer davalılara ise takip öncesi borçlu olmadığı) borçlu olmadığının tespitine, bu davacının takibin iptali ve davalı ... Faktoring'den istirdat isteminin reddine, Davacı... Ltd. Şti.'nin kabul olan menfi tespit davası nedeniyle davalı ... Faktoring'den kötü niyet tazminatı isteminin reddine,Davacı ... Ltd. Şti.'nin tüm davalılara yönelik menfi tespit ve davalı ... Faktoring'in başlattığı takibin iptali istemlerinin reddine,Davacı ... Ltd. Şti.'nin reddolan menfi tespit davası nedeniyle davalı ... Faktoring'in icra tazminatı isteminin reddine,, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemeye sundukları 24/02/2022 tarihli talep dilekçelerinde zikredilen müvekkili...'ın menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş olup diğer taleplerinin davalının kötü niyetli hareket ettikleri ve ağır kusurlu olduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm vazifeleri eksiksiz ve vakit geçirmeksizin yerine getirdiğini, dosyaya sunulan 15.09.2021 tarihli bilirkişi raporundan çek üzerindeki imzalar ile yazıların müvekkili şirket...'ın 4 yetkilisine de ait olmadığı ve dava konusu çekin ciro zincirinin bozuk olduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirket...'ın menfi tespit davasına ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkemece müvekkillerinden ...'nın menfi tespit talebinin davalıların kötü niyetli veya ağır kusurlu olduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm dosya kapsamı ve dosyadaki delillerden davalılardan ... Faktoring'in ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunun ispatlandığını, davalı ... Faktoring Şirketi'nin 6361 sayılı ..., Faktoring ve ... Şirketleri Kanun'da düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle ağır kusurlu olup çeki iyiniyetli iktisap etmesine yönelik beyanlarının gerçek dışı olduğunu, davalı ... Şirketinin ...'dan fatura alacağını temlik almak suretiyle dava konusu çeki ciro yoluyla iyiniyetli olarak iktisap ettiğini iddia ettiyse de dosyaya temlik işlemini usule uygun yaptığına ilişkin bir dayanak sunamadığını, 6361 sayılı Kanun'a göre faktoring şirketlerinin temlik aldığı alacağı faturaya ile tevsik etmesi gerektiğini, faturanın gerçek bir mal veya hizmet karşılığı düzenlenip düzenlenmediğini ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının bu hususu ispatlayamadığını, ... Şirketinin faktoring sözleşmesinin dayanağı faturanın gerçek bir mal ve hizmet karşılığı düzenlenip düzenlenmediğini araştırmadan çeki iktisap etmesinin ağır kusur olduğu hususunda tartışma bulunmadığını, buna rağmen mahkemenin davalıların kötüniyetli olduklarının ispatlanamadığı şeklindeki gerekçe ile taleplerini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ... ... Şirketi'nin basiretli tacir olma yükümlülüğüne ek olarak 6361sayılı ..., ... ve ... Şirketleri Kanun'da düzenlenen yükümlülükleri de olduğunu, dosyaya sunulan beyan dilekçesi ve eklerinden çeki ciro yoluyla teslim alınmadan önce davalı tarafından hiç istihbarat çalışması yapılmadığının anlaşıldığını, davalı faktoring şirketinin üpheli alacak niteliğindeki bir faturaya dayalı olarak faktoring işlemi yaparak yükümlülüğüne aykırı davrandığını, temliğe konu irsaliyeli faturada teslim imzasının olmamasının bile davalı tarafından hukuken sakıncalı görülmediğini, dava konusu çekin alelade vatandaş gibi direkt olarak ciro yoluyla teslim alındığını, borcun teyidi için keşideci müvekkili ve lehdar müvekkilinden herhangi birisiyle hiç irtibata geçilmemiş olmasının da yükümlülüğün açıkça ihlal edildiğini gösterdiğini, davalı müvekkili şirketten imza sirküleri bile istenmediğini, imza sirküleri istenseydi cironun müvekkiline ait olmadığının anlaşılabileceğini, bu faktoring şirketinin hiçbir istihbarat yapmadan çeki ciro yoluyla iktisap etmesinin davalının ağır kusurludan çok kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davalı ... Şirketlerinin ilgili yasa ve yönetmelikten doğan istihbarat çalışması yapma yükümlülüğü olduğu açık iken davalı şirket tarafından bu yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin hiçbir açıklama ve delil sunulmadıpğını, davalı tarafın süresi geçtikten sonra sunduğu cevap dilekçesinde 1994 yılından beri faktoring işi yaptığını ifade ettiğini, davalı tarafın yapılan faktoring işlemi ile iktisap ettiği çeke dayalı olarak müvekkillerinden çek bedelini tazmin hakkı bulunmamakta olup ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin yargılama konusu olması durumunda alıcısının sevk irsaliyesinde imzasının olmaması nedeniyle alacağını ispatlamasının çok zor olduğu, dolayısıyla şüpheli alacak niteliğindeki bir faturaya dayalı olarak faktoring işlemi yaparak a bendindeki yükümlülüğüne aykırı davrandığını, alacağın temlikine konu faturanın bu haliyle uygulamadaki adıyla naylon fatura olup olmadığı araştırılmadan çekin direkt iktisap eddildiğini, dava konusu çek ile ilgili borcun teyidi için keşideci ve lehdar müvekkillerinden herhangi birisiyle hiç irtibata geçilmemiş olmasının c bendinde düzenlenen yükümlülüğün açıkça ihlal edildiğini gösterdiğini, davalı tarafından müvekkiliyle iletişime geçilmemiş ve borcun teyit edilmesini sağlayacak hiçbir aksiyona girişilmediğini, tüm bu sebeplerden dolayı dosya kapsamından ve dosyadaki delillerden kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu sabit olan davalı ... Faktoring'e karşı müvekkili ...adına derdest ettikleri menfi tespit davasının da kabulü gerekmekteyken işbu istinaf dilekçesinde ifade ettikleri hususlar değerlendirilmeksizin davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu çekin üzerinde ödemeden men kararının mevcut olduğu davalı ... Şirketi tarafından bilinmesine rağmen davalı tarafça icra takibi başlatıldığını, kabul anlamına gelmemekle mahkemenin davalılar ... Faktoring ile ...'nın kötü niyetli olduklarının ispat edilemediği kanaatinde olması durumunda bile müvekkili ...adına davalılardan ... Şirketi bakımından menfi tespit taleplerinin kabulü gerektiğini, müvekkillerinden... bakımından davalılardan ... Faktoring'e karşı çek istirdadı taleplerinin kopuk ciro zinciriyle çeki iktisap eden davalı ... Faktoring'in kötü niyetli olduğunun dosyaya sunulan delillerden sabit olduğundan kabulü gerektiğini, davalı ... Faktoring'in çekte ödeme yasağı olmasına ve bu ödeme yasağını gerek sicil gazetesindeki ilandan gerekse çeki ibraz ettiği bankadan bilmesine rağmen daha sonraki bir tarihte icra takibi başlattığını, müvekkillerinin her ikisi adına davalı ... Faktoring A.Ş. aleyhine icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit ve çekin istirdadı davasıdır. Mahkemece davacılardan... Ltd. şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davacı ...Ltd. şirketi yönünden davanın reddine karar verildiği iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından dava dilekçesi ... Ltd. tarafından diğer davacı .... Şti. lehine keşide edilen çekin Kargo şirketinden çalındığını, davacılardan... şirketinin kaşe ve imzası taklit edilerek sahte imza ile cirolanmak sureti ile tedavüle konulduğunu belirtmek sureti ile müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili beyan dilekçesinde, davacılardan sadece...'ın davalılardan sadece ... AŞ'den çek istirdat talebi bulunduğunu açıklamıştır. ... sayılı dosyasında alacaklı ... A.Ş tarafından borçlular ...Ltd., ... Ltd., ...Ltd., ....Ltd., ... aleyhine ...bank ...şubesine ait ... nolu, 30/05/2020 keşide tarihli, 70.666,00 TL bedelli çeke istinaden 17/06/2020 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. 15/09/2021 tarihli Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen raporda özetle, dava konusu çekteki lehtar imzasının şirket yetkililerine ait olmadığı belirtilmiştir. ... sayılı ilamında davacılardan... Ltd yönünden imzaya itiraz davasının kabulüne takibin davacı yönünden durdurulmasına karar verilmiştir. İstanbul 18.ATM 2020/139 Esas sayılı dosyasında, davacılardan... şirketi tarafından 21/02/2020 tarihinde çek zayi nedeniyle iptali davası açıldığı, mahkemece 25/02/2020 tarihinde tensip ara kararıyla %15 teminat karşılığı ödemeden men kararı verildiği, teminatın 28/02/2020 tarihinde yatırıldığı, tedbir kararının muhatap bankaya 02/03/2020 tarihinde bildirildiği anlaşılmıştır. Dava konusu çekin keşidecisinin davacı...Ltd.Şti, görünürdeki ciro zincirine göre lehdar cirantasının davacı....Ltd.Şti, cirantanın davalı ....Ltd.Şti, davalı ....Ltd.Şti, hamilin ise davalı ... AŞ olduğu süresinde bankaya ibraz edildiği ödemeden men kararı nedeni ile ödeme yapılmadığının bildirildiği görülmüştür. 16/10/2019 tarihli Faktoring Sözleşmesinin ... Faktoring A.Ş ile ... .Ltd Şti arasında akdedildiği, ...'nin müşterisi ....Ltd Şti'ne düzenlediği 03/01/2020 tarihli ... no.lu mal satış faturasından doğan alacağının 21/02/2020 tarihinde temlik alınmış olduğu, bu temlik karşılığında müşterisine 66.000,00 TL devir-ödeme yapılmış olduğu, fatura alacağına istinaden müşterisinin dava konusu 30/05/2020 keşide tarihli müşteri çekini cirolayarak 21/02/2020 tarihinde faktoring şirketine tevdi/teslim etmiş olduğu; factoring işleminin 6361 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerine şeklen uygun şekilde yapılmış olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK md 792'de; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da, hamil hakkını 790.maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacılardan ...Ltd tarafından diğer davacı ... Ltd adına düzenlenen çekin kargo aşamasında iken kaybolduğu, çekteki lehtar imzasının ... Ltd şirket yetkililerine ait olmadığı davalı ... Factoring şirketinin çeki factoring ilişkisine istinaden 21/02/2020 tarihinde iktisap ettiği, İstanbul 18 ATM' nin 2020/139 Esas sayılı dosyasında zayi nedeni ile ticaret sicil gazetesinde ilanın iktisap tarihinden sonra yapıldığı factoring şirketinin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu ispat edilemediğinden ve factoring üçlü ilişkinin tarafı olmadığından mahkemece davacılardan ...şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına göre yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2022 tarih ve 2020/274 E., 2022/250 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın Davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025