T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1586
KARAR NO:2025/456
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:31/05/2022
NUMARASI:2021/501 E. - 2022/609 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın ... sayılı dosyasıyla Kambiyo Senetlerine Mahsus Genel Haciz Yolu ile icra takibi başlattığını, ancak, takip dosyasındaki tebligat usulsüz olup müvekkiline ulaşmadığını, tebligat tarihi itibariyle müvekkilinin mernis adresleri olmadığını, bu bakımdan tebligatların usulsüz olduğunu, takibe konu çekte müvekkiline atfedilen ciro imzası müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığını, kesinleşen icra takibi sonrasında müvekkilinin malvarlığına ve maaşına haciz tatbik edildiğini beyanla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafa ... Sayılı dosyasının takip çıkış miktarı olan 110.425,00 TL kadar borçlu olmadığının tespitini, 10.836,50 TL'nin istirdatı ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, ... sayılı takibin iptali ile davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Şirketi, Avrupa'nın en önemli klima üreticilerinden biri olan ve 70 yıldır klima pazarında faaliyet gösteren ... firmasının... marka ürünlerinin ithalatını ve yurtiçi pazarına yönelik ticaretini yürütmekte olan, iklimlendirme ve klima sektöründe saygın ve tanınan bir şirket olduğunu, davacı takip borçlusu ile müvekkili şirketin ticari ilişkisinin kurulduğu dönem itibarıyla davacı ana distribütörlüğünü yaptığı ... marka klima ürünlerinin ticaretini sürdürdüğünü, davacı takip borçlusu..., ... ünvanı ile ... Gemlik BURSA adresinde faaliyet gösteren bir tacir olduğunu, davacı takip borçlusu, ... Klimatizasyonu işini taşeron olarak yüklendiğini, davalı takip alacaklısı müvekkili şirketten ... marka klima üniteleri için teklif istediklerini, kendilerine teklif formu iletildiğini, davacı ... kullandığı ... ünvanı adı altında babası ... ile birlikte çalıştığını, dolayısıyla satış müzakerelerini davacı ... ve babası ... (o dönem kullandığı telefon numarası ...) birlikte yürüttüklerini, davacı takip borçlusu ile müvekkilinin teklif formu dahilinde anlaşmaya vardıklarını, irsaliyeler ve faturalar dahilinde ticarete konu emtialar teslim edildiğini, davacı takip borçlusunun iş yeri adresini terk etmiş olduğunun anlaşılması ve borç ödenmeyip parasının mal edinilmeye çalışıldığının tespit edilmiş olmasına göre tahsil edilemeyen paranın KDV'sinin ödenerek zararın ağırlaşmasının önüne geçilmek üzere takip borçlusuna kesilen 4 adet faturadan 2 tanesi borç tahsil edildikten sonra yeniden tanzim edilmek üzere geçici olarak iptal edildiğini, teslim edilen klima ünitelerine karşılık; ... Bankası ... Şubesi 13.05.2012 tarih ... çek no.lu 15.000,00.-TL bedelli, ... Bankası ... Şubesi 10.08.2012 tarih ... çek no.lu 100.000,00.-TL tutarlı bedelli, ... Şubesi 30.08.2012 tarih ... Çek no.lu 12.500,00.-TL bedelli çeklerin tahsilat makbuzu mukabilinde teslim alındığını, ...no.lu ve ... no.lu çekler ödendiğini, davacıya satılan klima üniteleri ...Vadisi çarşısına irsaliye ile teslim edildiğini, teknik montajını ... yaptığını, davacı takip borçlusuna satılan emtialara karşılık verilen 100.000,00.-TL tutarlı çekin karşılığının olmadığının anlaşılması ve çek bedelinin ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığını, tebligatların yasaya uygun olarak yapıldığını, takip borçlusu ...'in aldığı mallara karşı ödemediği 100.000,00.-TL nin ticaretin yapıldığı 2012 dönemindeki karşılığı 62.000,00.- ABD dolarına tekabül ettiğini, bu paranın ödenmemiş olması müvekkili şirket yöneticilerinde infiale neden olduğunu, klima ünitelerinin montajının yapıldığı... Vadisi'nin mal sahibi uluslararası bir Dubai şirketi olan ...'nin Türkiye'de kurulu şirketi ... AŞ'dir. Müvekkil şirket yetkilisi bu paranın ödenmesinin sağlanması için ... nezdinde elektronik posta ile girişimlerde bulunduğunu, bunun üzerine ... AŞ. Vekili Av. ... tarafından tanzim edilip Beyoğlu ... Noterliği eliyle tebliğ edilen 9 Ocak 2013 tarih ... Yev. no.lu ihtarname müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, söz konusu ihtarname içeriğine göre söz konusu taşınmazın ... Şti. Tarafından kiralandığı anlaşıldığını, bu duruma göre çarşıya yapılan klimatizasyon işinin .... Şti. Tarafından sıralı şekilde taşare edildiği anlaşıldığını beyanla davanın reddini, % 20 den aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı takip alacaklısına ödenmesini, imzaya haksız itiraz nedeniyle %10 imza inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile müvekkili hakkında ... Sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığı, bu nedenle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasına cebri icra ile tahsil edilerek alacaklıya ödenen tutarın istirdatı talep ve dava edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından, ... sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdatı istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Dava konusu icra takibine konu çekte ciranta olan davacının çekin arka yüzündeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesi üzerine mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda çekin arka yüzündeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından dava konusu edilmeyen ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... çek numaralı çek ile ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... çek numaralı çeklerin davacı tarafından müvekkiline cirolanarak herhangi bir itiraza uğramadan ödendiği iddia edilerek huzurda görülen davanın kötü niyetli olarak açıldığı iddia edilmiş ise de ...ve ... çek numaralı çeklerde davacının keşideci olmaması ve çek bedellerinin keşideci tarafından ödenmiş olması karşısında bu çekler üzerindeki davacı kaşesi altındaki imzalar ile dava konusu çekteki davacı kaşesi altındaki imzanın aynı kişinin eli ürünü olup olmadığının davanın esasına bir etkisinin olmayacağı kanaati ile bu yönde mahkememizce araştırma yapılmamıştır.Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." şeklindeki gerekçeleri ile,
ASIL DAVA BAKIMINDAN:1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davacı ...'in ... sayılı takip dosyasında ve takibe dayanak yapılan ... Bankası ... Şubesi, ... çek numaralı, keşidecisinin ... Tic. olduğı; 10/08/2012 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davalı ... Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2- ... sayılı takip dosyasının davacı bakımından İPTALİNE,3-Şartları oluşmayan davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4- Şartları oluşmayan davalının icra inkar tazminatı ve imza inkar tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN:1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile icra dosyasına ödenen 1.174,50 TL'nin ödeme tarihi olan 29/07/2020 tarihinden, 1.174,50 TL'nin ödeme tarihi olan 31/08/2020 tarihinden, 1.174,50 TL'nin ödeme tarihi olan 30/09/2020 tarihinden, 1.174,50 TL'nin ödeme tarihi olan 30/10/2020 tarihinden, 1.174,50 TL'nin ödeme tarihi olan 30/11/2020 tarihinden, 1.174,50 TL'nin ödeme tarihi olan 31/12/2020 tarihinden, 1.174,50 TL'nin ödeme tarihi olan 29/01/2021 tarihinden, 1.174,50 TL'nin ödeme tarihi olan 01/03/2021 tarihinden, 1.440,50 TL'nin ödeme tarihi olan 31/03/2021 tarihinden, 1.440,50 TL'nin ödeme tarihi olan 29/04/2021 tarihinden, 1.440,50 TL'nin ödeme tarihi olan 31/05/2021 tarihinden, 1.440,50 TL'nin ödeme tarihi olan 30/06/2021 tarihinden, 1.440,50 TL'nin ödeme tarihi olan 30/07/2021 tarihinden, 1.440,50 TL'nin ödeme tarihi olan 31/08/2021 tarihinden, 1.440,50 TL'nin ödeme tarihi olan 30/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin yürüttüğü tahkikatın kanuna ve ...'nin 2017/1656 Esas 2019/548 Karar sayılı 09/05/2019 tarih künyeli kararına aykırı olduğunu, huzurdaki dosyada söz konusu ilk adım tahkikat aşamasına göre takip borçlusu davacının cirosunun olduğu ... Bankası ... Bankası ... Şubesi 13.05.2012 tarih ... çek no.lu 15.000,00.-TL tutarlı çek ile ... Şubesi 30.08.2012 tarih ... Çek no.lu 12.500,00.-TL tutarlı çekin adı geçen bankalardan celbi ile imza itirazına konu çekin arkasındaki imzaların kıyaslanması; taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu çerçevede irdelenmesi, davacı takip borçlusunun ve babasının duruşmaya isticvabı ile duruşma için belirtilen günde hazır olmadıkları takdirde inkar etmiş oldukları belgedeki imzayı ikrar edilecekleri hususunun ihtarı, isticvap sonrası kanaat edinilememesi halinde huzurda bu kişilere yazı yazdırılıp imza attırmak suretiyle başka bir incelemeye gerek duymadan karar verilebilecek durumda ise senet hakkında karar verilmesi, bu şekli incelemeye göre kanaat oluşmaması halinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, yerel mahkemenin tahkikatının eksik incelemeye dayandığını, davacı takip borçlusunun aynı ticari ilişki bağlamında müvekkili şirkete verdiği 2 adet çek daha olduğunu, bu iki adet çek üzerinde de inkar edilen imzanın aynısı olduğunu, davaya cevap dilekçelerinin 7.sayfası birinci paragrafında imza incelemesi yapılmasına karar verilmesi halinde bu iki adet çekin de arkasındaki imzaların incelemeye dahil edilmesini talep ettiklerini, ancak yerel mahkemenin bilirkişi incelemesine yönelik ara kararında aynı imzayı havi ve parası ödenmiş olan bu 2 adet çeki bilirkişi incelemesi kapsamına dahil etmediğini, bu hususun bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde vurgulanıp ileri sürülmesine rağmen bu 2 adet çekin bilirkişi grafoloji incelemesine dahil edilmediğini, yerel mahkeme kararının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı borçlu/davacı tarafından aynı ticari alım-satım çerçevesinde verilen üzerindeki imzaların dava konusu çek ile aynı 2 adet bedeli tahsil edilmiş çek geçerli iken dava konusu çekin geçersiz sayılmış olduğunu, söz konusu çekler mukabilinde davacı takip borçlusunun aldığı klima ünitelerinin 2012 yılından beri ve halen İstanbul'da ...'da kullanıldığını, kullanılan bu ürünlerin irsaliyede teslim edilen ürünler olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dosyadan dava tarihinde haberdar olduğunu, tebligatın yapıldığı adresin tebligat tarihi itibariyle müvekkilinin mernis adresi olmadığını, tebligatların usulsüz olduğunu, bu iki farklı adresin mernis adresi olduğu varsayımında ise tebligatın usulsüz olduğunu, tebligatın geçerli olması için önce mernis adresine normal tebligat gönderilmesi, iadesinden sonra aynı adrese T.K.M.21/2 uyarınca ikinci tebligatın çıkarılması gerektiğini, dosyada ise ilk tebligatın iadesi üzerine farklı bir adrese tebligat gönderildiğini, takibe konu çekin müvekkiline atfedilen ciro imzasının müvekkiline ait olmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, davalı tarafın usulüne uygun bir şekilde imza incelemesi yapılmadığını iddia etse de 16/11/2021 tarihli duruşma zaptından da görüleceği üzere ilk derece mahkemesinin imza incelemesini usule ve kanuna uygun bir şekilde gerçekleştirdiğini, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit, Birleşen davanın konusu ise istirdat davasıdır.Mahkemece 17/09/2021 tarihli tensip ara kararı ile, Davacının cebri icra ile maaşından kesilen toplam 10.836,50 TL'lik istirdat talebi yönünden davanın tefrik edilerek mahkemenin yeni esasına kaydının yapılmasına, karar verilmiştir.Mahkeme daha sonra tefrik ettiği istirdat davası yönünden 2021/539 Esas 2021/551 Karar sayılı kararı ile istirdat davasının birleştirilmesine karar verilmiştir. ... sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine çeke istinaden 100.000,00 TL asıl alacak + 125,00 TL yıllık faiz + 10.000,00 çek tazminatı + 300,00 TL çek komisyonundan ibaret toplam 110.425,00 TLnin tahsili amacı ile 13/08/2012 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Davacı icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.25/04/2022 tarihli bilirkişi Adli Tıp Uzmanı & Adli Bilimler Uzmanı Belge İnceleme Uzmanı ... tarafından düzenlenen raporda özetle;" inceleme konusu çeklerdeki imzalar ile ...'in karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile, inceleme konusu çeklerdeki ... DEKORASYON ... kaşesi üzerindeki imzaların, karşılaştırma belgelerindeki İmzalarına kıyasla, ...'in eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı " belirtilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü yapılan bilirkişi incelemesinde imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiği, imzaya itirazın mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceği, davalı tarafından davacıya ait diğer çeklerin aynı imza ile ödendiği ileri sürülmüş ise de her bir çekin ayrı değerlendirilmesi gerektiği ve dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2022 tarih ve 2021/501 E., 2022/609 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.543,13 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.885,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.657,34 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025