T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1513
KARAR NO: 2025/441
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 01/03/2022
NUMARASI: 2021/174 E. - 2022/49 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin elektrikli motosiklet ticareti yaptığını, uzun zamandır yaptığı yatırımlarla ve faaliyet gösterdiği sektörde haklı bir üne kavuştuğunu, müvekkilinin ürünlerini "..." ibareli marka ile şirket adresindeki showroomunda ve ülke çapındaki yaygın bayileri aracılığı ile ve internet sitesi üzerinden satışa sunduğunu, davalının ise hiçbir emek ve masraf harcamaksızın müvekkilinin tescilli "..." ibareli markasını kendisi tarafından satılan elektrikli motosikletlerin satışında ve tanıtımında kendi markası gibi kullanarak müvekkilinin markasına ortak olmaya ve bu şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu hususun tespiti için Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, davalının aynı zamanda ....com web sitesinde ve diğer platformlarda da müvekkili şirketin yoğun uğraşlar neticesinde yarattığı ve büyük yatırımlar yaptığı "..." ibareli markasını kullanarak müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli "..." ibareli markasına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, davalının www.....com adresi başta olmak üzere her türlü internet, ilan, tabela, reklam, ambalaj, fatura, katalog, kartvizit sair şirketi tanınan her türlü evrak ve ürün üzerindeki "..." markasını kullanmasının men'ini, bu ibarelerin kaldırılmasını ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkili şirketin 12/10/2021 tarihinde Çin'den ithal etmiş olduğu 85 adet ürünü..., ..., ..., ... ve ... olarak kendi markalarında 06/02/2021 tarihinde satışa sunduğunu, müvekkili şirketin personeli olan ... isimli personel tarafından sehven yapılan bir hata ile sadece 3 adet üründe www.....com sitesinde "..." ibareli marka seçilerek ilan verildiğini, müvekkilinin kendisine ait resmi site incelendiğinde, "..." markasının hiçbir şekilde kullanılmadığının açıkça ortaya çıkacağını, Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldıktan sonra müvekkilinin "..." ibareli markayı kaldırdığını, müvekkilinin bu süreçte www...com sitesinde hiçbir satış veya pazarlama yapmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının davasının KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli ... tescil nolu "..." ibareli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, davalının www.....com ve herhangi bir internet sitesinde, ilanlarında, tabelalarında, reklamlarında her türlü tanıtıcı evraklarında ve ürünleri üzerinde "..." markasını kullanmasının men'ine, mevcut ibarelerin kaldırılmasına, Karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı yüksek bir gazete ile ilanına," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket'in Çin'den ithal ettiği ürünleri kendi markası olan KRM adı altında sattığını, ürünlerinde davacı markasının ibaresini kullanmadığını, sehven yapılan üç ilan dışında hiçbir yerde "..." markasını kullanmadığını, resmi web sitesi incelendiğinde bu markanın kullanılmadığının görüldüğünü, tespit kararı sonrası ilgili ibarenin kaldırıldığını, müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde "..." markası ile hiçbir satış yapılmadığının anlaşılacağını, bilirkişi incelemesi sonucunda davacı ile müvekkili şirketin ürünlerinin farklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin davacı markasını kullanarak herhangi bir reklam, pazarlama veya satış yapmadığını, davacının iddialarını ispat edemediği ve kötü niyetli hareket ettiğini, bu sebeple mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ve istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiği belirtilerek davanın reddini talep edilmiştir.
GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, giderilmesi istemine ilişkindir. ...tescil nolu "..." ibareli markanın 07.05.2010 tarihinden beri 12 ve 35. Sınıflarda davacı adına tescilli olduğu görülmektedir. Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/62 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporunda; " karşı taraf ... Bilişim AŞ firması tarafından www...com internet sitesinde talep eden marka sahibinin izni olmaksızın markaların tescilli olduğu emtia grubu [Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil)] içinde yer alan ürünlerde, talep edenin ... tescil nolu markasının “...” ibaresi aynen kullanılarak “vasıta/elektrikli aracalar/ elektrikli motosikletler kısmında “...” markası seçilerek ilan verildiği, “...” markası adı altında elektrikli motosikletlerin satışasunulduğu, talep edenin orijinal ürünleri ile kıyaslandığında karşı tarafça satışa sunulan bu ürünlerin ürün adlandırması, şekilsel farklılıklar, fiyatlandırma yönünden “...” markalı orijinal ürünler olmadığı " belirtilmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin 12/10/2021 tarihinde Çin'den ithal etmiş olduğu 85 adet üründen sehven 3 adet üründe www.....com sitesinde "..." ibareli marka seçilerek ilan verildiğini, delil tespiti yapıldıktan sonra müvekkilinin "..." ibareli markayı kaldırdığını beyan etmiştir. SMK m.7 maddesinde marka sahibinin izinsiz olarak yapılması hâlinde, önlenmesini talep edebileceği fiiller belirtilmiş, aynı kanunun 29. Maddede ise, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller gösterilmiş, buna göre , marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak gösterilmiştir. Markaya tecavüz fiili objektif bir ihlal durumu olduğundan tecavüz tespiti için fiilin gerçekleşmiş olması yeterlidir ve kusurun varlığı aranmaz. Dosya kapsamına göre, davalının ithal ettiği 12. Sınıf kapsamındaki motorlu kara taşıtı ürünlerini www.....com internet sitesinde davacıya ait “...” ibaresi aynen kullanılarak satışa arz edildiği, ilanın “vasıta/elektrikli aracalar/ elektrikli motosikletler kategorisinde “...” markası seçilerek verildiği, bu durumun davalının da kabulünde olduğu ancak belirtilen kullanımın sehven yapıldığının savunulduğu, davalının her hangi bir akdi yada hukuki dayanağı olmaksızın marka ... izin almaksızın satışa sunduğu ürünlerin davacı markasını taşıyan ürünler olduğu bu marka ile yasal bağlantısı bulunduğu izlenimini verecek şekilde satış ilanlarında markasal olarak kullandığı kullanımın davacı markasının tescil kapsamındaki ürünler üzerinde gerçekleştiği sabittir. Davalının tespit edilen markasal kullanımlarının tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği, davacı markasından haksız yararlanma sonucunu doğuracağı , aynı zamanda ticari hayatın dürüstlük kurallarına göre işlemesine aykırı olduğu bu nedenlerle marka hakkına tecavüz ve halsız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davalı kusurunun bulunmadığını savunma gerekçesi yapmış ise de, marka sahibinin markaya tecavüz teşkil eden fiillerin varlığı halinde bu tecavüzün tespiti durdurulması sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerini ileri sürülebilmesi için davalının kusurlu olması ve zararın varlığı şart olmadığından bu savunmaya itibar edilemeyeceği , davalı ihlal teşkil eden ilanları kaldırdığını ileri sürmüş olup, ihlale son verildiğini ispat yükü bunu ileri süren davalı üzerindedir. Davalının bu iddiasını ispata yarar delil sunmadığı, davalı tanığı ... ilanı uyarı üzerine kaldırdıklarını beyan etmiş ise de, tanık beyanı başkaca somut delillerle desteklenmediğinden tanık beyanının tek başına ispata yeterli olmadığı, davalının söz konusu ihlal teşkil eden kullanımlara bilahare son vermesi durumunda bile e tecavüzün tespiti ve yasaklanması taleplerinin konusuz kalmayacağı ,davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, mahkemece yasal ve yeterli gerekçeye dayalı davanın kabulü kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/03/2022 tarih ve 2021/174 E. 2022/49 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025