T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1461
KARAR NO: 2025/437
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/05/2022
NUMARASI: 2020/499 E. - 2022/355 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Takibe konu çeklerin müvekkili firmaya ait bir çek olup müvekkili firmanın böyle bir çek düzenleyip vermediğini, çeklerin üzerindeki imzaların müvekkili firma yetkisine ait imzalar olmadığını, çeklerin ön yüzünde bulunan ve aval vermek suretiyle araya giren ...'in müvekkili firma ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, müvekkili firma yetkilileri ile bir ilgisi de olmadığını, çeklerin arkasındaki ilk cironun da firmanın yetkilisi ... olduğu göründüğünü, ancak ...'nin de takibe konu çekleri ciro etmediğini, çekler üzerindeki imzalar incelendiğinde ön yüzdeki şirket imzası ile arka yüzdeki ciro imzaları birbirinden farklı olduğunu, müvekkili şirketin çeklerin arkasındaki diğer cirolar ile bir ilgisi olmadığını, müvekkili şirketin bu kişilere herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığını, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin iptali ile davanın kabulüne, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; Davacı şirketin müvekkile olan borcuna karşılık olmak üzere; "... Bankası A.Ş. İstanbul - Bayrampaşa Şubesinin ... çek seri numaralı, 03.10.2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 34.000,00 TL bedelli çek" ve "... Bankası A.Ş. İstanbul - Bayrampaşa Şubesinin ... çek seri numaralı, 12.10.2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 35.000,00 TL bedelli çek" keşide edilip lehtara teslim edildiğini, davacı şirket tarafından keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması üzerine ise İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasında borçlu olan davacı... Tic. Ltd. Şti. söz konusu çeklerin düzenleyicisi olduğunu, dosyada birden fazla borçlu ve borcun tahsili durumunda alacaklı durumuna geçecek cirantalar bulunduğunu, bunlardan bir tanesinin de davacı şirketin yetkilisi ... olduğunu, her iki çekte de lehdar ve ilk ciranta ... olduğunu, izleyen cirantalar ise sırasıyla ... , ... San. Tic. Ltd. Şti., ... San. A.Ş. ve son olarak müvekkili ... olduğunu, söz konusu menfi tespit davasında yalnızca müvekkiline husumet yöneltilmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, , çünkü her bir cirantanın; kendisinden önceki cirantadan alacak tahsil edildiği oranda sorumlu olduğunu, her bir cirantaya ve avalistlere karşı tüm borçtan yine çek keşidecisi olarak davacı şirketin sorumlu bulunduğunu beyanla haksız davasının reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile ... Bankası A.Ş Bayrampaşa İstanbul şubesine ait ... çek numaralı, 03/10/2018 keşide tarihli, İstanbul keşide yerli, 34.000,00 TL bedelli, keşidecisinin r ...Tic.Ltd.Şti olduğu çek ile ... Bankası A.Ş Bayrampaşa İstanbul şubesine ait ... çek numaralı,12/10/2018 keşide tarihli, İstanbul keşide yerli, 35.000,00 TL bedelli, keşidecisinin ... San.Tic.ve Dış Tic.Ltd.Şti olduğu çeklere dayalı olarak davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinden dolayı davacının davalıya İİK 72. Maddesi uyarınca 72.200,00-TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından, şirketin yetkilisi ...'nin lehtar olduğu bir çek düzenlendiğini, söz konusu çekin şirket yetkilisi ve lehtar olan aynı kişi tarafından ciro edilerek piyasaya sürüldüğünü, borç tahsil aşamasına gelindiğinde ise keşideci imzasının inkâr edilerek borçtan kurtulmaya çalışıldığını, davacı şirketin müvekkiline olan borcuna karşılık çekin keşide edildiğini ve lehtara teslim edildiğini, icra dosyasında borçlu olan davacı şirketin çeklerin düzenleyicisi olduğunu, dosyada birden fazla borçlu ve borcun tahsili durumunda alacaklı konumuna geçecek cirantalar bulunduğunu, davacı şirket yetkilisinin ... İnce olduğunu ve müvekkilinin davada iyi niyetli hamil konumunda olduğunu, davanın müvekkiline yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ilgili dosyada cirodaki imzanın kendisine ait olduğu yönünde ikrar mevcutken, iş bu davada davacının kötü niyetli olarak imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bilirkişi raporunda imza örnekleri üzerinde eksik inceleme yapıldığını, yalnızca çekteki şirket yetkilisine ait keşideci imzasının incelendiğini, ancak ilk ciranta olan şirket yetkilisi ...’ye ait ciro imzasının incelenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile tanzim edilen ve şirket yetkilisi ...’ye ait ciranta imzasının temlik ile yer aldığı ciro silsilesini göz ardı eden bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, cirodaki imzanın lehtar şirket yetkilisine ait olduğu İstanbul 6. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2018/563 Esas sayılı dosyasında görülen yargılamada da kabul edildiğini, söz konusu çekler ve ciro silsilesi incelendiğinde her iki çekte de lehtar ve ilk cirantanın ... olduğunu, izleyen cirantaların ise sırasıyla ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... San. A.Ş. ve son olarak müvekkili ... olduğunu, her bir cirantanın kendisinden önceki cirantadan alacak tahsil edildiği oranda sorumlu olduğunu, her bir cirantaya ve avalistlere karşı tüm borçtan yine çek keşidecisi olarak davacı şirketin sorumlu olduğunu, davanın yalnızca son yetkili hamil olan müvekkile yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın çeki piyasaya sürdükten sonra haksız ve kötü niyetli olarak borçtan kurtulmaya çalıştığını, beyanla, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın dava şartı yokluğundan aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, uyuşmazlık konusu çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını aval veren ...'in müvekkili firma ile bağlantısı bulunmadığını,ilk cironun da firmanın yetkilisi ...'ye ait olmadığını beyanla İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır. “imzanın sahte olması” iddiası her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Ticaret sicil kayıtlarına göre keşide tarihinde ve halen davacı keşideci şirket yetkilisinin ... olduğu tespit edilmektedir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında, davalı tarafından davacı ve diğer imza sahipleri aleyhine ,... Bankası Bayrampaşa şubesine ait 03/10/2018 tarihli ... numaralı 34.000,00 TL bedelli çek ile 12/10/2018 tarihli ... seri numaralı 35.000,00-TL çeke dayalı olarak 65.800,00-TL bakiye çek alacağı, 296,40-TL işlemiş faiz, 6.900,00-TL karşılıksız çek tazminat alacağı, 197,40-TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 73.193,80-TL alacağın tahsili amacıyla 16/10/2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı çeklerin keşidecisinin davacı ... Tic. Ltd. Şti, lehdarının ... olduğu, sırasıyla lehtar, ... , ... Üretim San. Tic. Ltd. Şti., ... San. A.Ş. Ve davalı ... tarafından ciro edildiği, ibrazında karşılıksız kaldığı anlaşılmıştır. Grafolog bilirkişi raporunda; "İnceleme konusu ... Bankası A.Ş. İstanbul - Bayrampaşa Şubesinin ... çek seri numaralı, 03.10.2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 34.000,00 TL bedelli çek" ve "... Bankası A.Ş. İstanbul - Bayrampaşa Şubesinin ... çek seri numaralı, 12.10.2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 35.000,00 TL bedelli çeklerde bilirkişi tarafından imzalar üzerinde grafolojik, grafometrik ve kaligrafik yöntemlerle yapılan inceleme sonucunda çek ön yüzünde keşideci imzaları ile ilgili şirket yetkilisi ...'ye ait mevcut mukayese imzalar arasında işleklik derecesi, alışkanlıkları, tersim biçimi, ebat, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu keşideci imzalarının mevcut mukayese 21/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda ; " 1.ciro imzaları da incelenmeye alınmış olup çeklerde, ... adına atılmış 1.ciro imzaları ile ...'ye ait mevcut mukayese imzalar arasında ; tersim biçimi, işleklik derccesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu 1.ciro imzalarının da mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nin eli ürünü olmadığı" belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle, konusu menfi tespit olan eldeki dosyada arabuluculuk başvurusu dava şartı olarak düzenlenmediğinden bu konudaki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamına göre; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çeklere dayalı takip yapıldığı, ancak çeklerin keşidecisi olan davacı şirket yetkilisi adına atılmış olan imzanın davacı şirketin tek yetkilisinin eli ürün olmadığının tespit edildiği bu durumda çekin keşideci tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte çek olduğu, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları ve davalının temel ilişkide alacaklı olup olmadığı gibi savunma sebeplerinin hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı,davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2022 tarih ve 2020/499 E. 2022/355 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.931,98-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.233,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.698,98-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025