T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1436
KARAR NO: 2025/358
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/10/2021
NUMARASI: 2018/563 E. - 2021/320 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkiline ait olduğunu iddia ettiği "..." eserinin kullanımına ilişkin 10.03.2018 tarihinde dava dışı ... Yapım şirketine sınırlı haklar devreden bir muvafakatname düzenlendiğini, bu kapsamda eser üzerindeki kullanım haklarının yalnızca belirli mecralar ve sürelerle sınırlandırıldığını, davalının bu sınırlı hakları aşarak eseri toplam 17 kez haksız şekilde kullandığının tespit edildiğini, bu nedenle Beşiktaş ... Noterliği’nin 31.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle 11 haksız kullanım bedelinin talep edildiğini , davalının , bu ihtarnamenin muhatabının kendisi olmadığını ve dava dışı ... Reklam ile 05.01.2018 tarihli Reklam Yapım Sözleşmesi kapsamında hakları devraldığını savunarak ihtara itiraz ettiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhine haksız şekilde gerçekleştirilen 12 kullanım için 17.700 TL’lik icra takibi başlatıldığını, ancak davalının 14.11.2018 tarihli itirazı üzerine takibin durduğunu , müvekkiline ait eserin davalı tarafından haksız şekilde kullanılması nedeniyle (FSEK) m. 68 uyarınca mali haklarının ihlal edildiğini, bu kapsamda çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarının ihlal edildiğini beyanla belirsiz alacak davası yoluyla telif tazminatının ihlal tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının talep ettiği bedelin belirlenebilir olduğunu, bu nedenle eksik harcın tamamlatılması aksi halde davanın usulen reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiasının kabul edilmemekle birlikte, müvekkil şirketin davacıya karşı husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili ile ... Reklam arasında 05.01.2018 tarihli Reklam Filmi Yapım Sözleşmesi'nin bulunduğunu ve sözleşmenin 4.3. maddesi uyarınca üretilen cıngıl ve sinyalin kullanım hakkının müvekkiline devredildiğini, sözleşme gereği cıngıl çalışmalarının sınırsız kullanım hakkının sağlandığını, sinyalin ayrıca ücretlendirilmediğini ve müvekkili şirketin 2 yıl süreyle sınırsız kullanım hakkına sahip olduğunu, ayrıca ... Film tarafından düzenlenen 14.03.2018 ve 24.04.2018 tarihli muvafakatnamelerle bu hakların müvekkiline devredildiğinin garanti edildiğini, bu nedenlerle müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacının hak sahipliğinin ispata muhtaç olduğunu, faiz başlangıcı ve faiz türüne ilişkin talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin sözleşme kapsamında taahhütleri yerine getirdiğini ve talep edilen bedellerin ... Reklam’ın yükümlülüğünde olduğunu ifade ederek, davanın reddine ve davanın ... Reklam’a ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece;"Davanın KABULÜ İLE, davacının eser sahibi olduğu, davaya konu seslendirmeden kaynaklanan mali haklara tecavüz nedeniyle tespit edilen 16.000,00 TL + KDV tutarındaki rayiç bedelin Fsek m.68 gereği üç katı oranındaki 50.880,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eserin kullanım haklarını 05.01.2018 tarihli Reklam Filmi Yapım Sözleşmesi kapsamında hukuka uygun şekilde devraldığını, sözleşme kapsamında 3 reklam filmi için özgün cıngıl, sinyal ve 3 adet stock müziğin temin edildiğini, cıngıl çalışmalarının sınırsız kullanım hakkının müvekkiline verildiğini ve sinyalin ayrıca ücretlendirilmediğini, ayrıca müvekkili şirketin sinyalin 2 yıl süreyle ve mecra bağımsız kullanımı için ek bedel ödediğini, bu kapsamda, 14.03.2018 ve 24.04.2018 tarihli muvafakatnameler ile müvekkiline Türkiye sınırları içinde 2 yıl süreyle sınırsız kullanım hakkının devredildiğinin garanti edildiğini, dolayısıyla müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenlerle, kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı cevap dilekçesinde özetle; davaya konu eserin davalı tarafından haksız şekilde gerçekleşen kullanımların bedelinin FSEK m.68 uyarınca telif tazminatının ihlal tarihinden itibaren hesaplanacak ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili talepli belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olduğunu, kararda da bu nedenle herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını, dava konusu Eser'in haksız kullanımının davalı tarafından gerçekleştirildiğini, husumetin davalıya yöneltildiğini, davalının husumet itirazlarının da kabulünün mümkün olmadığını, beyanla davalının haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava 5846 sayılı FSEK 68.maddesine dayalı eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, "..." isimli eserin haklarının müvekkiline ait olduğunu, 10.03.2018 tarihinde dava dışı ... Yapım (yapımcı) şirketini eser (ürün) üzerinde 1 yıl süre ile; 3 uzun 3 kısa versiyon filmde ve İfbir) radyo spotunda kullanılmak üzere sınırlı hak sahibi yapacak ve bu sınırlar içerisinde haklarını devretme yetkisine haiz kılacak bir muvafakatname düzenlendiğini, davalı tarafından muvafakatname ile sınırlı olarak devredilmiş haklarını aşacak şekilde toplamda 17 kez haksız şekilde kullanılması sebebiyle, müvekkilinin komşu hakları yanı sıra mali haklarından çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarının ihlal edildiğini belirterek, belirsiz alacak davası yoluyla FSEK m.68 hükmü uyarınca, ıslahla birlikte 48.000,00 TL telif tazminatının + 2.280 toplam KDV Tutarı olmak üzere 50.880-TL ihlal tarihinden itibaren hesaplanacak ticari Reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 10/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu reklamların "..." adlı reklam kampanyasına ait olduğu, reklam kampanyasının 3 adet uzun-3 adet kısa film ve 1 adet radyo spotunu kapsadığı, reklam yapımlarında seslendirme sanatçısının sesinin izinsiz kullanıldığı, seslendirme sanatçısının “...' şeklindeki cümleyi seslendirdiği, FSEK'de bağlantılı hak sahipler arasında icracı sanatçıların da yer aldığı, her icranın korunmadığı, ancak bir eserin özgün icrasının korunduğu, bu durumda, somut olayda seslendirmenin içinde bulunduğu reklam yapımlarında yer alan seslendirmeye konu ibarenin/ cümlenin FSEK md.4/B anlamında hususiyet taşıyan bir çalışma olmadığı ve bu bağlamda eser olarak korunmayan bir cümlenin seslendirilmesinin de bir eserin icrası olarak değerlendirilemeyeceği, FSEK md.80 1A anlamında korunamayacağı, dava dışı ... bakımından, genel hükümler aracılığıyla bir korumanın olabileceği ve bu bağlamda da kişilik hakkı korumasının üzerindeki hakkın. gündeme gelebileceği; dava dışı ...'in yaptığı seslendirmenin kullanımı ve ekonomik açıdan değerlendirilmesi konusunda, davacıya izin/hak verdiği görüldüğü, davacının FSEK md.80 1B anlamında fonogram yapımcısı olarak korunmasının söz konusu olabileceği, bir icranın ilk tespitini gerçekleştiren kişinin fonogram yapımcısı olarak korunabildiği gibi, icra niteliği taşımayan kanundaki ifadeyle “sair sesleri'in ilk tespitini gerçekleştiren kişinin de fonogram yapımcısı olarak korunabileceği, FSEK md.80 1B'nin koruma kapsamında icra niteliği taşımayan seslerin olmadığı kabul edilecek olduğunda bu durumda davacının FSEK md.84 kapsamında korunabileceğinin düşünülebileceği, davacı tarafın muvafakatine göre, dış sesin, yalnızca reklam kampanyasını içeren 3 adet uzun-3 adet kısa filmde bir radyo spotunda 1 yıl süre ile kullanılabileceği, davalı tarafından söz konusu reklam kampanyası için farklı versiyonlar üretildiği ve bu versiyonlarda da Davacı tarafın hak sahibi olduğu (dublaj) seslendirme icrasının kullanıldığı, davacının hak sahibi olduğu dublaj metninin, 27 Haziran 2018'den başlamak üzere 7 Aralık 2018 tarihine kadar 16 farklı reklam filminde kullanıldığı izinsiz 16 adet kullanım için; sektörel açıdan yapılan değerlendirmeye göre, davacının her biri başına 1.000 TL KDV kaşe ücreti olmak üzere toplamda 16.000 TL KDV maddi bedel talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre, dava dışı ...'in "..." adlı reklam kampanyasına ait reklam metinlerinin seslendirmesini yaptığı, bu seslendirmede "..."cümlesini seslendirdiği ve davacıya muvafakat verdiği, davacının muvafakat doğrultusunda, söz konusu reklam filminin yapımı için, seslendirme icrası üzerindeki haklarını 10.03.2018 tarihli muvafakatname ile dava dışı ... Filme 'sınırlı' olarak devrettiği, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere söz konusu seslendirmenin FSEK md.1/B anlamında hususiyet taşıyan eser vasfına haiz olmadığı bu nedenle seslendirilmesinin de bir eserin icrası olarak değerlendirilemeyeceği ve FSEK md.80 1/A kapsamında korunmayacağı, ancak davacının seslendirmenin ilk tespitini yapan fonogram yapımcısı sıfatına haiz olduğu, tespiti yapılan ses kaydının eser olmaması nedeniyle davacının haklarının FSEK madde 80 1/B kapsamında "sair sesler yönünden de ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları" hakları düzenlendiğinden bu madde uyarınca korunması gerektiği, davacının 10.03.2018 tarihli muvafakatname ile ... Film'e 3 adet uzun ve 3 adet kısa versiyon film ve de bir adet radyo spotunda 'dava konusu sesin' kullanılması konusunda muvafakat verdiği, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere , seslendirmenin verilen muvafakat dışında 27 Haziran 2018 ile 7 Aralık 2018 tarihleri arasında 16 farklı reklam filminde daha kullanıldığı bu durumda davacının temsil ve mali haklarının ihlal edildiği , söz konusu ihlallerin davalı tarafından gerçekleştirilmiş olması nedeniyle husumet itirazının yerinde olmadığı, davalının ihbar olunanla sözleşme yapmış olmasının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı(FSEK m.54) ve hak sahibine karşı ileri sürülemeyeceği, davacının fonogram sahibi olarak FSEK 68.maddesinde, sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin üç katını maddi tazminat olarak isteyebileceği, bu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatının aranmayacağı, davalının FSEK m.68/I maddesine göre tazminattan sorumlu olduğu, maddi tazminatın belirlenmesi bakımından emsal sunulmadığı bilirkişi tarafından varsayımsal sözleşme kriterlerine ve sektör uygulamalarına uygun yapılan hesaplamanın dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun olduğu, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sektörel uygulamalara göre her bir ihlal yönünden rayiç bedelin 1000 TL +KDV olabileceği, 16 kez ihlal gerçekleştiğinden davacının 16.000 TL +KDV bedelin üç katı kadar tazminat talep edebileceği, FSEK MD. 68 uyarınca 3 katı oranında maddi tazminat bedelinin hüküm altına alınmasının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/10/2021 tarih ve 2018/563 E. 2021/320 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.475,61-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 868,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.606,71-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025