T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1390
KARAR NO: 2025/352
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/05/2022
NUMARASI: 2021/84 E. - 2022/83 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkiline ait ... eser ve markasının, artan başarısı ve popülerliği sebebiyle, davalılar tarafından hedef alınmakta, haksız saldırılara konu edilmekte olduğunu, Davalıların, ... oyunu için ... ibaresini kullanmakta olduklarını, bunun, ... oyununun adil bir oyun olmadığı, bir oyuncunun oyunda rakibini yetenekle değil ... ile yendiğini ifade eden bir suçlama ve kötüleme olduğunu, ... sloganı kullanılarak ... oyunun reklamı yapılırken ...'ya saldırılmakta, ... oyunu ve markasının kötülenmekte olduğunu bu nedenlerle davalıların reklam, tanıtım ve uygulamalarındaki uygulamalarının, müvekkilin ... markasının ve eserinin üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, haksız rekabete yol açtığının tespitini, men'ini, ref'ini, eski hale iadesini, durdurulmasını, önlenmesini, verilecek kararın ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin oyuna harcayacak parası olmayan yahut oyuna para yatırmak istemese de oyun eğlencesinden kayıp yaşamak istemeyen oyuncuların sömürülmemesi ve tüketicinin korunması adına yeni bir oyun sistemi kurup geliştirmiş, p2w olmayan bu yeni içeriği oyuncuların takdirine sunmuş ve ilgi görmüş olduğunu, müvekkili şirketin kendisini tanıtmak amaçlı, yine kendisiyle aynı türden içerik üreten rakip firmalardan farkını ortaya koyan, hiçbir rakip firmanın adını, logosunu, markasını kullanmadan yaptığı tanıtım ve reklam faaliyetleri ve oyuncu etkileşimleri gayet hayatın olağan akışına uygun olduğunu herhangi bir ihlalin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "DAVANIN KISMEN KABÜL KISMEN REDDİNE,Davalıların eylemlerinin TTK 54. Madde kapsamında haksız rekabete neden olduğunun tespitine, tecavüzün ref’ine, durdurulmasına, önlenmesine,Davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve esere tecavüz tespit ettiği yönündeki istemin reddine, Davalının internet ortamında ihlal teşkil eden kullanımlarının tedbiren önlenmesine, haksız rekabete neden olan kullanımların davalılarca içeriklerden çıkartılmasına, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... markası ve bilgisayar oyunu üzerindeki haklarının ihlal edildiğini, ... markasına yönelik tecavüzün, haksız rekabetin ve ... bilgisayar oyununun eser vasfı taşıması nedeniyle (FSEK) uyarınca müvekkillerinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğinin tespit edilmesi talepleriyle "Markaya, Esere Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi" konulu davanın açıldığını, davalıların sosyal medya paylaşımlarında ve reklamlarında müvekkillerini hedef alan görüntüler ve ibareler kullandığını, "..." ibaresi ile müvekkillerinin ... markasını doğrudan hedef aldığını, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür. Davalıların müvekkillerinin eser niteliğindeki ... markasına yönelik ihlalde bulunduklarını, 5846 sayılı Kanun kapsamında eser üzerindeki haklara açık şekilde tecavüz ettiklerini, müvekkillerinin TPMK nezdinde tescilli olan markalarının, ... ile ... arasında imzalanan ... Marka Lisans Sözleşmesi gereğince koruma altında olduğunu, ...'un ...'nın münhasır yayıncısı olduğunu, bu nedenle marka ve esere yönelik ihlalin önlenmesi gerektiğini , İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/84 E., 2022/83 K. sayılı dosyasından 10.05.2022 tarihli karar ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiğini, ancak ilk derece mahkemesinin usule, esasa, kanuna ve hukuka aykırı şekilde davanın bir kısmını reddettiğini, bu kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, marka ve esere tecavüzün tespiti, önlenmesi, tedbir kararı alınması, eski hale getirilmesi ve hükmün ilanı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka ve esere tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, durdurulmasına, önlenmesine, ref'ine, ilişkindir. Davacı vekili, Müvekkiline ait ... eser ve markasının, davalılar tarafından hedef alındığını, ... oyunu için ... ibaresi ile oyunda rakibini yetenekle değil PARA ile yendiğini ifade eden ... oyunu ve markasının kötülenmekte olduğunu bu nedenlerle davalıların reklam, tanıtım ve uygulamalarının, müvekkilin ... markasının ve eserinin üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabete yol açtığının tespitini, men'ini, ref'ini, eski hale iadesini, durdurulmasını, önlenmesini, verilecek kararın ilanını talep ve dava etmiştir. ... nolu markasının ile 9 ve 38 sınıfta davacılardan ... şirketi adına tescilli olduğu, www.....com sitesindeki bilgiler ile davacılar arasında imzalanan Yayıncılık Hizmeti Sözleşmesi dikkate alındığında oyunun hak sahibinin davacı ... şirketi olduğu, münhasır lisans sahibinin davacı ... şirketi olduğu görülmektedir. 21/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "dava konusu uyuşmazlığın, davacıların hak sahibi oldukları ... ibareli tescilli marka ve eserle ilgili olarak yapılan reklam ve beyanların haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmakta olduğunu, bir işletmenin tescilli markası veya eser vasfındaki oyunu TTK 54 vd anlamında “iş ürünü” olup iş ürününe vaki dürüstlük kuralına aykırı beyan ve davranışların söz konusu olması halinde hak sahibin TTK 54 vd hükümlerine göre koruma talep etmesinin mümkün olduğunu, Davalıların REKLAM 1'de davacıyı doğrudan hedef göstermeksizin ilerlemenin para basmaya dayalı olduğu oyunlarla kendi oyunlarını karşılaştırdıkları bu karşılaştırmada iki oyun sistemi arasındaki farktan bahsederken davacı oyununu gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere tanınmışlığından yararlanacak şekilde bir karşılaştırma yapmadıkları dikkate alındığında TTK 55/1-a-5 anlamında haksız rekabet fillinin unsurlarının oluşmadığı, ancak Davalının REKLAM 2'de davacının ... markasını ... olarak belirtip davacıyı hedef aldığı ve davacı oyunun paralı özelliğini ... şeklinde gereksiz yere incitici bir şekilde ifade etmesinin davacı iş ürünü mahiyetindeki oyununu kötüleme sayılacağı ve bu vaki kullanımın TTK 55/1-a-1 bendinin ihlali sayılacağı" belirtilmiştir. Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre; somut olayda davacıya ait eser niteliği bulunan oyun ve markanın izinsiz, ihlal oluşturacak kullanımına dair bir vakıa ileri sürülmediği, davanın hukuki dayanağının davalının kendi oyunu için yaptığı reklam ve tanıtımların içeriğinin davacıların ... ibareli tescilli markası ve bilgisayar oyunu ile ilgili haksız rekabet teşkil edip etmediğine ilişkindir. Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Ankara, 2018, s. 350). TTK 54. maddesinde haksız rekabetin amacı ve genel ilkesi belirtilmiş olup, haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması aranmamıştır. Bununla birlikte failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında önem arz etmektedir. TTK 55-1..a.1 maddesinde, "Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" hali haksız rekabet teşkil eden eylemlerden sayılmıştır. Kötüleme yoluyla haksız rekabette, doğrudan mağdura yönelik bir hareket yer almamakta, dürüstlük kurallarına aykırı davranılarak mağdurun dışında yer alan kişilere, mağdurla ilgili yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici bilgiler verilerek bu kişilerin mağdur hakkında yanlış kanaat edinmeleri sağlanarak mağdur kötülenmektedir. Bu haksız rekabet türünde, konu mağdur veya onun ticari işletmesi ya da buna dâhil değerler, muhatap ise mağdurun müşterileridir. TTK’nın 55/1.a.1 maddesi anlamında kötülemeden bahsedilebilmesi için öncelikle bir açıklamanın (beyanın) olması; bu açıklamanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir. Somut olayda, tarafların aynı alanda ticari faaliyet yürüttüğü, davalının yaptığı reklamların içeriği bilirkişi heyeti tarafından incelenmiş olup, davalıların ...'de davacının ... markasını ... olarak belirtip davacıyı hedef aldığı ve davacı oyunun paralı özelliğini ... şeklinde ifade etmesinin, davacıyı hedef alan, rekabeti etkileyecek mahiyette, gereksiz yere incitici ve davacı iş ürünü olan bilgisayar oyununu kötüleme olduğu, bu reklam ile davalı eyleminin TTK 55/1-a-1 bendi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği mahkemece haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve esere tecavüz teşkil ettiği yönündeki istemin şartları oluşmadığından reddine dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/05/2022 tarih ve 2021/84 E. 2022/83 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken1 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025