T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1521
KARAR NO:2025/388
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Alım Satım)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ..., İstanbul İli Ataşehir İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, maliki olduğu parselde kayıtlı binanın kat karşılığı inşaat yaptırmak istediğini, ... Ltd. Şti ile 15.08.2008 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, müteaahhit firmanın yükümlülüklerini yerine yetirmemesi üzerine Kartal ... Noterliği 11.04.2011 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile söz konusu sözleşmeyi feshettiğini, fesih işlemi sonrası müvekkili ile davalı ...'ın yetkilisi olduğu ... Şti ile Üsküdar ... Noterliğinin 25.04.2011 gün ve ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ... ile yeni sözleşme imzalanması sonrası eski müteahhit ... Yapı, müvekkilim ve ... fesihten kaynaklı mahrum kalınan kar kaybı ve yapılan masrafın tahsili davası açtığını, yargılamayı yapan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/627 Esas 2015/587 Karar sayılı kararı ile davacı lehine 30.000,00 TL'ye hükmettiğini, karar taraflarca temyiz edildiğini, ... Yapı tarafından... sayılı dosyası ile davalılar ... Şti ve ... hakkında ilamlı icra takibine geçildiğini, icra dosyasına ödeme ... tarafından yapıldığını, yaptığı ödemeye istinaden de müvekkilinin elinden 45.000,00 TL ve 15.000,00 TL bedelli iki tane açık bono aldığını, müvekkili senetleri ... yetkilisi olarak bildiği ...'a verdiğini, Yargıtay 23. Hukuk dairesi 2015/9729 Esas 2017/3086 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararını bozduğunu, bozma sonrası yeniden yapılan yargılama ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/202 Esas 2019/527 Karar sayılı kararı ile davayı reddettiğini, kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesince de onandığını, davanın reddedilmesi ve Yargıtayca'da onanması sonrası ... icra dairesine ödediği miktarı iade aldığını, çoğunluk kısmı boş olarak verilen teminat senedi müvekkiline iade edilmediğini, davalı ..., ... ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkilinden teminat olarak alınan senetler haksız ve kötü niyetli olarak takibe konulduğunu, müvekkilinin davalıdan nakden para almadığını, ... icra dosyasına ödediğe miktarı davanın kazanılması üzerine geri aldığını, ... zararı olmamasın rağmen senetlerin doldurularak takibe konulmuş olması kötü niyeti açıkça ortaya koyduğunu, karşılığı bulunmayan bedelsiz kambiyo senedinin icraya konulması nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, bedelsiz kalan senetlerin icraya konulması başlı başına suç olduğu gibi, ayrıca yapılan nitelikli dolandırıcılık ta bir suç olduğunu, tedbiren ... sayılı icra takibinin durdurulmasını, davanın kabulü ile davalıya, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, ... sayılı icra takibinin iptalini, takip miktarın % 20'den az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;"Tüm dosya kapsamından; davacının, İstanbul İli Ataşehir İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğu, maliki olduğu parselde kayıtlı taşınmaz için dava dışı ... Ltd. Şti ile 15.08.2008 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı sözleşmenin Kartal ... Noterliği 11.04.2011 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiği, fesih işlemi sonrası davacı ile davalı ...'ın yetkilisi olduğu ... Şti ile Üsküdar ... Noterliğinin 25.04.2011 gün ve ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, ... ile yeni sözleşme imzalanması sonrası eski müteahhit ... Yapının, davacı ve ... fesihten kaynaklı mahrum kalınan kar kaybı ve yapılan masrafın tahsili davası açtığı, yargılamayı yapan İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/627 Esas 2015/587 Karar sayılı kararı ile davacı lehine 30.000,00 TL'ye hükmedildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği, bu sırada ... Yapı tarafından ... sayılı dosyası ile davalılar ... Şti ve ... hakkında ilamlı icra takibine geçildiği, icra dosyasına ödemenin .. tarafından yapıldığı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/9729 Esas 2017/3086 Karar sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının bozulduğu, bozma sonrası yeniden yapılan yargılama ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/202 Esas 2019/527 Karar sayılı kararı ile davanın ret edildiği, iş bu kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesince onandığı, kararın kesinleştiği, davanın reddedilmesi sonrası ... Ltd. Şti tarafından 06/11/2015 tarihinde... hesabına teminat bedeli açıklaması ile yatırılan 60.000,00 TL'nin müdürlük tarafından 23/09/2016 tarihinde ilgili harçlar düşürüldükten sonra alacaklı... Ltd. Şti vekiline 56.559,48 TL reddiyat yapıldığı, bu tutar alacaklı vekili tarafından 22/06/2021 tarihinde 56.560,00 TL olarak müdürlüğe iade edildiği, dosyada bulunan 56.560,00 TL bozma ve düzeltme kararı gereğince borçluya iade açıklaması ile 05/07/2021 tarihinde borçlu... Ltd. Şti'ye reddiyat yapıldığı, bahsedilen işlemelere ilişkin reddiyat ve tahsilat makbuzlarının icra dairesinden celp edildiği,İstanbul Anadolu CBS'nin 2022/77338 Soruşturma nolu dosyası incelendiğinde; müştekinin ..., şüphelinin ... ve ... olduğu, davacı müştekinin mahkememizdeki açtığı davadaki aynı iddialarla bedelsiz senedi kullanma suçundan şikayette bulunduğu, savcılık tarafından söz konusu senetlerin konusuz kalmasına rağmen takip yapılması iddiasının hukuki mesele teşkil ettiğinden bahisle Kovuşturmaya Yer Olmadığına ilişkin karar verildiği, davalı ...'ın soruşturma sırasında verdiği 20/04/2022 tarihli ifade de; ...'in kendisinden bina yapmasını istediğini, anlaştıklarını, binayı yaptığını, ...'in daha önce ... adlı şirket ile anlaştığını, binayı kendisi yaptığı için ... adlı şirketin ...'i mahkemeye vererek icra takibi başlattığını, kendisinin ... adına açılan icrayı ödediğini, karşılığında da 2 adet senet aldığını, senetlerin birisinin 45.000,00 TL, diğerinin 15.000,00 TL değerinde olduğunu, ancak ...'in kendisine bu parayı ödemediğini, ödemiş olduğu icra parasını kimseden almadığını, bu nedenle ... hakkında ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını beyan ettiği, Söz konusu soruşturma aşamasında ...'in alınan beyanında da görüldüğü üzere davalının, ... Ltd. Şti tarafından davacı aleyhine başlatılan takip borcunu ödedikten sonra davacıdan 45.000,00 TL ve 15.000,00 TL değerinde 2 adet senet aldığını kabul ettiği, her ne kadar davalı icra dosyasına ödediği bedelin kimse tarafından kendisine ödenmediğini, bu nedenle senetleri icraya koyduğunu beyan etmişse de ... sayılı takip dosyasında ödenen bedelin... Ltd. Şti iade edildiğinin belirtildiği,... Ltd. Şti'nin sicil kaydı incelendiğinde davalının şirket ortağı olup, aynı zamanda münferiden yetkili olduğunun görüldüğü, davacının davalıya vermiş olduğu 2 adet senedin bedelsiz kaldığının anlaşıldığı, davalının bu senetlere istinaden takip yapmakta haksız olduğu, bu nedenle davacının ... sayılı dosyası ve takibe konu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar vermek gerektiği, senetlerin verilmesine neden olan parayı davalı taraf iade almış olmasına rağmen bile bile senetlere dayanarak takip başlattığından takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca takip miktarı olan 70.930,58 TL'nin taktiren % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmetmek gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " şeklindeki gerekçeleri ile,Davanın KABULÜNE, Davacı ...'in ... sayılı dosyası nedeniyle davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline,Davalı alacaklının takip başlatmakta haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından takip miktarı olan 70.930,58 TL'nin % 20 si oranı karşılığı olan 14.186,11 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava şartlarının HMK 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen incelenmesi gereken durumlardan olduğunu, dava şartının medeni usul hukukuna aykırı bir kurum olduğunu, davanın açılış tarihi itibariyle ve mahiyeti gereği dava içinde aynı zamanda bir alacak talebini barındırdığı dikkate alınarak özel dava şartı bakımından konuyu düzenleyen yasa maddesine göre konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, davacı tarafından dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsetmediği gibi buna ilişkin tutanağı da sunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ve tensip zaptının usule uygun bir şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu sebepten müvekkilinin cevap hakkını kullanamadığını ve delil ve tanık listesini sunamadığını, müvekkili aleyhine ikame olunan davanın esastan da reddedilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların hukuki dayanaklardan yoksun olup gerçekleri yansıtmadığını, davacının müvekkili ...'a toplamda 60.000.00 TL borcu olduğuna dair taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, bu borca arşılık müvekkiline verilen iki adet senet karşılığında da bu güne kadar müvekkili ...'a herhangi bir ödeme yapılmadığını, ...'in bu hususu icra takibi sonrası ödeme planı yaptığı görüşmelerde de beyan ettiğini, mahkemenin dosyaları değerlendirirken maddi hatalar yaptığını, ...'in takip konusu 60.000,00 TL'ye karşılık hiçbir ödeme yapmadığını, yaptığını iddia ediyorsa bunu ispatlaması gerektiğini, kararda bahsi geçen dosyalarda izahı yapılan paraların ... ve müvekkili ... ile bir ilgisi bulunmadığını, müvekkiline yapılan bir ödeme olsaydı ...:'in bu ödemeye ilişkin makbuzu mahkemeye sunup meseleyi çözebileceğini, müvekkilinin hiçbir ödeme almadığını savcılık soruşturmasında da açık ve net bir şekilde beyan ettiğini, müvekkilinin ararda mezkur... Ltd. Şti ile uzun bir zamandır fiili bir bağı bulunmadığını, bu şirkette adı geçen ortakların fiili olarak ortaklığı bitirdiğini, mezkur icra dosyasında bu şirket vekiline yapılan geri ödemeden de müvekkili ...'ın herhangi bir bilgisi bulunmadığını, bu husustaki iddiaları bu dava vesilesiyle ilk kez duyduğunu, mahkemenin hukuki sorunu çözmeye çalışırken dosyalarda adı geçen taraflar arasında bağlam ve nitelemeleri yanlış yaptığını, müvekkilini ... Şti ile aynı kişi gibi değerlendirdiğini, icra dosyasında senet alacaklısı müvekkili olmasına rağmen kararda ... Şti'ye yapıldığı varsayılan geri ödemenin müvekkili açısından senet alacaklarını ortadan kaldıracağına hükmettiğini, bunun hukuki açıdan çok ciddi bir hata olduğunu, hukuki açıdan sorumluluklarının ayrı olduğunu, ...'in kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu ... sayılı sayılı dosyaya ilişkin İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. ...sayılı dosyasında; davalı alacaklı tarafından davacı aleyhine 2 adet bonoya dayalı 45.000,00 TL asıl alacak, 15.000,00 TL asıl alacak, 10.810,58 TL işlemiş faiz, 120,00 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 70.930,58 TL alacağın tahsili amacı ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.
İcra takibine konu bonolarda, Lehtarın ... (davalı), keşidecisi davacı ..., düzenleme tarihi 10/10/2020, ödeme tarihi 10/02/2021 olan, 45.000,00 (kırk beş bin) TL bedelli ve Lehtarın ... (davalı), keşidecisi davacı ..., düzenleme tarihi 10/10/2020, ödeme tarihi 10/05/2021 olan, 15.000,00 TL (on beş bin) TL bedelli bono olduğu görülmüştür. Davacının maliki olduğu parselde kayıtlı taşınmaz için dava dışı ... Şti ile 15.08.2008 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, sözleşmenin feshedildiği, fesih işlemi sonrası davacı ile davalı ...'ın yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti ile Üsküdar ... Noterliğinin 25.04.2011 gün ve ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, ... ile yeni sözleşme imzalanması sonrası eski müteahhit ... Yapının, davacı ve ... fesihten kaynaklı mahrum kalınan kar kaybı ve yapılan masrafın tahsili amacı ile açılan davada, İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/627 Esas 2015/587 Karar sayılı kararı ile davacı lehine 30.000,00 TL'ye hükmedildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği, bu sırada ... Yapı tarafından ... sayılı dosyası ile davalılar ... Ltd. Şti ve ... hakkında ilamlı icra takibine geçildiği, icra dosyasına ödemenin ... tarafından yapıldığı, kararın bozulması neticesinde, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/202 Esas 2019/527 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği kararın yargıtay tarafından onandığı, davanın reddedilmesi sonrası... Ltd. Şti tarafından 06/11/2015 tarihinde ... hesabına teminat bedeli açıklaması ile yatırılan 60.000,00 TL'nin müdürlük tarafından 23/09/2016 tarihinde ilgili harçlar düşürüldükten sonra alacaklı ... Ltd. Şti vekiline 56.559,48 TL reddiyat yapıldığı, bu tutar alacaklı vekili tarafından 22/06/2021 tarihinde 56.560,00 TL olarak müdürlüğe iade edildiği, dosyada bulunan 56.560,00 TL bozma ve düzeltme kararı gereğince borçluya iade açıklaması ile 05/07/2021 tarihinde borçlu ... Ltd. Şti'ye reddiyat yapıldığı dosya kapsamından sabittir.Davalı istinafında davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmadığı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 7445 Kanunun Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtiltiği, dava tarihi 23/02/2022 tarihi olduğu, ara buluculuğa başvurulmasının zorunlu olmadığı anlaşılmakla davalının bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İstanbul Anadolu CBS'nin 2022/77338 Soruşturma nolu dosyasında müştekinin ..., şüphelinin ... ve ... olduğu, davacı müştekinin açtığı davadaki aynı iddialarla bedelsiz senedi kullanma suçundan şikayette bulunduğu, Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği, davalı ...'ın soruşturma sırasında verdiği 20/04/2022 tarihli ifade de; ...'in kendisinden bina yapmasını istediğini, anlaştıklarını, binayı yaptığını, ...'in daha önce Uzunhan adlı şirket ile anlaştığını, binayı kendisi yaptığı için ... adlı şirketin ...'i mahkemeye vererek icra takibi başlattığını, kendisinin ... adına açılan icrayı ödediğini, karşılığında da 2 adet senet aldığını, senetlerin birisinin 45.000,00 TL, diğerinin 15.000,00 TL değerinde olduğunu, ancak ...'in kendisine bu parayı ödemediğini, ödemiş olduğu icra parasını kimseden almadığını, bu nedenle ... hakkında ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını beyan etmiştir.Davalı aynı şekilde icra dosyasına ödemenin kendisi tarafından yapıldığını ... şirketinde ortaklar arasında sorun olduğunu, icra dosyasına ödediği parayı geri alamadığını, şirketten farklı kişiliğe sahip olduğunu ileri sürmektedir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davalı soruşturma aşamasındaki beyanında,... Ltd. Şti tarafından davacı aleyhine başlatılan takip borcunu ödedikten sonra davacıdan 45.000,00 TL ve 15.000,00 TL değerinde 2 adet senet aldığını kabul ettiği, her ne kadar davalı icra dosyasına ödediği bedelin kimse tarafından kendisine ödenmediğini, bu nedenle senetleri icraya koyduğunu beyan etmişse de ... sayılı takip dosyasında ödenen bedelin ... Ltd. Şirketine iade edildiğinin belirtildiği, ... Ltd. şirketinin sicil kaydı incelendiğinde davalının şirketin büyük ortağı olup, aynı zamanda münferiden yetkili olduğunun görüldüğü, davacının, davalıya vermiş olduğu 2 adet senedin bedelsiz kaldığı anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2022 tarih ve 2022/202 E., 2022/561 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.845,27 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.211,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.663,96 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025