T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1362
KARAR NO:2025/344
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/02/2022
NUMARASI:2019/400 E. - 2022/133 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... ile davalı ... A.Ş. arasında faktoring sözleşmeleri akdedildiği, diğer davalı ... de sözleşmeleri ve kefil kabul beyanlarını müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, borçların ödenmemesi nedeniyle Beyoğlu ... Noterliğinin 15.02.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek tüm borcun ödenmesi ihtar edildiği, ihtarname borçlulara tebliğ edilerek itiraz edilmeden kabul edildiği, davalı borçlular hakkında ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, davalı borçluların haksız, yasal dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olarak itiraz etmeleri nedeniyle takibin durduğu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, icra takibine konu alacağın hukuki dayanağını açıklamadığını, yalnızca belirsiz bir dava dilekçesi sunduğunu, ihtarname keşide ettiğini belirtmesine rağmen ihtarnamenin içeriğini ve hukuki sebebini izah etmediğini, ticari defter kayıtlarını delil olarak ileri sürmesine rağmen bu kayıtların kendi lehine delil teşkil etmeyeceğini, faktoring sözleşmesine dayandığını iddia etmesine karşın alacağın sözleşmesel veya yasal bir temelinin bulunmadığını, temlik edilen alacaklara ilişkin çeklerin tahsil edildiğini dikkate almadığını, geçerli bir kefalet sözleşmesi olmamasına rağmen ...'in kefil olduğunu iddia ettiğini, icra inkar tazminatı talep edebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığını ve kötü niyetli dava açarak haksız takip başlattığını beyanla davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın KISMEN KABULÜ ile davalılar tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takibine yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 2.202,02-USD asıl alacak, 24,41-USD işlemiş faiz, 1,22-USD BSMV olmak üzere toplam 2.227,65-USD ve 481,25-TL ihtarname masrafı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Asıl alacağın takip tarihi itibariyle efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmesi sonucunda bulunan miktar üzerinden %20 oranında hesap edilen 2.486,96-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, davalı tarafın itiraz konusu yapmadığı halde bilirkişi raporunda masrafların ödenmesine ilişkin sözleşmede düzenleme olmadığı ve masraf belgesi bulunmadığı gerekçesiyle masraf alacağının istenemeyeceğini belirttiğini, ancak Faktoring Sözleşmesi’nin "Çeşitli Hükümler" başlıklı bölümünde davalı borçluların her türlü vergi ve masrafı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki uygulamanın da bu yönde olduğunu, söz konusu masrafların daha önce ödendiğini ve ticari defter ile cari hesap özetinde kayıtlı olduğunu, buna rağmen bilirkişi raporunda bu hususlara ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, 1.253,01 ABD Doları masrafın ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ödendiğine dair 09.03.2021 tarihli belge ve hesaplama tablosunun banka kayıtlarında ve tarafların ticari defterlerinde mevcut olduğunu, ancak bilirkişilerin bu belgelerin taraflarla ve sözleşmeyle ilgisinin görülemediği yönünde usul ve yasaya aykırı bir kanaat bildirdiğini, bilirkişi raporunda sözleşme ve masraf belgesi ile ilgili hukuki yorumlar yapıldığını belirterek, usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün bozulmasını ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini ya da ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı ...'e ciro ile teslim ettiği ve temlik edilen faturalara konu alacak için ödeme aracı olarak keşide edilen çeklerin ödeme gününde ödendiğini, borçlunun ödeme gününde ödediği bir borçla ilgili olarak kur farkı talep edilemeyeceğini, bedellerin dolar kuru üzerinden ödenmiş olduğunu ve davacının sunduğu belgelerden bunun anlaşıldığını, davacının ilk derece yargılamasında kur farkından doğan zararını ispatlayamadığını, dosyaya sunduğu belgeler incelendiğinde kur farkı faturası sunmadığını ve çek bedellerini tahsil ederken ihtirazi kayıt koyduğunu da ispat edemediğini, dolayısıyla kur farkından doğan bir zararını ispatlayamadığını, ayrıca dosyaya sunulu kefalet sözleşmesinin yazılı şekil şartlarını taşımadığını, müvekkili ...’in davacı ile diğer müvekkili şirket arasında akdedilen faktoring sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ancak bu kefaletin gerekli yasal şartları taşımadığı için hukuken geçerli bir kefalet olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle ...’in sorumluluğuna gidilemeyeceğini ve davanın ... açısından reddi gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin yerinde olmamasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından müvekkillerin aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talep edebilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmadığını, davacının iddia ettiği dava konusu alacağın likit olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi tarafından hukuka aykırı olarak verilen kararın ortadan kaldırılmasını, müvekkillerin kötü niyetli olmaması sebebiyle hukuka aykırı olarak hükmedilen icra inkar tazminatının kaldırılmasını, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine takip konusu alacağın en az %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafça masraf alacağına yönelik herhangi bir itiraz bulunmadığını, icra takibine yapılan itirazın tüm borca ve ferilerine yönelik olduğunu ve davacının istinaf konusu yaptığı masrafın bu itiraz kapsamında olduğunu, ancak davacının bu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, istinafa konu edilen masrafın sözleşmeden kaynaklanmadığını, davacının istinaf konusu yaptığı miktar ile asıl borç arasında herhangi bir illiyet bağının kurulamayacağını, dosyaya sunulan masraf içeriğinde davacının masraf yaptığı ancak bu masrafın müvekkili şirket adına yapılmadığını, üçüncü şahıslara ödenen masrafların müvekkili şirkete rücu edilebileceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmadığını, davacının sözleşme kapsamında masraflardan sorumlu tutulmasının, üçüncü kişilere yaptığı ödemeleri müvekkili şirketten talep etme hakkı doğurmadığını, bilirkişi raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından yapılan ödemenin sözleşme kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davacının haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, İİK'nun 67.maddesi gereğince faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yürütülen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekili; taraflar arasında faktoring sözleşmeleri akdedildiğini, diğer davalı ...'nin de müteselsil kefil olduğunu, borçların ödenmemesi nedeniyle ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini etmiştir. ... Sayılı Dosyasında ; davacı tarafından davalı aleyhine 3.455,04 USD asıl alacak, 122,37 USD faiz ve 6,12 USD bsmv olmak üzere toplam 3.583,53 USD + 481,25 TL İhtar masrafı, olmak üzere takip tarihindeki kur üzerinden (faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığı ile) toplam 19.618,38 TL üzerinden takip yapıldığı, davalı tarafçın itirazı üzerine takibin durduğu, davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporunda; " döviz cinsinden tahsilat yapılan dövize endeksli kredilerde, her taksit döneminde, yapılan ödemeler ile muhasebe kayıtları arasındaki kur farkının oluştuğu ve kur farkına mevzuat gereği 45 BSMV hesaplanıp ticari defterlere 2.202,02 USD işlenmiş olduğu, bu bedelin davalılardan talep edilebileceği, ancak, bir bankadan kullanılan dövize endekli krediden dolayı talep edilen 1.253,01 USD'nın gider belgesi mevcut olmadığı gibi, sözleşmesel olarak başka bir bankadan kullanılan kredi masrafından dolayı davalılara rücu edilebileceğini düzenleyen açık bir hükümde bulunmadığı için, masraf adı altında talep edilen 1.253,01 USD yerinde olmadığı, takip öncesi dönemde davalılar usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmemiş sayıldıkları için, takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; davacının takip tarihi itibariyle tespit edilen alacakları temerrüt olgusu durumunun net olarak oluşturulamadığının kabulü halinde; fazlaya ilişkin 1.381.51 USD 3.583,53-2.202,02 —) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 2.202,02 USD yıllık 45,25 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği, davalıların temerrüde düşürülmüş sayıldıklarının kabulü halinde: fazlaya ilişkin 1.364,.88 USD 3.583,53-2.218,65 —) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 2.202,02 USD yıllık 65,25 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği..." belirtilmiştir 04/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda ; ". dövize endekli krediden dolayı talep edilen 1.253,01 USD masrafa ilişkin her ne kadar bir yazı sunulmuş ise de, bu yazı içeriğinde davalı firma ile doğrudan bir iliyet bağı kurulamadığı, bir an için organik bağlantı kurulsa bile, sözleşmesel olarak başka bir bankadan kullanılan kredi masrafından dolayı davalılara rücu edilebileceğini düzenleyen açık bir hüküm bulunmadığı için, masraf adı altında talep edilen 1.253,01 USD nin yerinde olmadığı, Davacının takip tarihi itibariyle tespit ediler alacakların ; fazlaya ilişkin 1.355,88 USD (3.583,53-2.227.65 -) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 2.202,02 USD yıllık »10,50 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği,"belirtilmiştir.Dosya kapsamına göre, davacı ve davalı şirket arasında , 5.03.2017 tarihli 5.000.000,00 TL limitli faktoring sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede müşteriye dövize endeksli finansaman kullandırılabileceği ve döviz cinsinden tahsil olunan finansmanın kısmen veya tamamen geri ödeme sırasında oluşabilecek ana kur farklarının müşteriden tahsil olunacağının kararlaştırıldığı , sözleşmenin türüne göre kredinin vadesinde anapara, faiz (kur artışları dahil), KKDF ve BSMV tahsilatı ile kapatılması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı ...'in 500.000.000,00 TL kefalet limiti kapsamında müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, sözleşmede kefalet türü, sorumlu olunan azami miktar ve tarihinin kefilin kendi el yazısı ile yazılmış olduğu, bu davalını borçlu şirketin sözleşme tarihi itibari ile ortağı/yetkilisi olduğu bu hali ile TBK'nun 583,584. maddelerine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu , davalı şirket tarafından sözleşme konusu faturaya bağlı temlik olunan alacakların ödeme aracı olarak USD cinsinden düzenlenen çeklerin davacı şirkete tevdii edildiği, davacı tarafça vadesinde tahsil edildiği , ancak taraflar arasında imzalanan faktoring sözleşmesi gereği oluşan kur farkından, temerrüt faizinden ve %5 gider vergisi (...) dolayı davalıların sorumlu olduğu, takibe konu edilen alacağın ise kur farkı alacağı olmadığı, asıl alacağın kur farkına binaen alınması gerekli ... ve banka kredi kullanım masrafından oluştuğu, kur farkı ...si olarak 2.202,02 USD ve 1.253,01 USD DEK kredi kullanım banka masrafı olmak üzere toplam 3.455,04 USD asıl alacak talep edilmiş ise de, kur farkı ... si olan 2.202,02 USD talebi yerinde olmakla birlikte fazladan kredi masrafı olarak talep ettiği 1.253,01 USD asıl alacağın, davalı firma ile bağlantısı ve bu yolla alacağın varlığının ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispatlanamadığı, bu miktara işletilmiş faiz ve olmak üzere toplam 1.355,88 USD yönünden talebin yerinde olmadığı, davacı tarafından , Beyoğlu ...Noterliğinin 15.02.2019 tarih ve... yevmiye no.lu cari hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek 3.455,04 USD 'nın (1) gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalılara 18.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 1 gün sonrası davalıların 20.02.2019 tarihinde temerrüte düşmüş oldukları , davacının talep edebileceği asıl alacak, işlemiş temerrüt faizi , ..., olmak üzere toplam 2.227.65 USD + 481,00 TL TL ihtar masrafı olduğu , mahkemece denetime elverişli hesaplama içeren ek raporun hükme esas alınması suretiyle davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının dair verilen kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu , istinaf taleplerinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2022 tarih ve 2019/400 E. 2022/133 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 892,30-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 585,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 306,80-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025