T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1377
KARAR NO:2025/348
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:26/05/2022
NUMARASI:2021/337 E. -2022/61 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı adına tescilli ...numaralı markanın tescilli olduğu emtialarda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun ciddi kullanım olarak kabul ettiği şekilde kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketlerin “...” ibaresini otomotiv ürünleri sektöründe uzun yıllardır yoğun bir şekilde kullanmış ve kullanmakta olduğunu, markanın tüketici nezdindeki tanınırlığının müvekkillerinin uzun zamandır sosyal medya mecralarını etkin olarak kullanmasından dolayı gerçekleştiğini, müvekkillerinin “...” ibareli marka üzerinde yaptığı yatırım, sermaye ve emek ile markaya ayırt edicilik kazandırdığını bu sebeplerle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin markayı tescil ederken ciddi anlamda kullandığını ancak son 5 yılda ülkedeki ekonomik süreçlerdeki sıkıntılardan dolayı yatırım yapmakta zorlandığını, davacılar tarafından dürüstlük kuralına aykırı olacak bir şekilde kötü niyetli olarak 2014 yılından beri ... ibareli markanın kullanıldığını, müvekkilinden izin alınmadan yapılan bu kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "DAVANIN KABULÜNE Davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı markanın 35. Sınıfta bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "kara, hava ve deniz taşıtları için her türlü lastik" bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) " bakımından kullanmama nedeni ile iptaline, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,"karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına, (TPMK) nezdinde 30.03.2012 başvuru tarihli, ... numaralı ve 17.09.2014 tescil tarihli "..." markasının belirlenen mal ve hizmetler için koruma altında bulunduğunu, davacı tarafın, markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde kullanılmadığı gerekçesiyle iptal edilmesini talep ettiğini, ancak müvekkilinin ekonomik zorluklar nedeniyle yatırımları yapmakta güçlük çekmesine rağmen markayı ciddi şekilde kullandığını, davacı tarafın 2014 yılından itibaren müvekkilinden habersiz şekilde "..." markasını kullandığını, hatta ... alan adını tescil ettirerek markayı ticari olarak değerlendirdiğini , bu kullanımın marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davacının bu davranışının dürüstlük kuralına aykırı ve kötüniyetli olduğunu, TTK 18/2 uyarınca basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, SMK’nın 25. maddesine göre kötü niyetle yapılan marka başvurularının reddedileceğini, ancak mahkemenin müvekkiline ait markanın izinsiz kullanıldığını ve marka hakkına tecavüz suçunun işlendiğini göz ardı ettiğini, bu nedenle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, yargılama aşamasında karşı taraf herhangi bir delil sunmadığı gibi bilirkişi raporuna da süresinde itiraz etmediğini, beyanla davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalıya ait ... numaralı "..." ibareli markanın 35.sınıfta kullanmaması nedeni ile iptali istemine ilişkindir. ... numaralı "..." ibareli markanın 35 . Sınıfta, " Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık , muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 'kara,hava ve deniz taşıtları için her türlü lastik' bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetlerinde davalı adına 17.09.2014 tarihinde tescil edilmiş olduğu görülmektedir.19/08/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle: Davalı tarafın ... tescil numaralı 35. sınıfta bulunan emtialar bakımından dava tarihi olan 24.09.2020 tarihinden geriye 5 yıl 4 gün öncesi olarak 19.09.2015 - 24.09.2020 tarihleri arasında ciddi ve kesintisiz olarak kullanmadığı, davalı yanın markasını kullanmamasının haklı sebeplere / mücbir sebeplere dayandığı iddiaları ile ilgili koşulların oluşmadığı, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın ciddi ve kesintisiz olarak kullanıldığının ispatlanamadığı 35. sınıfta bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri, İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "kara,hava ve deniz taşıtları için her türlü lastik" bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) " bakımından iptal koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Marka sahibinin tescilli markasını fiilen kullanma yükümlülüğü söz konusudur. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen "ciddi kullanımın" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır.Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı tescilli olduğu tüm emtialarda kullandığının ispat yükü markayı kullandığını ileri süren marka sahibine aittir. 5 yıllık kullanım süresi dava tarihinden geriye doğru 5 yılı kapsar. SMK 26/4 maddesine göre,Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz. Somut olayda, dava konusu ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 35.sınıf hizmetlerde tescilli olduğu, dava tarihi olan 24.09.2020 tarihinden geriye 5 yıl 4 günlük dönemde tescilli olduğu hizmetlerde kullanılmadığı sabittir.Davalı kullanmama halinin haklı sebebe dayalı olduğunu , mücbir sebeplerle kullanamadığını ileri sürmüş ise de ; somut olayda mücbir sebep olarak ileri sürülen ülkede yaşanan ekonomik göstergelerin marka ile doğrudan bağlantılı olan markanın kullanılmasını engelleyen haklı neden sayılabilecek haller olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının bu iddiasının ispatlanamadığı, davacının tescilsiz kullanıma dayalı iptal davası açmakta hukuki yararı bulunduğu ve bu konuda dava açmasının yasal hakkın kullanılması olduğu , TMK 2. Maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle SMK 9/1 ve 26/1-a maddesi uyarınca davalı markasının iptal koşullarının mevcut olduğu ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/05/2022 tarih ve 2021/337 E. 2022/61 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 696,10-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025