T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1396
KARAR NO: 2025/353
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/06/2022
NUMARASI: 2021/485 E. -2022/467 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası kapsamında, 30/05/2021 günlü ... seri nolu 145.000,00-TL bedelli çeki dayanak göstermek suretiyle müvekkilinin aleyhinde alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlattığını, icra takibine konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çek üzerinde belirtilen '...' olarak müvekkiline ait işyeri bulunmadığını, icra dosyasında alacaklı görünen şahısları tanımadıklarını beyanla öncelikle İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının dava dosyası sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasını, yargılama neticesinde de icra dosyasında takibe dayanak çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitine, davanın kabulüne, haksız icra takibi nedeniyle davalı hakkında asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle, davaya konu icra takibine konulan çek üzerinde açıkça davacı ...'ın kaşesi bulunduğunu, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden çekin verildiğini, çekteki ciro silsilesinin hukuka uygun olduğunu, davacının alacaklıları tanımadığı iddiasının soyut ve dayanaksız olduğunu beyanla; davanın reddine, hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "DAVANIN KABULÜ ile, Davacının davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak teşkil eden ... Bankası A.Ş. Levent Şubesine ait keşidecisi ..., alacaklısı ... İNŞ. VE MALZ. ... olan 30/05/2021 keşide tarihli, ... seri nolu, 145.00,00-TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, İİK 72/5 maddesi uyarınca talep edilen çek bedeli olan 142.330,00-TL'nin %20'si oranındaki 28.466,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin çekteki imzanın davacıya ait olmadığına hükmederek davanın kabulüne karar verildiğini, , müvekkili ile davacı arasında 2021 yılında ticari ilişki kurulduğunu, davacının bu ilişkiye dayalı borcuna karşılık 145.000 TL değerinde, devredilebilir bir çek düzenlediğini, müvekkilinin ciranta olarak çeki aldığını ve imzanın gerçek olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar çekteki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilse de, borcun var olduğu ve müvekkilinin alacaklı sıfatıyla icra takibi başlatmasında haklı olduğu, İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan kötü niyet tazminatının, borçlar hukuku anlamında gerçek bir tazminat olmadığı, mahkemenin, müvekkiline kötü niyet atfedecek herhangi bir delil olmamasına rağmen yalnızca imzaya itiraz haklı bulunduğu için kötü niyet tazminatına hükmettiğini , müvekkilinin hukuk yollarına başvurduğu için cezalandırıldığını, kararın hukuka olan güveni zedelediğini ve adil yargılanma hakkına müdahale teşkil ettiğini, bu nedenle kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK 72. Maddesine dayalı icra takibinden sonra menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 30/05/2021 günlü ... seri nolu 145.000,00-TL bedelli çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... , ... aleyhine, ... Bankası, Levent Şubesine ait 30/05/2021 günlü ... seri numaralı 145.000,00 TL bedelli çek yönünden 142.330,00 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, takip dayanağı çekte keşidecinin dava dışı ... olduğu, ... İnşaat ve Malzm. ... emrine düzenlendiği, arka yüzünde lehtar ... firması ... ve ... cirolarının bulunduğu görülmüştür. İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan raporda ; takibe konu 30/05/2021 günlü ... seri nolu 145.000,00-TL bedelli çekin arka yüzünde 1. ciranta olarak davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre; eldeki dava imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava ve takip konusu ... Bankası, Levent Şubesine ait 30/05/2021 günlü ... seri numaralı 145.000,00 TL bedelli çekteki 1. Ciranta olarak davacı adına atılmış olan imzanın davacının eli ürünü olmadığı, takip talebinde takip dayanağı hanesinde çek bedelinin de 142.330,00-TL şeklinde farklı gösterildiği, imzada sahtecilik mutlak def'ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği bu durumda davacının sahte olan imza nedeniyle çek bedelinden sorumlu tutulamayacağı davalının temel ilişkide alacaklı olup olmamasının sonucu değiştirmeyeceği anlaşıldığından, mahkemece eldeki menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olduğu, davalının çekte davacıdan sonraki hamil olduğu, yüz yüzelik ilkesi gereği imzanın davacıya ait olmadığını bilen veya bilmesi gereken durumda olduğu bu nedenle takipte haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılmakla kötüniyet tazminatından sorumlu tutulmasına dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2022 tarih ve 2021/485 E. 2022/467 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.722,56-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.430,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.291,92-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025