T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/905 Esas
KARAR NO:2024/2027
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:30/11/2021
NUMARASI:2021/70 E. - 2021/39 K.
DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının “...” adlı eserinin dava dışı ... tarafından “...” isimli albümde davalıca verilmiş 13.06.2016 tarihli yazılımuvafakatnameye dayanılarak okunduğunu; nuvafakatname uyarınca 15.06.2016 tarihinde Kültür Bakanlığından esere ilişkin işletme belgesi alındığını; ...'nın albümünün fonogram yapımcısı davacı tarafından piyasaya sürüldüğü ve eserin davacının ... kanalıma yüklendiğini; davalının, davacının ... kanalına yapılan yüklemeye iki yıl boyunca itiraz etmediği ve ...'da yayınlanan esere ilişkin hak edişlerin üyesi olduğu meslek birliği üzerinden tahsil ettiğini; 2018 yılında aynı videonun davalıca kendi ...kanalında yayınlanması üzerine davacı şirketin ...nezdinde bu yayına ilişkin telif ihlali bildiriminde bulunduğunu; bunun üzerine davalının davacının ...kanalına yüklenmiş video hakkında telif ihlali bildirimi yaptığını ve davacının video yayının ...tarafından durdurulduğunu; davacının bu sebeple gelir kaybına uğradığını ve ticari itibarının zedelendiği iddia edilerek, dava dışı ...'nın okuduğu eserin (icranın) davalıca sosyal medya platformlarında veya diğer basın/yayın araçlarında yayınlanmasının önlenmesine, davalı aleyhine (belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere) 1.000 TL maddi tazminata ve 20.000-TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu eserin dava dışı ... tarafından “...” adlı albümde okunması için davalıca verilen muvafakatnamenin sadece “okuma muvafakati” olduğunu; eserin dijital mecralarda kullanım için davalının izin vermediğini; davacının buna rağmen, söz konusu eseri önce “...” (...) olarak, daha sonra “...” (...) olarak, daha sonra “video klip” çekmek suretiyle görüntülü olarak, daha sonra “karaoke” (sözsüz müzik) olarak ve son olarak da eser içeren “tam albümü” yayınlamak suretiyle ...kanalına yüklediği ve bu yüklemelerden ayrı ayrı gelir elde ettiğini; normalde, davalının, ...kanal gelirlerinin % 50''sini almak şartıyla eserleri için muvafakat verdiğini; davacı şirketin yetkilisi ... ile davalı arasında esere ait içeriklerin davalıya ait ...kanalına yüklenmesi ve davalının bu yolla gelir elde etmesi hususunda sözlü anlaşma yapıldığını; davacı şirket yetkilisinin, masrafların çıkartabilmek için, eserin davalının ...kanalına yüklenmesinin geciktirilmesini istediğini davalının da bu isteği kabul ettiğini; ne var ki davacının sonradan, davalı eseri kendi ...kanalına yüklendiğinde, taraflar arasındaki akdi bozup ...'a davalı aleyhine telif ihlal bildiriminde bulunduğunu; davalının da bu durum karşısında kendi yasal haklarını kullandığını belirtilerek, davanın reddine, dava konusu “...” adlı eserin davacı tarafından basın/yayın organları, dijital medya platformları, sosyal medya hesapları ve internette görsel veya canlı performans, icra, yayın, yayım, satış, konser, internet vb. şekilde kullanılmasının önlenmesine, (belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere) 50.000-TL maddi tazminatın ve 100.000-TL manevi tazminatın davacıdan tahsiline, davacının davaya konu eseri 24.06.2016 tarihinden bu yana ...dâhil tüm dijital mecratarda kullanmakla elde ettiği gelirin tespiti ile bu gelirlerin %50'sinden davacının yaptığı masraflar düşüldükten sonra kalan kısmının davalıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -dosyada mübrez ... üyelik yetki belgesinin (EK-1) 2. başlığının C bendinde açıkça "çoğaltma (mekanik) hakkı"nın davalı tarafından ...'ye devredildiğinin düzenlendiğini üyelik yetki belgesinde davalı İlyas Keçeci'nin imzası yer almakla birlikte davalı tarafından işbu belge inkar edilmediğini, yine dosyada mübrez ...'nin yerel mahkemeye hitaben yazmış olduğu 19.01.2021 tarihli yazı (EK-2) içerisinde açıkça "Yetki Belgesinin 2. Maddesinin (B) ve (C) bendinde belirtildiği üzere, Temsil Hakkı ve Çoğaltma (Mekanik) hakları işbu yetki belgesi kapsamındadır" cümlesi yer aldığını, ... üyelik yetki belgesi ve cevabi yazısı uyarınca çoğaltma hakkının davalı tarafından ...'ye devredildiğinin açık olduğunu, dolayısıyla eseri çoğaltmak için gerekli iznin ...'den alınmasının yeterli olduğunu, Bilirkişi raporlarına tüm itirazları baki kalmak kaydıyla; yerel mahkeme kararında bilirkişi raporlarına dayanıldığı açıkça ifade edilmiş ise de, kararın bilirkişi raporuyla çeliştiğini, bilirkişi raporunda çoğaltma hakkının davalı tarafından ...'ye devredildiğinin tespit edildiğini, Bilirkişi raporunda "...'ye verilen yetki belgesi incelendiğinde de verilen yetkinin çoğaltma ve temsile ilişkin olduğu" ibaresinin açık olduğunu,-Dosyada alınan bilirkişi raporları eksik ve denetime elverişsiz şekilde oluşturulmuş olup mahkemece hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, dosyadaki ilk bilirkişi raporunda...'den gelen yazı cevapları beklenmeksizin rapor oluşturulduğunu ve davanın konusuyla tamamen ilgisiz şekilde işleme hakkının verilip verilmediği yönünde yersiz bir tespit yapıldığını, daha sonra alınan 26.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise ... tarafından verilen yetki belgesinin incelemesi eksik yapıldığını ve hukuka aykırı bir kanaat belirtildiğini, ... yetki belgesi içerisinde 2. başlığının C bendinde çoğaltma hakkının ve "İnternet'te işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma (veya şahıslara) iletim hakkı"nın devredildiğinin açıkça imza altına alındığını, somut gerçeğe rağmen bilirkişi tarafından, "FSEK 25 anlamında iletim hakkını içermediği" şeklinde mesnetsiz bir tespite yer verildiğini, mahkemece eksik raporlara dayanılarak hukuka aykırı karar verildiğini,-Yerel mahkemenin gerekçesinin devamında çelişkili olarak "FSEK 25 kapsamında iletim hakkı kapsamında devri yetkisini içerir şekilde bir yetkinin verilmediği" ifadesine yer verildiğini, dosyada mübrez 12.03.2019 tarihli ... yazısında (EK-4) Umuma İletim hakkının davalıca devredildiği belirtildiğini, Davalı, ... üyelik yetki belgesinin 2. başlığının B bendinde "İnternet'te işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma (veya şahıslara) iletim hakkı"nı devrettiğini imza altına aldığını, son olarak ...'nin onayı ile Kültür Bakanlığı tarafından müvekkiline verilen eser işletme belgesinde (EK-5); 13.06.2016 tarihinden itibaren süresiz olarak umuma iletim hakkı ve çoğaltma hakkının dahil olduğu tüm mali hakların müvekkiline devredildiğini, Yerel mahkeme tarafından meslek birliği tarafından umuma iletim ruhsatı alınmadığı ifade edilmiş ise de EK-4'te yer alan belgede tüm mali hakların devralındığına açıkça yer verildiğini, müvekkilinin, fonogram yapımcısı olarak eserin tüm mali haklarına sahip olmakla birlikte Youtube'da yayınlama hakkına da sahip olduğunu,-Eserin müvekkili tarafından internet ortamında yayınlanmasının çoğaltma hakkı kapsamında olduğunu, 13.06.2016 tarihli muvafakatnamede açıkça görüldüğü üzere; davalı tarafın "..." isimli eserin, müvekkilince çıkarılacak olan "..." isimli prodüksiyonunda ... tarafından okunmasına muvafakat ettiğini, Davalı tarafça verilen izin doğrultusunda eser albümde okunduğunu ve internete yüklendiğini, eserin internete konulmasının çoğaltma hakkı kapsamında olduğunu, mekanik çoğaltma ile internet ortamında yayınlama arasında hiçbir fark olmadığını, Müzik piyasasının günümüzde aldığı hal itibariyle çoğaltma işlemlerinin büyük bir çoğunluğu internet ortamında gerçekleştirildiğini, Mekanik basım işlemlerinin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu, albümler ..., ... gibi dijital platformlarda çoğaltılarak satışa sunulduğunu, Dijital ortamda yayınlamanın, çoğaltma hakkı kapsamı haricinde tutulması halinde çoğaltma hakkı işlevsiz hale gelecek ve kanunun ruhuna aykırı bir yorum yapılmış olacağını, davalı tarafça eserin okunarak ve çoğaltılarak bir albümde yer almasına muvafakat edildiğinin, bu albümün internet ortamında yer almayacağının düşünülmesinin abesle iştigal olduğunu -Müvekkilinin, mali haklar karşılığında davalıya ödeme yaptığını ve davalı taraf mali hakları devrettiğini mail ile de kabul ettiğini, Davalı tarafın, eser internet ortamında yayınlandıktan 2 sene sonra telif hakkı ihlali bildiriminde bulunmasının kötü niyetli olduğunu, ...'nin 19.01.2021 tarihli yazısında görüldüğü üzere; davalı esere ilişkin ...gelirlerinden pay aldığını, bu süreçte eserin ...'da yayınlanmasına muvafakat ettiğini, Davalının kötü niyetli şekilde telif hakkı bildiriminde bulunmasının hukuken korunmasının mümkün olmadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mali haklarını devretmediğini,Davacı ile müvekkili arasında kanuna uygun bir devir ve ruhsat sözleşmesi yapılmadığını,13.06.2016 tarihli muvafakat yazısında müvekkilinin açıkça ... haklarını saklı tuttuğunu belirttiğini, ...gelirlerinden telif bedeli alınması hususu müvekkilinin mali haklarını devrettiği şeklinde yorumlanamayacağını, meslek birliğine ödenen telif bedelleri sadece muvafakatnamede verilen iznin karşılığı olup müvekkilinin ...platformu üzerinden yapılan yayına izin vermesi şeklinde yorumlanamyacağını, ..., davacı ...'ten (...) den alınmış bir Digital hak Sahipliği belgesi istemiş fakat davacı tarafın bu belgeyi sunamadığını, FSEK.m.52 de öngörülen şekilde mali haklara dair bir sözleşme olmadığını, Çoğaltma hakkının ...'ye devredildiği iddiasının kesinlikle kabul edilemeyeceğini, söz konusu esere ilişkin çoğaltma yapabilmek adına alınması gereken ruhsatın Meslek Birliğinden değil, müvekkilin kendisinden alınması gerektiğini, Davalı taraf ile FSEK.m.52'ye uygun bir devir sözleşmesi de bulunmadığını, 13.06.2016 tarihli muvafakatname FSEK.m.52 de belirtilen şartları taşımadığını, geçerli bir ruhsat sözleşmesi bulunmadığını, davaya konu eser açısından ...'nın okuması ve ...'nin de müvekkili temsil etmesi dışında hiçbir hakkını devretmiş olmadığını, bu sebeple davaya konu eserlere ilişkin mali haklar devredilmediğini, ... nin cevabi yazısında belirtildiği üzere meslek birliği ... Eser Sahibi'nin sadece temsil hakkını (...) yi (...,...,... hak "...) vs.Gibi alanlarda meslek birliği sözleşmesi gereğini yapabilir bu sözleşmenin ...'ye dağıtım, çoğaltım, mekanik, yayın, yasaklama haklarını vermeyeceğini, bu hakların Münhasıran Eser Sahibinde olduğunu, ... ticari bir kurum olmayışı nedeni ile zaten " eser sahibi adına " yapımcı firmalara hiç bir mali izin,hak sahipliği vermeyeceğini, eserin davacı tarafından internet ortamında yayınlanması çoğaltma hakkı kapsamında sayılamayacağını, çoğaltma hakkının eserin internet ortamında yayınlanmasını da kapsadığı yorumunun hatalı olduğunu, Devredilmeyen mali haklara ilişkin olarak ruhsat sözleşmesi yapma veya mali hakların ihlali durumunda dava açma yetkisi münhasıran eser sahibi müvekkiline ait olduğundan, davacı .... Şti.'nin huzurdaki davayı açmaya yetkisi bulunmadığını, Davacının müvekkiline ait hakları adeta gaspetmiş iken böyle bir iddia kabul edilemeyeceğini, ... aracılığı ile bir devir söz konusu olamayacağını, Davacının ...platformunda müvekkiline ait eseri yayınlama hakkı bulunmadığını, davacının işbu davayı açmaya yetkisi bulunmadığı gibi maddi ve manevi zarara uğrayan bizzat müvekkilin kendisi olup istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, davacının davaya konu edilen ... isimli müzik eserini ...platformunda yayınlama hakkının olup olmadığı, davalının ...'ye verdiği muvafakatnamenin, davacıya ilgili platformda müzik eserini yayınlama hakkı verip vermediği, verilmiş olması halinde davalının telif hakkı bildiriminin haksız olduğunun tespiti ile ile bu nedenle oluşan zarara bağlı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 23/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı eser sahibinin davacıya gönderdiği 13.06.2016 tarihli muvafakat yazısının FSEK m. 52 hükmünde belirtilen şartlara uygun ve geçerli bir ruhsat (lisans) sözleşmesi olmadığını; davacı fonogram yapımcısına davaya konu eseri “tespit etme” yetkisi vermediğini; , 13.06.2016 tarihli muvafakat yazısının geçerli bir “tespit izni / çoğaltma ruhsatı” olarak kabul edilmesi ihtimalinde dahi, bu yazının, müzik eserine yeni ve özgün bir aranjman yaptırılması ve eserin videa klipe dönüştürülmesi haklarını sağlamayacağını; sayılan faaliyetlerin, çoğaltma değil. FSEK m. 6/1 bent (3) ve (4) uyarınca eserin işlenmesi niteliğinde olduğunu; söz konusu faaliyetler için davalı eser sahibinden “işleme hakkını” (FSEK m. 21) kullanma ruhsatı alınması gerektiğini; 13.06.2016 tarihli muvafakat yazısının ise hiçbir şekilde “işleme tuhsatı” olarak kabul edilemeyeceğini; söz konusu yazıda “işlemeden” veya “işleme hakkından” hiç söz edilmediği ve zorlama yorumla da olsa işleme hakkına işaret edecek hiçbir ifadenin yer almadığını; davalı eser sahibi ileri sürmemiş ve davacının eser tespitinin (fonogramın) çoğaltılarak piyasaya sürülmesine ve ...'da yayınına karşı sessiz kalmış olmasının, en fazla, iki yıllık sürede yapılmış yayın için tazminat veya çoğaltılıp piyasaya sürülmüş albüm nüshaları için tazminat, toplatma gibi taleplerde bulunulmasını engelleyeceğini; mali hak ihlali içeren yayının geçerli bir ruhsat (lisans) sözleşmesine dayalıymış gibi sürekli devamına haklı gerekçe teşkil edemeyeceğini; dava dışı meslek birliği...'nin dijital hak takibi yaparak davaya konu müzik eserinin...'da gerçekleşen yayını sebebiyle telif bedeli tahsil etmiş olmasının da söz konusu yayının devamını (geçerli ve bağlayıcı bir lisans sözleşmesi mevcutmuş gibi) hukuka uygun hale getirmeyeceğini, bu durum karşısında, davalının, ...organizasyonu nezdinde davacı aleyhine yaptığı telif hakkı ihlali bildiriminin haklı sebeplere dayandığı yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. 26/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu ... isimli şarkının gerek güfte gerekse beste açısından birlikte şekillendirme, seslerin birbirini izlemesindeki uslup, birbirine bağlanış ve ritminin hususiyet taşıdığı bu çerçevede FSEK 3 anlamında musiki eseri olduğunu,dosyada mübrez Telif Hakları Genel Müdürlüğü kayıtlarından noter onaylı davalının davaya konu ... isimli musiki eserin söz yazarı ve bestecisi olduğunu, davaya konu muvafakatname içeriğinde davaya konu eserin fonogramda okunması konusunda izin verildiği fakat FSEK 25 kapsamında iletim hakkı kapsamında devri yetkisini içerir şekilde bir yetkinin verilmediğini, dolayısıyla da davacının ...platformunda davaya konu eseri yayınlama hakkının bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün 07/01/2020 tarihli yazı cevabında, davalı ...'nin dava konusu ... isimli müzik eserinin söz yazarı ve bestecisi olduğu, ...'nin 12/03/2019 tarihli yazısı ile bu yazı ekinde bulunan 23/10/2003 tarihli Üyelik Yetki Belgesi'nin incelenmesinde davalının mezkur eser üzerindeki mali haklardan sadece temsil ve umuma iletimden oluşan mali haklarını ...'ye devrettiği, buna karşılık işleme, çoğaltma, yayma haklarını devretmediği görülmüştür.Davalının ...'ye imzaladığı 23.10.2003 tarihli Üyelik Yetki Belgesinin “...'ye Devredilen Haklar” başlıklı 2. maddesinin (B) ve (C) paragraflarına bakıldığında,"Yetki Belgesinin 2. Maddesinin (B) ve (C) bendinde belirtildiği üzere, Temsil Hakkı ve Çoğaltma (Mekanik) hakları işbu yetki belgesi kapsamındadır" ifadesinin yer aldığı, Davalının ...'ye imzaladığı 23.10.2003 tarihli Üyelik Yetki Belgesinin “Üye Yetki ve Sorumlulukları” başlığını taşıyan 4. maddesinin (C) paragrafında da, ...'nin gerçek kişi üyelerinin “... 'ye bildirdiği eserler üzerinde... yapılmış veya yapılacak yayımcı/edisyon sözleşmeleri veya özel sözleşmelerin bir örneğini ...'ye vermeyi” taahhüt ettikleri görülecektir. Bahsi geçen bu “özel sözleşmeler” uygulamada genellikle “muvafakat”, “izin belgesi' vb. başlıklar altında ve hatta ilgili meslek birliğine yönelik bir talimatı da içerecek şekilde düzenlenmekte; böylece, meslek birliği üyesi eser sahipleri, özel sözleşmenin karşı tarafını mali hakları devrettikleri meslek birliğine bu “özel sözleşme” (muvafakat yazısı) ile birlikte yönlendirerek, meslek birliklerinin bu kişilere söz konusu mali hakları kullanmaları için gerekli ruhsatı vermelerini sağlamaktadır.Davalının el yazısıyla hazırlayıp imzalayarak davacıya gönderdiği 13.06.2016 tarihli “muvafakat yazısı ve 13.06.2016 tarihli ...'ye hitaben "Söz ve müziği tarafıma ait olan... isimli eserimi yorumcu “...'nın .... Şti. çıkacak olan “...” isimli prodüksiyonda okunmasına '...' haklarım Saklı kalması Kaydı ile muvafakat ediyorum” şeklindeki yazı olduğu anlaşılmıştırFSEK’in 48. Maddesi gereğince, eser sahibi, sahip olduğu malî hakları tek tek veya bir bütün olarak devredebilir; zira malî haklar birbirine bağlı olmadığından bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmemektedir (FSEK m. 20/1).FSEK’in 52. maddesi gereğince malî haklara dair bir sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Başka bir deyişle malî hakkın devrini amaçlayan sözleşmenin mutlaka yazılı biçimde yapılması ve devre konu malî hakkın açık bir biçimde ifade edilmesi gerekmektedir. FSEK'in 80/I, 1, B maddesi hükmünde fonogram yapımcısının "eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralması" gerektiği ifade olunmaktadır. Fakat, fonogram yapımcısının ilk defa gerçekleştirdiği tespit üzerinde yasada yazılı haklara (FSEK m.80/I, 1, B) sahip olabilmesi için, eser sahibi veya icracı sanatçıdan sahip oldukları tüm mali hakların (FSEK m.22-25, 80/I, 1, A) kullanma yetkisini devir almasına gerek bulunmamaktadır.... yapımcısının icrası gerçekleştirilen eserin sahibi ile esere ilişkin icranın sahibi olan icracı sanatçıdan, "sadece icrayı içeren seslerin tespiti için izin alması", FSEK'in 80/I, 1, B maddesi ile tanınan mutlak nitelikteki bağlantılı haklara sahip olabilmesi için yeterlidir.Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçıdan esrein icrasına ilşikin seslerin tespit iznini almakla, gerçekleştirdiği tespit üzerinde FSEK'in 80/I, 1, B maddesinde yazılı mutlak nitelikteki bağlantılı hakları aslen iktisap eder. ... yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan mutlak hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda fonogram yapımcısı ile eser sahibi ve icracı sanatçı arasında halef selef ilişkisi yahut bir ortaklık bulunmamaktadır. Mahkemece alınan 26/09/2021 tarihli bilirkişi raporu 6. sayfada davalı tarafça davacıya verilen muvaffakatnamenin FSEK 52 ve FSEK 48 çerçevesinde geçerli bir muvaffakatname olduğu, muvaffakatnemnin içeriğinde fonogramda olunması konusunda izin verildiği, fakat FSEK 25 kapsamında iletim hakkı kapsamında devir yetkisini içerir şekilde yetki verilmediği, dolayısıyla davacının ...platformunda davaya konu eser yayınlama hakkının bulunmadığı kanaati hasıl olmuştur şeklinde beyanda bulunulmuştur. Bilirkişi raporunun 5. Sayfasında ise FSEK 80/B maddesine göre ... yapımcılarının eser sahibi ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme ve yasaklama haklarını haiz olduğunun açıklandığı, daha sonra da ... yapımcısının hakları sayılırken "Tespitin internet ortamında umuma iletilmesi" hakkının da bulunduğu açıklanmıştır. Rapor içeriğindeki beyanlara göre davacıya verilen muvaffakatnamenin geçerli olduğu, (FSEK 48 ve 52. maddeler gereğince) ve davacının ...'nın seslendirdiği, söz ve bestesi davalıya ait "Yanımda sen olmayınca" adlı eserinin ilk tespitini yapan davacının tespit üzerinde ... yapımcısı olduğu taraflar arasında ihtilafsız olmakla birlikte, davacının fonogramı internette ...üzerinde yayınlamasının umuma iletim hakkı mı yoksa çoğaltma hakkı mı olduğu, ... yapımcısı davacının 13/06/2016 tarihli muvaffakat kapsamında bu hakka kendiliğinden sahip olup olmadığı, FSEK'in 80/I, 1, B kapsamında da değerlendirme yapılarak aslen iktisap eden olup olmadığı, ...'ye verilen izin kapsamında davacının bu hakka sahip olup olmadığı, davalının hak ihlali bildiriminin haksız olup olmadığı konusunda mahkemece alınan 26/09/2021 tarihli raporun yeterli inceleme içermediği gibi, çelişkili beyanlar içerdiği göz önüne alınarak, hükme esas alınabilecek yeni bir rapor alındıktan sonra karar verilmek üzere, davacı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile, sair istinaf istemleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesinin kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği,Dairemizce işaret edilen hususlarda rapor alınarak karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/11/2021 tarih, 2021/70 E. 2021/39 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024