T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/909
KARAR NO: 2024/2054
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/01/2022
NUMARASI: 2019/440 E. - 2022/29 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı ve annesi ...'ın davalı şirketin ortağı ... ile daha önce üyesi oldukları ... Yapı Kooperatifi'nden tanıştıklarını, ...'ın kooperatifin başkanı olduğunu, davalı şirketten iki adet daire satın aldıklarını, müvekkili aleyhine sahte olarak oluşturulan bono ile icra takibi yapıldığını, müvekkili ve annesinin vermiş olduğu imza örneklerinin yer aldığı belgenin , kooperatif başkanı ...'ın ortağı olduğu davalı şirket tarafından hukuka aykırı yollarla, kağıtta bulunan imzaların üzerinde ki boşluğa bilgisayar yardımı ile bono metni doldurularak, belge altından ve üstünden kesilmek suretiyle senet haline getirildiğini, davalı şirket yetkililerinin, müvekkili aleyhine, sahte olarak bono haline getirdikleri belgeye dayalı İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyasından 30.000,00.-TL bedelli icra takibi başlattıklarını, sahte belgeye dayalı olarak başlatılan takipte borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı tarafın sahte belgeye dayalı icra takibini kötüniyetle yaptığı nazara alınarak % 20 oranında inkar tazminatı ödemekle yükümlü tutulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisi tarafından sunulan 31/03/2021 tarihli beyan dilekçesiyle; İstanbul İli Silivri İlçesi ... Mahalle ... Ada ... Parselde 17000m2 Üzerinde Toplam ... ve ortak alanlar bulunan ... inşaatını davalı şirket yüklenici firma olarak yaptığını, kooperatifle ilgili sözleşmeleri doğrultusunda bütün edimlerini yerine getirdiğini, hakedişlerini alamadığını, davacının borcunu ödememek için her yola başvurduğunu, sunduğu belgeler doğrultusunda davacının borçlu olduğunu, verilen senetlerin alacaklarına istinaden daire tapu satışlarında borçlarına karşılık verdikleri senetler olduğunu beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile , İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak senet ve ferilerinden dolayı DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Senet bedellinin %20'si oranındaki (6.000,00.-TL) kötüniyet tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı şirket yetkilisi tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hatalı bir şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, beyan dilekçesinin mahkemece dikkate alınmadığını, davacının hukuken geçerli olmayan fotomontaj fotokopi evraklardan başka bir şey ortaya koyamadığını, ... İnşaatı bağımsız dairelerin tapuların, devir ve satışı esnasında dairelerini teslim alacak bazı kişilerin adına yüklenici firmasının üzerinden kredi temin edildiğini, borçlu kalanların şirketine senet verilerek dairelerini teslim aldıklarını, davacının da bu doğrultuda senedini yüklenici firmaya verdiğini, iyi niyetli bir şekilde tapuları verdiğini ancak alacaklarını tahsil edemediğini, dolandırıldığını, kambiyo alacağını başka bir delille ispat etmesine gerek olmadığını, davacının bedelsizlik iddiasını ispat edemediğini, somut olaya uygun bulunmayan gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesis edildiğini , TTK m. 776 uyarınca bono zorunlu tüm unsurlarını eksiksiz olarak karşıladığını, bilirkişi raporunda senetteki imzaların ve yazıların senet borçlularına ait olduğunun tespit edildiğini, kıymetli evrak oluşumuna sebep olan ilişkide aksaklık ve bozukluk olmasının evrakın geçerliliğine etki edemeyeceğini, davacının İİK m. 169 ve devamı maddelerine girmeyen itirazlarının reddedilmesi gerektiğini, son alınan bilirkişi raporunda senedin normal olarak matbaada basılmış senetlerden olmadığını,senet kağıdının üst kenarının fabrikasyon kesimi olmadığı,v.s v.s tahmin ve kanaat bildirdiğini beyanla dolandırılarak mağdur edildiğinden maddi ve manevi büyük zararlara uğradığını, karşı tarafların sebepsiz zengin olduğunu, üstüne atılan sahtecilik iddialarını kabul etmediğini, mahkemece eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini beyanla i mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , uyuşmazlık konusu senedin sahte olduğunu, kooperatife verilen imzalı yazının sahte senede dönüştürüldüğünü, beyanla İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına konu 30.000,00.-TL bedelli senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında , iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması , senedin sahte olması” iddiası her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Somut olayda; İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında borçlunun davacı, alacaklının davalı olduğu, 21/01/2015 düzenleme tarihli 21/04/2015 vade tarihli 30.000-TL bedelli senet dayanak yapılarak takibe geçildiği görülmektedir. 20/12/2021 tarihli Adli Tıp raporunda ; "İnceleme konusu senedin üst, sağ ve sol kenarının forme kesim olmadığı, "Adı Soyadı - Adresi - Telefon" bilgilerini içeren ve imza içeren bölümler ile bu bölümler arasında yer alan senedin ödeme günü, bedel içeriği ve düzenleme tarihine dair yazılar bulunan bölümün aynı paralel hattı takip etmediği, senet metninin bilgisayar ve ekipmanı ile oluşturulmuş diğer yazılara göre daha küçük puntolarla sıkıştırılmış olarak farklı zamanlarda farklı toner dağılımına sahip bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla oluşturulmuş olduğu, dolayısı ile senedin evvelce mevcut imzalardan yararlanılarak oluşturulmuş olduğu," belirtilmiştir.Davacı vekili, senet haline getirilen imzalı belgenin kooperatif işlemlerine esas olmak üzere verildiğini belirtmiş, davalı ise, yüklenici olarak kooperatife karşı edimlerini yerine getirdiğini, alacağını tahsil edemediğini davacının borcunu ödememek için bu yola başvurduğunu belirtmiştir. Takip konusu senede bakıldığında ilk üç satırının sırasıyla ad-soyad, adres, telefon bilgisinin yazılacağı şekilde düzenlendiği, bu satırlardan sonra alt kısımda üç adet imza atılacak şekilde " imza" yazılan kısım bulunduğu, yukarıdaki bilgilerle imza atılan kısım arasındaki boşluğun bilirkişi raporunda belirtildiği üzere senet metni olacak şekilde sonradan bilgisayar ile diğer yazılara göre daha küçük puntolarla sıkıştırılmış şekilde tanzim edildiği görülmekle, davacının kooperatif üyesi, davalının ise kooperatif başkanı olan ... isimli kişinin ortağı olduğu yüklenici firma olduğu, dava dışı ... tarafından takibe konu edilen bir başka senet nedeniyle İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/603 E. Sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davası sonucu verilen 2021/361 K. sayılı kararın istinaf incelemesinin Dairemizin 2021/909 -2024/796 sayılı kararı ile ele alındığı ve takip konusu senedin mevcut imzalardan yararlanılarak bilgisayar ortamında oluşturulmuş sahte senet olduğu sonucuna varıldığı, eldeki dava konusu belgenin matbu bir senet metni olmaması dikkate alındığında imzalatıldığı sırada bir borçlanma sonucunu doğuracak bilgileri içermediği, serbest şekilde borçlanma iradesi ile imzalanmadığı belgenin düzenleniş tarzına göre kooperatif üyeliği gereği alınan bir belge olduğu ,senedin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak oluşturulmuş olduğu, kambiyo senedi vasfında olmadığı , sahte olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, menfi tespit ve kötüniyet tazminatı talebinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2022 tarih ve 2019/440 E., 2022/29 K. sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 512,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,80 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024