T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/938
KARAR NO:2024/2058
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/01/2022
NUMARASI:2021/310 E. - 2022/36 K.
DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili Banka adına, davalı aleyhinde 22.01.2021 tarihinde .... sayılı dosya nezdinde, ters ibraz (chargeback) alacağından kaynaklanan icra takibi başlatıldığını, gerçek kişi tacir sıfatını haiz davalının, müvekkil Banka ile akdettiği “Üye İşyeri Sözleşmesi” uyarınca pos cihazı temin ettiğini, davalıya tahsis edilen POS cihazı üzerinden yapılan harcamaların, davalının müvekkil Banka şubesindeki mevduat hesabına alacak kaydedildiğini ancak muhtelif kart hamilleri tarafından, işbu pos cihazından yaptıkları ödemelere karşılık istedikleri hizmeti alamadıkları gerekçesiyle 20 farklı işlem için toplam 37.750,00-TL’lik harcama itirazında bulunulduğunu, harcama itirazlarına istinaden işbu sözleşme ve ilgili chargeback kuralları uyarınca, davalı tarafından harcama itirazları kapsamında mal/hizmet verildiğini kanıtlar hiçbir evrak ve bilgi sunulmadığını, davalıya Banka’ya bildirilen adresine 3 farklı ihtarname gönderildiğini, harcama itirazları üzerine davalı yanın hesabında bakiye bulunmaması sebebiyle kart hamili bankalara itiraza konu ödemelerin müvekkili Banka’nın aktifinden karşılandığını, bu nedenle davalının kusurlu fiilleri sebebiyle ters ibraz (...) sistemi kapsamında müvekkili bankanın zarara uğradığını ileri sürerek avalı tarafça .... sayılı icra takibine karşı haksız ve kötü niyetli şekilde yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak koşuluyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin POS cihazı kullanılarak yapılan harcamalara gelen itirazların tamamının mesnetsiz olduğunu, müşterilerine araç kiralama hizmeti sunduğu ve harcamalara itiraz eden kişilerin aralarında bir alışveriş bir hukuki ilişki söz konusu olduğunu, Müvekkilin kendilerine araç kiralama hizmeti sunması sonrasında araçları teslim alan buna ilişkin ıslak imzası bulunan şahısların sonradan yaptıkları ödemelere haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiğini, bu tutarların müvekkilden tahsilinin mümkün olmadığı huzurdaki davanın müvekkile değil itiraz eden şahıslara yönlendirilmesi gerektiğini ve husumet yönünden itirazının mevcut olduğunu, ayrıca davacı tarafın taleplerine karşı zamanaşımı yönünden de itirazının mevcut olduğunu, hizmet verildiği belirtilen 15 müşteriye ait Araç Kiralama Sözleşmesi, Araç teslim tutanağı, Slipler ve faturaların sunulduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "1-)Davanın KABULÜNE, 2-)2004 sayılı İİK'nın 67/I Maddesi gereğince davalı-borçlunun ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile icra takibinin kaldığı yerden aynen DEVAMINA, 3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın(37.673,12 TL) %20'si olan 7.534,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporunun davalı asile tebliğ edildiğini, dosyaya vekalet sunduklarını ve 13.01.2021 tarihli 2. Celseye katılmadıklarını, bilirkişi raporunu itiraz için sürenin dolmadan duruşmanın 5 gün sonrasına ertelendiğini, mahkemece bilirkişi raporuna itiraz süresinin dolduğu 17.01.2021 tarihinden hemen 1 gün sonra 18.01.2021 tarihine duruşma günü verdiğini, mahkemece duruşma zaptı ve duruşma tarihini gösterir davetiyenin taraflarına tebliğ edilmediğini, duruşma ara kararlarında da bir sonraki celse sözlü yargılamaya geçileceğine dair bir ara kararda oluşturulmadığını, ıslah dilekçelerinin mahkemece karşı tarafa gönderilmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, kiralama sözleşmelerinde belirtilen araç iade tarihleri gözetilerek süresi içerisinde yapılmayan harcama itirazlarının reddi gerekir iken kabulü yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kanuna aykırı olarak gerçekleşen ödemeler ile ilgili davacı bankanın gerekli itirazları yapmayarak hatalı olarak ödeme yapmak zorunda kalmasının müvekkiline yansıtılamayacağını, itirazların neredeyse tamamının süresi içerisinde yapılmayan itirazlar olduğunu ve yalnızca itiraz süreleri itibariyle itirazların reddedilmesi gerekir iken davacı bankanın üye işyerinin hakkını savunmayarak itirazların kabulüne sebebiyet vermesi ve bu ödemeleri yapmak zorunda kalması sebebiyle rücu hakkını kullanmaya çalışmasının mümkün olmayacağını, kayıtlı olmayan mail adresini iletişim adresi olarak kabul etmek ve buraya atılan mailler neticesinde müvekkiline ulaştığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının belge talebinin mail ile iletildiğini ve süresi içerisinde cevap verilmediği iddiası hukuka aykırı olduğunu, kredi kartı kullanıcısı ile araç kiralama sözleşmesinin farklı kişiler olması konusunda kart sahipleri ile kiralama sözleşmeleri arasındaki ilişkinin dikkate alınmadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının ıslah harcı yatırmadan yaptığı ıslahın mahkemece dikkate alınmadığını, davalının istinaf dilekçesindeki iddialarının iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğunu , cevap dilekçesinde harcama itirazına konu hizmetin verildiği yönünde bir savunmada bulunulduğunu buna ek olarak zamanaşımına dair itirazlar da zikredildiğini, ihtilaf kapsamında tüm sübut deliller, iddialar ve savunmalar incelenerek hukuka uygun karar verildiğini, yapılan harcama itirazlarının gerekli sürede yapılmadığı, müvekkili Banka tarafından süresinde yapılmayan itirazlara istinaden ödeme yapıldığın, söz konusu ödemelerin davalıya yansıtılamayacağı iddia edildiğini, ancak müvekkili bankanın harcama itirazına konu tutarları dava dışı kart hamillerine iade ettiğini, davalının bu yöndeki itirazlarının da yersiz olduğunu, müvekkili banka davalının bildirdiği mail adresine harcama itirazına konu işlemler ile ilgili bilgi ve belgelerin iletilmesi hususunda mail gönderdiğini, davalı tarafından söz konusu bilgi ve belge talebine herhangi bir yanıt verilmediğini beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkil Banka ile davalı arasında akdedilen “Üye İşyeri Sözleşmesi” uyarınca davalıya pos cihazı temin edildiğini, kart hamillerince yapılan muhtelif işlemler karşılığı almaları gerekli hizmeti alamadıkları gerekçesiyle 20 farklı işlem olmak üzere toplam 37.750,00-TL’lik işlem için harcama itirazında bulunulduğu, harcama itirazında bulunulan işlemlere ilişkin tutarların Banka tarafından ödendiği bu nedenle davalı hakkında başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir.İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin 2021/1005 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine , 27.01.2021 tarihinde toplam 37.673,12 TL nin tahsili için ilamsız takibe geçildiği, takibin borçlunun itirazı üzerine durduğu davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Bilirkişi raporunda; "taraflar arasında düzenlen üye işyeri sözleşmesi kapsamında kullandığı POS cihazından yapılan harcamaların ... hakkı kapsamında kart sahiplerinin farklı işlemler yönünden toplam 37.750,00 TL miktar için bankaya itiraz da bulunduğu, kart sahiplerince yapılan itirazların süresinde Chargeback kuralları dahilinde yapıldığı ve işlemlere taraf bankaların ... kuralları, ... kuralları ve 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu kapsamında süreç takip ettiği ve prosedür uyguladığı, davalının sözleşme gereğince harcama itirazları ile ilgili kanıt sunamadığı , bu nedenle uluslararası ... kuralları doğrultusunda, davacı bankanın kart hamillerinin bankalarına itiraz bedellerini ödemek zorunda kaldığı, davacı bankanın ödemek zorunda kaldığı itiraz bedellerini talep edebileceği, davacı tarafından talep edilen temerrüt faiz hadlerinin, taraflar arasında imzalanan "Üye İşyeri Sözleşmesi" ve Davacı bankanın uyguladığı faiz Oranlarına uygun olduğu, " belirtilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen Üye İşyeri Sözleşmesi’nin 13. maddesinde üye işyerinin harcama itirazı durumunda talep tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde istenen bilgi ve belgeleri usulünce Banka’ya ibraz ile yükümlü olduğu, Banka’ca talep edilen belgeleri Banka’ya ibraz edememesi halinde, Banka’nın satış belgelerinde yer alan tutarları Üye İşyeri hesabına kayıtsız ve şartsız borç kaydedebileceğinin düzenlendiği, aynı sözleşmenin 16.maddesinde ise, kart hamillerinin harcama itirazı sonucu üye işyerinin iddiaların aksini kanıtlayamaması durumunda Banka’nın zararından sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir. Ayrıca sözleşmenin 84.maddesinde adres değişikliğinin 15 gün içinde bildirilmesi aksi halde mevcut adrese gönderilen bildirimlerin tebliğ edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Davalının, araç kiralama konusunda ticari faaliyet yürüttüğü, kiralama yapan şahıslardan "Araç Kira Bedeli ve Depozito Bedeli" tahsilatlarını kredi kartı ile yaptığı işlemlerde davacı banka ile yaptığı "üye İşyeri Sözleşmesi" kapsamında kendisine verilen POS cihazı üzerinden gerçekleştirdiği, bu şekilde ödeme yapan bir kısım müşterinin ödemiş oldukları depozito bedellerini araç teslimini takiben sözleşmelerinde belirtilen süre dahilinde iade alamadıkları gerekçeleriyle kart kullandıkları bankalarına farklı işlem için toplam 37.750.-TL lık harcama itirazında bulundukları, davacı bankanın davalının mail adresine gönderilen iletiler ile söz konusu itiraza uğrayan işlemler ile ilgili bilgi ve belgeleri istediği, davalı tarafından süresinde ve usulünce bilgi belge verilmediği bu nedenle banka tarafından itirazlı harcamalar için kart hamillerine yapılan ödemelerin davalı adına borç kaydedildiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere yapılan itirazların süresinde ... kuralları dahilinde yapıldığı ve işlemlere taraf bankaların ilgili mevzuat kapsamında prosedür uyguladığı, her ne kadar sözleşmede mail adresi belirtilmemiş ise de davalının söz konusu mail adresinin kendisine ait olmadığına yönelik bir itirazının bulunmadığı dikkate alındığında davacının bilgi belge talep ettiğinden haberdar olan davalının yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacının itiraza uğrayan harcama tutarlarını ödemek zorunda kalmasına sebebiyet verdiği bu nedenlerle davacı bankanın zararını tazmin ile sorumlu olduğu, davacı banka tarafından davalının sözleşmede yer alan adresine gönderilen temerrüt ihtarnamelerinin sözleşmenin 84. Maddesi gereği tebliğ edildiğinin kabulü gerektiği, davacının takip ile talep ettiği alacak ve işlemiş faiz miktarının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile ispatlanan alacak tutarlarına uygun olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından vekaletname sunulduğu duruşmaya iştirak edilmediği, bilirkişi raporunun daha önce davacı asile tebliğ edildiği ve HMK 281. Maddesi uyarınca itiraz süresinin beklenildiği, süresi içinde itiraz edilmediği, raporun kesinleştiği, süresi içinde yapılmamış bir usul işleminin ıslahının mümkün olmadığı, cevap dilekçesinin ıslahında ise, davalı vekilinin rapora itiraz dilekçesi sunmadığı kendi beyanına göre "var olan süremizin tamamını kullanmak maksadı ile13.01.2021 tarihli 2. celseye tarafımızca katılım sağlanmadığı ", son duruşma gününden bir gün önce mesai saatinden sonra oluşturulan ıslah dilekçesinin duruşma tarihinde dosyaya eklendiği, davalı vekilinin son duruşmaya da mazeretsiz olarak katılmadığı ve istinaf dilekçesindeki yargılamanın kısa sürede bitirilmesini eleştiren beyanlar gözetildiğinde ıslah dilekçesinin HMK 182.maddesi uyarınca Islahın davayı uzatmak amacı taşıdığı anlaşılmakla ıslah dilekçesi dikkate alınmamasının yerinde olduğu, yargılamanın basit yargılama usulüne uygun olarak yürütüldüğü, bu nedenle sözlü yargılama aşamasının bulunmadığı, mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmayan davalı vekiline karar verilmesi öncesi tebligat yapılmasının usulen gerekmediği , mahkemece yargılamanın yürütülmesinde usule aykırılık bulunmadığı görülmüştür. Sonuç olarak, kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih ve 2021/310 E., 2022/36 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.573,45 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 643,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.929,95 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024