T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/863 Esas
KARAR NO: 2024/2012
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/01/2022
NUMARASI: 2021/103 E. - 2022/24 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bir aile şirketi olduğunu, müvekkilleri ... ve ...'in şirket yetkilileri olduğunu, ...'de babaları olduğunu, müvekkili şirketçe İstanbul/Ümraniye adresindeki iş yerinin 01.01.2020 tarihli kira kontratı ile asansör kapı parçaları satış ve imalatı yapmak asansör kapı parçaları satış ve imalatı yapmak için kiralandığını, 11.08.2020 tarihinde borçlusu ... Elektronik San. ve Dış Tic. A.Ş. Ve ... olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından yazılan talimat ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Tal. Sayılı dosyası ile iş yerinde hacze gelindiğini, hacze gelen davalı taraf vekiline ve memurlara borçlu ile ilgisi olmadıklarının bildirilmesine ve vergi levhası ile kira kontratı sunulmasına rağmen direkt olarak müvekkilinin malları üzerinde haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, müvekkili şirket yetkililerinin İstanbul'a yeni taşınması, müşteri çevresinin yeni oluşması, sipariş edilen malların muhafaza altına alındığında teslim edilememesi halinde yaşayacağı itibar kaybını düşünmelerinin onları yıprattığını ve zor durumda kaldıklarını, bu zor durumdan faydalanan davalı tarafın, vekili Stj. Av. ... tarafından tamamen kendi el yazısı ile hazırlanan 07.08.2020 tanzim ve 11.08.2020 ödeme tarihli 100.000,00-TL bedelli senet ve buna mesnet olacak şekilde protokol hazırlandığını, senet ve protokol 11.08.2020 tarihinde (haciz esnasında) hazırlanmasına rağmen senedin düzenlenme tarihi olarak 07.08.2020 tarihi yazıldığını, protokol ve senedin bir nüshasının müvekkillerine verilmediğini, haciz baskısı altında, haciz tarihi olan 11.08.2020 tarihinde müvekkillerden 20.000,00-TL ödeme talep edildiğini, müvekkillerin de davalı banka vekili Av. ... adına kayıtlı ... Bankası, ... iban numaralı hesabına açıklama bölümüne "... - ... Esas dosyalarına istinaden" yazılarak 20.000,00-TL ödeme yaptığını, protokol ve senedin bir nüshası elinde olmayan neye imza attığını bilmeyen ve davalı taraftan da temin edemeyen müvekkilleri aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosya ile takip başlatıldığını, müvekkillerinin protokol ve senetten ancak bu icra dosyası ile haberdar olduklarını ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası borcunun 27.08.2020 tarihinde ödendiğini, müvekkillerinin dava dışı ... San. ve Dış Tic. A.Ş. ve ... ile hiçbir bağlarının olmadığını, davalı bankaya da hiçbir borcu da bulunmadığını, davaya konu ödemelerin haciz baskısı altında alındığını, senet ve protokol haciz baskısı altında imzalatıldığını, haciz baskısı altında alınan senedin, yapılan ödeme ve tanzim edilen protokolün geçersiz olduğunu, dava öncesi ticari davalarda dava şartı olan zorunlu ara buluculuğa müracaat edilmişse de anlaşma sağlanamadığını, davalı bankanın kötü niyetli olduğunu beyan ile müvekkillerinin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe konu senet aslının müvekkillere iadesini, müvekkillerince ödemesi yapılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası için 92.800,-TL ve 11.08.2020 tarihli 20.000,00-TL'nin toplamı olan 112.800,00-TL'nin her bir ödeme için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı bankadan istirdadını, takipte kötü niyetli olan davalı banka aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu protokol ve ödeme aracı olarak bononun usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, borçluların serbest iradeleri ile imzaladıklarını, bononun borcun üstlenilmesi niteliğinde olduğunu, protokol ve ödeme aracı olan bononun İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas ve ... Esas sayılı dosya borçlarının ödenmesine ilişkin olarak ve tahsilde tekerrür olmamak üzer kaydı ile düzenlendiğini, bu hususun protokol metninde de yer aldığını, protokole göre ödeme aracı olan bononun taksitlerinden biri vadesinde ödenmezse müteakip taksitlerin de muaccel hala geleceğinin düzenlendiğini, protokolde belirlenen taksitlerin vadesinde ve miktarınca ödenmemesinden ötürü İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhinde takibe geçildiğini, davacı tarafın borcun yenilendiği mükerrer olarak tahsil edilmek istendiği iddialarının ve haciz baskısı altında protokol ve bono düzenlendiğine ilişkin iddialar gerçeğe aykırı olduğunu, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü ile bağlı olan davacıların; şirket adına ve şirketin yetkilileri olarak senet imzaladıktan sonra neye imza attıklarını bilmediklerini ileri süremeyeceklerini, 11/08/2020 haciz tutanağı incelendiğinde haciz mahallinde ek haciz işlemi gerçekleştirilmediği, muhafaza işlemi yapılmadığının anlaşıldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından alınan talimat gereği haciz mahalli adresine ilk olarak 20/08/2019 tarihine gidildiğini, bu takibin kesinleştiğini, akabinde açılan bir istihkak davası davası da olmadığını, davacı tarafın istirdat talepleri usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yatırılan 92.800,00 TL nin uhdelerine geçmediğini ve hala icra müdürlüğü dosyasının içerisinde olduğunu, 20.000 TL'nin da üstlenilen borca istinaden yapılan bir ödeme olduğunu beyan ile davanın davacının işbu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddine karar verilmesini, borçlular hakkında %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Dosya kapsamında bulunan protokolden davacıların icra takibine konu borcu üstlendikleri ve bu protokol kapsamında ödeme taahhüdünde bulunup davaya konu senetleri verdikleri anlaşıldığından, davacıların icra takibine konu borcu üstlenmeleri nedeniyle verdikleri senet ve yaptıkları ödemelerden dolayı takip alacaklısına karşı menfi tespit ve istirdat iddiasında bulunamayacaklarından, davacıların davasının reddi" şeklindeki gerekçeleri ile; Davacının davasının REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket yetkililerinin 2019 yılı sonunda Çankırı ilinden İstanbul'a taşındıklarını, dava dışı ...den iş yerini kiraladıklarını, 11.08.2020 tarihinde Borçlusu ... Elektronik San. ve Dış Tic. A.ş. ve ... olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından yazılan talimat ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Tal. Sayılı dosyası ile müvekkil iş yerine hacze gelindiğini, haciz işlemi için gelen davalı taraf vekiline ve memurlara borçlu ile ilgisi olmadığı bildirilmesine ve vergi levhası ile Kira Kontratı sunulmasına rağmen müvekkilin malları üzerinde haciz işlemi yapıldığını, haczedilerek muhafaza altına alınmak istendiğini, haciz ve muhafaza baskısı altındayken davalı taraf vekili tarafından tamamen kendi el yazısı ile hazırladığı 07.08.2020 tanzim ve 11.08.2020 ödeme tarihli 100.000,00-TL bedelli senet ve buna mesnet olacak şekilde hazırlanan protokolü müvekkillere imzalattığını, protokolün 11.08.2020 tarihinde (haciz esnasında) hazırlanmasına rağmen senedin düzenlenme tarihi olarak 07.08.2020 tarihi yazıldığını, protokol ve senedin bir nüshası müvekkillerin tüm ısrarlı taleplerine rağmen kendilerine verilmediğini, haciz ve muhafaza baskısı altında, haciz tarihi olan 11.08.2020 tarihinde müvekkillerden 20.000,00-TL ödeme talep edildiğini, davalı vekili hesabına 20.000,00-TL ödeme yaptığını, davalı banka vekilinin talimatları doğrultusunda açıklama bölümüne "... - ... E dosyalarına istinaden" yazıldığını, haciz ve muhafaza için orada bulunan davalı banka vekili Stj Av. ...'ın kendisinin de Çankırılı olduğunu, herhangi bir sıkıntı olmayacağını, müvekkillerin davalı tarafa ödemiş olduğu miktarın %20 tazminatı ile birlikte bir -iki hafta içinde kendilerine geri ödeneceği beyan edildiğini, müvekkillere apar topar senet ve protokol imzalatıldığı ve akabinde protokol ve senet nüshası dahi kendilerine bırakılmadığını, protokol ve senedin bir nüshası elinde olmayan neye imza attığını bilmeyen ve davalı taraftan da temin edemeyen müvekkiller aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya ile takip başlatıldığını, müvekkiller protokol ve senedin içeriğinden bu dosya ile haberdar olduklarını, müvekkillerin davalı bankaya herhangi bir şekilde borcu bulunmadığı bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, müvekkiller tarafından imzalanan senede ilişkin müvekkilin borcu olmadığının tespiti ile müvekkiller tarafından ödenen bedellerin istirdadına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kabul kararına ilişkin hükmün bozularak kaldırılmasına, davanın tümden kabulüne, müvekkillerin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe konu senet aslının müvekkillere iadesine, müvekkil tarafından ödemesi yapılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası için 92.800-TL ve 11.08.2020 tarihli 20.000,00-TL'nin toplamı olan 112.800,00-TL'nin her bir ödeme için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı bankadan istirdadına, davalı banka aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu protokol ve ödeme aracı olan bononun usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, borçluların serbest iradeleri ile imzalandığını, bu yönü ile takibe dayanak bononun TTK hükümlerine uygun olduğunu, davaya konu protokol ve ödeme aracı olan bono davacı borçlular tarafından serbest iradeleri ile imzalandığını, davaya konu protokol ve ödeme aracı olan bono İstanbul ... İcra müdürlüğü ... esas ve ... esas sayılı dosya borçlarının ödenmesine ilişkin düzenlendiğini, protokolde belirlenen taksitler vadesinde ve miktarınca ödendiğini, borçlular tarafından protokol hükümlerine uyulmamış bonoya ait taksitler vadesinde ödendiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında protokol ve ödeme aracı olan bono İstanbul ... İcra müdürlüğü ... esas ve ... esas sayılı dosyalarına tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibine konu edildiğini, davacılar İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... esas sayılı dosyalarına ilişkin borçları kabul etmiş ve dosya borçlarını üstlendiğini, düzenlenen protokolün ödeme aracı olan bonoyu imzalayarak kabul ve kefalet altına alındığını, borçluların serbest iradeleri ile imzaladıklarını, protokolün ödeme aracı ise dava konusu takibe dayanak bono olduğunu, haciz tutanağından ayrı olarak tanzim edilmiş protokol ve ödeme aracı olduğunu, bu hali ile davacılar arasındaki organik bağın ya da davacıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü dosyasının tarafı olup olmamalarının önem arz etmediğini, davacılar tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas ve ... esas sayılı dosya borcunun kayıtsız şartsız üstlenildiğini, davacı taraflar açıkça borcu üstlendiği açıkça borçlu olarak imza attığı protokol ve ödeme aracı olan bononun içeriğini bilmediğini ve sonucunu bilemeyecek durumda olduklarını ileri sürelemeyeceğini, davacı tarafça dava dilekçesinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası için 92.800,00 TL ve 11/08/2020 tarihli 20.000,00 TL 'nin toplamı 112.800,00-TL 'nin tarafından istirdadını talep ettiklerini, davacı tarafların 92.800,00 TL borç ödemesini İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yaptıklarını, borçluların ödedikleri bu miktar hala İcra Müdürlüğü uhdesinde olduğu ve icra dosyasında dolayısıyla davacının 92.800,00 TL tarafına ödenmiş gibi istirdat talep etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu miktar davacılar tarafından icra müdürlüğü dosyasına ödendiğini, 92.800,00 TL hala icra müdürlüğü dosyasının içerisinde olduğunu, istirdadı talep edilen 20.000,00 TL 'ye ilişkin davacıların da dava dosyasına ibraz ettiği ödeme dekontu incelendiğinde borçlular tarafından yapılan borç ödemesine ilişkin dekontun açıklama kısmında "...-... E. sayılı dosyalarına istinaden" şeklinde açıklama bulunduğunu, ödeme dekontundan, davaya konu protokol ve ödeme aracı olan bonodan açıkça anlaşılacağı üzere borçlular tarafından İstanbul ... İcra müdürlüğü ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarına ilişkin borç üstlenilmiş ve kabul edildiğini, bu dosya borçlarına istinaden 20.000,00 TL ödeme yapılmış ve bu husus kendileri tarafından yazılan ödeme dekontu açıklamasında da açıkça ikrar edildiğini, İstanbul ... İcra müdürlüğü ... Esas ve ... Esas sayılı dosyasında borçlular ... Elektronik Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... olduğunu, davacı taraflar dava konusu protokol ve ödeme aracı olan bono ile ... Elektronik Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... tarafları İstanbul ... İcra müdürlüğü ... Esas ve ... Sayılı dosya borcunu üstlendiklerini, davacının istirdat talepleri usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafça kabulü mümkün olmayan borçlular tarafından İstanbul ... İcra müdürlüğü ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarına ilişkin borç üstlenilmiş ve kabul edildiğini, 20.000,00 TL bu dosya borçlarına istinaden ödenmiş ve 92.800,00-TL İcra Müdürlüğü dosyasına ödenmiş ve taraf uhdesine geçmediğini, davacı tarafların istinaf taleplerinin reddi ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/103 E. ve 2022/24 K. Sayılı ilamının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Davacılar tarafından haciz ve muhafaza baskısı altında protokol ve senet tanzim edildiğini, senedin haciz esnasında davalı vekili tarafından düzenlenen senedin keşide tarihinin farklı tarih olarak doldurulduğunu ve ihtirazı kayıt ile ödeme yapıldığını borçlu ile bir ilgilerinin bulunmadığını ileri sürmüşlerdir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; dosyamız davalısı bankanın dava dışı ... Elektronik San ve Dış Tic A.Ş aleyhinde 40.078,85 TL sı asıl alacak olmak üzere toplam 46.029,86 TL'nin tahsili bakımından 26/07/2019 tarihinde ilamsız takibe geçtiği, ödeme emrinin borçlu şirketin" ..., ... Org. San Böl. İmes San Sit. ... Blok ... Sok No:... Ümraniye İstanbul" adresine adresine tebliğe çıkarıldığı ve iade edildiği, şirketin Türkiye Ticaret Sicile kayıtlı adresinin de bu adres olduğu anlaşıldığından tebligatın bu kez TK 35. Maddesine göre çıkarıldığı ve 01/09/2019 tarihinde kapıya yapıştırılmak sureti ile tebliğ edildiği görülmüştür. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; dosyamız davalısı bankanın dava dışı ... Elektronik San ve Dış Tic A.Ş ve ... aleyhinde takip başlattığı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile dava dışı şirket sicil adresine hacze gidildiği, bu adreste dosyamız davacısının faaliyet gösterir olduğu, dosya kapsamında dosyamız davacısı şirketin "20.08.2019 tarihli haciz zaptında tavan Vinç ile ilgili olarak İstihkak iddia ettiği görülmüştür. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; dosyamız davalısının davacılar aleyhinde 80.000 TL si asıl alacak olmak üzere toplam 80.265,10 TL nin tahsili bakımından icra takibine geçtiği, yapılan kapak hesabında harç ve masraf ile birlikte borcun 95.549,15 TL olarak hesap edildiği, 27/08/2020 tarihinde 92.800 TL nın dosyamız davacısı şirket tarafından ihtirazı kayıtla ödendiği görülmüştür. Bilirkişi 01/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı şirketin 01.01.2020 tarihli kira kontratı ile Dudullu OSB Mah. İmes ... SK. ... Ümraniye-İstanbul adresinde 16.01.2020 tarihinde işe başladığını, işyeri tescilini 22.01.2020 tarih, 9999 sayılı Türkiye ticaret sicili gazetesinde tescil ve ilan ettirdiğini, davacı şirketin, davalı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, ticari defterlerinde davalı ile banka-müşteri ilişkisi içerisinde davalı bankanın mevduat müşterisi olduğunu, davacının, davalılara kredi sözleşmelerinden kaynaklı herhangi bir borçlarının ticari defterlerde işli olmadığını ve davaya konu borcun doğum tarihinin 29.07.2019 tarihi, davacı şirketin ise 16.01.2020 tarihinde tescil olduğu ve bu tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 22.01.2020 tarihinde yayımlandığını, davaya konu adres muhtasar beyannamenin Ocak, Şubat, Mart 2020 dönemi 27.04.2020 tarihinde davacı şirket tarafından süresinde vergi dairesine beyan edildiğini, bu durumda davacıların, davalı bankaya birebir ilişkileri nedeniyle borçlu olmadıklarının söylenebileceğini, davaya konu borç/alacak tutarının davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... Elektronik San. Ve Dış Tic. A.Ş. arasında hüküm altına alınan 28.04.2017 tarihli ve 800.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi nedeniyle doğmuş olduğunu, sözleşmenin imzalandığı tarihinde dava dışı ... şirketinin adresinin “Dudullu OSB Mah. İmes ... SK. ... Ümraniye-İstanbul” olarak genel kredi sözleşmesinde yer aldığı ve davaya konu borcun sebebini ise ... şirketi ile imzalanan ... Nolu Genel Kredi sözleşmesi olarak beyan edilmiş olduğunu, davalı bankanın, dava dışı ... şirketine genel kredi sözleşmesi kat ihtarını Beşiktaş ... Noterliğinin 05.07.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “... Mah. İmes ... SK. ... Ümraniye-İstanbul” adresine yapılmış, kat ihtarının ise şirketin adresten taşındığı gerekçesi ile bila tebliğ iade edilmiş olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile ilgili hiçbir fotokopi evrakının dosyada içeriğinde yer almadığını, davalı ... A.Ş.'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhine başlattığı kambiyo senetlerine özgü takibin, İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E, ... E sayılı dosyalarından tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açılmış olduğunu, bu dosyalar nedeniyle davacıların, davalıya 20.000,00 TL ile 92.000,00 TL olmak üzere 112.000,00 TL ödenmiş olduğunu, davalı şirkete ödenen 112.000,00 TL'de İcra dosyası borçluların dava dışı .. A.Ş. ile dava dışı ... olduğunu, mevcut durumda davacıların, davalı bankaya ticari defterlerinde herhangi bir borçlarının bulunmadığını, ancak davacıya haciz esnasında 100.000,00 TL tutarlı bono imzaladıklarını, somut davamıza konu olan borç/alacağın taraflarında kabulünde olan protokol nedeniyle meydana geldiği ve Protokol ve hükümlerinin değerlendirilmesinin hukuki tecrübe ve bilgi gerektirdiğini, mahkemenin davacıların haciz sırasında imzaladıkları bononun baskı altında imzaladıkları hakkında kanaat ittihazı halinde davacıların, davalı şirkete herhangi bir borçları olduğundan bahsedilemeyeceğini ve davalının tahsil ettiği 20.000 TL nin ödendiği tarihten itibaren (27.08.2020) avans faizi ile birlikte istirdadının, diğer 92.000,00 TL nin ise (davalı beyanından para İcra müdürlüğü uhdesindedir.) iadesinin gerekeceğini, mahkemece taraflar arasında düzenlenen bononun protokol nedeniyle meydana geldiğini, davacıların bu bonoyu serbest iradeleri ile imzaladıkları hakkında kanaat oluşması durumunda davacıların 112.000,00 TL borçlarının olduğunun kabul edilmesi gerekeceği" belirtilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından davacılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında diğer iki icra dosyasından tekerrür olmamak kaydı ile bonoya ve protokole istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı protokolde tarih yazmadığı, davacılar tarafından senedin haciz esnasında protokolle birlikte baskı altında alındığının ileri sürüldüğü, davacılar tarafından tanık deliline dayanılmışsa da mahkemece tanıkların dinlenmediği, haciz tutanağında davacılar tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, davacı tarafça istihkak davası açılıp açılmadığının araştırılmadığı, borçlu şirkete haciz yapılan adrese tebligat çıkarıldığı anlaşılıyorsa da tebligatın bila tebliğ iade edildiği, mahkemece davacı şirket ile borçlu şirketin faaliyet alanları, şirket ortakları arasında organik bağ bulunup bulunmadığının incelenmediği, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla davacıların istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve soncuna sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih, 2021/103 E. 2022/24 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024