T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/484
KARAR NO: 2024/1725
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/02/2021
NUMARASI: 2019/209 E. - 2021/68 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin abiye sektöründe Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden birisi olduğunu, davalı adına tescil edilen ... başvuru numaralı çoklu tasarımdan 5 numaralı tasarımın ve yine davalı adına tescilli ...başvuru numaralı çoklu tasarımdan 2 numaralı tasarımın yenilik unsurlarından yoksun olduğunu, ürünlerin yıllardır müvekkili tarafından üretildiğini ve satıldığını belirterek dava konusu 016/07011 başvuru numaralı çoklu tasarımdan 5 numaralı tasarımın ve yine davalı adına tescilli ... başvuru numaralı çoklu tasarımdan 2 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile, davalıya ait TPMK nezdinde ... tescil numaralı çoklu tasarımdan 5 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin ... tescil numaralı çoklu tasarımdan 2 numaralı tasarıma ilişkin talebin reddine,
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükümsüzlüğü talep edilen her iki tasarımın da kamuya sunumunun tasarım başvuru tarihinden 12 aydan çok daha önce gerçekleştiğini, bunun yanı sıra anılan bu kamuya sunmalar da hiçbir şekilde davalı yahut onun halefi yahut izni ile gerçekleştirilmediğini, bu tasarımların bizzat müvekkili tarafından oluşturulmuş tasarımlar olup davalının hiçbir katkısı olmaksızın abiye kıyafet sektöründe lider konumda olan müvekkili şirket tarafından kamuya sunulduğunu, davalının ise bu kamuya sunmadan sonra müvekkiline ait tasarımların tüketicilerden gördüğü ilgiyi beğenerek yaklaşık 2 sene sonra kendine müvekkilinin tasarımlarına tecavüz fiillerini hukuka uygun hale getirme kastı ile tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, Davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik unsuru içermediğini, Müvekkili tarafından kamuya sunulma tarihinin davalı tarafından tasarımların tescili için başvuru yapılmasından çok daha önce olduğunu, davalıya ait 2016/07011-5 nolu tasarımın sosyal paylaşım sitesi olan Instagram’da davalının başvurusunun yapıldığı 27.10.2016 tarihinden 1 buçuk sene önce olduğunu, her ne kadar davalı tarafından bu tarihlerle oynanmış olabileceği iddia edilmiş ise de, bu iddialar mesnetsiz olduğu gibi davalı tarafından da bu iddiaya yönelik herhangi bir delil sunulmadığını, müvekkiline ait elbiseyi “...” isimli dizide oynayan ... tarafından giyildiğini, anılı dizinin son bölümünün ise 06.10.2016 tarihinde yayınlandığı göz önüne alındığında bu kamuya sunumun davalının başvurusundan çok daha önce olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından tasarlanarak kamuya ilk kez arz edilen tasarımların taklit edildiğini, davacı tarafından hukuka aykırı bu eylemin, müvekkilinin hak sahibi olarak tecil ettirdiği tasarımların hükümsüzlüğünü isteyerek gizlenmeye çalışıldığını, Yerel Mahkeme tarafından hükümsülüğüne karar verilen müvekkiline ait olan 2016 07011/5 sayılı tasarımın ilk kez müvekkili şirket tarafından tasarlanmış ve kamu oyuna arz edilmiş olduğunu, dosyaya sunulan instagram görsellerinden de anlaşılacağı üzere söz konusu tasarımın ilk kez 23.04.2015 tarihinde, müvekkiline ait @... isimli instagram sayfasında kamuya sunulduğunu, diğer yandan her ne kadar ürün kamuya ilk kez 23.04.2015 tarihinde, müvekkiline ait @... isimli instagram sayfasında sunulmuşsa da tasarımın üretilmesinde çok daha uzun bir geçmiş söz konusu olduğunu, müvekkili tarafından 23.04.2015 tarihinde ürünün satışa arz edilmek için instagram sayfasında paylaşıldığı düşünülürse bu paylaşımdan en az 1 sene önce ürünün tasarlanmaya başladığının kabulü gerektiğini, Bilirkişi raporunda hükümsülüğüne karar verilen tasarıma yönelik benzerlik incelemesinin davacıya ait ürünün sadece önden görüntüsü ile sınırlı olarak yapılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkiline ait ... numaralı tasarımı diğer abiye modellerinden ayıran temel özelliğin, sırt kısmında yer alan detaylar iken bilirkişi tarafından yapılan hükümsüzlük incelemesinde sırt kısmının dikkate alınmadığını, dosya kapsamında mevcut görsellerden de anlaşılacağı üzere müvekkiline ait tescilli tasarımın en belirgin özelliklerinden birinin sırt kısmında yer alan ip detayları olduğunu, müvekkiline ait tescilli tasarımda omuz kısmında iki adet ip görülmekte iken, davacıya ait ürünün omuz kısmında tek bir ip görüldüğünü, sırt kısmına giden iplerin omuzlardan çıktığı gözetildiğinde, ip sayısındaki farklılığın sırt tarafta ki görüntüyü tamamiyle değiştireceğini, Davacıya ait ürün ile müvekkilinin ... numaralı tasarımı arasında benzerlik bulunmadığını, elbiselerin göbek kısmında gözle görülecek, dikkatlerden kaçması mümkün olmayan bir dekolteye yer verildiğini, müvekkiline ait tescilli tasarımda ise, göbek kısmında bir dekolte bulunmamakta, elbisenin tüm detaylarının omuz ve sırt kısımlarında yer aldığını, Elbiselerin etek kısmının da farklı olduğunu, etek kısımları değerlendirildiğinde ise; müvekkiline ait tasarımın dar kesim bele oturan bir yapısı bulunurken, davacıya ait ürünün eteklerinin piliseli olduğunu, vücuda oturmadığını, Bilirkişiler tarafından yalnızca fotoğraflar üzerinden inceleme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından davacının ürünün arka kısmı incelenmeden rapor hazırlanmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekli piyasa araştırmasının yapılmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava 6769 sayılı SMK hükümlerine göre açılmış endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir. Davacı; davalı adına tescil edilen 2016/07011 başvuru numaralı çoklu tasarımdan 5 numaralı tasarımın ve davalı adına tescilli ...başvuru numaralı çoklu tasarımdan 2 numaralı tasarımın yenilik unsurlarından yoksun olduğunu iddia ederek, dava konusu 016/07011 başvuru numaralı çoklu tasarımdan 5 numaralı tasarımın ve davalı adına tescilli ... başvuru numaralı çoklu tasarımdan 2 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle, taraflarca istinaf edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporuna ve toplanan delillere göre; davaya konu tasarımlardan ... tescil no.lu elbise tasarımının TPMK nezdindeki tescil başvurusu tarihinin 27.10.2016 olduğu, buna karşılık davalının söz konusu elbise tasarımının SMK m.56 anlamında yenilik ve ayırt ediciliği ortadan kaldıracak derecede benzerinin, davacı tarafından ... kod ile Instagram üzerinden 10.04.2016 ve 25.05.2015 tarihlerinde kamuya sunulduğu, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, davalının 27.10.2016 başvuru tarihli ve ... tescil no.lu elbise tasarımı açısından SMK m.77 bağlamında yenilik ve ayırt edicilik yoksunluğu sebebiyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Diğer yandan her ne kadar davalı yanca, hükümsülüğüne karar verilen müvekkiline ait olan ... sayılı tasarımın ilk kez müvekkili şirket tarafından tasarlanmış ve kamu oyuna arz edilmiş olduğu, dosyaya sunulan instagram görsellerin göre söz konusu tasarımın ilk kez 23.04.2015 tarihinde, müvekkiline ait @... isimli instagram sayfasında kamuya sunulduğu ileri sürülmüş ise de, belirtilen tarihin, sözkonusu tasarımın tescil başvuru tarihinden geriye doğru 12 aylık rüçhan süresinden de önce olduğu, bu yönde ileri sürülen istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu ... no'lu elbise tasarımı yönünden yapılan incelemede ise, davacıya ait internet sitesi üzerinden bilirkişilerce tespit edilen 17.02.2017 yayın tarihli ... kodlu tasarımın, davalının ... tasarım tescilinin ikinci sıradaki kadın elbise modeli ile benzer olmadığı, davalının ... tescil no.lu elbise tasarımının TPMK nezdindeki tescil başvurusu tarihinin 19.11.2018 olduğu, buna karşılık, davacının benzerlik iddialarına konu ettiği ... kodlu elbisesi ise instagram üzerinden 17.02.2017 tarihinde (davalının başvuru tarihinden önce) kamuya sunulduğu, davacının 17.02.2017 tarihinde ... koduyla önceden kamuya sunduğu elbise tasarımı ile davalının 19.11.2018 başvuru tarihli ve ... tescil no.lu elbise tasarımı kıyaslandığında iki tasarım arasında davalının tescilli tasarımının yeniliğini ve ayırt ediciliğini ortadan kaldıracak derecede bir benzerlik bulunmadığı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, raporda tarafların iddia ve savunmalarının karşılandığı, raporun bilimsel ve teknik açıdan denetime elverişli olduğu, açıklanan nedenlerle Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/02/2021 tarih ve 2019/209 E., 2021/68 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve davalı taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024