T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/443
KARAR NO:2024/1746
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:05/11/2020
NUMARASI:2019/6 E. - 2020/297 K.
DAVANIN KONUSU:Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2010 yılından itibaren çeşitli markaların katalog çekimlerinde modellik yaptığını, ... Merkezinde ve 2011 yılında ... Merkezinde oyunculuk eğitimi aldığını, halen modellik ve tiyatro ve filmlerde oyunculuk yaptığını, çeşitli internet sitelerinde ve ürün kapaklarında boyunluk ürünlerinin tanıtımında kendisinin fotoğraflarının kullanıldığını gördüklerini, 2012 yılında davalı firma ile yalnızca kol ve bacak ile ilgili olan sağlık ürünlerinin tanıtımı için modellik yapmayı kabul ettiğini, ancak boyun korsesi ürünlerini takmadığını, bu ürünleri için modellik yapmadığını ve bundan dolayı herhangi bir ücret almadığını, boyun korsesi ürününün tanıtımının yapıldığı fotoğraflarda müvekkili yüzünün photoshop marifetiyle kullanıldığını, bir an için müvekkilinin boyun korsesi ürünlerinin tanıtım fotoğraflarının çekimine katıldığı düşünülse dahi, fotoğrafların bu kadar uzun bir süre kullanım hakkının olamayacağını iddia ederek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 100,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07/10/2020 tarihli dilekçesi ile, 100,00 TL olan maddi tazminat talebini 2.000,00 TL olarak ıslah etmiş ve buna ilişkin harcı yatırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iki yılı aşkın süredir sağlık ürünleri ürettiğini, geniş bir pazar ağında faaliyet gösterdiğini, davacının fotoğraflarının müvekkili tarafından izinsiz kullanımının söz konusu olmadığını, 2012 yılında müvekkili ile ilgili yapmış olduğu anlaşma uyarınca müvekkili şirket ürünlerinin tanıtımı için bizzat kendi iradesiyle modellik yaptığını, kataloğun grafik tasarımı için ... Hizmetleri ile görüşüldüğünü, bu firma tarafından davacının katalog çekimleri için müvekkiline yönlendirildiğini ve çekimler karşılığında ücret ödemesinin elden yapıldığını, davacı fotoğraflarının photoshop yöntemiyle izinsiz bir şekilde kullanılmadığını, davacının ücret karşılığında kendi iradesi ve rızası ile modellik yaptığını ve talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece;"Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 2.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu davacının yüzünü içerir şekilde çekilen fotoğraflar, bir ücret karşılığı çekildiğini ve umuma arz edileceğinin açıkça bariz olduğunu, aksinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu fotoğraflar olduğunu, ... model veya mankenler, mesleklerinin gereği olarak ücret karşılığı poz verdiklerini, bu resimlerin yayımlanması işlerinin gereği olduğunu, resimlerinin yayımlanması neticesinde para kazandıklarını, resim yayımlanmasında rıza ispatı aranmasının mesleğinin doğal icrasına aykırı olduğunu, hükmedilen maddi tazminatın tek dayanağını davacının muvafakatinin varlığının ispat edilememesine dayandığını ve hatalı olduğun, Hukuki uyuşmazlık, boyunluk ürününün çekiminin yapılmadığı, davacının fotoğraflarına photoshop yöntemi ile boyunluk ürününün eklendiği ve bu şekilde davacının rızası olmaksızın fotoğraflarının kullanılması üzerine olduğunu, yapılan incelemelerle de görüleceği üzere photoshop yöntemi kullanılmadığını, davacı işi gereği, bilerek ve isteyerek boyunluğu takarak çekimleri gerçekleştirdiğini, tazminata hükmedilmesi için haksız bir fiil bulunmadığını, sadece ticari amaçla kullanılan, davacının onuruna, şerefine, özel hayatının gizliliğini ifşa etmeyen, işi gereği para karşı edimiyle davacıdan hukuka uygun şekilde çekim neticesinde elde edilmiş fotoğrafların davacının manevi zararına ne şekilde zarar verdiğinin taraflarınca anlaşılmadığı, davacının çekimler için rızasının bulunduğunun mahkemece göz ardı edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2010 yılından beri modellik yaptığın, çeşitli internet sitelerinde ve ürün kapaklarında boyunluk ürünlerinin tanıtımında kendisinin fotoğraflarının kullanıldığını gördüklerini, 2012 yılında davalı firma ile yalnızca kol ve bacak ürünleri ile ilgili olan sağlık ürünlerinin tanıtımı için modellik yapmayı kabul ettiğini, boyun korsesi ürünlerini takmadığını, bu ürünler için modellik yaptığını ve bundan dolayı herhangi bir ücret almadığını, boyun korsesi ürününün tanıtımının yapıldığı fotoğraflarda müvekkilin yüzü photoshopla kullanıldığını, davalının istinaf taleplerinin yersiz ve haksız olduğunu, davalının müvekkilin muvafakatini verdiğine ilişkin iddialarını somut delillere dayandıramadığından dava konusu fotoğrafların kullanımının hukuka aykırı olduğunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, davalı izinsiz müvekkilinin fotoğraflarını kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin rızası alınmadan fotoğrafının reklam amaçlı kullanılması kişilik haklarına aykırılık oluşturduğundan davalının istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davacıya ait fotoğrafların ürün reklamlarında izinsiz kullanılması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 2012 yılında davalı firma ile yalnızca kol ve bacak ile ilgili olan sağlık ürünlerinin tanıtımı için modellik yapmayı kabul ettiğini, ancak boyun korsesi ürünlerin için modellik yapmadığı ve ücret almadığı halde bu ürününün tanıtımının yapıldığı fotoğraflarda müvekkilinin yüzünün photoshop marifetiyle kullanıldığını, beyanla ıslahla birlikte 2.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili , davacının fotoğraflarının müvekkili tarafından izinsiz kullanılmadığını, 2012 yılında yapılan anlaşma uyarınca ürünlerinin tanıtımı için modellik yaptığını, ücret ödemesinin elden yapıldığını savunmuştur. 13/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacının yer aldığı görüntülerin photoshop olmadığı, görüntüsünün izinsiz olarak reklam amaçlı kullanımının FSEK'in 86/1 ve Medeni Kanunu'nun 24 ve devamı maddeleri hükümlerine aykırı olduğu, taraflar arasında sözleşme yapılmış olsa idi piyasa rayiçlerine göre ödenmesi gereken bedelin 2.000,00 TL olduğu, davacının manevi tazminat talep etme koşullarının gerçekleştiği belirtilmiştir.5486 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 86. maddesi, eser niteliğinde olmasalar dahi, resim ve portrelerin, tasvir edilen kişilerin muvafakati alınmaksızın teşhir veya başka şekillerde umuma arz edilemeyeceğini öngörmektedir. Bu hükümdeki "resim ve portreler ibaresi; fotoğrafları, çeşitli tekniklerle yapılmış portreleri, tek başına veya topluluk içinde bulunurken çekilmiş resimleri ifade etmektedir. Bütün bunların, izinsiz olarak teşhiri veya umuma arz edilmesi ya da örneğin bir ilanda, vitrinde vs. kullanılması, anılan hükümle yasaklanmıştır. Belirtilmelidir ki, Kanunun bu hükmüyle korunan şey; resim, portre veya fotoğrafın "eser niteliği değil, bunlarda tasvir olunan kimsenin kişilik hakkıdır. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku,5. Bası, 2012, sayfa:289) Dolayısıyla, bu yasağa aykırı nitelikteki eylemler, kişilik haklarına saldırı oluşturur ve T.B.K.'nun 58. maddesi çerçevesinde manevi tazminat yükümlülüğü doğurur. Somut davada, taraflar arasında 2012 yılında davalıya ait ürünlerin tanıtımı amacıyla katalogda kullanılmak fotoğraf çekimi yapıldığı ve katalog hazırlandığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı , ancak davalının uzun süre sonra yeni bir sözleşme yapmaksızın ve izin almaksızın, internet ortamındaki reklamlarında ve ticari satışlarında davacının yüzünün yer aldığı fotoğraflarını kullanmaya devam ettiği , bu şekilde davacıya ait fotoğrafın izinsiz bir şekilde davalı tarafından ticari amaçlı çoğaltıldığı ve kullanıldığı, davacının bu kullanıma izin verdiğine dair iddianın ispatlanamadığı sabittir. Dava konusu edilen görüntülerin çekimi, bir araya getiriliş şeklinin ... bağlamında hususiyet göstermediği için ... kapsamında eser niteliğinde olmadığın davacının ...’te eserler için öngörülen korumadan yararlanamayacağı, ancak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 83 ve devamı maddelerine göre işaret, resim, ses, fotoğraf, video ve benzeri görüntülerin eser olmasalar bile aynı kanunda düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre de korunabilmesinin mümkün görüldüğü, davacının rızasının bulunmadığından kişilik haklarının da ihlal edildiği, haksız fiil ve haksız rekabet oluştuğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının, somut olayın özelliği, tarafların durumu, kusurun ve tecavüzün boyutu dikkate alındığında dosya kapsamı ve hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalının istinaf başvurularının esas yönünden reddi gerektiği anlaşılmıştır. Maddi tazminat yönünden ise , mahkemece 2.000,00 TL maddi tazminat hüküm altına alınmış olup, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 2020 yılında verilen kararlar için 5.390,00 TL olarak belirlenmiş olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında , miktar itibariyle kararın kesin nitelikte olduğu , istinaf başvurusu kesin bir karara karşı yapılmış olduğundan HMK'nun 352.maddesi uyarınca maddi tazminata karşı istinaf başvurusunun usulden reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/11/2020 tarih ve 2019/6 E., 2020/297 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 478,17 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 120,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 358,17 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024