T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/425
KARAR NO: 2024/1720
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 27/05/2021
NUMARASI: 2018/537 E. - 2021/233 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; araçların muayene edilmesi işinin Karayolları Genel Müdürlüğünce yürütülmekte iken gerekli yasal düzenleme ve değişikliklerin yapılmasının ardından, Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve müvekkili ... A.Ş. arasında imzalanan 15.08.2007 tarihli imtiyaz Sözleşmesi ile sabit ve seyyar araç muayene istasyonlarının yapımı, bakımı ve işletilmesi hakkının 20 (yirmi yıl) boyunca müvekkil şirkete tanındığını, müvekkili şirketin, imtiyaz sözleşmesi hükümleri çerçevesinde ülkenin 81 ilinde faaliyette bulunabilmek ve trafik güvenliğini arttırabilmek için, kendisi ile hiçbir organik bağı ve hiyerarşik ilişkisi olmayan, tamamıyla üçüncü kişi niteliğindeki şirketlere işletim hakkını kullandırarak bütün ülke sathında araç muayenesi yapılabilmesini sağladığını bu kapsamda müvekkilinin, 07.06.2007 tarih ... numara ile ... sözcük markasının, 01.06.2018 tarih ve ... numara ile ... araç muayene markasının tek hak sahibi konumunda olduğunu, müvekkilinin adına kayıtlı markaları yoğun çabaları ile yüksek tanınmışlık seviyesine ulaştırdığını, toplum nezdinde güvenilirlik kazandırdığı markaların esaslı unsuru, ticaret unvanının kök sözcüğü olan “...” markasının haksız ve hukuka aykırı biçimde kullanılmasını ve/veya bu markaların itibarının zedelenmesini ve/veya ayırt ediciliğinin sulandırılmasını önleme ve/veya durdurma yönünde üçüncü kişilere karşı yasal haklarını ileri sürebileceğinin muhakkak olduğunu davalıların, davacıya ait ticaret unvanının kök sözcüğü ve tescilli markası olan “...” markasını www...com alan adında ve içeriğinde, www.....com.tr alan adının ise içeriğinde yer alan birçok kısımda izinsiz ve yetkisiz bir şekilde kullandıklarını bunun da ötesinde Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığının sabit ve seyyar araç muayene istasyonlarının yapımı, bakımı ve işletilmesi hakkı konusunda imtiyaz tanıdığı tek şirketin müvekkili olmasına karşın, davalıların bu işten müvekkili ile birlikte sorumluymuş veya bu konuda ortak çalışıyorlarmış, aralarında organik bir bağ varmış gibi bir izlenim yaratarak tüketicileri yanılttıklarının tespit edildiğini, müvekkiline ait www.....com.tr internet sitesi üzerinden alınan randevuların ücretsiz olduğunu, davalıların herhangi bir imtiyaz ve yetkisi olmamasına karşın müvekkiline ait www....com.tr tarafından verilen bu hizmetin www....com.tr ve www....-... sitelerinden veriliyormuş gibi bir izlenim yaratmakta olduğunu, internette herhangi bir arama motorunda “...” ve/veya “Araç Muayenesi” ibaresini arayan herhangi bir internet kullanıcısının içinde “...” markası yer aldığı için www...com ve www...com.tr alan adlı siteye rastlayabileceklerini ve bu sitelerden araç muayene randevusunun alınabileceğini ve/veya bu sitenin müvekkili tarafından işletildiğini ve bu site içinde bahsi geçen servislerin müvekkili tarafından verildiğinin düşünülebileceğini, davalıya ait www....com.tr adres içeriği incelendiğinde ana sayfada üst başlık olarak “... Randevu”nun bulunduğunu, devamında ise kullanıcıların müvekkili şirketten randevu almak için online başvuru formunu doldurmaları gerektiğini belirttiklerini, ayrıca bu form üzerinden randevu almak istemeyenler için ise ...’den randevu almak için hat bilgisi verildiğini, Tüvtürk'ün istasyonlarından birinin fotoğrafının site içeriğinde yer aldığını, altında Tüvtürk randevu başlığı ile tüketici nezdinde sayfadaki formun doğrudan müvekkili şirketle bağlantılı olduğu intibasının yaratılmış olduğunu, www...com adresli site incelediğinde sitede ... Araç Muayene İstasyonları için randevu ve danışmanlık hizmeti verildiğini, site üzerindeki yazı ve görsellerde “...” ibaresinin kullanıldığının tespit edildiğini, ....com.tr sitesinin de sponsor olarak belirtildiğinin görülmekte olduğunu, bu tür sitelerde erişim engeli kararı ile karşılaşıldığında baştan diğer sitelere bağlantı ve seo (arama motorunda yukarı çıkmak için yapılan optimizasyon işleri) çalışmaları yapıldığını, birbiri ile ilişkisi bulunmayan sitelerin içeriklerde başka sitelere bağlantı yönlendirmesinin hayatın doğal akışına aykırı bir durum olduğunu, Tüvtürk Randevu başlığı ile tüketici nezdinde sayfadaki formun doğrudan müvekkili şirket ile bağlantılı olduğu intibasının yaratıldığını, anılan haksız ve hukuka aykırı eylem ve işlemden dolayı müvekkilinin başta sosyal paylaşım siteleri üzerinden olmak üzere birçok yerden şikayet aldığını ve kendisinin sorumlu tutulduğunu, yine müvekkilinin ilgisi olmadığı halde Tüketici Hakem heyetlerine konu edilen şikayetler kendisinden kaynaklıymış gibi ilgilisi olmadığı hususlara maruz kaldığını, kendisine ait olmayan çağrı merkezi numarasından kaynaklanan şikayet, www.....com’da yer alan kendisiymiş gibi hareket edenlerden kaynaklı maruz kaldığı şikayetler, hatta bu sitelerin müşterileriyle davacıyla organik bağı varmış gibi hareket ederek müşterilerinin kredi kartı bilgilerini alıp, kart sahibinin rızası olmadan kullandıklarını bu eylemlerin de suç teşkil ettiğini, ... adresinden ...com.tr alan adı sorgulandığında 10.06.2011 tahsis tarihli alan adının sorumlusunun ... olduğunun tespit edildiğini, ...com alan adlı sitede “araç muayenesi öncesi kontrol” hizmetinde bulunan danışmanlık şirketi olarak paylaşımda bulunan ...’nun iletişim bilgilerine ulaşıldığını, yine www...com sitesi için yapılan araştırma sonucunda, alan adının bilgilerinin gizlenmesinden önce 2016 tarihli whois kayıtlarında, ...@....biz e-mail adresi kullanılarak ... adına tescilin gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, gerek her iki sitenin birbirini sponsor olarak göstermesi gerekse de e mail adreslerinin ve whois kayıtlarında yer alan adreslerin aynı olması nedeniyle hem www...com ve www...com.tr deki kullanımlar nedeniyle hem de haksız ve hukuka aykırı kullanımları gerçekleştirenlerin ... ve ... olduğu için her ikisine de davanın yönlendirilmiş olduğunu, bu bağlamda öncelikle HMK 'nun 389 ve 390/2, TTK'nun 61. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 6769 SMK’nun 7/2-c, 7/3-d maddeleri uyarınca davacının tescilli "..." markasından kaynaklı haklarının ihlali nedeniyle, www....-randevu.com ve www.....com.tr web sitelerinin alan adında ve içeriğinde, kaynak kodlarında ve anahtar sözcüklerinde kullanılmasının müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu sabit olduğundan, tecavüzün durdurulmasını ve giderilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde;... Ltd. Şti. imza yetkilisi olarak şirketin faaliyetlerini yürüttüğünü, şirketin 29.07.2013 tarihinde kurulmuş olduğunu, araç muayene üzerine özel danışmanlık ve rezarvasyon hizmeti vermekte olduğunu ayrıca davacı tarafından iddia edilen marka ihlali vb.nin asılsız iftira olduğunu, web sitesinde iddia edilen logo vb materyalin olmadığını, web sitesinde ücret sunulan hizmetlerin ücret karşılığı verildiğinin ihbar edilmesi üzerine dilekçe ekinde sunduğu emsal şikayet üzerine TBMM nin özel hizmet verdiği ve bu hizmetlerin kanunlara aykırı olmadığı yönünde karar verdiğini, dilekçe ekinde sunduğu Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/207 Esas sayılı davasında hakkında beraat kararı verildiğini, mahkemece inceleme aşamasında www...com.tr web sitesine erişim engelinin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davalı ... hakkında açılan davanın feragat nedeni ile reddine, Davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne, Davalının eyleminin, davacının tescilli markasından kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalı ...'dan alınmak üzere Türkiye'de yayın yapan trajı en yüksek 3 gazeten birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... istinaf dilekçesinde; aralarında dava arkadaşlığı bulunan İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi - 2018/537, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi - 2019/82, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi - 2019/252, İstanbul 1.Fikri ve Sınat Haklar Hukuk Mahkemesi - 2020/184, İstanbul 2.Fikri ve Sınaf Haklar Hukuk Mahkemesi - 2019/252 esas sayılı dava dosyalarının birleştirilerek görülmesi gerektiğini, www...com sitesi tarafımdan açılmış olup, www.....com. sitesinin ... isimli kişiye ait olduğunu, eksik araştırma yapıldığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref'i, www....com.tr ve www....-randevu.com internet sitelerine erişimin engellenmesi ve tedbiren davacı markalarının internet site içeriklerinden çıkarılmasına yöneliktir.TPMK kayıtları incelendiğinde;... numaralı “...” ibareli ve ... numaralı “... Araç Muayene” ibareli markaların 37.sınıfta (kara araçlarının tamir ve bakım hizmetleri sınıfı dahil olmak üzere) davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davacı; davalıların, davacıya ait ticaret unvanının kök sözcüğü ve tescilli markası olan “...” markasını www...com alan adında ve içeriğinde, www...com.tr internet sitesi içeriğinde yer alan birçok kısımda izinsiz ve yetkisiz bir şekilde kullandıklarını, davalıların herhangi bir imtiyaz ve yetkisi olmamasına karşın davacıya ait www.....com.tr tarafından verilen araç muayene hizmetinin www.....com.tr ve www....-randevu.com sitelerinden veriliyormuş gibi bir algı oluşturulduğunu, ...'ün istasyonlarından birinin fotoğrafının site içeriğinde yer aldığını, www...com adresli site incelediğinde sitede ... araç muayene istasyonları için randevu ve danışmanlık hizmeti verildiği ve site üzerindeki yazı ve görsellerde “...” ibaresinin kullanıldığını iddia etmiş olup, toplanan delillere, bilirkişi raporuna ve mevcut delillere göre; davacıya ait tescilli ''...'' ibareli markanın, www.....com.tr ve www...com alan adları ve içeriğinde iltibas teşkil edecek şekilde, aynı ticari faaliyette ve aralarında bağlantı varmış gibi kullanıldığı, davalının davacıya ait münhasıran imtiyaz sahibi olduğu hizmeti, kendisinin de davacı ile bir bağı varmış gibi ücretli olarak sunduğu, davacının ücretsiz verdiği hizmetin davalı tarafından ücretli verilmesi nedeni ile tüketicilerin hakem heyeti, şikayetvar.com sitelerine, reklam kuruluna şikâyetlerde bulundukları, bu durumun davacının işletmesine yönelik zarar verdiği, eylemin marka hakkına tecavüz ve TTK'nun 54.vd maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. İstinafa gelen davalı her ne kadar www.....com. sitesinin ... isimli kişiye ait olduğunu ileri sürmüş ise de; davacı tarafından www...tr adresinden ....com.tr alan adı sorgulamasına ilişkin sunulan kayıtlar ve sair deliller incelendiğinde, 10.06.2011 tahsis tarihli söz konusu alan adının idari sorumlusunun ... olduğu, ...com alan adlı internet sitesinde hesabı bulunan ...'nun ....com.ir alan adlı internet sitesini paylaştığı, gerek her iki internet sitesinin birbirini sponsor olarak göstermesi gerekse de e mail adreslerinin ve whois kayıtlarında yer alan adreslerin aynı olması nedeniyle davanın www...com ve www.....com.tr adresindeki kullanımları gerçekleştiren ... adına açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Diğer yandan davalı, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi - 2019/82, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi - 2019/252, İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi - 2020/184 esas sayılı dosyalarının eldeki dava dosyası ile birleştirilmesini talep etmiş ise de; UYAP kayıtlarının sorgulamasında, İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi - 2019/99 esas ve 2020/327 esas sayılı dava dosyaları ile İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi - 2019/253 ve 2019/82 esas sayılı dava dosyalarının İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi -2019/252 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, dosyada verilen kararın halen istinaf incelemesinde olduğu, bu dosya incelendiğinde; iddia benzer olmakla birlikte gerek asıl davanın ve gerekse birleşen davalara konu internet adreslerinin farklı olduğu, yine istinaf dilekçesinde bahsi geçen İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/184 esas sayılı dosyada verilen kararın halen Yargıtay incelemesinde olduğu, dosya incelendiğinde, aynı şekilde davaya konu internet adresinin farklı olduğu, bu nedenle dosyaların birleştirilmesinde hukuki yarar bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenşerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/05/2021 tarih ve 2018/537 E., 2021/233 K. sayılı kararına karşı davalı ... tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ... tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024