T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/534
KARAR NO: 2024/1748
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2021
NUMARASI: 2019/482 E. - 2021/727 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, bankadan boş olarak teslim alınan ... Bankası A.Ş. Isparta Sanayi Şubesi olan 28/02/2018 keşide tarihli ... Numaralı ve 34.000,00 TL bedelli çek nedeni ile herhangi bir borcu olmadığını, icra müdürlüğü ile bildirilen dosyadaki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmadığını, icra takibinin yapıldığı süreçte icra takibine imza itirazı yapılamadığını, sözkonusu takipteki çekte bulunan imzanın şirkete ve temsilcilerine ait olmadığını, imzayı ve kullanılan kaşeyi açıkça inkar ettiklerini, şirketin ve temsilcilerinin; çekte cirosu olan şirket, banka ve kişilerle hiç bir ticari ilişkisi olmadığını, bu kişi ve firmaları hiç tanımamıştır. bu kişi ve firmaları hiç tanımadıklarını belirtmiş; borca ve imzaya olan itirazlarının kabulü ile takibin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına ve borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sadece çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmekle sorumluluktan kurtulamayacağını, davacı şirketin çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ve bu bağlamda çek üzerinde imzası bulunan şirket veya kişilerle herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını belirttiğini, öyleyse davacının emrine çek düzenlenen lehdar ... Ltd. Şti.'ni hiç tanımaması gerektiğini, ancak çek üzerindeki imzasını inkar eden davacının çeki çaldırdığını veya kaybettiğini, veya çekin sahtecilik fiiline konu edildiği iddiasında bulunmadığını, ayrıca huzurdaki dava kendisinden sonraki ciranta (lehdar) atlanıp yalnızca müvekkili aleyhine açıldığını, hal böyleyken davacı çelişkili davranış yasağına aykırı davranmakla taleplerini Medeni Kanunu'nun 2. Maddesine aykırı ileri sürdüğünü, müvekkilinin ise bir faktoring şirketi olup faktoring yönetmeliği gereği çeki temlik alırken bu çekteki alacağı tevsik eden faturanın da bir suretini temin ettiğini, davacı şirketin Ekim-Aralık/2017 ve Ocak/2018 dönemine ait BA-BS formalarının incelenmesi gerektiğini beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararda "imzanın ...'nın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı şirket yetkililerinin ... ile ... olduğu ve her ikisininde yetkilerini kullanım şekillerinin münferiden olduğu yani ayrı ayrı imza yetkilerinin olduğundan sebeple davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekteki imza ve kaşe müvekkiline ve şirketin temsilcilerine ait olmadığını, müvekkilinin iş hayatında ve özel hayatında hatırı sayılan, güvenilir, dürüst bir iş insanı olduğunu, şirketin ve temsilcilerinin çekte cirosu olan şirket, banka ve kişilerle hiç bir ticari ilişkisi olmadığını, bu kişi ve firmaları hiç tanımadığını, müvekkili imzasını ve kullanılan kaşenin kime ait olduğunun taraflarınca bilinmediğini, müvekkilinin bu konuda mağduriyetinin olduğunu, müvekkilinin borcu olmadığı halde borçlu konumuna düşerek eksik incelerek karar verildiğini, belirterek istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava konusu çekteki keşideci imzasının keşide yetkililerine ait olmadığı iddiası ile menfi tespit talebinde bulunduğunu, dosyada düzenlenen 19/08/2021 tarihli Adli Tıp Raporu ile keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olduğu tespit edildiğini, davacı iddiasının ispat edemediğinden yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna davacının herhangi bir itirazının olmadığını, davacının istinaf talebinin yersiz olduğunu, belirterek davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , uyuşmazlık konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını , çekte imzası bulunanlarla ticari ilişkisi olmadığını beyanla icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin çeki temlik alırken bu çekteki alacağı tevsik eden faturanın da bir suretini temin ettiğini, davacının sadece imza inkarı ile sorumluluktan kurtulamayacağını savunmuştur. Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında; alacaklının davalı ... olduğu, borçlu ... aleyhine 28.02.2018 keşide tarihli 34.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 22.400,00-TL asıl alacak olmak üzere toplam 25.663,50-TL alacağı tahsili için kambiyo senetlerine mahsus takibe geçildiği, takip dayanağı çekin keşidecisinin davacı şirket , lehtarının dava dışı ... firması olduğu, lehtar tarafından davalı ... şirketine ciro edildiği görülmektedir. Ticaret sicil kayıtlarına göre keşide tarihinde davacı keşideci şirket yetkililerinin münferiden ... ile ... olduğu tespit edilmektedir. Adli Tıp Kurumunun 19/08/2021 tarihli raporunda, "... inceleme konusu çekte atılı "..." yazısı şeklinde tersim edilmiş keşideci imzası ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından; söz konusu imzanın ...'nın eli ürünü olduğu" tespiti yapılmıştır. İmza incelemesine esas raporun denetime elverişli , incelemenin gerektirdiği teknik ve cihazlar kullanılarak düzenlendiği, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmış ve takibe konu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edilmiş olup, dava konusu çekin yasal unsurlara havi kambiyo senedi vasfında olduğu, düzgün ciro silsilesiyle davalı tarafından iktisap edildiği, imza inkarı iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının borçlu olmadığına ilişkin iddiasına gelince bedelsizlik iddiası lehtara karşı ileri sürülebilecek nitelikte şahsi defi olduğu , davalı şirketin çeki lehtar temlik aldığı dikkate alındığında bu iddianın davalıya karşı ileri sürülebileceği anlaşılıyor ise de, davacının keşide ettiği çeke ilişkin bedelsizlik iddiasının ispatına yarar yazılı delil ibraz etmediği , çekin aksine borçlu olunmadığına dair iddianın ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından menfi tespit talebinin reddine karar verilmesi dosya kapsamı ve hukuka uygun olup, istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarih ve 2019/482 E., 2021/727 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024