T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/627
KARAR NO: 2024/1789
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/09/2020
NUMARASI: 2016/1244 E. - 2020/592 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin taraflar arasında kurulan sözleşme gereğince teslim etmeyi taahhüt ettiği "(...) ..." isimli ürünü teslim etmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkili şirketin davalıdan "(...) ..." isimli ürünü ve bu ürüne ait 2013 yılı bakımını 28/02/2016 tarih ve ... numaralı fatura ile 27.163,50 TL karşılığında satın aldığını, bununla birlikte adı geçen ürünün 2014 yılı bakımı için 06/02/2014 tarih ve ... numaralı fatura karşılığında 8.000,00 TL 2015 yılı bakımı için 11/02/2015 tarih ve ... numaralı fatura karşılığında 8,800,00 TL ücret ödendiğini, müvekkili tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, davalının faturaya konu ürünü müvekkiline teslim edilmediğini, ürünün teslim edilmesi için davalıya gerek telefonla gerekse e-posta yoluyla defalarca talepte bulunulmuşsa da hiçbir sonuç alınamadığını, Beyoğlu ... Noterliğinin 28/09/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödenen her bir faturanın tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte iadesinin talep edildiğini, davalının Kadıköy ... Noterliğinin 07/10/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ürünün internet ortamında indirilmesinin sağlandığını ve ürünün kullanıldığını, ürünün kullanılmasında herhangi bir teknik sorun yaşanmadığını belirterek talepleri reddettiğini ileri sürerek davalı şirketin müvekkil tarafından ücreti ve sonrasında yıllık bakım ücretleri ödenmiş olmasına rağmen "(...) ..." isimli ürünü teslim etmemesi nedeniyle BK. m. 125 uyarınca sözleşmeden dönülerek, sözleşme bedeli olarak ödenen 43.163,50 TL'nin ticari faizi ile birlikte müvekkiline iadesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu belirsiz alacak niteliğindeki (şimdilik) 1,000,00 TL zararın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davanın taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince, davalı tarafça davacıya teslimi gereken ..., ..., ... seri numaralı faturalara konu ... "..." isimli ürünün teslim edilmediği iddiasıyla ödenen 43.963,50-TL bedel ile sözleşmeden dönme sebebiyle davacının uğramış olduğu zararın tahsili istemli alacak davası olduğu, davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre üç faturayı da defterlerine kaydedip bedelini davalı yana ödediği, bu nedenle mal/hizmet teslim edilmediğini ispat yükünün davacıda olduğu anlaşılmış, davacı tarafın davalı yanla 2014 ve 2015 yıllarında 2013 yılına ait hizmeti almadığı halde sözleşme ilişkisi kurmaya devam etmesinin, hizmet bedellerini ödemesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varılmış, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından bilirkişi raporları uyarınca, davanın reddine " karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkil şirket ile davalı taraf arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı şirketin, teslim etmeyi taahhüt ettiği ... isimli ürünü teslim etmediğini ancak bu ürün ile 2013 yılı bakımı için 27.163,50 TL, 2014 yılı bakımı için 8.000 TL, 2015 yılı bakımı için 8.800 TL fatura tahakkuk ettiğini, bu fatura karşılığı ödemelerin müvekkil şirket tarafından yapıldığını ancak tüm taleplere rağmen davalı tarafından ilgili hizmetin hiç bir zaman verilmediğini, telefon ve e-mail vasıtasıyla talepte bulunulmasına rağmen davalı yanın edimini yerine getirmediği için tarafına ihtarname de gönderildiğini, ancak davalı taraf yine ilgili hizmeti müvekkili şirkete vermediği için 49.963,50 TL’nin tahsili talebiyle dava ikame edildiğini, yargılama sırasında aynı grup bünyesinde ve hatta aynı binada faaliyet gösteren ... tarafından aynı davalıya karşı açılan dava kapsamında hazırlanan ve ürün ile hizmetin ifa edilmediğini gösteren İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1107 E. sayılı dosyaya ait emsal bilirkişi raporları ile mahkeme ilamının dosyaya sunulduğunu, işbu dosyadan mali bilirkişiden alınan raporda, müvekkili şirket tarafından tüm ödemelerin yapıldığını ve bunun ticari defterlere işlendiğini ifade ettiğini, yargılama devam ederken teknik bilirkişiden rapor alındığını ve bilirkişi raporunda; dava dosyasında ilgili yazılımın müvekkili şirketin bilgisayarları veya sistemlerine kurulmadığını gösteren bir belge bulunmadığını ve yine müvekkili şirketçe bu yazılımın sistemlerine kazandıracağı işlevlerin yazılım kurulmadığı için kullanılmadığını gösteren bir bilgi veya belge olmadığını ifade ettiğini ve bu sebeplerle ilgili tutarın davalıdan istenemeyeceğine kanaat getirdiğini, -Anılan ürünün teslim edildiği ve bakım hizmetinin ifa edildiği yönündeki iddiaların ispat yükünün Davalıda olduğunu, Yarıgtay’ın yerleşik içtihadı da bu yönde olduğunu, huzurdaki davada ise Davalının yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadığını, davaya konu ürün ve hizmeti ifa ettiğine dair bir savunma yapmadığını, bu yönde herhangi bir delil bildirmediğini ve sunmadığını, -Dosyada mübrez olan Beyoğlu ... Noterliği’nin 28.09.2016 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinden görüldüğü üzere Müvekkili Şirketin Davalı’dan fatura karşılığında mevzu bahis ürünü ve 2013 yılı bakım hizmetini satın aldığını, 2014 ve 2015 yılı bakım bedellerini de ödediğini, sonrasında satın aldığı bu ürüne ilişkin lisans hakkını Müvekkili Şirket ile aynı şirketler topluluğuna dahil olan ... Yayıncılık A.Ş’ye devrettiğini, sonrasında ise ... Yayıncılık A.Ş ile Davalı arasında bakım hizmeti kapsamında ... markalı yedi ayrı ürünün teslim edilmesi için ayrı bir sözleşme daha imzalandığını, Davalı’nın hem Müvekkili Şirket’e hem de ... Yayıncılık A.Ş.’ye karşı aynı sözleşme ilişkisi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle her iki şirket adına Davalı’ya yukarıda belirtilen ihtarname gönderildiğini, sonrasında ise olumlu sonuç alınamaması üzerine ... Yayıncılık A.Ş. (...) tarafından aynı Davalı’ya karşı aynı konulu bir dava ikame edildiğini, ikame edilen dava İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1107 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, dosya kapsamında yapılan incelemelerde Davalı’nın sözleşmeye konu ürün ve bakım hizmetini ifa etmediği sübuta erdiğini, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, buna ilişkin bilirkişi raporları ve mahkeme ilamının dosyaya sunulduğunu, Davalı’nın sözleşmeye konu yükümlülüklerini yerine getirmediğinin sabit olup, Müvekkili Şirket’in yaptığı ödemeler sübuta erdiğinden ve Davalı sözleşmeye konu ürün ile hizmeti ifa ettiğini belirtmeyip ispatlamadığından Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilinden hiçbir hizmet alınmadığı yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının 3 yıl boyunca bakım ücretini ödediği bir hizmeti hiç almadığını iddia ettiğini, kendi içerisinde de tutarsız olan bu beyan ve iddiaların kabulü mümkün olmadığını, davacı, işbu dava ile ilgisi olmayan, hem tarafları hem konusu farklı olan bir davadan alınan bilirkişi raporunu istinaf dilekçesi ekinde sunarak mahkemeyi yanıltma çabası içerisine girdiğini, müvekkilinin davacıya dava konusu hizmeti vermediğine dair tek bir delil bulunmadığını, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince, davalı tarafça davacıya teslimi gereken ..., ..., ... seri numaralı faturalara konu ... ".." isimli ürünün teslim edilmediği iddiasıyla ödenen 43.963,50-TL bedel ile sözleşmeden dönme sebebiyle davacının uğramış olduğu zararın tahsili istemli alacak davasıdır. Davacı tarafça davalı tarafa dava açılmadan önce ihtarname tebliğ edildiği, dava konusu bakım ücretlerinin iadesinin istenildiği, davalı tarafça cevabi ihtarnamede ürünlerin internet ortamında indirilmesinin sağlandığı, bakım sözleşmesinden doğan tüm taleplerin eksiksiz yerine getirildiği beyan edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 18/02/2018 tarihli raporunda özetle; "Davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olduğu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıt olduğu ve fatura tutarlarının davacı tarafından davalıya tamamının ödenmiş olduğu ve hesabın sıfırlanmış olduğunu, davalı şirketin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden davalıya ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığını, davacının tarafından davalıdan teslim alınmadığını belirtilen ürünlerin toplam tutarının 43.163,50 TL'nin iadesini talep ettiği, ürünlerin teslim edilmediği konusunun mesleki bilgilerinin dışında olduğundan değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde raporunu Mahkememize sunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş taraflar rapora karşı beyanlarını sunmuştur. Davacı taraf 26/11/2019 tarihli dilekçesi ile talep sonucunda maddi hata bulunduğunu bildirerek ödenen bedele ilişkin talebinin 43.163,50-TL yerine 43.963,50-TL olarak dikkate alınmasını istemiştir. Mahkememizce dava dilekçesi incelendiğinde teslim edilmediği iddia edilen ürünlerin fatura miktarlarının toplam değerinin 43.963,50-TL olduğu hesaplanmış ve davacının dilekçesinde maddi hata olduğu yönündeki beyanı kabul edilerek eksik harcı tamamlaması için süre verilmiş, davacı tarafça 03/12/2019 tarihinde eksik harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta dava değeri toplamda 44.963,50-TL'dir. Davacı tarafın faturaya konu ürünün teslim edilmediğine ilişkin iddiaları kapsamında teknik bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar kurulmuş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 30/01/2020 tarihli raporunda özetle: "Taraflar arasında çekişme konusu olan ... isimli ürünün teslim edilip edilmemesi olduğunu, ABD şirketi olan ... tarafından üretilen ürünün yazılım olduğu, bu yazılımın kaynak tarafından üretilen içeriğe aynı anda çok sayıda kullanıcının kesintisiz erişimini, bütünleşik olarak çalıştığı server üzerinde kaynak içeriği kapasitesinin yettiği kadar çoğaltarak sağlayan bir yazılım olduğunu, bu yazılımın internet üzerinden indirilip kurulabildiği, lisans bilgisinin girilmesinden sonra bütün işlevleriyle kullanılabilir hale geldiği, dava dosyasında ilgili yazılımın davacı tarafın bilgisayarları veya sistemlerine kurulmadığını gösteren bir belge bulunmadığını, yine davacı tarafça bu yazılımın sistemlerine kazandıracağı işlevlerin yazılım kurulmadığı için kullanılamadığını gösteren bir bilgi veya belge olmadığını, davacının teslim edilmediğini iddia ettiği bir ürünün 3 yıl boyunca bakım ücretlerini ödemiş olmasının öne sürdüğü iddiası ile çelişen en temel unsur olduğunu, davacı tarafın anlaşmazlık konusu ... isimli ürünün kendisine teslim edilmediği yönündeki iddiasını ispatlayacak herhangi bir bilgi belgeyi sunamamış olmasının yanı sıra, davalı ...'nin ürünün internetten indirilerek kurulup kullanılmasının sağlandığı yönündeki savunmasının ilgili yazılımın kurulumu ve kullanımı ile ilgili doğru bir bilgi olduğunun görülmesi sebepleriyle, kendisine teslim edilmediğini iddia ettiği bir ürüne ilişkin 3 yıl boyunca ödeme yapan davacı ... İşl. A.Ş.'nin ilgili dönemlerde ödemiş olduğu ürün bedeli ve bakım ücretlerini davalı ...'den talep edemeyeceğine görüş ve kanaatine varılmıştır" içeriğini haizdir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında çekişme konusu olan ... isimli ürün ile ilgili sözleşme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ürünün yazılım ürünü olduğu, davacı davalının ürünü teslim etmediğini ileri sürmüş olup, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı ve davacının iddiasını reddettiğinin kabulü gerektiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu faturaların bedellerini davalıya ödediğinin ve faturaların tamamını defterlerine kaydettiğinin anlaşıldığı, davacı defterlerine faturaları kaydetmekle karine olarak ürünü teslim aldığını kabul ettiği, aksinin ispatının da yani teslim edilmediğinin ispatının da ancak davacı tarafça yapılabileceği, teknik rapor incelendiğinde davacı tarafça dosyaya bilgisayar kayıtlarının sunulmadığı, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1107 Esas sayılı dosyasının da neden emsal alınamayacağına ilişkin gerekçeli kararda açıklama yapıldığı, ayrıca emsal dosyadaki ticari defter kayıt durumuna göre de kararın emsal alınamayacak olabileceği, her dosyanın kendi içinde sunulan delillere göre değerledirme yapılması gerektiği, ispat yükünü üzerine alan davacının bu iddiasını ispatlayamadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirildiği, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği, bu şekilde ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf başvurusunun yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih ve 2016/1244 E., 2020/592 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024