T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/398
KARAR NO: 2024/1738
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2021
NUMARASI: 2018/672 E. - 2021/901 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, takibin dayanağı çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, usulsüz tebligata nedeni ile takibin kesinleştiğini, çek bedelinin icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldıklarını belirterek ödenen bedelin faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'nın dava takip yetkisi bulunmadığını, işbu dava, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası temelinde yapılan kambiyo takibi sonucu tahsil edilen paranın istirdadını konu edinmektedir. Dava ve takip dosyası temeli olan çekten de açıkça görüleceği üzere davacılardan ...'nın keşideci-lehdar yahut ciranta olarak kısaca hiçbir nam adı altında çekte ismi bulunmamaktadır. Davacılardan ... şahsen icra takip dosyasında borçlu da değildir.Böylece davacı ...'nın dava takip yetkisinin de bulunmadığının kabulü gerekmektedir.HMK 114/1-e maddesi gereği dava takip yetkisi dava şartlarından olup, kamu düzenindendir. Dolayısıyla davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek üzere, davacı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile; Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı tarafından icra tehdidi altında ödenen 21.276,63TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili adına açılan çekin istirdadı davasında davacı şirket adına çeke atılan imzanın şirket yetkilisi ...'ya ait olmadığı yönündeki eksik ve hatalı bilirkişi raporu düzenlendiğini, düzenlenen bu raporun hükme esas alınmasının ve verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan raporun İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı veya İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınması gerekirken, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınması hatalı bir sonuca varılmasına sebebiyet verdiğini, raporun oldukça kısa ve gerekçesiz olduğunu, hükme esas almaya ve denetime elverişli bir rapor olmadığını, Yargıtay içtihatlerine göre de ...Bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılması için davacı keşidecinin bononun tanzim tarihi olan 22.10.2008 tarihinden önceki döneme ait resmi merciler önünde atılmış imza örneklerinin getirtilerek bunlar üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda, çek metninde yer alan yazılar ve rakamlar baz alınmaksızın yalnızca imza üzerinden değerlendirme yapıldığını, davacı/borçlunun imzasının sembolik ve değişkenlik gösterebileceği göz önüne alındığında incelemeye konu belgede yazı incelemesi yapılması gerekirken sadece imza ile yetinilmesi hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, yeniden rapor alınması taleplerinin görmezden gelindiğini beyanla, istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece haklı davalarının kabulüne ilişkin hüküm tesis edilmesinin kanuna uygun olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK'nın 72. maddesi uyarınca, icra tehdidi altında borçlu olunmadığı halde ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili , uyuşmazlık konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını beyanla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin tahsilini talep etmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, takibe konu ... Bankası Alaybey/İzmir Şubesi'ne ait, ... numaralı , 12/03/2014 keşide tarihli,12.900,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davacılardan “... LTD. ŞTİ. , lehtarının “... ” olduğu, çekin arka yüzünde lehtar , ..., ... ve davalı tarafın cirolarının bulunduğu, takip dosyası borcu 21.276,63TL'nin 01/09/2016 tarihinde davacı şirket tarafından ödenerek infazen kapatıldığı görülmektedir. Ticaret sicil kayıtlarına göre keşide tarihinde ve halen davacı keşideci şirket yetkilisinin davacı ... olduğu tespit edilmektedir. İmza incelemesine esas grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen 28.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda ve itiraz üzerine alınan, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği' tarafından düzenlenen 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda "... İnceleme konusu çekin ön yüzünde '... şirketi adına atfen atılı bulunan söz konusu imzanın ...'nın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre ; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çek nedeniyle takip yapıldığı, ancak çekin keşidecisi olan davacı şirket yetkilisi adına atılmış olan imzanın davacı şirketin tek yetkilisi olan ...'nın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiği, raporların , uzman bilirkişi tarafından çeklerin düzenleme tarihinden öncesine ve sonrasına ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerin mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı , imzanın kalgrafik ve karekteristik özellikleri dikkate alınarak düzenlenen denetime elverişli raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bu durumda çekin keşideci tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte çek olduğu, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, icra tehdidi ile ödenen bedelin istirdadına karar verilmesi dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğundan istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2021 tarih ve 2018/672 E., 2021/901 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.453,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 363,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.089,75 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024